T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/736 Esas
KARAR NO : 2026/312
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2025
KARAR TARİHİ : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında, ticari simsarlık sözleşmesine dayanan (sözleşme olarak anılacaktır) uzun süreli bir ticari iş ilişkisi mevcutken; bu ilişki kapsamında taraflar arasında bir cari hesap oluşturulduğunu ve bu cari hesaptan doğan bir borç ilişkisi bulunduğunu, söz konusu borç ilişkisinden müvekkili alacaklının, davalı ise borçlu sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin müvekkili şirkete 21.655,09 TL cari hesap alacağından doğan borcu olduğu anlaşıldığını, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini ve bu borç muaccel hale geldiğini, müvekkilinin bu alacağı, davalı şirkete kesilmiş olan ve ekte yer alan dört adet fatura ve cari hesap ekstresinden de anlaşıldığını, cari hesap ekstresinde görülen bakiye borç miktarı müvekkili tarafından tahsil edilemeyince, davalı şirket aleyhine; Gaziantep ... Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yoluna başvurulduğunu, davalının bu dosyaya karşı yapmış olduğu yetki itirazı üzerine, ilgili dosya tarafının talebi doğrultusunda, İstanbul ... İcra Dairesi'ne tevdi edildiğini ve ...Esas sayılı dosya numarasını aldığını, davalı söz konusu takibe dayanak cari hesap ekstresinde yer alan borca 10.02.2025 tarihinde itiraz ettiğini ve bu itirazla takip durduğunu, söz konusu itirazı 07.05.2025 tarihi itibariyle öğrenmiş bulunduğunu, davalı tarafın haksız itirazı üzerine, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve ...Arabuluculuk Bürosu'nun...Büro, ... Arabuluculuk dosya numaralı dosyası kapsamında herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, anlaşamama durumu, ekte sunulan son tutanak ile sabit olduğunu, bu nedenlerle ilgili sayılı icra dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın, haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, davalı şirketin, icra takibine haksız ve gerçeğe aykırı iddialarla itiraz etmiştir. bu nedenle bu itirazın iptali gerektiğini, takip konusu alacağın, belgelere dayanmakta olup borçlu açısından likit ve muayyen bir borç olduğunu, davalı tarafın, tarafınca yapılmış olan icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı, borcun tahsil edilmesini önlemeye yönelik olduğunu, İİK m.67 uyarınca davalının asıl alacağın en az %20 si kadar icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini bildirip, fazlaya ilişkin hak ve alacakları dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile borçlunun İstanbul ... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın en az %20si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davayı ve dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları tümü ile ret ettiğini, Müvekkili şirketin, www. ... .com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... Otel '' isimli otelin odalarının müvekkil şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, Yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamamakta, hatta karine dahi teşkil etmediğini, nitekim bu husus Yargıtay içtihatları gereğince de hüküm altına alındığını, "Tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir" (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/8385 E. ve 2005/9627 K. no.lu 06.10.2005 tarihli Karar); "... faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir" (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2004/7832 E. ve 2005/4738 K. no.lu 05.05.2005 tarihli Karar). hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiğini, davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespiti hukuki hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, öncelikle davacının ve müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve yapılacak inceleme neticesinde haksız davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli olan davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine karar verilmesini,
dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...ANONİM ŞİRKETİ( VKN:..)'nin 2024 yılı BA-BS formlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ...ANONİM ŞİRKETİ( VKN: ...)'nin 2024 yılı BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 07/03/2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunmaktadır. Davacının otel işletmesi için, davalı internet sitesi üzerinden rezervasyon alıp ücret tahsil etmektedir. Tahsil edilen ücretten komisyon kesilip konaklama bedeli davacıya aktarılmaktadır. Davacı, bu şekilde davalının tahsil ettiği ücretleri kendisine aktarmadığını iddia ederek alacağının tahsili için takip başlatmıştır.
Tarafların ticari defterleri mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmiş ve BA-BS formları celp edilmiştir. Takip konusu faturaların ticari defterlerde ve vergi dairesine sunulan evraklarda kayıtlı olduğu, tarafların ticari kayıtlarının örtüştüğü tespit edilmiştir. Ticari defterler arasındaki 793,72 TL’lik farkın 2023’ten gelen açılışa ait olduğu, takip konusu faturalardan kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Davalı borçlunun süresi içinde faturalara itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve ödeme belgesi sunmadığı görülmüştür. Davalının, hizmet verilmediği iddiası yerinde değildir. Zira davalı aracı şirket olup, hizmet alan değildir. Davacının otelinde konaklayan müşterilere internet üzerinden rezervasyon olanağı sağlamaktadır. Bu itirazı destekleyecek şekilde davalının üçüncü kişilere iade yaptığı ya da rezervasyon iptal edildiğine ilişkin bir belge mahkememize sunulmamıştır. Dolayısıyla hizmet verilmediği iddiası borçtan kurtulmaya yönelik soyut bir itirazdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, incelenen ticari kayıtlar ve BA-BS formları uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 21.655,09 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa yasal adi faiz işletilmek suretiyle devamına,
2-4.331,02 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.479,26 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 863,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 120,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.350,80 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 21.655,09-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2026
Katip
¸
Hakim
¸
Full & Egal Universal Law Academy