T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/82 Esas
KARAR NO:2025/831
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/02/2025
KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Anonim Şirketi uluslararası birçok firmanın distribütörlüğünü alarak elektronik güvenlik sistemleri alanında faaliyet gösteren, bu kapsamda özellikle bankalar bu bankalara bağlı olan ATM'ler olmak üzere medya, sağlık, eğitim ve sanayi gibi pek çok sektörde küçük ve büyük ölçekli firmalardan konutlara kadar uzanan geniş bir yelpazede müşterilerine uygun güvenlik çözümleri (alarm, kamera kayıt sistemlerinin kurulması vs.) sunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 2020 yılında unvan değişikliğine gitmiş olduğunu, eski unvanı ... ... Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, Bu kapsamda, ... ile müvekkili şirket arasında ticari amaçlı 12.06.2014 tarihli Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, Bu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, dilekçe ekinde eklenen servis formlarından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin ticari işletmesine alarm sistemi kurduğunu ve çalışır vaziyette teslim ettiğini, böylece müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki başladığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirmesine rağmen davalı şirketin özellikle 2023 yılının kasım ayından itibaren kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, kendisine fatura edilen abonelik hizmet bedelleri ve sair bedelleri eksik ödemeye yahut hiç ödememeye başladığını, bu sebeple ekteki cari hesap ekstresinde yer alan 14.199,48 TL alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, Bu noktada faturaların davalı şirkete usulüne uygun olarak iletildiğini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattıkları icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrinin usulüne göre tebliğ edildiğini fakat borçlu vekili tarafından 21/10/2024 tarihinde borca, takibe vs itiraz edildiğini, Taraflar arasındaki sözleşme, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olarak akdedildiğinden TTK m. 5/A hükmü uyarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da süreç anlaşmama şeklinde neticelendiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, Yine de itiraz üzerine inceleme yapıldığını ve asıl alacağa konu faturalardan "..." belge numaralı 1.256,70 TL bedelli faturanın sonradan iptal edildiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla borçlunun itirazının yalnızca ilgili fatura bedeli açısından iptali talep edilmediğini, Bu sebeple "..." belge numaralı fatura bedeli olan 1.256,70 TL'ye dair itiraz hariç olmak üzere, işbu dava dilekçe ekinde yer alan sözleşme, müvekkili şirketin borcunu ifa ettiğini gösterir servis formları , e-arşiv faturalar, faturaların elektronik olarak iletildiğini gösterir belgeler, cari hesap ekstresi gibi yazılı belgeler ve diğer her türlü delillerimiz doğrultusunda davalı şirketin haksız itirazının iptaline, icra takibinin aynen devamına ve haksız yere likit alacağa itiraz eden davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulüne, davalı şirketin asıl alacağa konu faturalardan yalnızca "..." belge numaralı fatura bedeli olan 1.256,70 TL'ye dair itirazı hariç olmak üzere .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline, takibin devamına, Likit alacağa karşı itirazında haksız ve kötüniyetli davacının olan davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER:
19/07/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve Raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 Davalı ... Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 18/07/2025 günü saat 10:30 'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
5.3 Davacı ... A.Ş.'nin düzenlediği 13 (onüç) adet e- Arşiv Faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 29.09.2024 t: bariyle davalı ... Ltd. Şti.'den 14.199,48 TL cari hesap alacağının bulunduğu,
5.4 Davalı şirketin icra takip tarihi olan 29.09.2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
Davacı yanın 14.199,48-TL asıl alacağı için icra takip tarihi olan 29.09.2024 tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranında avans faizi talep edebileceğini,
5.5 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 12.942,78-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan (12.942,78.TL*%20=2.588,55-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 884,12-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 268,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 12.942,78-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 730,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.960,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır