T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/94 Esas
KARAR NO:2025/201
DAVA:İstirdat
DAVA TARİHİ:07/02/2025
KARAR TARİHİ:24/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ve .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile haksız ve hukuka aykırı şekilde ilamsız icra takipleri başlatıldığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin 31/03/2022 tarihinde şirket adresinde, "işyeri resmi çalışanı" olduğu iddia edilen ... isimli kişiye, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyada ödeme emrinin 26/01/2024 tarihinde şirket adresinde, şirket daimi işçisi olduğu iddia edilen Hadiye Yıldırım isimli kişiye tebligat yapıldığını, söz konusu kişilerin davacı şirketin yetkilisi, çalışanı ya da tebligat teslim almaya yetkili memuru olmadığını, şirket ile herhangi bir alakaları ya da bağlantıları bulunmadığını, aksine kim olduklarının dahi taraflarınca bilinmediğini, davalının, o tarihlerde davacı şirkete ait "... Mh. ... Cad. No:43/5 ... .." adresinde ikamet ettiğini, davalının, şirketin eski bir ortağı olduğunu, sonradan ortaklıktan ayrıldığını, şirketin eski ortağı olması nedeniyle eski bir tarihte şirket adresi olarak davalının adresi belirlendiğini ve Ticaret Siciline tescil edildiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında mevcut takip talebine ve vekaletnameye bakıldığında davalının işbu adreste ikamet ettiğinin görüldüğünü, dolayısıyla davalının, davacı şirkete ödeme emirlerini kendi ikamet adresinde tebliğ ettirdiğini, davalının, şirket yetkilisi ...'nın genelde yurt dışında olmasından istifade ederek işbu icra takiplerini başlattığını ve usulsüz şekilde tebligat yaptırdığını, ödeme emri tebligatlarının bizzat davalıya yapıldığını, fakat davalının sahte isim kullanarak tebligat mazbatalarında belirtilen ...isimleriyle tebligatları teslim alarak imzaladığının ve şirket adına kaşelediğinin taraflarınca değerlendirildiğini, davalının şu an davacı şirketin yetkilisi, temsilcisi yahut çalışanı olmadığını, davacı şirket adına tebligat teslim alma yetkisi bulunmadığını, davalının açıkça kötü niyetli hareket ettiğini, bu hususta resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarından savcılığa şikayet yoluna gidildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... numaralı dosyası ile soruşturmanın halen derdest olduğunu, usulsüz ödeme emri tebligatları ile icra takiplerinin kesinleştirildiğini, icra dosyalarından ...'na haciz ihbarnameleri gönderilerek davacı şirket hesabındaki paralara hacizler konulduğunu, hacizli tutarların icra dosyasına istenilerek haksız şekilde tahsil edildiğini ve davalıya ödendiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında 1.940.995,02 TL, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında ise farklı tarihlerde; 64.582,04 TL, 963.126,51 TL ve 106.376,72 TL olmak üzere iki dosyada toplamda 3.075.080,29 TL'nin davacı şirketin banka hesaplarından çekilerek davalıya ödendiğini, davacının, 23/02/2024 tarihinde icra takiplerinden tesadüfen haberdar olduğunu, davacı şirketin davalıya herhangi borcu bulunmadığını, 24/02/2024 tarihinde icra dosyalarına itiraz dilekçesi sunularak, takibe, ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve usulsüz tebligatlardan dolayı icra mahkemelerine şikayet yoluna başvurulduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı kararı ile .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra dosyasında, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı kararı ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasındaki tebligatların usulsüzlüğüne ve ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 23/02/2024 tarihi olarak belirlenmesine karar verildiğini, kararların ilgili icra dosyalarına sunulduğunu ve takiplerin durdurulduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası takip talebinde iddia edilen borç miktarı ve konusu 2.300.000 TL "TAZMİNATLAR VE ALACAKLAR KARŞILIĞI" şeklinde, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası takip talebinde iddia edilen borç miktarı ve konusu 750.000 TL "CARİ HESAPTA BİRİKMİŞ ALACAK" şeklinde belirtildiğini, davalı tarafından takip talebine herhangi bir dayanak belge de sunulmadığını, davalının davacı firmadan tazminat alacağı, cari hesap alacağı ya da başka hiçbir başka alacağı söz konusu olmadığını, neye istinaden icra takibi başlattığının belirsiz olduğunu, alacaklı olduğunu gösterir somut ve kesin nitelikte bir belge bulunmadığını davalının soyut ve mesnetsiz iddiasına dayalı icra takipleri başlattığını ve davacı şirketin banka hesaplarındaki paraları haciz ihbarnameleri yoluyla haksız şekilde tahsil ettiğini, icra takibinde herhangi bir belgeye dayanılmadığından bu aşamadan sonra davalı tarafından dosyaya sunulacak olan belgelere muvafakatleri olmadığını, İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluyla itirazları süresinde olduğu hüküm altına alınmış olduğundan, süresinde yapılan itirazlardan kaynaklı olarak haksız şekilde öncesinde tahsil edilen edilen paraların iadesi ve istirdadı gerekeceğinin kuşkusuz olduğunu, davalının alacak iddiasının somut herhangi bir belgeye dayanmadığından istirdat taleplerinin kabulü gerektiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davalının, işbu iddiasını somut ve kesin deliller ile ispat etmek mecburiyetinde olduğunu, davalı tarafından haksız şekilde tahsil edilen paraların üçüncü kişiler uhdesine geçirilmesi, muvazaalı işlemlere ve tasarruflara konu edilmesi yada harcanarak tüketilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumda alacağın dava sonunda tahsilinin imkanız hale geleceğini, bu nedenle öncelikle davalı adına kayıtlı banka hesapları ve taşınır araç ve taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafından haksız şekilde tahsil edilen toplamda 3.075.080,29 TL'nin istirdadına ve icra dosyalarına ödendikleri tarihlerden başlayacak reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, istirdat talepleri kabul görmediği takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda toplamda 3.075.080,29 TL'nin icra dosyalarına ödendikleri tarihlerden başlayacak reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, davacı şirkette her ne kadar bir dönem %1 olmak üzere pay sahibi ise de esasen şirketin çalışanı olduğunu, şirketin yetkilisi ...'nın yabancı uyruklu olduğu için limited şirket kuruluşu sırasında tek başına yabancı uyruklu birinin limited şirket kuramayacağına ilişkin düzenleme sebebiyle sembolik olarak %1 payının davalıya devredildiğini, pay devri sırasında şirketin %99 pay sahibi ...'nın, davalıya %1 payı emanet olarak verdiğini ve hala işverenin kendisi olduğunu beyan ettiğini, davalının, davacı şirketin %99 pay sahibi olan ...'nın maaşlı çalışanı olarak 5.000 Dolar maaş ve prim karşılığında çalışmaktayken 16.04.2020 tarihinde şirketin adresinin davalının ev adresi olarak gösterildiğini ve şirket faaliyetlerinin davalının evinden sürdürüldüğünü, bu süreç içerisinde davalının maaşı olan 5.000 Dolar ve primlerinin ödenmediğini, üzerine davalının gerek şirketi ödemelerini gerek ise şirketin tüm masraflarını borçlanarak ödemek zorunda kaldığını, ...'ya yaptığı harcamalara ilişkin dekont ve faturaları ilettiğini ancak herhangi bir ödeme alamadığını, hatta şirketin adresini davalının evine taşıdıkları süreçte davalıya kira bedelini ve faturaların ödeneceğinin söylendiğini ancak bu ödemelerin de yapılmadığını, 11.10.2012 tarihli İstanbul Ticaret odası kuruluşa ilişkin gazetede de davalının para çekme ve transfer etme yetkisi olmamak kaydıyla yurt dışında ikamet eden ...'nın işlerini takip etmek üzere kurumlar ve resmi daire işlemleri için davalıya vekaletname verildiğini, davalının, mesai saati ve günü olmaksızın sürekli çalıştığını ve herhangi bir ödeme alamadığı gibi çevreye borçlandırılarak ciddi borç altına girdiğini, davalının, ...'yı yıllardır tanıması ve güvenmesi sebebiyle borçların ödeneceğini ve işçilik haklarını alabileceğini düşünmüş ise de her talep ettiğinde oyalandığını, bu durumun mail ve Whatsapp mesajlarıyla sabit olduğunu, ...'nın işveren olduğunu açıkça "ben senin patronunum" şeklinde gönderdiği mailde de ikrar ettiğini, şirketin herhangi bir yönetim ve temsil organında görev almayan, şirkette sembolik bir paya sahip bulunan ve şirketin karar alma mekanizmalarına etki edecek pay sahipliği bulunmayan şirket ortağının şirketteki sosyolojik ve ekonomik konumu dikkate alınarak her olayın özelliğine göre ticari amaçla kazanç sağlamanın mı yoksa bağımlı ve ücretli çalışmanın mı baskın olduğunun belirlenerek şirket ortağının İş Hukukundan kaynaklanan hakları noktasında değerlendirme yapılması gerektiğini, bu haliyle görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davalının, şirketin çalışanı olmakla ne esnaf ne de tacir sıfatını haiz olmadığını, yazılan müzekkere cevaplarında da esnaf veya tacir olmadığının sabit olduğunu, davalının geri ödeneceğine ilişkin beyanlara güvenerek yaptığı harcamalar ve işçi alacaklarının ödenmediğinden söz konusu icra takiplerini yaptığını, her iki icra takibi ödeme emirlerinin şirkette çalışmayan kişilerce tebliğ alındığı iddiası ile davalı - icra dosyaları alacıklısı hakkında şikayette bulunulmuş ise de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, soruşturma dosyasının celbi halinde imza atan ...'ın şirkette sigortalı çalışan oldukları ve tebligatı teslim aldıklarının sabit olduğunu, diğer yandan tebliğ mazbatasındaki imzanın davalıya ait olup olmadığına ilişkin müvekkilinin imza örnekleri alındığını ve inceleme sonucu beklendiğini, davalının yapmış olduğu icra takibine konu işçi alacakları ve işvereni olan ...'nın şahıs hesabına yapılan ödemelerin ve davalının borçlanarak yaptığı ödemelere ilişkin dekontların bilahare sunulacağını, davalının ev adresinin şirket adresi olarak kullanılması, tüm mutfak ve temizlik malzemelerinin davalı tarafından karşılanması, herhangi bir kira ödenmemesi, davalının emeğinin karşılığı olan maaş ve prim ödemeleri yapılmaması, sigorta primlerinin ödenmemesi, davalıya "Türkiye'ye gelince ödeyeceğim" beyanı ile şirket ödemelerinin yaptırıldığının ve davalının maddi olarak mağdur edildiği sabit olduğunu, davacı şirket sahibinin, davalıya gönderdiği mailler ve davalının yaptığı harcamalara ilişkin dekontlar ve kalem kalem yaptığı harcamaların ve maaşının ödenmesi için gönderdiği mailler göz önünde bulundurulduğunda söz konusu takiplerin gerçek bir alacağa ilişkin olduğunun açık olduğunu, maillerin bir kısmının ekte sunulduğunu, kalanının bilahare sunulacağını beyan ederek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir suretini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde; 29/09/2018 tarihli davacı şirket kaşeli davalı adına düzenlenmiş maaş yazısının fotokopisini ve mail yazışmaları ekran görüntülerini sunmuş olduğu görüldü.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının ve .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının birer suretlerinin UYAP sisteminden çıkartılarak dosyaya alınmış olduğu görüldü.
Mahkememizin 12/02/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği anlaşıldı.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyalarının birer suretlerinin UYAP üzerinden gönderilmiş olduğu görüldü.
...Vergi Dairesi'ne ve... Vergi Dairesi'ne yazılan yazılara verilen cevaplarda davalının potansiyel vergi mükellefi olduğunun ve davacı şirketin ortağı olduğunun bildirildiği anlaşıldı.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği ve davacı şirketin tüm sicil dosyasının gönderilmiş olduğu anlaşıldı.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne yazılan yazıya verilen cevapta davalının esnaf kaydına rastlanılmadığının bildirildiği görüldü.
Davalı vekilinin 25/03/2025 tarihli dilekçesinin ekinde iş veren davacı şirket, işçi davalı ... olan İş Akdi Sözleşmesinin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının ve .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarından davacı tarafından davalı şirkete ödenen paraların istirdadı talebine ilişkindir.
HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2021/2105 Esas 2022/742 Karar sayılı ilamının gerekçesinde; "Bütün olarak yapılacak değerlendirmede şirket ortağına kazanç payını aşan miktarda bir ücretlendirme yapılması da ortağın işçi sayılmasına engel teşkil edecektir. Ortak için Sosyal Güvenlik kuruluşlarına primlerin yatırılmış olması o kişinin işçi sayılmasını gerektirmez zira primler iş sözleşmesi kurmamaktadır. Böylece limited şirket müdürleri işçi sayılamayacak ise de müdür olmayan limited şirket ortağı sembolik ve alınacak kararları etkilemeyecek paya sahip ise işçi sayılabilecektir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.09.2019 tarihli 2020/2652 Esas, 2020/9723 Karar sayılı ilamı)" şeklinde belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile davalının, davacı şirketin eski bir ortağı olduğunun bildirildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin bir dönem %1 olmak üzere pay sahibi ise de esasen şirketin çalışanı/ işçisi olduğunu bildirdiği, mahkememizce celp edilen davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde; .... Noterliği'nin 09/10/2012 tarih ... yevmiye numaralı ... Ana Sözleşmesinde sermayenin 99 pay karşılığının ... tarafından, 1 pay karşılığının davalı ... tarafından taahhüt edildiğinin belirtildiği, ilk 10 yıl için şirket müdürü olarak ...'nın seçildiği, şirket kaşesi altında atacağı münferit imzası ile şirketi her hususta ve en geniş şekilde temsil ve ilzam edeceğinin belirtildiği, davalının 1 paylık hissesinin sembolik bir hisse olduğu, davalının davacı ... temsil ve yönetim yetkisi olmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde davalıya ait maaş yazısı sunmuş olduğu anlaşılmakla; davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-6100 sayılı HMK'nun 20. Maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi. 24/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır