T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/125 Esas
KARAR NO : 2026/293
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2026
KARAR TARİHİ : 27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... A.Ş. (...) Türkiye çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren ülkenin en büyük ve kurumsal şirketlerinde birisi olduğunu, ...; abone sayısının bu denli yüksek olması, alarm sitemlerinin satışı ve servis hizmetlerinin gerektiği şekilde verilebilmesi için alt işveren/taşeron ile çalışmasının yanı sıra pek çok ilde şube açmış ve açılan bu şubelerde faaliyet yürüttüğünü, müvekkili şirket ile davalı ... arasında 02.10.2023 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkil şirkette Portföy Yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 10.01.2024 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında rekabet yasağına ilişkin olarak 02.10.2023 tarihinde “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” ve “Gizlilik Sözleşmesi” akdedilmiş olduğunu, davalı taraf ilgili yasağa aykırı hareket ettiğini, davalıya karşı tarafınca .... Noterliği ... yevmiye numaralı 27.09.2024 tarihli ihtarname keşide edilmiş olup davalı cevap vermediğini, Bu minvalde davalı hakkında huzurdaki işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, taraflar arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesinin 9. maddesinde; "9 maddeden ibaret bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkilidir." şeklinde belirtilmiş olup, yetkili mahkeme konusunda tarafların mutabık kaldığını, işbu sebepler doğrultusunda Mahkememizin görevli ve yetkili mahkeme olduğuna dair şüphe bulunmadığını, müvekkil şirket ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından davalının, davacı müvekkil şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren ... A.Ş.’de aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, nitekim dilekçe ekinde sunulan davalıya ait Linkledin hesabı görüntüsünde de davalının ... A.Ş.’de çalıştığı açıkça gözüktüğünü, dava konusu uyuşmazlığa konu olan olayda davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesi geçerlilik şartlarının tümünü haiz olduğunu, davalı ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen 02.10.2023 tarihli işbu sözleşme yazılı olarak düzenlendiğini ve davalı tarafından imzalandığını, davalı ...'in; müvekkili şirket bünyesinde Portföy Yöneticisi olarak çalışmış olduğunu, görevi gereği müvekkil şirketin tüm müşteri portföyüne, ticari sırlarına, işverenin yapmış olduğu işe, müşterinin iletişim adresleri başta olmak üzere diğer kişisel bilgilerine ulaşabilecek pozisyonda yer aldığını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, davalının rekabet yasağı sözleşmesi’ne aykırı davranması sebebiyle sonrasında artırmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL tutarındaki cezai şartın cezai şartın ihtarname taridinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan ve işçinin rekabet yasağı hükmüne aykırı davrandığı iddiasıyla açılan cezai şart alacağı davası olduğunu, yerleşim yeri adresinin "..." olduğunu, işbu davanın yerleşim yeri adresinde açılmadığını, yetki itirazında bulunduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, rekabet yasağına ilişkin hükmün geçerlilik koşullarını taşımadığını, davanın tümden reddine karar verilmesini, yargılama aşamasında avukat ile temsil edilmesi durumunda ücreti vekâlet ile masrafların davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (T.C.:...)'in, SGK kaydı, işe giriş - çıkış bilgileri ile, iş yeri tescil dosyasının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ANONİM ŞİRKETİ (VKN:...) ile Mahkememiz davalısı ... (T.C.:...)'in, sicil kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... A.Şne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (T.C.:...)'in, ne zaman işe başladığı, hangi tarihte iş başvurusu yaptığı, hangi pozisyonda çalıştığının araştırılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki iş sözleşmesi uyarınca rekabet etmeme yasağına aykırılık sebebiyle cezai şart tazmini talebine ilişkindir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunmuştur. HMK md. 6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Yargılama konusu uyuşmazlığın niteliğine göre HMK md. 10 kapsamında sözleşmenin ifa yerinde de davanın görülmesi mümkündür. Bu açıklamalar doğrultusunda yetki ilk itirazının değerlendirilmesinde, davalının yerleşim yerinin Üsküdar/İstanbul olduğu ve İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetki çevresinde bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin ifa yerine ilişkin sözleşmede çalışma yerinin Ataşehir/İstanbul olduğu görülmüş, duruşmada davacı vekili ve davalının beyanı ile sözleşmenin ifa yerinin Ataşehir/İstanbul olduğu ve İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetki çevresinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar dosyanın mutlak ticari dava olması sebebiyle yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu beyan etse de, HMK md. 17 uyarınca yetki sözleşmeleri, ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmışsa geçerlidir. Bu sıfatı haiz olmayan kişilerin taraf olduğu yetki sözleşmeleri geçersizdir. Eldeki dava konusu sözleşme iş sözleşmesi olması, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunması ve davalının tacir olmaması sebebiyle davacının yetki sözleşmesi iddiasının yerinde olmadığı, sözleşmedeki yetki anlaşmasının geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının usule uygun olan yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ'ne gönderilmesine, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli ve yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2026 Katip ...
Hakim ...
Full & Egal Universal Law Academy