T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/23 Esas
KARAR NO:2026/39
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/01/2026
KARAR TARİHİ:22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin dijital bir pazaryeri vasfıyla hareket ettiğini, bu doğrultuda müvekkilinin ana çalışma şeklinin, franchise sözleşme imzaladığı kurye şirketleri ile hizmet talep eden firmalarını buluşturmakta olduğunu, bu doğrultuda kurye şirketler ile müvekkili şirket arasında bir franchise ( imtiyaz ) sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre her ay yapılan taşımaya ilişkin hak ediş hesaplanmakta olduğunu, şirketin sahibinin şahıslar tarafından müvekkiline fatura kesildiğini, Hizmetin, temelde motosikletli kuryeler vasıtasıyla verilmekte olduğunu, kuryelerin istedikleri takdirde kendi araçlarıyla hizmet verebildiğini, bununla birlikte talep olması halinde aradaki sözleşme uyarınca kurye hizmetini yerine getirecek olan franchise sahibi kuryenin, firmalara müvekkili şirket tarafından motosiklet kiralandığını, kurye firmaların franchise olarak kendi firmaları üzerinden kurye hizmeti sunduğunu, müvekkilinin çalışma şekli olarak bir platform olduğunu, esnaf kuryeler ile restoranları bir araya getiren bir pazar yeri olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin çalışma şeklinde, şirket ile ticari ilişkisi akdedilmiş kuryelerin, şirketin havuz sisteminde yer aldığını, havuz sisteminde bulunan esnaf kuryelerin, müvekkili şirkete ait durak sistemini kullandıklarını ve işbu platformu kullanmaları sebebiyle müvekkili şirkete durak parası ödediklerini, aynı şekilde esnaf kuryeler tarafından müvekkili şirkete ait markanın kullanımı nedeniyle müvekkili şirkete yıllık olarak franchise bedeli ödendiğini, işbu bedellerin, esnaf kuryeler tarafından şirkete yönelik kesilen fatura bedelleri karşılığında şirket tarafından düzenlenen hak edişin esnaf kuryelere ödenmesi noktasında kesildiğini ve tüm kesintilerin hakediş faturalarında mevcut olduğunu, franchise bayiliği alan kuryelerin hakedişlerinden sözleşme gereği yakıt gideri, muhasebe gideri, kıyafet gideri ile motosikletin kuryeye zimmetlenmiş olması halinde doğan trafik cezaları ve benzeri giderlerin kesildiğini, bu kesintiler sonrası oluşan net hakdeşin kuryelere ödendiğini, müvekkili şirket ile davalı ... arasında 06/12/2024 tarihinde " ... A.ş Paket Taşıma / Dağıtım / Teslimat hizmeti Franchise Sözleşmesi " kapsamında taraflar arasında Franchise sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde, kuryelerin gelir ve gider kalemleri esas alınarak hakedişlerin düzenlendiğini, sözleşme gereğince yapılması gereken yasal ve sözleşmesel kesintiler düşüldükten sonra kuryelere yapılacak ödemelerin netleştirildiğini, Ancak bu sürecin davalının şirkete karşı doğan borçları, alacaklarını aşmış olup, hesap bakiyesinin davalı aleyhine açık verdiğini, takip tarihi itibari ile müvekkiline ödemesi gereken 23.235,66-TL tutarında bakiye oluştuğunu, söz konusu asıl alacağa, sözleşme ve yasa hükümleri uyarınca yıllık %24 oranında adi kanuni faiz işletilmesinin gerektiğini, bu alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve mesnetsiz şekilde takibe itiraz ettiğini, bu itirazın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava şartı gereği arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşamama ile gerçekleştiğini, davanın kabulü ile takibin devamına, .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyasına vaki haksız olan itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi rica olunur.
GEREKÇE:
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır