T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/44 Esas
KARAR NO:2026/29
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/02/2018
KARAR TARİHİ:19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Merkezinde ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... İnş.Müh.San.Tic.A.Ş. İşyeri sigortalılardan ...'un 21/08/2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, vefatıyla kurumca adı geçen sigortalının hak sahiplerine 158.033,66-TL tutarında peşin değerli gelir bağlandığını, iş kazası geçiren sigortalıya tedavisi için 165,93-TL olmak üzere kurumun toplam 158.199,59-TL zarara uğradığını müfettiş raporlarına göre davalı işverenlerinin kusurları bulunduğunu beyan ederek kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 158.199,59-TL kurum zararının şimdilik 10.000,00-TL'sinin gelirlerin onay, masraflarının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE:
Dava, davacı kurum tarafından ödenen aylık ve tedavi masraflarının rücu talebine ilişkindir.
Dava İş Mahkemelerinde açılmış olup, davalı şirketin iflası sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde dava konusu kazanın 26/08/2015 tarihinde gerçekleştiği, davacı kurumun ödemeleri 29/09/2016 tarihi onay kararıile yaptığı, davanın 20/02/2018 tarihinde açıldığı ve davalı şirketin 30/09/2015 tarihinde iflasettiği görülmüştür.
Eldeki dosyada görevli mahkemenin tayininde davanın açılış tarihi değil, dava konusu alacağın muaccel olduğu tarih ile iflas tarihi önem arz etmektedir. Zira İstanbul BAM 45.HD’nin 2020/1415 Esas ve 2023/616 Karar sayılı ilamında “İflas alacağı, iflas açıldığı andamüflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andakiborçlarıdır...” şeklinde iflas alacağı tanımlanmış ve aynı kararda “Müflisin, iflasınaçılmasından sonra yaptığı borçlar, iflas alacağı olmayıp, iflas masasından istenemez.Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itirazedilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğuve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir.
İflas tarihinden sonra doğan böyle biralacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yoluile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümlerdoğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir.Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalıise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiyekalırsa nazara alınır.” şeklinde iflastan sonra doğan alacakların iflas alacağı olmadığı açıklanmıştır. İstanbul BAM 37. HD’nin 2023/2069 Esas ve 2024/11 Karar sayılı ilamında“İİK’nın 194. maddesinde, iflas açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukukdavalarının duracağı ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devamolunabileceği hususu düzenlenmiştir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağınmasaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilmesi gerekir. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda genelmahkemelerce tespit edilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 02.02.2012 tarih ve2011/4952 E. - 2012/680 K. sayılı ilâmı da bu yöndedir.) İİK'da masa borçları için İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bumahkemenin davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan HMK'ya göre belirlenmesi gerekir. Müflis yönünden talep edilebilecek alacaklar üç gruba ayrılır. Bunlar; iflastan önce doğan iflas alacakları, iflastan sonra iflas masasının teşekkülü neticesinde iflas masasınca yapılan masraf ve giderlerin oluşturduğu masa alacakları ve iflas tarihinden sonra doğangenel alacaklardır.
İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yanimüflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken, müflisin iflas açılmasından sonra doğan borçları iflas alacağı olmadığından iflas masasından talep edilemez. Masa alacakları ise müflisin değil, iflas masasının yaptığı borçlardır.
Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek ve İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu, iflas masasının dağıttığı iflas hissesi oranında değil tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada davalı iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez ancak tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.
Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası tarafından yapılan borçlardır. İflas kararının ilan giderleri, iflas idaresine ödenecekücretler, masanın taraf olduğu davalarda kendisini temsil eden avukatın ücretleri, defter tutma giderleri, masa mallarının muhafazası için yapılan giderler örnek olarak verilebilir. Masa alacakları, iflas alacaklarından da önce ve tam olarak ödenir.
İflas alacakları ise, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacaklarınödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nun 235. maddesinden alan davalardır. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu davalarda görevli mahkeme İİK'nun 235.maddesi uyarınca iflas kararı verilen yer Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
Somut olayda, dava konusu vergi borcu iflas tarihinden sonra doğmuş olup, bu nedenle alacağın, masa borcu niteliğinde olduğu, bu borçla ilgili alacak davasının idari nitelikte olup idari yargıda (vergi mahkemesinde) masaya karşı açılacak alacak davası niteliğinde olduğundan yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, bu kararında genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesince karara bağlanması gerekmektedir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06/05/2019 tarihli 2016/9283 E. 2019/1688 K. sayılı ilamı)”şeklinde görevin nasıl tayin edilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Açıklanan içtihatlar ile eldeki davanın değerlendirilmesinde davalı şirketin 30/09/2015 iflas etmesine karşılık, alacağın 29/09/2016 tarihinde muaccel olduğu gözetildiğinde, davacının alacağının masa borcu niteliğinde olduğu, görevli mahkemenin esası görmekte görevli İş Mahkemeleri olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin ... İş Mahkemeleri olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde Mahkememiz ile ... 1. İş Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan görevli merci tayini için dosyanın HMK md. 21/1-c ve HMK md. 22/2 uyarınca ortak görevli üst mahkemeye gönderilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.01.2026
Katip ...
Hakim ...