T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/572 Esas
KARAR NO: 2026/505
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2026
KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato kesin mühleti verildiğini, müvekkili şirketin tüm mali varlığı ve nakit akışı kanunu gereğince konkordato komiser heyeti nezaretinde ve sıkı denetim altında bulunduğunu, şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ve işçilerin haklarını ödeyebilmesi amacıyla nakit mevcudunun korunmasını zorunlu olduğunu, harç ve yüksek yargılama giderlerini karşılamasının şirketin ticari varlığını sürdürmesini tehlikeye düşüreceği açık olduğundan, HMK m. 334 uyarınca adli yardım kararı verilmesini talep ettiklerini, Davalı ... A.Ş. tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmayıp açıkça sahte olduğunu, müvekkili şirketin icra takibine vaki imzaya itirazı neticesinde, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... esas , 2025/... karar sayılı ilamı ile icra takibinin müvekkili yönünden iptaline karar verildiğini ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2025/... esas, 2025/... karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini, müvekkili şirketin davalı veya ciro silsilesindeki diğer şirketler olan ... ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalının basiretli finans kurumu gibi davranmamış olması ve mevzuat uyarınca açık kötü niyeti olduğunu, müvekkili şirketin içinde bulunduğu konkordato süreci dikkate alınarak Adli Yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, müvekkili şirketin .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, basiretli bir finans kurumu gibi davranmayarak Faktoring Yönetmeliği 8/1 ve İİK m. 170/a-2 uyarınca açıkça kötü niyetli takip başlatan davalının, takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine, muhatap banka tarafından davalıya haksız olarak ödenen çekin kanuni sorumluluk tutarının geri alınarak müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... Esas, 2025/... Karar Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... Esas, 2025/... Karar Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi ve içerisinde bulunan çek aslının (... Bankası'na ait, 13/02/2025 keşide tarihli (ödeme emrinde belirtilen 05/03/2025 günlü), ... Seri numaralı, 410.000,00 TL bedelli çek ) Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
08/07/2026 tarihli ara karar ile davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'inci maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır (HMK m.114/1-c ve ç)
26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre ....7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak iş bu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Dava dosyasının konusu itibariyle ihtisas mahkemesi olan ....7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
3-Harç, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin esas mahkemesinde karara bağlanmasına,
4-Adli yardıma itirazın görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere karar verildi. 09/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır