T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2005/430 Esas
KARAR NO: 2024/13
DAVA: ALACAK
DAVA TARİHİ: 25/11/2005
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın kapanan ... Şubesinin Senetler Karşılığı Kredi Müşterisi olan davalı ...'nin faizde tekerrür etmemek kaydıyla 25/10/1999 tarihi itibariyle 9.163,39 YTL borçlu bulunduğunu, diğer davalının müteselsil kefil olup borçtan birlikte sorumlu olduğunu, Banka Teftiş Kurulunun 06/04/2004 tarihli raporunda davalıların borçlu olduğunun açıklandığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Geçici 11.madeesinin açık olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, fazlaya daire hakları ve sair munzam zararları saklı kalmak üzere davalıların 25/10/1999 tarihi itibariyle 9.163,39 YTL'nin %165 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ...'nin cevap dilekçesinde özetle; açılan davada muhatap olmadığını, diğer davalı .... tarafından kredi kullandığını, kendisinin okuma ve yazması olmadığını, kredi kullanılmasının ...'de olduğundan davanın da ...'de görülmesi gerektiğini, kendisinin banka ile bir ilişkisi olmadığını, ... tarafından kandırıldığını, kendisinin borçla bir ilgili olmadığını, davacı tarafından açılan davanın kendisi yönünden reddini talep etmiştir.
Davalı ...'ye dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
26/06/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi, 06/04/2004 tarihli 2 Nolu Banka Teftiş Kurulu Raporu, banka defter ve kayıtları, faiz oranları tablosu, kat ihtarnamesi karşı davalılar tarafından verilen cevabi ihtarnameler, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı ceza dava dosyası celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, SMMM Emekli Banka Müfettişi ve Müdürü bilirkişi ... ve Banka Emekli Müdürü ...'dan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 10/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda özet ve sonuç olarak; ''... 1-)Davacı banka, kredi sözleşmesinin 40. maddesindeki sözleşmeyi fesih etme yetkisine dayanarak, Davalı asıl borçlu ve davalı kefiline; ... 2. Noterliği marifeti ile ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek 25.10.1999 tarihi itibariyle borçlu cari hesap kredisinden kaynaklanan 13.677.595.421.- TL borcun 24 saat içerisinde ödenmesi." İstenilmiş ve aksi halde bu yönden sarfına mecbur kalınacak masraflar ile Avukatlık ücretinin de tarafınıza ait olacağı. " ibaresini de yazarak ihbarda bulunmuştur. 2-) İhtamamenin tebellüğ şerhi bulunmamaktadır. Ancak, davalı asıl borçlu ...'nin iş bu ihtarmameye ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ite cevap verdiği dikkate alındığında davalı asıl borçlunun temerrüdünün ... cevabi ihtamame tarihinde doğacağı anlaşılmaktadır. Keza; davalı kefil ...'nin de sözkonusu kat İhtarına ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... ve ... yevmiye sayılı ihtartanameleri ile cevap verdiği dikkate alındığında da davalı kefilin temerrüdünün ... cevabi ihtarname tarihinde doğacağı anlaşılmaktadır. 3.) Yukarıda belirtildiği üzere kredi ekstresinin... tarihindeki faizli bakiyesi 13..877.595.421.- TL.lık davacı alacağına, Davalıların Temerrüte düştüğü 01.11.1999 ve 03.11.1999 tarihlerine kadar davacı Banka kredi faiz oranları referans listesindeki yıllık % 110 akdi faiz ve ferileri eklenerek faizlendirilmesi ve temerrüt tarihindeki borcun bulunması gerekmekte olup, bu hesaplamanın detayı aşağıda gösterildiği gibidir. A)Davalı Asıl Borçlu ...'nin ... Temerrüt tarihi itibariyle davacı banka alacağı; 04.41.1999 Temerrüt tarihi itibariyle Daval asıl borçlu ...'den / olan davacı banka alacağı 13.999.398.847.-TL. olarak tespit edilmiştir. Dava dilekçesindeki davacı Banka asıl alacak talebi 25.10.1999 kat tarihi itibarı ile 9.163.39 YTL sıdır. Davacının talebi ile bağımlı bulunması ilkesinden hareketle 01.11.2003 temerrüt tarihi itibariyle Tazminat tutarına asas olacak asıl alacak tutarının asıl borçlu ... için 9.163,39.- TL. olarak değerlendirmeye alınması hususu Yüksek Mahkemenizin takdirlerindedir. B) Davalı kefil ...'nin 03.11.1999 temerrüt tarihi itibariyle davacı banka alacağı; 03.11.1999 Temerrüt tarihi itibariyle Davahı kefil ...'den olan davacı Banka alacağı 14.091.342.682.-TL olarak tespit edilmiştir. Dava dilekçesindeki davacı Banka asıl alacak talebi 9.163,39 YTL sıdır. Kefilin kefalet tutarı 4.000.000.000.- TL.'sı olduğundarı ve kefalet tutarı borç miktarının altında bulunduğundan, Davalı kefil Tazminat talebine esas 4.000.-YTL asıl alacak tutarı üzerinden kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacaktır. C) Dava tarihi İtibariyle Toplam Borcun Hesabı; 1-Davacı Banka ile Borçlu ve kefilleri arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin Temerrüt Faizi ile ilgili 41. maddesinde “Temerrtüt tarihinden borcun tamamen ödeneceği tarihe kadar geçecek süre için nakdi kredilerde genel kısa vadeli kredilere uygulanan en son kredi faiz oranın % 25 fazlası nispetinde temerrüt faizi ve kkdf ile bamv ödemeyi taahhüt eder.” ibaresi bulunmaktadır. 2.)Bankalarca kredi işlemlerinde alınacak faiz oranlarını yeniden belirleyen ... sayılı karamame 01.07.1987 tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayınlanarak, yayın tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Yeni düzenlemeye göre, kredi işlemlerinde alınacak faiz aranları vade ve türlerine göre bankalarca serbestçe tespit edilecektir. 3-)Buna göre, Davacı Bankanın Temerrüt faizine esas teşkil etmek üzere Dava dosyasına sunulmuş bulunan ve raporumuza yukarıdaki bölümde ilişik yapılan ... A.Ş Referans faiz oranları listesi uyarınca 07.05.1999 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan yıllık % 110 faiz oranının % 25 fazlası esas alınarak yılık % 137,5 faiz oranımın temerrüt faizi olarak uygulanması gerekecektir görüşündeyiz. Davacı Barıkaca talep edilen temerrüt faiz oranı yıllık %165 olup kredi sözleşmesi hükümlerine uygun bulunmamaktadır. 4-) Asıl borçlu ... için Davacı Banka talebine göre 01.11.1999 temerrüt tarihi itibariyle istenilebilecek asıl alacak tutarı taleple bağımlı olarak 9.163,39.-TL olarak belirlenmiştir, Buna göre 01.11.1999 Temerrüt tarihinden itibaren 9.163,39.-TL tazminata esas asıl alacak matrahı üzerinden yıllık %137,5 temerrüt faizi uygulanarak 5-)Kefil ... için kefalet limitine göre 03.11.1999 temerrüt tarihi itibariyle istenilebilecek asıl alacak tutarı 4.000.-YTL. alarak belirlenmiştir, Buna göre 03.11.1999 Temerrüt tarihinden itibaren 4.000.- YTL tazminata esas asıl alacak matrahı üzerinden yıllık % 137,5 temerrüt faizi uygulanarak mümkündür. 6-) Tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin de sayın mahkemenizin takdirleri cümlesinde bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, Adli Belge İnceleme (Grafoloji) ve Sahtecilik Uzmanı ..., Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı ... ve Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyti tarafından dosyaya sunulan 19/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özet ve sonuç olarak; ''... İnceleme konusu, ...Bankası A.Ş ile ..., ... arasında düzenlenmiş 26.06.1998 tarihli “4.000.000.000-Dörtmilyar TL” tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinde, ... adına atılmış imzalar ile ...'ye ait mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu ... adına atılmış imzaların ...'NİN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU, İnceleme konusu, ... Bankası A.Ş ile ..., ... arasında düzenlenmiş 26.06.1998 tarihli “4.000.000.000-Dörtmilyar TL” tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, ...Bankası A.Ş. tarafından ... adına düzenlenmiş ... tarihli ... fiş numaralı "527.200.00-Beşyüzyirmiyedimilyonikiyüzbin TL” tutarlı ve 30.06.1998 tarihli ... fiş numaralı “3.462.800.00-Üçmilyar dörtyüzaltmışikimilyonsekizyüzbinTL” tutarlı 2 adet dekontta ... adına atılmış imzalar ile ...'ye polimorf (çok şekilli) imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'NİN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKTİĞİ kanaatimizi bildirir rapordur...'' şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı ... cevap dilekçesi ile birlikte ... Mahkemelerinin yetkisine itirazda bulunarak genel yetki kuralları uyarınca Karacabey Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiş ise de; taraflar arasında imzalanan ve varlığı tartışmasız olan 26/06/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 46. maddesinde "İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin" yetkili olduğunun yetki şartı olarak kararlaştırıldığı, dolayısıyla 6100 s. HMK 17. maddesi hükmü uyarınca mevcut yetki şartının geçerli ve taraflar için bağlayıcı nitelikte olduğundan davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; fona devredilen devir öncesi Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş. ile davalı asıl borçlu ... arasında 26/06/1998 tarihinde 4.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı ...'nin işbu genel kredi sözleşmesine 4.000,00 TL miktarla müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, genel kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu ...'ye nakdi krediler kullandırıldığı, ancak davalı asıl borçlunun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacaklarını sözleşmede kararlaştırılan şekilde fona devredilen bankaya ödeyemediği, bu durum üzerine fona devredilen Tasfiye Halinde... Bankası A.Ş.'nin ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 25/10/1999 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği ve kat tarihi itibariyle bankaya olan toplam kredi borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde bankaya ödenmesini davalı asıl borçlu ile kefilden talep ettiği, hesap kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhlerinin dosya içerisinde bulunmadığı, ancak davalı asıl borçlu ...'nin ... 2. Noterliğinin...tarih ve ... yevmiye numaralı, davalı kefil ...'nin ... 2. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat ihtarnamesine cevap verdikleri dikkate alındığında; davalı asıl borçlu ...'nin 01/11/1999 tarihi itibariyle davalı kefil ...'nin 03/11/1999 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün sabit olduğu, davalılar temerrüte düşmesine rağmen kredi alacakları ödenmediğinden davacı tarafından işbu alacak davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar ... ve ... hesap kat ihtarnamesine karşı, cevabi ihtarname göndermiş, kredi sözleşmelerine imza attıklarını ancak banka müdürünün finansman yokluğu sebebi ile krediyi vermediğini, krediler açılınca hesaba kredi tutarının geçeceğini söyleyerek sahte evrak tanzim etmek suretiyle banka müdürünün kendisinin krediyi kullandığını savunmuşlardır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalılar ( ve bir kısım başkaca müşteriler) tarafından yapılan şikayetler neticesinde soruşturma başlatılmış; banka müdürü, ikinci müdür, şef yardımcısı ve veznedar olarak görev yapan banka çalışanları hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı kararı ile; sanıkların kredileri onaylayarak verdikleri, karşılığında teminat aldıkları, bu arada yaşanan ekonomik kriz sonucunda kredi dönüşlerinde gecikmeler meydana geldiği, usulsüz kredi verildiği ve kullanıldırıldığı noktasında soyut iddia dışında mahkumiyete esas somut bir delil bulunmadığı, bankacılık zimmeti suçu bakımından cezalandırmaya yeter derecede delil bulunmadığından 23/11/2006 tarihinde (banka müdürü Ferit Konuk dahil olmak üzere) tüm sanıkların beraatine karar verilmiştir. Ayrıca, ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda kredi sözleşmelerindeki imzaların eldeki dava bakımından davalıların eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, nihayetinde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2015/17553 E. 2017/6018 K. sayılı ilamı ile zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilerek ceza dosyası 12/07/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
O halde, davalıların savunmalarının aksine kredinin banka müdürü olan ... tarafından kullanılmadığı, sözleşmelerdeki imzanın davalılara ait olduğu, banka müdürü ve diğer çalışanlar tarafından kredinin onaylanarak davalılara verildiği, hasılı davalıların krediyi almadıklarına yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Genel kredi sözleşmesi kapsamında çekilen 4.000 TL nakdi kredi; davalı asıl borçlu ...'ye 26/06/1998 tarihinde 420 numaralı fişle 527,20 TL ve 30/06/1998 tarihinde 339 numaralı fişle 3.462,80 TL olmak üzere toplam 3.990 TL olarak ödenmiştir. Fona devredilen bankaya ait dekontlardan / tediye fişlerinden görüleceği üzere, ödemeler banka veznesinden davacıya "nakit çekilen" açıklaması ile vezneden nakit olarak teslim edilmiştir. Bahsi geçen her iki dekontta / tediye fişinde davalı asıl borçlu ...'nin imzası bulunmaktadır. Davalı tediye fişlerindeki imzasını açıkça ve ayrıca inkar etmemiştir. Ancak, mahkememizce eksik araştırma yapılmaması adına tahkikat genişletilmiş, davalılara verilen krediye ilişkin olmak üzere paranın teslim edildiği dekontlardaki / tediye fişlerindeki imzalar dahi araştırılmıştır. Nitekim, yargılama öncesinde müfettişler tarafından düzenlenen banka teftiş raporunda davalı ...'ye atfen atılan imzalar değişik şekillerde olduğundan tediye fişlerindeki imzanın sıhhati hakkında net bir sonuca varılamamıştır. Davalı asıl borçlunun cevabi ihtarnamesinde parayı kendisinin almadığını savunması karşısında tahkikatın genişletilmesi zorunludur. Bu itibarla, dekontlar / tediye fişlerinin asılları celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Ayrıca, davalı asıl borçlunun imza sirküleri ile birlikte ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde huzurda vermiş olduğu imza örnekleri asılları getirtilmiş, evrak aslı, imza örnekleri ve muakeyeseli belgelerle birlikte tediye fişlerindeki imzanın davalı ...'ye ait olup olmadığı noktasında adli tıp belge inceleme uzmanları ve grafolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından sunulan 19/01/2023 tarihli raporda ifade edildiği üzere; 26/06/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesindeki kefil imzasının davalı ...'nin eli ürünü olduğu, ... tarihli ... fiş numaralı 527,20 TL tutarlı ve ... tarihli ... fiş numaralı 3.462,80 TL tutarlı iki adet fişlerdeki / dekontlardaki imzaların davalı ...'nin eli ürünü olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen nakdi kredinin davalı asıl borçlu ... tarafından banka veznesinden nakden çekildiği, tediye fişlerindeki imzanın davalıya ait olduğu, hasılı kendisine kredi verilmediği ve kredinin banka müdürü tarafından kullanıldığı yönündeki savunmalarına tediye fişlerindeki imzası ve elden teslim edilen nakit para karşısında itibar edilmemiştir.
Diğer taraftan; davalı ... cevap dilekçesinde ve 16/06/2006 tarihli duruşmada, ihtarnamede belirttiği hususların aksine bu sefer diğer davalı ve kefil olan ... tarafından paranın çekildiğini, banka müdürü ile kefil olan davalının akraba olduğunu, kendisinin kefil olan ... tarafından kandırıldığını savunmuştur.
Davalının bankaya cevaben gönderdiği ihtarname ile yargılama sırasında sunduğu cevap dilekçesindeki savunmalar arasında çelişkiler bulunduğunu açıklamaya / izaha gerek yoktur. Öte yandan genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen nakdi krediyi tediye fişleri uyarınca davalı asıl borçlu kendisi bankadan ve elden nakit olarak çekmiştir. Diğer davalı kefil ... tarafından kandırıldığı noktasında ise davalının, ... hakkında herhangi bir suç duyurusunda bulunmadığı, bu hususta herhangi bir ceza dava dosyası da olmadığı, mahkememize bildirilmediği nazara alındığında kandırılma noktasında delil de bulunmadığından savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bilindiği üzere, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların hesabın kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelecekleri, muacceliyet için kat ihtarının tebliğine gerek olmadığı, kat ihtarının tebliğinin ancak muhatap borçlu ya da kefiller için takip öncesi temerrüt durumunu etkilediği, öte yandan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan kişilerin asıl borçlu gibi kredi borcundan kefalet ettikleri tutar kadar hukuken sorumlu bulundukları, bu bağlamda asıl borçlunun genel kredi sözleşmesindeki kredi borçlarını geri ödeyememesi halinde, alacaklının pekala müteselsil kefilleri takip ve dava edebileceği konusunda duraksama yoktur.
Esasen, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalının, imza inkarı da bulunmadığından (ayrıca yapılan grafolog bilirkişi incelemesinde imza kefile ait olduğu anlaşıldığından) davacıya karşı hukuken sorumlu olacağı açıktır.
Uyuşmazlığın temeli, davacının genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu ve kefilden alacaklı olup olmadığı, varsa (davalı kefil için kefalet miktarları gözetilerek) alacaklı olduğu toplam miktarının tutarı noktasında toplanmaktadır.
Meselenin halli, özel ve teknik bilgi ile nitelikli hesaplama gerektirdiğinden bankacılık alanında uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bankacı bilirkişi kurulu tarafından sunulan 10/06/2006 tarihli raporda ifade edildiği üzere; fona devredilen banka ile davalı asıl borçlu ... arasında 26/06/1998 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, işbu genel kredi sözleşmesine limit tutarının tamamı kadar 4.000,00 TL miktarla davalı ...'nin müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, genel kredi sözleşmesinin 25/10/1999 tarihi itibariyle kat edildiği, kat ihtarnamelerin tebliğine ilişkin mazbata parçalarının dosyada bulunmadığı, ancak davalıların kat ihtarnamesine cevap verdikleri, bu nedenle davalı ...'nin 01/11/1999 tarihinde davalı kefil ...'nin 03/11/1999 tarihi itibariyle temerrüte düştükleri, davalı asıl borçlu ... bakımından fona devredilen bankanın hesabın kat edildiği tarih itibariyle davalıdan 13.677,95 TL alacaklı olduğu, temerrüt tarihi nazara alındığında hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi (25/10/1999 - 01/11/1999) arasında işlemiş akdi faiz (GKS uyarınca akdi faiz %110 oranında) ve BSMV olmak üzere alacağın toplam 13.999,39 TL olduğu, ancak davacı bankanın davalıdan asıl alacak talebinin kat tarihi itibariyle 9.163,39 TL olduğundan taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu tutarın tahsilini davalıdan talep edebileceği, öte yandan davalı kefil ... bakımından fona devredilen bankanın hesabın kat edildiği tarih itibariyle davalıdan 13.677,95 TL alacaklı olduğu, temerrüt tarihi nazara alındığında hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi (25/10/1999 - 03/11/1999) arasında işlemiş akdi faiz (GKS uyarınca akdi faiz %110 oranında) ve BSMV olmak üzere alacağın toplam 14.091,34 TL olduğu, davacı bankanın davalı kefilden asıl alacak talebinin kat tarihi itibariyle 9.163,39 TL olduğu, ancak genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin kefalet miktarının 4.000,00 TL olduğu, dolayısıyla davalı kefilin kefalet ettiği tutardan daha fazla miktarda sorumlu olması mümkün olmadığından kefalet miktarı gözetilerek 4.000,00 TL alacağın davalı kefilden tahsilini talep edebileceği, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 41. maddesi uyarınca nakdi kredilerde kısa vadeli kredilere uygulanan en son kredi faiz oranının %25 fazlasının temerrüt faizi olarak tayin edildiği, Tasfiye Halinde ...A.Ş.'nin dosyaya snduğu faiz oranları listesi uyarınca temerrüt tarihi nazara alındığında kısa vadeli krediler için %110 akdi faiz oranının %25 fazlası esas alınarak temerrüt faizi belirleneceğinden uygulanması gereken temerrüt faizi oranının %137,5 olduğu anlaşılmıştır. Hasılı, davacının davalı asıl borçlu ...'den 9.163,39 TL Alacak ve temerrüt tarihi olan 01/11/1999 tarihinden itibaren yıllık %137,5 oranında temerrüt faizi ile alacağını isteyebileceği, davalı kefil ...'den kefalet limitiyle sınırlı olarak 4.000,00 TL Alacak ve temerrüt tarihi olan 03/11/1999 tarihinden itibaren yıllık %137,5 oranında temerrüt faizi ile birlikte alacağını isteyebileceği, davacının belirtilen miktarlar kadar davalılardan alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, bankacı bilirkişi kurulu tarafından sunulan 10/06/2006 tarihli rapor ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olup, tarafların ve Mahkemenin denetimine elverişli olduğu, özellikle hesap kat ihtarnamesinin ve takip öncesinde temerrüt tarihlerinin isabetli olarak tayin edildiği, temerrüt faizi oranının taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlendiği, asıl borçlu yönünden davacı bankanın taleple bağlılık ilkesi uygun hareket edildiği, kefil yönünden kefalet miktarının ayrıca nazara alındığı, alacak hesabında hata bulunmaması karşısında 10/06/2006 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiş, rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Esasen, 10/06/2006 tarihli bilirkişi raporuna karşı taraflarca herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında; mahkememizce hükme esas alınan 10/06/2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının davalı asıl borçlular (... yargılama sırasında vefat ettiğinden tüm yasal mirasçıları davaya dahil edilmiştir, taraf teşkili sağlanmıştır.) ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davasının kabulü ile; 9.163,39 TL'nin temerrüt tarihi olan 01/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %137,50 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı müteselsil kefil ... yönünden davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 4.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %137,50 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacının bu davalı yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davacının davalı asıl borçlular ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davasının KABULÜ ile; 9.163,39 TL'nin temerrüt tarihi olan 01/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %137,50 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının davalı müteselsil kefil ... yönünden davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 4.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %137,50 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının bu davalı yönünden fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (9.163,39 TL) üzerinden alınması gereken 625,95 TL harcın davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ten (davalı ...'nin bu tutarın 273,24 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.259,50 TL posta masrafı ve 3.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 4.359,50 TL yargılama giderinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ten (davalı ...'nin bu tutarın 1.903,00 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 9.163,39 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ten (davalı ...'nin bu tutarın 4.000,00 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır