T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1214 Esas
KARAR NO : 2025/82
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2014
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili; müvekkili şirketin alacağına karşılık dava dışı ...'dan 8 adet çek aldığını, müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak elinden çıkan çeklerin iptali için ... 8. ATM'nin ... esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, iptal davası devam ederken banka şubesinden gelen yazı cevapları sonucu ... Bankası ...Sitesi Şubesinin ... tarih, ... seri numaralı 25.000 TL'lik ...bank ... Şubesinin 25/10/2013 tarih,... seri numaralı 25.000 TL tutarlı iki adet çekin davalılardan ... A.Ş'ye geçmiş olduğunu öğrendiklerini, çek iptali davası devam ederken mahkemenin verdiği süre içinde istirdat davası açamadıklarını, tedbir kararının da kalkması sonucu çekleri sahte faturalar ile elde etmiş olan davalı ... A.Ş çek bedellerini bankadan tahsil ettiğini, dava konusu çekler de dahil olmak üzere davacının gerçek ve meşru hamili olduğu, 8 adet çekin davalı ... ve suç ortakları tarafından suç işlenerek davacı şirket yetkilisinin iradesini fesada uğratarak ele geçirdiğini, davalı ... ve müdürü olduğu ...Tic. Ltd. Şti. ile diğer suç ortakları aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığına ...Esas sayılı dosyasıyla şikayetçi olduklarını, çekleri faktoring işlemi sonucu elde etmiş olan davalı ... A.Ş. davalı ... tarafından düzenlenmiş sahte faturaya dayalı faktoring işleminin gerçekleştirdiğini, oysa soruşturma dosyasından da anlaşılacağı üzere davalıların ve suç ortaklarının çekleri suç işlemek maksadı ile ele geçirdikleri için, dava konusu çekler de dahil olmak üzere iptale konu 8 adet çekin meşru hamilinin davacı şirket olduğunu, bu nedenle çekleri düzenlemiş sahte faturaya dayanarak elde edilen ... A.Ş'nin ağır kusurlu olduğunu, sahte faturaların celp edildiğinde, fatura örneklerinden de görüleceği üzere davalıların en baştan ortak hareket ederek sahte fatura kullanmak suretiyle davaya konu çekleri faktoring işlemine konu ettiklerini, bu sebeple haksız yere tahsil edilen paranın iadesinin gerektiğini, davacı şirket ile ilgili faktoring işlemine dayanak gösterilen faturaların sahte olduğunu, davalıların davacı şirket yetkilisinin dolandırarak, güvenini kötüye kullanmak suretiyle çekleri ele geçirdiği ve farklı kişilere vermek suretiyle paraya çevirdiklerini, dolandırılmak suretiyle davacının elinden çıkan iki adet çek bedelinin dava tarihinden başlamak suretiyle reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının soyut iddialarla dayanarak elinden rızası dışında çıktığını iddia ettiği çekler hakkında huzurdaki davası ikame ettiğini, her na kadar dava konusu çekler hakkında iptal davası açtığını beyan etmişse de bu davada kendisine verilen yasal sürede istirdat davası ikame etmediğini, bu nedenle muhtemelen istirdat davasının reddedildiğini, öncelikle bu davanın akıbetinin araştırılmasının gerektiğini, ayrıca davalı şirkete ödemeyi yapanın davacı olmadığını, davacının ancak çeklerin elinden rızası dışında alındığı ileri sürdüğü diğer davalılardan talep hakkının bulunduğunu, huzurdaki davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, bunun dışında davaya konu çeklerin müşterilerinde ... ile gerçekleştirilen 21/08/2013 tarihli faktroing işlemi ekinde işbu müşteriden mevcut hali ile ciro yoluyla devir ve teslim alındığını, oysaki çek iptali davası ve savcılık suç duyurularının bu tarihten sonra yapıldığını, o tarihlerde muhtemelen davacının da ... firması ile birlikte hareket ettiğini, davacının her ne kadar iradesinin sakata uğratıldığını ifade etmişse de bu hususta hiçbir yazılı delil ileri sürmediğini, hangi ilişki ve ne için çeklerin teslim edildiği dahi zikredilmediğini, davacı tarafından TTK gereği iddia ettiği şahsi defi niteliğindeki hususları iyiniyetli meşru hamil olan davacı şirkete karşı ileri sürülmeyeceğini, davanın reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahsup edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 12/09/2022 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 12/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu,
... 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının gerekçeli karar, istinaf ilamı ve kesinleşme şerhleri,
... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
...(Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin banka yazı cevapları ve ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 18. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının ödem emri ve uyaba taranmış olan çek sureti,
... 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ödeme emri ve takibe konu çek sureti,
... 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının son duruşma zabtı,
... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:
Dava, çek bedelinin 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak istirdatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesinde, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin "mücerretlik" vasfını ortadan kaldırır.
Somut uyuşmazlıkta; dava konusu ...bank ... Şubesi'ne ait ... tarihli ... seri numaralı 25.000,00-TL bedelli çek ile ...bank ... Şubesi'ne ait ... tarih ... seri numaralı 25.000,00-TL bedelli çeklerde davacının lehdar ve ilk ciranta, davalı ... Şirketi'nin ise sonraki ciranta olduğu, davalılardan ...'e verilerek faktoring işlemine tabi tutulduğu, çeklerin bankaya ibraz edildiği, davacı tarafından çekin zayi edildiği iddiasıyla çek iptali davası açıldığı, çeklerin bedellerinin son hamili ...'e ödendiği anlaşılmaktadır.
İspat yükü üzerinde bulunan davacı, öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalıların çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduklarını kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan şikayet dilekçesinde, dava konusu çekin kısa zamanda paraya çevirme gayesiyle, rızaen davalı ...'ya verildiği, ...'nın da çekleri paraya çevirmek için faktoring şirketlerine vereceğini beyan ettiği kabul edilmişse de, davalının çekleri davacıya iade etmemesi ve hakkında ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçundan kamu davası açılması ve ilgili kovuşturma dosyasının kesinleşerek güveni kötüye kullanma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesi'nin 30/12/2024 tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı ile kesinleşmesi karşısında, çekin davacının elinden rızası dışında çıktığının kabulü gerekmektedir.
Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmektedir. Somut olayda son hamil ise ...'dir. Bu durumda son hamil vasfı taşımayan ... dışındaki davalılar ...ve ... Şirketi bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı ... tarafından gerçekleştirilen faktoring işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi; faktoring şirketinin, ... tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile yine BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacaklarını ve tahsilini üstlenemeyeceklerini öngörmektedir. Yine uygulanması gereken 10/10/2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Yönetmeliğin 22.maddesinde de benzer bir hükme yer verilmiştir. Tüm bu mevzuat hükümlerinde öngörüldüğü üzere, faktoring şirketleri ancak gerçek ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olup alacakları devralabilirler. Dolayısıyla faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının sadece fatura ile tevsik edilmesi yeterli olmayıp, faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılmasının öngörüldüğü açıktır.
Somut olayda her ne kadar ... Şirketi tarafından dava konusu ... Şirketi'ne devredilmişse de temlik tarihinden evvel faktoring işlemine tabi tutulan çekler hakkında ilgili yasa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında tanzim edilen bankacı bilirkişi raporu ile faturalar sunulmuş ise de, ... Şirketi'nin yeterli istihbarat çalışması yapılmaması ve faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığının teyit edilmemesi karşısında ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu durumda kendisine yasal bir takım imtiyazlar tanınan faktoring şirketinin yasal yükümlülüklerinin ortadan kalkmadığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda somut olayda temlik eden davalı ... tarafından, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda istihbarat çalışması yapıldığı, dayanak faturanın gerçek bir mal-hizmet satışına dayalı olduğu, faturanın taraflarından da teyit alındığı yönünde herhangi bir delil de sunulmadığından faktoring şirketinin çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunun ve dolayısıyla davalı temlik alan ... Şirket'inin sorumluluğu bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
İzah olunan yasal düzenlemeler, kesinleşen mahkumiyet kararları, taraf iddia ve savunmaları, bankacı bilirkişi tarafından tanzime dilen bilirkişi kök ve ek raporları göz önünde bulundurularak, davacı tarafından davalılar ... ve ... Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından temlik alan ... Şirketi aleyhine açılan davanın kabulü ile, dava konusu olan ...bank ... Şubesi'ne ait ... tarihli ... seri numaralı 25.000,00-TL bedelli çek ile ...bank ...Şubesi'ne ait ... tarih ... seri numaralı 25.000,00-TL bedelli çekler tahsil edildiğinden, iki adet çekin toplam bedeli olan 50.000,00-TL'nin dava tarihi olan 23/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte temlik alan ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacı tarafından davalılar ... ve ... Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı tarafından temlik alan ... Şirketi aleyhine açılan davanın KABULÜ ile,
Dava konusu olan ...bank ...Şubesi'ne ait ... tarihli ... seri numaralı 25.000,00-TL bedelli çek ile ...bank ...Şubesi'ne ait... tarih ... seri numaralı 25.000,00-TL bedelli çekler tahsil edildiğinden, iki adet çekin toplam bedeli olan 50.000,00-TL'nin dava tarihi olan 23/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte temlik alan ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri (50.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 3.415,50-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 853,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,60-TL harcın temlik alan davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 853,90-TL peşin harcın temlik alan davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.235,50-TL yargılama giderinin temlik alan davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Temlik eden davalı ... Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davanın temlik eden davalı ... Şirketi (temlik alan davalı ... Şirketi) yönünden kabul edilmesi sebebiyle temlik eden davalı ... Şirketi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... ve davalı ... Şirketi tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin temlik alan davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacının ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip
Hakim