T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/719 Esas
KARAR NO: 2019/111
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 16/11/2009
KARAR TARİHİ: 12/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının bozma sonrası yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin iki adet 15/10/2002 tanzim tarihli 10.000 ABD doları bedelli, bir adet 26/10/2002 tanzim tarihli 20.000 ABD Doları bedelli toplam üç adet bono tanzim ederek vade kısmı boş olarak birinci davalı ...'e yapılacak alışverişe teminat olmak üzere malen verdiklerini, müvekkillerine 12/11/2009 tarihinde davalı ...bank ... Şubesinden 13/11/2009 vadeli 10.000 ABD Doları, 27/11/2009 vadeli 20.000 ABD Doları bedelli iki bono ile kendilerine borçlu olduklarının iletildiğini, davalıların 2002 tanzim tarihli bonolara müvekkillerinin borcu olmamasına rağmen 13/11/2009 ve 27/11/2009 vadelerini yazarak bonoları tahsil etmek amacında olduklarını, müvekkilinin bu bonalar karşılığı herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davalı ...'in ortaklarının işleri bozulunca ikinci ve üçüncü davalı şirketleri kurduklarını, bonoları ciro ederek haksız yere kullandıklarını, bonoları son olarak elinde bulunduran davalı bankanın kabul etmemesi gereken bonoları işleme koyduğunu ve tahsil etmeye çalıştığını, bu nedenlerle öncelikle dava konusu bonoların takibe konulmasının veya tahsilininin tedbiren durdurulmasını, müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin dilekçesinde diğer davalılar ile var olduğunu iddia ettiği iç münasetbelere dayalı taleplerinin hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla gerek bononun sebepten soyut olması gerekse de müvekkili bankanın ciranta olarak sahip bulunduğu söz konusu bonolarda sadece takip alacaklısı sıfatını taşıması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, Yargıtay'ın müstekar içtihatlarına göre huzurdaki dava ve taleplerin müvekkili bankaya tevcih olanağı bulunmadığını, diğer iddialarının ise bedeli malen ahzolunduğu kaydını havi bonoların teminat vasfı taşımasının ticari teamüllere aykırı bulunması nedenleriyle taraflarınca kabul görmediğini, bu nedenlerle haksız davanın reddine, dava harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
GEREKÇE;
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Bozma öncesi yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş; Yargıtay 19 HD' nin 07/12/2015 tarih 2015/10368 Esas 2105/16401 Karar sayılı bozma kararı ile iflas eden davalı şirketler hakkındaki davanın İİK m.194 hükmü gözetilerek işlem yapılması ayrıca hükümde davacılardan hangisinin hangi davalıya borçlu olmadığı belirtilmediği ayrıca davacı ...' nun vekaletnamesi ibraz ettirilmeden vekil sıfatı ile dava açıldığı bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuş davalı konumundaki müflis şirketler yönünden açılan davalar tefrik edilerek ayrı birer esasa kaydedilmiş, davacı ... yönünden vekaletname ibraz edilerek usule eksiklik tamamlanmıştır.
Yargılama pozisyonunda 14/12/2018 tarihli ara kararla davacılar vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilerek dava tarihinden sonra başlatılmış ... 12. İcra Dairesinin ... Esas ve ... 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyaları kapsamında icra takiplerinin İİK m.72/2 maddesi çerçevesinde durdurulmasına ve takip konusu bonolar yönünden davalı ... tarafından icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Bozma öncesi yapılan yargılama, toplanan deliller çerçevesinde; yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davacıların 15.10.2002 tarih ve 10.000 USD tutarlı iki adet bono ile 26.10.2002 tarihli 20.000 USD bedelli üç adet bonoyu tanzim ederek, vade kısmı boş olarak (tefrik kararı verilen) davalı ...'e yapılacak alışverişe teminat olmak üzere "malen" kaydı ile verdikleri, daha sonra davalılardan ...bank ... Şubesinden davacılara yapılan bildirimden, 13.11.2009 vadeli 10.000 USD; 27.11.2009 vadeli 20.000 USD bedelli iki bono ile kendilerine borçlu olduklarının iletildiği, davacıların dava konusu bonolardan dolayı davalı ve (tefrik kararı verilen) davalı müflis şirketlere borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri anlaşılmaktadır. Davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından sunulan hesap dökümlerinde 320 .... ... Hesap dökümünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 17.7.2002 ... firmasının tanzim etmiş olduğu fatura ile başladığı, 2002 yılı içerisinde (tefrik kararı verilen) davalı ... firmasının tanzim etmiş olduğu faturaların alacak kaydı olarak girildiği, karşılığında davacının çek ödemeleri ve ... firması faturalarının borç kaydı girilmesi sonucunda 31.12.2002 tarihinde bu hesaptan 13.844,63 TL (tefrik kararı verilen) davalı ... firmasının alacak bakiyede olduğu davacının 2002 yılında sunulan kayıtlarından, menfi tespite konu edilen senetlerin verilişine ve (tefrik kararı verilen) davalı ... firmasının borçlandırıcı herhangi bir kaydının mevcut olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2003, 2004 ve 2005 yıllarında karşılıklı yoğun ticari ilişkinin kayıtlarının mevcut olduğu; 2006 yılında fatura alımlarında düşün olduğu, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında ise ticari alım satım işleminin minimize olduğu görülmüş olup, davacının ödemelerinin çoğunlukla çek ödemeleri olduğu ve tanzim etmiş olduğu faturalar ile kapatmış olduğu, 2009 yılı sonunda (tefrik kararı verilen) davalı ... firmasının davacı firmaya 85,50 USD karşılığı 197,01 TL borç tutarı olduğu, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalı ... vasıtası ile 19.1.2010 tarihinde 14.523,00 TL asıl alacak ve 399,88 TL işlemiş faiz, 43,57 TL komisyon ile birlikte toplam borç miktarının 14.966,45 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi, icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, borç sebebinin 15.10.2002 tanzim tarihli 13.11.2009 vadeli 10.000 USD tutarlı bono olduğu, dava konusu 15.1.2002 tarihli bono incelendiğinde, vade tarihlerinin boş olduğu, ancak mahkeme kasasında bulunan bonoların vadelerinin yazılı olduğu, arka yüzlerinde (tefrik kararı verilen) davalı ... firması tarafından ve (tefrik kararı verilen) ...Tic. Ltd. Şirketi firması tarafından "bedeli teminattır" kaydının mevcut olduğu, başka ciro olmadığı, 2002 yılında ticari ilişkinin başında düzenlenerek verilen senetlerin ticari kayıtlarda mevcut olmadığı ve borç alacak kayıtları içerisinde herhangi bir borca veya alacağa rastlanmadığı , davacıların dosya kapsamındaki deliller çerçevesinde senet lehtarı (tefrik kararı verilen) ... Tic. A.Ş' ye borçlu olmadıkları açıkça anlaşılmakla, davacılar tarafından davalı ... aleyhine ikame olunan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1- Davanın KABULÜNE, Keşidecinin ...Tic. Lti şti müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ... ve ... olan; 15/10/2002 tanzim 13/11/2009 vade tarihli 10.000,00-ABD Doları,15/10/2002 tanzim 24/10/2009 vadeli 10.000,00-ABD Doları,06/12/2002 tanzim 27/11/2009 vadeli 20.000 ABD Doları bonolardan dolayı davacı tarafın davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davalı harçtan muaf olmakla davacı tarafça yatırılan 793,60-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 616,50-TL, bilirkişi ücreti 800,00- TL olmak üzere toplam 1.416,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 6.815,80-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansından yargılama sırasında yapılan masraflardan geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,
Dair, davacı vekilini yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 GÜN içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/02/2019
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır