T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/184 Esas
KARAR NO: 2024/220
DAVA: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/06/2018
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/10/2019 gün 2018/295 Esas, 2019/310 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen ve 2020/184 Esas sırasına kayıt edilen Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 19/03/2015 tarihinde saat 15:00 civarında ... Caddesi üzerinde davalı ...'un dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde davranması park halinde bulunan aracı ile aniden yola çıkması sonucu trafik kazasının gerçekleştiğini, davalının çarpmadan sonra arabadan inip müvekkilinin ne durumda olduğunu sormadığını, hızla olay yerinden uzaklaştığını, müvekkilinin olayın yaratmış olduğu korku ve şok etkisi ile ancak kendisine geldikten sonra polisi arayabildiğini, davalının olay yerinden uzaklaştığı için trafik kaza tespit tutanağının tanzim edilemediğini, müvekkili motorun bariyerlere çarpması ile savrulup metrelerce sürüklenerek durabildiğini, ölümden dönen müvekkili kazadan sonra uzun bir süre motosiklet kullanamadığını, motorlu taşıtlara binemediğini, yaşadığı şoku ve korkuyu atlatamadığını, kaza sebebiyle çalıştığı işe 6 ay boyunca gidemediğini, bu durumun müvekkilini maddi ve manevi olarak yıprattığını, müvekkili gerçekleşen trafik kazası sonucu motosikletin tamir edilebilmesi için servisi başvuru yaptığını, ... Şirketi tarafından düzenlenen raporda tamir masraflarının o gün ki piyasa fiyatlarına göre 11.500,00 TL olduğunu ve motosikletin bedelinden daha fazla tamir masrafı ortaya çıktığını, müvekkilinin davalı yana ulaşarak zararının tazmin edilmesini talep ettiğini, ancak herhangi bir gelişme sağlanamadığını, dava konusu olay nedeniyle müvekkili davalılardan ...'dan şikayetçi olduğunu, bu doğrultuda davalı hakkında iddianame düzenlenerek ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası açıldığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkilinin hem duygusal yönden yaşadığı kayıplardan ötürü 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yine davalı tarafa müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz dava için öncelikle tüm talepleri için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının, ceza davasının görüldüğü ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki beyanları ile huzurdaki davadaki iddiaları arasında apaçık farklılıklar olduğunu, davacının ceza dosyasında mevcut 20.03.2015 tarihli müşteki ifade tutanağında "kullandığım motosikletimi araca çarpmamak için yan yatırarak düştüm ancak yine de beyaz aracın sol arkasına çarparak durabildim" ifadelerini kullandığını, davacının ceza dosyasında ileride arz edecekleri üzere tutarsız beyanlarını huzurdaki davaya da taşıdığını, olay tarihindeki ifadesinde davalı müvekkilin arasına arkadan çarparak durabildiğini beyan ettiğini, huzurdaki davada bariyerlere çarparak metrelerce sürüklenerek durabildiğini iddia ettiğini, davacı savcılık şikayet dilekçesinde "ben olayın şokunu atlattıktan sonra yerimden kalktım ve polisi aradım... Olayın etkisi ile yaralandığımı anlamadığım içim hastaneye gitmedim ve polisler raporunu tuttuktan sonra olay yerinden ayrıldım. Ertesi gün yani 20.03.2015 günü kazadan dolayı ağrılarım artınca hastaneye giderek tedavi oldum." ifadelerini kullandığını, Davacının ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasından 17/10/2017 de vermiş olduğu ifadesinde " motosiklet kullanırken kaskım vardı. Sadece sol bileğimden yaralandım. soruşturma ifadesinde 3 bin tl hasar olduğunu söylemiş isem de 11.500 TL zararım vardır" ifadelerini kullandığını, olay anında metrelerce sürüklenen bu sürüklenmeye rağmen yaralanmayan, yaralanmamakla beraber aracında 11.500 TL'lik zarar olduğunu iddia eden, kaza tarihinde metrelerce savrulmasına rağmen hastaneye bir gün sonra giden davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddini yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Kazaya karışan araçların ruhsat örnekleri, sürücü belgeleri, davacının motosikletinde meydana gelen hasara ilişkin masraf tutarı, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ceza dava dosyası, davacının trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu tıbbi tedaviye yönelik tüm hastane kayıtları, ZMMS poliçesi, hasar dosyası, davacıya trafik kazası nedeniyle rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtir SGK yazı cevabı, maluliyet ve kusur raporları celp edilmiş incelenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından mahkememize sunulan ...tarihli adli tıp raporu ile özetle ve sonuç olarak; "... Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 03/09/1995 doğumlu, ...’in 20/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 1-03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur ..." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Dosya, kusur ve hasar durumunun tespiti amacıyla Trafik Kazalarında Uzman Makina Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ..., tedavi giderlerinde uzman SUT Uzmanı bilirkişi ... ve Aküerya Uzmanı...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 05/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1- Kusur durumu ve motosiklet zararı; ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü davalı ...’un %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu,
... plaka numaralı motosikletin sürücüsü davacı ...’ye atfı kabil kusur bulunmadığı, Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında başkaca etkili faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı,
davacı ...’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı motosikletin olay tarihinde tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV dahil 10.555,00 TL olduğu, 8.500,00 TL ikinci el piyasa değeri ve takdiren 2.000,00 TL sovtaj bedeli ile birlikte dikkate alındığında onarımının ekonomik olmadığı, pert total (tam zıya) kabulünün uygun göründüğü, sürücülerin kusur durumuna göre ve pert total (tam zıya uygulaması nedeniyle davacı tarafın uğrayacağı net zararın motosikletin hasarlı halinin; davalı tarafa bırakılması durumunda 8.500,00 TL, davacı tarafa bırakılması durumunda ise 6.500,00 TL olduğu, 2- Maluliyet Oranı/ Raporu; Adli Tıp Kurumu- İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/11/2022 tarih raporunda; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 03/09/1995 doğumlu, ...’in 20/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, 3- Geçici İş Göremezlik Zararı; Davacının 20/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 21 Gün süre ile geçici iş göremezlik zararının, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 664,35 TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, dava öncesi davalı sigorta şirketine 10/07/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğu, 11/06/2018 tarihinde davanın ikamesi sonrası başvuru yapıldığı görülmekle, dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz işletilebileceğinin (sigortalı araç hususi ve talebe bağlılık ile) takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, 4- Tedavi Giderleri Zararı; Davacı tarafından Sağlık Bakanlığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yapılan 65,90 TL tutarındaki FARK ÜCRETİ ÖDEMESİ dışındaki tüm sağlık ödemelerinin dava dışı SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından karşılanmış olduğu, davacı tarafından Sayın Mahkemeye herhangi bir ödeme belgesi (fiş, makbuz, fatura vb) sunulmadığı, davacı tarafından Sağlık Bakanlığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 65,90 TL fark ücreti ödemesi yapılmış olduğu, dolayısıyla bu meblağ dışında kalan sağlık giderleri yönünden ayrıca hesaplama yapılmasına gerek bulunmadığı; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 30/11/2022 – 17305 Karar Nolu kararında“başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı” denildiğinden evde bakım gideri hesaplanmasına gerek bulunmadığı; Davacının 250,20 TL ulaşım gideri olabileceği (talep miktarı 250,00 TL); Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Davacı vekili 02/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, toplam 7.480,45 TL maddi tazminatın ve 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
... ili .. ilçesinde 19/03/2015 tarihinde saat 15:00 sıralarında, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu... plaka sayılı aracın davalı sürücü ...'un sevk ve idaresinde iken ... önünde park halinde bulunan aracı ile aniden hareket ederek yola çıkması ve bu sırada aynı istikamette seyir halinde olan davacı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosikletin sigortalı araca çarpmamak için yere düşerek sürüklenmesi ve sigortalı aracın arka kısmına çarpmak suretiyle trafik kazasının meydana geldiği, bahse konu trafik kazası nedeniyle davacı ...'nin yaralandığı anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazasının yaralanmayla sonuçlanması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma da yürütülmüş, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı ceza dava dosyasında davalı / sanık ... hakkında TCK' nın 89/1. maddesinde düzenlenen taksirle bir kişinin yaralanamsına neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, Ceza Mahkemesince trafik kazasına yönelik tüm delillerin toplandığı, olay mahallinde keşif icra edildiği, kusur raporu alındığı, buna göre suça konu trafik kazasında davalı / sanık araç sürücüsünün park halindeki aracı ile aniden hareket ederek kontrolsüzce yola çıktığından asli ve tam kusurlu olduğu, katılan ...'nin ise aynı yolda seyir halinde iken aniden önüne çıkan araca çarpmak zorunda kaldığından kusursuz olduğu, davalı / sanık ...'un TCK 89/1, 62/1. maddeleri uyarınca neticeten 100 gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu karar, davalı / sanık ... tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 2019/2676 E. 2019/3841 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vererek kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği belirlenmiştir.
Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK 74). Ancak, Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı bağlayıcı nitelikte olduğu gibi, Hukuk Mahkemesi hakimi her halde Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıalarla bağlıdır. Dolayısıyla, Hukuk Mahkemesi Hakimi, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve maddi olgularla bağlı olduğundan belirtilen bu hususları nazara almak zorundadır. Nitekim, Mahkememizce, ceza yargılamasındaki maddi olgularla, hasılı trafik kazası ve kazanın oluş şekline yönelik bağlı kalınarak kusur tayini yapılmıştır.
Bu itibarla, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü davalı ...'un park halindeki aracı ile aniden hareket ederek kontrolsüzce yola çıktığından asli ve tam kusurlu olduğu, davacı ...'nin ise aniden önüne çıkan ve geçişine engel olan araca kazanın önlenmesi noktasında alması muhtemel bir tedbir bulunmadığından kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Tarafların trafik kazasında kusur oranlarının tespitine yönelik olarak dosya, ayrıca trafik kazaları kusur konusunda uzman İ.T.Ü. Makine Fakültesinde Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi bilirkişi ...'e tevdi edilmiştir. 05/11/2023 tarihli kusur raporunda belirtildiği üzere, davalı sürücü ...'un park halindeki aracı ile hareketlenmeden önce yan dikiz aynası donanımını etkin şekilde kullanmadığı, çevresini ve akan trafiği yeterince kontrol etmediği, sol arka tarafında ve duramayacak mesafe kadar yaklaşmış olan motosiklet sürücüsü davacının geçmesini beklemediği, hız ve mesafesini dikkate almadığı, aniden yola çıkarak ve kontrolsüzce manevra yaparak davacının önünü kapatıp geçişe engel olması sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/b,c, 47/d, 67/a,c, 84/f,j, maddelerini ihlal ettiğinden %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...'nin ise yolun sağ kenarında park halinde bulunan ve aniden kontrolsüzce önüne çıkan araca çarpmamak için yere düştüğü ve aracın sol arka kesimine çarparak durmak zorunda kaldığından kazaya engel olmak bakımından alması muhtemel bir tedbir bulunmadığından kusurunun bulunmadığı takdir ve tayin edilmiştir.
Uzman bilirkişinin 05/11/2023 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, davalı araç sürücüsünün ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna / oranlara gerekçeli ve denetime açık olduğundan, raporun içeriği de denetlenerek itibar edilmiş, hükme esas alınmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmuş ise de; kusur oranın fahiş olduğunu dile getirmiş, soyut olarak kusur raporunu kabul etmediklerini bildirmiş, ne var ki somut bir itiraz dahi ileri sürememiştir. Davalı ... vekili ise kusur noktasında kazanın oluş şekline yönelik olarak olay mahallinde keşif yapılmasını talep etmiş ise de; ceza mahkemesince olay mahallinde keşif icra edildiği, yine ceza mahkemesince tüm delilleri toplandığı ve kusur raporu alındığı, davalının trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğundan TCK 89/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, işbu ceza mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, yukarıda detaylı olarak vurgulandığı üzere tekrar belirtmek gerekir ise ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla ama özellikle kazanın oluş şekline yönelik olarak ceza mahkemesinin maddi vakıa ile mahkememizin bağlı olduğu, esasen kusurun değerlendirmesinin bu çerçevede yapıldığından davalı ...'un kusura yönelik itirazlarına itibar edilmemiş, ceza mahkemesinin maddi vakıa kabulü ile mahkumiyet hükmü ve ayrıca zaten keşif de yapıldığından yeniden keşif yapılması talepleri yerinde görülmemiştir.
MADDİ TAZMİNAT
Davacı ... maddi tazminat olarak toplam 4.000,00 TL isteminde bulunmuştur.
Ancak, dava dilekçesinde zarar kalemleri ayrıştırılmadığı için bu noktadaki belirsizliğin giderilmesine yönelik mahkememizce davacıya imkan tanınmış, davacı vekili 16/03/2021 tarihli talep açıklama ve somutlaştırma dilekçesinde maddi tazminat olarak 1.000 TL geçici iş göremezlik, 200 TL tedavi gideri (yol, ulaşım) ve 2.800 TL hasar bedeli (motosiklet) talep etmiştir. Bu suretle, maddi tazminata ilişkin talep sonucu açıklanmış ve somutlaştırılmıştır.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu çalışma gücünün kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı ...'nin yaralanmasına ilişkin olarak görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen tıbbi kayıtlar davacının muayenesi yaptırılarak ve Eğitim Araştırma Hastanesine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 30/11/2022 tarihli raporunda davacı ...'nin trafik kazasında yaralanması nedeniyle maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren üç (3) haftaya kadar uzayabileceği, ayrıca başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Bahse konu Adli Tıp Kurumu raporu, kaza tarihi (19/03/2015) itibariyle yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime açık olup, rapordaki iyileşme süresine yani geçici iş göremezlik zararına itibar edilmiş, bilimsel tespitler hükümde esas alınmıştır.
Esasen, maluliyet raporuna karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
Kusur durumunun tespit edilmesi ve geçici iş göremezlik zararının tayininden sonra dosya, maddi tazminat hesabı yapılması için makine mühendisi, aktüerya ve doktor bilirkişinden oluşan alanında uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir.
Bilirkişi kurulu tarafından sunulan 05/11/2023 tarihli raporda neticeten; geçici iş göremezlik 664,35 TL, motosiklet hasar (pert total) bedeli 6.500,00 TL ve tedavi gideri 316,10 TL (fark ücreti + yol,ulaşım) olarak hesap edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki bilirkişi kurulunun 05/11/2023 tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olduğu, İ.T.Ü. Makine mühendisi tarafından yapılan incelemeler çerçevesinde davacının ... plaka sayılı motosikletin trafik kazasında motosikletin aldığı hasar sonucunda onarım bedelinin motosikletin rayiç değerini aştığı, bu halde motosikletin ekonomik nedenlerle ve objektif olarak pert total sayılması gerektiği, motosikletin kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin 8.500,00 TL olduğu, sovtaj değerinin ise 2.000,00 TL olduğu, motosikletin hurdasının davacıda kalması sebebiyle rayiç değerden sovtaj bedeli mahsup edildiğinde davacının motosiklet için hak ettiği maddi tazminatın 6.500,00 TL olduğu, aktüer bilirkişi tarafından sunulan raporda ise geçici iş göremezlik zararı bakımından doğru bir şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülünün esas alındığı, ayrıca 19/03/2015 kaza itibariyle yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca belirlenen maluliyet oranları (iyileşme süreleri) esas alınarak düzenlenen raporun bilimsel yönden isabetli olduğu, doktor bilirkişinin tedavi gideri yönünden yaptığı açıklamalar bakımından davacının belgeli tedavi giderlerinin SGK sorumluluğu kapsamında olduğu, ancak bunun dışında belgesiz tedavi giderleri, yol ulaşım ücretleri ve yine SGK tarafından karşılanmayan hastane fark ücretlerinin trafik kazasına bağlı olarak davalıların sorumluluğundan olduğunun yasal geciktirici nedenler ve emsal içtihatlarla desteklenerek belirtilmesi karşısında bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili geçici iş göremezlik zararının trafik poliçesi kapsamında olmadığını, bu zarardan dava dışı SGK'nın sorumlu olduğunu bildirerek itirazda bulunmuş ise de; geçici iş göremezlik zararının ZMMS poliçesi kapsamında olduğu, sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı ZMMS sigortacısına ait olduğundan bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. (bkz. Yargıtay 4. HD. 2023/4760 E. 2023/10769 K.)
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda motosiklet hasar bedeli ve tedavi gideri yönünden davasını ıslah etmiş, 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 2.800 TL olan motosiklet zararını 3.700 TL artırarak 6.500 TL'ye ve 200 TL olan tedavi gideri zararını 116,10 TL artırarak 316,10 TL' ye yükseltmiştir.
Davacının 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi usulüne uygun olarak davalılara tebliğ edilmiş, davalılardan ... ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunmuştur.
İşte tam da bu noktada, davalının zaman aşımı itirazının değerlendirilmesi, diğer bir söyleyişle ıslah ile artırılan 3.816,10 TL alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tartışılması zorunludur. (Yargıtay 4. HD. 2021/18417 E. 2022/11252 K.)
Bu tartışma ve değerlendirmeden önce ayrıca işbu davanın, belirsiz alacak mı yahut kısmi dava mı olduğunun da açıklanması gerekmektedir.
6100 s. HMK 107. maddesinde Belirsiz Alacak Davası "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir", 109. maddesinde Kısmi Dava "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" şeklinde tarif edilmiştir. Bir davada, o davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmemişse, kısmi dava olarak açıldığının kabul edilmesi gerekmektedir. Diğer söyleyişle, belirsiz alacak davası ancak ve ancak o davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı yahut bu anlama gelen bir ifadenin bulunması halinde, belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesini gerektirir (Yargıtay 17. HD. 2017/4833 E. 2019/11369 K. ; İstanbul BAM 8. HD. 2023/703 E. 2023/1093 K. Yargıtay 4. HD. 2021/21378 E. 2022/12496 K. Yargıtay 4. HD. 2023/1023 E. 2023/2594 K. ). Aksi halde, açılan dava, kısmi davadır. Bu anlatımlar ışığında; davacının dava dilekçesi incelendiğinde; ne konu kısmında, ne dilekçe içeriğinde, ne de netice-i talep kısmında, davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu, yahut zımnen dahi olsa aynı anlama gelebilecek "belirsiz istem, HMK 107. maddesi uyarınca açılan dava, belirsiz alacak, HMK m.107. vs.." hiçbir ibarenin bulunmadığı, bu halde eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilemeyeceği, aksine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000 TL maddi tazminat isteminde bulunulduğu, bu istemin kısmi dava olduğu, zira HMK 109. maddesi hükmü uyarınca talep konusu madi tazminat niteliği itibariyle bölünebilir (para alacağı) olduğundan işbu davanın, kısmi dava şeklinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, belirsiz alacak davasında alacağın tamamı için davanın açıldığı tarih itibariyle zaman aşımı kesilmektedir. Halbuki kısmi davada, yalnızca dava konusu edilen alacak için zaman aşımı kesilmekte olup, alacağın dava konusu edilmeyen bakiye kısmı yönünden zaman aşımı süreleri işlemeye devam etmektedir.
O halde, eldeki dava kısmi dava olarak açıldığından, davalı vekilinin ıslah dilekçesinde artırılan alacağa yönelik zaman aşımı itirazlarının da incelenmesi zorunludur. Nitekim, davalı vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, az önce vurgulandığı üzere kısmi davada yalnızca dava konusu edilen alacak tutarı yönünden zaman aşımı kesilmiş olup, davanın başında dava konusu edilmeyen ve ıslahla artırılan tutar bakımından zaman aşımı, davanın açılmasıyla kesilmediği için ıslah tarihi itibariyle alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığına bakılması gerekmektedir.
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, 2918 sayılı KTK' nın 109/2. maddesi hükmü uyarınca eylem aynı zamanda cezayı gerektirir fiilden doğmuşsa uzamış ceza zaman aşımı süreleri geçerli olacaktır. Trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle eylemin aynı zamanda cezayı gerektirir fiilden doğduğu, bu itibarla TCK 89/1, 66/1-e. maddesi hükmü uyarınca uzamış ceza zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu, dava konusu trafik kazası tarihi 19/03/2015 olup uzamış ceza zaman aşımı süresi eklendiğinde 19/03/2023 tarihinde zaman aşımı süresinin kural olarak dolacağı, ayrıca bu süreye pandemi sürecinde eklenen 3 aylık durma süresi eklendiğinde nihyaetinde 19/06/2023 tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğu, eldeki davada ıslah dilekçesi dosyaya 24/01/2024 tarihinde sunulmuş olup, ıslahla ile artırılan 3.816,10TL alacağın zaman aşımına uğradığı anlaşılmıştır (Yargıtay 4. HD. 2021/22785 E. 2021/8270 K ; İstanbul BAM 8. HD. 2023/703 E. 2023/1093 K.; İstanbul BAM 9. HD. 2019/3576 E. 2020/3936 K.). Davalı ... vekilinin bu yöndeki zaman aşımı savunmasına itibar edilmiş, zaman aşımı itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı ...'nin 24/01/2014 tarihli ıslah dilekçesinde tedavi gideri, yol gideri ve motosiklet pert total bedeli yönünden ıslah ettiği toplam 3.816,10 TL için davalı ...'un zaman aşımı defi nazara alınarak yalnızca davalı ... yönünden zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, zaman aşımı hukuksal niteliği itibariyle bir defi olup, taraflarca ileri sürülmediği takdirde hakim tarafından resen nazara alınması mümkün değildir. Bu çerçevede, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı defiinde bulunmadığından bu davalı yönünden ıslah ile artırılan tutar bakımından alacağın zaman aşımı uğradığından söz edilemeyecektir.
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde olay tarihinden itibaren yasal faiz istemiş ise de, somut olayda davalı sigorta şirketine dava açıldıktan sonra yazılı başvuru yapıldığından davalı sigorta şirketi için temerrütün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden haksız fiil yani olay tarihi itibariyle temerrüt oluşmaktadır. Son olarak, kazaya kusuruyla sebebiyet veren araç hususi / özel araç olduğundan ve davacı yasal faiz talep ettiğinden taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında;
MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN:
Davacının 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davacı ... için 664,35 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacı ... için 316,10 TL tedavi ve yol gideri maddi tazminatının (DAVALI ...'UN BU TUTARIN 200,00 TL'SİNDEN SINIRLI SORUMLU OLMAK KAYDIYLA) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı ...'nin ... plaka sayılı motosiklet pert total bedeli için 6.500,00 TL maddi tazminatın (DAVALI ...'UN BU TUTARIN 2.800,00 TL'SİNDEN SINIRLI SORUMLU OLMAK KAYDIYLA) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı ...'nin 24/01/2014 tarihli ıslah dilekçesinde tedavi gideri, yol gideri ve motosiklet pert total bedeli yönünden ıslah ettiği toplam 3.816,10 TL için davalı ...'un zaman aşımı defi nazara alınarak yalnızca davalı ... yönünden zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Maddi tazminata ilişkin tüm açıklamalar yapılmış ve detaylı gerekçe tamamlanmıştır.
MANEVİ TAZMİNAT
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Manevi tazminat yönünden, davacı ...'nin trafik kazası sonucunda yaralanması sebebiyle manevi olarak elem ve ızdırap duyacağı muhakkaktır.
Davacı ... olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 2.500 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalılardan ... Sigorta A.Ş. kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olup, hem ZMMS Genel Şartları hem de trafik sigortası poliçesi hükümleri uyarınca manevi zararlardan herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının bu davalı yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat takdir edilirken bu duyguyu karşılayacak oranda bir tazminata hükmedilmesi, yaşanan acının bir nebze olsun azaltılması önemli olduğu kadar, tazminat isteminin mamelek hukukuna yönelik bir cezalandırma olarak görülmemesi ve sebepsiz zenginleşmeye neden olunmaması gerekir.
Mahkememizce yukarıda açıklanan ilkeler nazara alındığında; kazanın oluş şekli, özellikle davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olması, bununla birlikte davacının kazada herhangi bir kusurunun bulunmaması, davalı araç sürücüsünün kaza sonrasında yardımda bulunmayarak yoluna devam etmesi, manevi zararın giderimine yönelik olarak etkin bir pişmanlık ile samimi herhangi bir çaba göstermemesi, davacının yaralanma düzeyi, olay tarihinde paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... lehine tam kabul ile 2.500 TL manevi tazminata (kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) hükmedilmiş, bu suretle Mahkememizdeki vicdani kanıya göre hükmedilen tutarın adalet duygusunu pekiştirecek, davaya konu trafik kazası sebebiyle duyulan elem ve üzüntüyü dindirecek ve tatmin edecek düzeyde olduğu, ayrıca tarafların zenginleşmesine - fakirleşmesine mahal vermeyeceği değerlendirilmiş, açıklanan nedenlerle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
I.MADDİ TAZMİNAT
Davacının 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacı ... için 664,35 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacı ... için 316,10 TL tedavi ve yol gideri maddi tazminatının (DAVALI ...'UN BU TUTARIN 200,00 TL'SİNDEN SINIRLI SORUMLU OLMAK KAYDIYLA) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı ...'nin ... plaka sayılı motosiklet pert total bedeli için 6.500,00 TL maddi tazminatın (DAVALI ...'UN BU TUTARIN 2.800,00 TL'SİNDEN SINIRLI SORUMLU OLMAK KAYDIYLA) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı ...'nin 24/01/2014 tarihli ıslah dilekçesinde tedavi gideri, yol gideri ve motosiklet pert total bedeli yönünden ıslah ettiği toplam 3.816,10 TL için davalı ...'un zaman aşımı defi nazara alınarak yalnızca davalı ... yönünden zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
II. MANEVİ TAZMİNAT
1-Davacı ...'nin davalı ... yönünden manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacı ...'nin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden manevi tazminat davasının tümden REDDİNE,
III.HARÇ
Davanın başında maddi ve manevi tazminat isteminin toplamı olan 4.000,00 TL + 2.500,00 TL = 6.500,00 TL üzerinden toplam 111,01 TL peşin harç yatırıldığı, maddi tazminat istemi olan 4.000,00 TL'ye isabet eden peşin harç tutarının 68,31 TL; manevi tazminat istemi olan 2.500,00 TL' ye isabet eden peşin harç tutarının 42,70 TL olduğu anlaşılmakla; ( 68,31 TL + 42,70 TL = 111,01 TL ) ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekmiştir.
1.Maddi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri (7.480,45 TL) üzerinden alınması alınması gereken 510,98 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 68,31 TL'nin ve 427,60 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 15,07 TL harcın davalılardan (davalı ...'un bu tutarın 7,38 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, ,
2.Manevi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri (2.500,00 TL) üzerinden alınması gereken 170,77 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 42,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 128,07 TL harcın (sigorta şirketi dışındaki) davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
IV.YARGILAMA GİDERİ
Maddi ve manevi tazminat istemlerinin hepsi yönünden tahkikat bir arada yürütülmüş, birlikte yargılama gideri yapılmıştır. Bu nedenle, ortak yargılama gideri yapıldığından tarafların haklılık durumlarına göre oranlama yapılmak suretiyle yargılama giderleri paylaştırılmıştır.
Davacı tarafından yapılan 111,01 TL peşin harç, 427,60 TL ıslah harcı, 492,15 TL posta ve tebligat masrafı, 1.810,00 TL ATK rapor ücreti ile 4.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.240,76 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.929,81 TL' sinin davalılardan alınarak (davalı ...'un bu tutarın 3.394,61 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
V.VEKALET ÜCRETİ
1.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından kabul edilen dava değeri (7.480,45 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 7.480,45 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'un bu tutarın 3.664,35 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2.Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından ıslah ile artırılan ve zaman aşımı sebebiyle reddedilen dava değeri (3.816,10 TL ) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddesi uyarınca ret sebebi farklı olduğundan ayrı vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 3.816,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
3.Davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından ve geçici iş göremezlik zararı yönünden reddedilen dava değeri (talep 1.000 TL - kabul 664,35 TL = reddedilen 335,65 TL ) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddesi uyarınca bu zarar kalemi için ret sebebi ortak olduğundan tek bir vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 335,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
4.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından kabul edilen dava değeri (2.500,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 10/1, 10/4. ve 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davalı ... Sigorta A.Ş. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından reddedilen dava değeri (2.500,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1, 10/2. ve 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını ve karşı taraf lehine belirlenen ücreti geçmemek koşulu ile belirlenen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye VERİLMESİNE,
VI.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır