T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/360 Esas
KARAR NO : 2025/818
DAVA : İtirazın İptali, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 04/07/2012
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalıya ait ...'nin asansör ve yürüyen merdiven işlerini gerçekleştirmek üzere 06/12/2010 tarihli sözleşme, 07/12/2011 tarihli Asansör Bakım Sözleşmesi, 08/12/2011 tarihli Yürüyen Bantlar ve Merdiven Bakım Sözleşmesi imzalandığını, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirip hak edişlerle ilgili faturalar düzenleyip davalıya gönderdiğini, davalının faturalara itiraz etmeyip kesinleştiğini, borcun ödenmesi için ... 26. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname çekildiğini, davalının kısmi ödemeler yaptığını, geriye 398.815,62 Euro borcunun kaldığını, muaccel hale gelen borcun ödenmemesi nedeniyle şimdilik montajdan kalan alacak için (bakım alacakları baki kalmak üzere) ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, itirazın iptali ile %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; proje kapsamında 56 adet asansör 36 adet yürüyen merdiven 2 adet yürüyen bandın temin ve tesis işinin davacı tarafından üstlenildiğini, bu işlerin yerine getirilmemesi nedeniyle ... 6. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ile ihtarname çekildiğini, sözleşmenin 11.15 maddesi gereğince hak edişin onaylanması, faturanın muhasebe kayıtlarına işlenmesi hakediş kapsamındaki işlerin kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, hakediş kapsamında yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğunu, davanın edimlerini yerine getirmediğinden alacağının bulunmadığını, faturalara itiraz edilmemesinin faturaların kabulü anlamına gelemediğini, davanın reddini ve %40 kötü niyet tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar cevaba cevap ve 2.cevap dilekçelerinde benzer beyanlarda bulunmuşlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Taraflar arasında ... tarihli Asansör, Yürüyen Merdiven ve Yürüyen Bant işlerini kapsayan sözleşme imzalandığı, davacının İstanbul Bayrampaşa'da bulunan ...'nin asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bant işlerinin yapımını üstlendiği ,bir kısım işlerin yapıldığı, davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığı sabittir.
.... 24. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan alacağına istinaden 931.314,31 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takip konusu alacağa, faiz ve tüm ferilerine itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasında keşif yapılarak düzenlenen raporda yapılan işler kontrol edilerek 30/03/2012 tarihli fatura konusu servis ve bakımların yapılmış olduğunun belirtildiği, davalı tarafça rapora itiraz edildiği tespit edilmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında bilirkişi incelemeleri yapılarak rapor alınmıştır. Mali bilirkişiden alınan 21/10/2015 tarihli raporda; “her iki taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağına yönelik yapılan tespitlerde yapılan kesinti ve işlemler sonucu alacağın 398.815,64 € olduğunun görüldüğü, davacının fatura suretlerini mahkemeye sunduğu, davalının bunlara itirazının bulunmadığı, davacının takipten önce keşide ettiği ihtarnamesi ile 06.12.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 341.306,46 €; 07.12.2011 ve 08.12.2011 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan 52.398,48 TL borcun ödenmesinin ihtar edildiği, 23.03.2012 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, anılan ihtarnamelere karşılık cevabi ihtarname bulunmadığı, dosya kapsamındaki teknik belgeler ile 2012/46 D.İş sayılı dosyaya talep tarihinden sonra sunulmuş olan bilirkişi raporunun teknik bilirkişilerce değerlendirilebileceği” kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
17.03.2016 tarihli bilirkişi raporuda; “dava dosyasında sözleşme eki anahtar teslim götürü bedeli gösterir keşif listesinin olmaması nedeniyle işin götürü bedelinin ne olduğunun bilinemediği, eksik veya ayıplı işler bulunduğuna ilişkin tespit veya bildirim bulunmadığı, gönderilen noter uyarısının gecikme için olduğu, teknik bilirkişi incelemelerinde ayıplı imalatlar tespit edilmediği, mekanın beklenen getiriyi sağlamaması nedeniyle imalatın bir kısmının atıl vaziyette bekletildiği, iş bedelinden kaynaklı asıl alacağın takip tarihi itibarıyla 398,815,65€ karşılığı 931.314,31 TL olduğu, avans faizi uygulanabileceği, gerekli belgelerin sunulması ile iş bedelinin daha sağlıklı hesaplanabileceği, ek sözleşme ile işin kapsamından çıkarıldığı sözlü bildirilen iki asansör imalatı ile ilgili bilgilerin dosyaya sunulması halinde davacının yaptığı iş nedeniyle hak ettiği alacağın daha sağlıklı hesaplanabileceği” belirtilmiştir.
28.12.2016 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; “ dosyada işin geçici ve kesin kabulünün yapıldığına ilişkin hakediş tutanak ve dayanaklarının sunulmadığı, bu nedenle hakedişlere onayın olup olmadığı gibi toplam tutarın da belirlenemediği, sunulan belgelerin yetersiz ve okunaksız olduğu, davacı tarafından ne şekilde düzenlendiği belirtilmeyen hakedişlere dayalı faturaların davalı tarafından teslim alındığı ve davacıya iade edilmediği, davalı defter ve kayıtlarının sunulmadığı, yöntemine uygun tutulan davacı defter ve kayıtlarında asıl alacağın 931.314,31TL olarak gözüktüğü, bir kısım işler için geçici teslim ve kullanım tutanaklarının düzenlendiği, bilirkişi raporları sonucu sözleşme kapsamındaki işlerin yapıldığı, geçici teslim tarihinden sonra taraflar arasında bakım sözleşmeleri yapıldığı, bunların mali bilirkişi raporunda belirlendiği gibi davacı tarafından 16 adet bakım faturası düzenlendiği, bir kısmına itiraz olunması dışında diğerlerine itiraz edilmediği, bu dikkate alındığında sözleşme kapsamındaki işlerin tamamlandığını davalıya fiilen teslim edilip kullanıma başlandığı şeklinde değerlendirilebileceği, işlerin tesliminden sonra ayıplı veya eksik imalat bulunduğuna ilişkin davalı tarafından gönderilen bir bildirim bulunmadığı” beyan edilmiştir.
02.08.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; “8 ayrı hakedişe dayalı 8 ayrı faturadan sonuncusu dışındaki faturalar için BA formları düzenlendiği, ayrıca 2011 Aralık ayından itibaren işleyen bakım sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturalar için Aralık 2011 ve Haziran 2012 ayları için BA formları düzenlendiğinin tahmin edildiği kanaatine varıldığı" beyan edilmiştir.
Mahkememizce toplanan deliller neticesinde... tarihli ...Esas ...Karar sayılı kararı ile; "Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bant imalatı konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşmenin götürü bedel üzerinden kurulduğu hususunun sunulan delillerle kanıtlanamadığı, bu durumda davacı tarafından yapılan imalat tutarı kadar davacının alacağa hak kazandığının kabul edilmesi gerektiği ancak davacı tarafça düzenlenen 8 hakediş faturası ile ilgili hakediş belgelerinin sunulamadığı, dolayısıyla faturalardaki hakediş bedellerinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda somut değerlendirme yapılmasına yasal olanak bulunmadığı, bilirkişi raporda da ifade edildiği gibi hakediş faturalarının, hangi hakediş belgelerine dayalı olarak düzenlendiğinin anlaşılamadığı, ancak düzenlenen 8 hakediş faturasının ilk 7'sinin davalı tarafça kabul edildiği, kayıtlara alındığı ve BA formuyla Vergi Dairesi'ne bildirilmiş olduğu dikkate alındığında, düzenlenen ilk 7 fatura yönünden davacının alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, 8. hakediş faturasında (8 no.lu Hakediş Bedeli) ibaresi yer almakta ise de düzenlenen rapor ve ek raporlarda ifade edildiği gibi gerek bu fatura dayanağı gerekse diğer fatura dayanağı hakediş belgelerinin sunulmamış olması karşısında bu faturada yer alan imalatın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin denetlenmesinin (kayıtlar üzerinde ve/veya keşfen) mümkün olmadığı, başka bir ifade ile 8. Hakediş Faturası kapsamındaki imalatın yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı, buna göre dava konusu edilen toplam 8 hakediş faturası karşılığı olan 398.815,64.-EURO'dan ispatlanamayan(8.fatura) tutarı 63.308,70.-EURO'nun mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle 335.506,94.-EURO alacaklı olduğu, bunun TL karşılığının ise 2,3352.-TL efektif satış kuru itibarıyla 783.475,80.-TL olduğu kabul edilmiş, bu tutar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup alacak, yerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve toplanan delillerle belirlenebilmiş, bu nedenle alacağın likit olmadığı kabul edilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
Verilen kararı istinaf edilmesi üzerine bu sefer İstanbul BAM 15. H.D. 17/06/2020 tarih ... Esas...Karar sayılı kararı ile; " Taraflar arasında 06.12.2010 tarihli asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bant işleri sözleşmesi, haricen 0712.2011 tarihli yürüyen merdiven ve yürüyen bantlar bakım sözleşmesi ve sözleşme eki 24 saat altın hizmet protokolü olmak üzere üç ayrı sözleşme imzalandığı, dava konusu yapılan alacağın, 06.12.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 8 nolu hakedişe ait fatura bedeli 149.731,40 TL (63.308,70 €) iş bedeli alacağının BA formu düzenlenmemesi nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, BA formunun düzenlenip düzenlenmemesi vergi idaresi ile vergi mükellefi arasındaki bir husus olup, alacağın var olup olmadığına karine teşkil etmez. Bilirkişi raporlarında sözleşme eki anahtar teslim götürü bedeli gösterir keşif listesinin olmaması nedeniyle işin götürü bedelinin ne olduğunun bilinemediği belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler gereği 56 asansör, 36 yürüyen merdiven ve 2 yürüyen bant yapımı kararlaştırılmış olmasına rağmen, 54 asansör, 36 yürüyen merdiven ve 2 yürüyen bant yapıldığı tespit edilmiştir. Mahkemece, 8 adet hakedişten bakiye 545.077,91 euro alacak olup bundan 146.262,27 euro teminat alacağının mahsubu halinde 398.815,64 euro alacak kaldığı, 8 nolu hakedişin BA formlarının vergi dairesine sunulmaması nedeniyle ispatlanamayan 63.308,70 euronun mahsubu ile davacının 335.506,94 euro karşılığı 783.475,80.-TL alacağı bulunduğu belirtilerek, bu miktar yönünden davanın kabulüne, 8 nolu hakediş faturasında belirtilen 63.308,70 € alacağın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Sözleşmenin 7. Maddesinde, sözleşme bedelinin anahtar teslimi sabit götürü bedelli olduğu ve sözleşme ekindeki fiyatlandırılmış keşif listesinde verildiği belirtilmiş, maddenin devamında anahtar teslimi sabit götürü bedel içerisine giren hususlar ve birim fiyatlar listesinde yer alan birim fiyatların hangi unsurlardan oluştuğu ayrıntılı olarak sayılmıştır. Ancak dosya kapsamında bulunan fiyatlandırılmış keşif listesi ve birim fiyatlar eksik ve okunaksız olduğundan denetime elverişli bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu alacağın varlığının tespiti yönünden sözleşmenin 7. Maddesinde belirtilen fiyatlandırılmış keşif listesi ile birim fiyatların taraflarca dosyaya sunulması sağlanarak, gerekirse konusunda uzman bilirkişilerce mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle, hakediş faturalarında ayrıntı bulunmaması nedeniyle yüklenici tarafından yapılan imalatların tamamının tespiti yapılarak, taraflar arasında imzalanan 06.12.2010 tarihli sözleşmenin 7. Maddesi de gözetilmek suretiyle yüklenicinin hakettiği iş bedeli hesaplanıp, yapılan ödemelerin mahsubu suretiyle bakiye hakediş alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır." gerekçesiyle önceki kararımız kaldırılmıştır.
Yeniden yapılan yargılamada bilirkişi heyetinin düzenlediği 15/06/2021 tarihli ek raporda: " Kök raporumuzda açıklandığı gibi; Dava konusu uyuşmazlık, davacı yüklenici tarafından taraflar arasında bağıtlandığı çekişmesiz 06.12.2010 imza tarihli “Asansör, Yürüyen Merdiven ve Yürüyen Bant İşleri Sözleşmesi, uyarınca davacı yüklenicinin sözleşmeye uygun şekilde yaptığını ve teslim ettiğini ileri sürdüğü işlerden kaynaklanan iş bedeli alacağından kaynaklanmaktadır. Dava dosyasında yer alan kanıtlara göre davacı yüklenici yaptığı imalatlarla ilgili olarak 8 ayrı hakkedişe dayalı 8 ayrı fatura düzenlemiştir. Söz konusu faturaların davalıya ulaştığı ve yasal süresi içinde içeriklerine itiraz edilmediği çekişmesizdir. Yine faturaların düzenlenmiş ve bu faturalara mahsuben ödemelerin yapılmış olması, sözleşmeye göre düzenlenen hakkedişlerin davalı işveren ve proje yöneticisi tarafından uygun görülüp onaylandığı, bu onay üzerine davacı yüklenici tarafından hakkediş faturalarının düzenlendiği şeklinde değerlendirilebilecektir. Yine, taraflar arasında 07.12.20011 ve 08.12.2011 tarihlerinde yapılan imalatların bakımı amacı ile ayrı ayrı sözleşmeler yapılmış olması, işin teslim edildiği ve davalı iş sahibi tarafından kabul edildiği şeklinde yorumlanabilecektir. Yukarıda açıklandığı gibi, davalı iş sahibinin süreç içinde yapılan ve teslim edilen işlerde eksik veya ayıplı işler bulunduğuna ilişkin bir tespit ve bildirimi bulunmamaktadır. Gönderilen noter uyarısı ise işin geciktiğine ilişkin olup, bu konuda bir zararın varlığı ileri sürülerek açılmış bir dava bulunduğu da ileri sürülmüş değildir. Diğer yandan, teknik bilirkişilerce yapılan incelemelerde yapılan işte ayıplı imalatlar saptanmış değildir. İşyerinin bulunduğu alışveriş merkezinin beklenen getiriyi getirmemesi üzerine tam kapasite ile çalışamadığı ve yapılan imalatın bir kısmının atıl vaziyette beklediği her iki teknik bilirkişi tarafından ayrı ayrı belirlenmiştir. Sayın Mahkemece atanan Muhasip bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 8 ayrı hakkedişe konu 8 adet faturaların toplam bedelinin 2.925.245,30 Euro olduğu, davalı iş sahibinin bu faturalara karşılık 22.12.2010 tarihi ile 27.03.2012 tarihleri arasında toplam 2.380,167,39 Euro ödemede bulunduğu çekişmesizdir. Sözleşmenin toplam bedeli olan 3.150.000,00 Euro’dan yapımından vazgeçilen iki adet asansör bedeli olan 64.877,26 Euro düşüldüğünde işin toplam bedeli 3.085.122,74 Euro’ya inmektedir. Ancak, davacı şirket işin bedeli ile ilgili düzenlendiği 8 adet fatura ile toplamda 2.925.245,30 Euro iş bedeli talep etmektedir. Davalı tarafından yapılan 2.380.167,39 Euro ödeme düşüldüğünde davacı yüklenicinin faturaya dayalı alacağı 545.071,91 Euro olmasına rağmen davacı yüklenici icra takibinde 398.815,64 Euro alacak istemde bulunmaktadır. Bunun nedeninin 146.262,27 Euro teminat alacaklarının iş bedelinden kaynaklı alacağa mahsup edilmesi olduğu gerek sayın Mahkemenin kararında ve gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. H.D. sinin karar gerekçesinde yazılı bulunmaktadır. Bu şekilde mahsup yapılması sonucu (545.071,91-146.262,27=) 398.809,64 Euro alacak kalmasına rağmen davacı yüklenici icra takip tarihinde ticari defter kayıtlarında yazılı bulunan 398.815,65 Euro karşılığı 931.314,31 TL. asıl alacak ile ilgili icra takibi başlatmış bulunmaktadır. Yöntemine göre tutulduğu anlaşılan Davacı yüklenici ticari defter kayıtlarında dava konusu 8 adet faturaya yönelik olarak davalı iş sahibi tarafından yapılan ödemelerden sonra 23.05.2012 icra takip tarihi itibariyle davacı yüklenicinin iş bedelinden kaynaklanan asıl alacağının 398.815,65 Euro karşılığı 931.314,31 TL. olarak gözüktüğü ayrıca tespit edilmiştir. 1.Ek raporumuzda açıklandığı gibi, davalı iş sahibi ticari defterlerini inceleme günü hazır etmediği için davalı ticari defter kayıtlarında inceleme yapılamadığı muhasip bilirkişi tarafından verilen raporda belirtilmiştir. SONUÇ: 1-Dava dosyasında bulunan ve açıklanan kanıtlara göre, 23.05.2012 icra takip tarihi itibariyle davacı yüklenicinin iş bedelinden kaynaklanan asıl alacağının 398.809,64 Euro karşılığı 931.300, 27 TL olduğu, 2-Takip tarihinden sonra bu alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanabileceği, 3-Davacının icra inkar tazminatı istemi konusundaki taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, hususlarındaki görüşlerimizi içeren raporumuzu Sayın Mahkemenin taktirlerine saygı ile sunuyoruz." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davalı taraf sunmuş olduğu 14/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ek beyan ve ek deliller sunarken davacı taraf 03/11/2021 tarihli ıslaha karşı dilekçelerinde bu yeni delil ve beyanları kabul etmemiştir.
Bilirkişi heyetinden itirazlar üzerine alınan 16/11/2022 tarihli ek raporlarında bilirkişiler özetle; " Sayın Mahkemenizin verdiği görev kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre;
1-Davacı yüklenicinin dava konusu olan ve tamamladığı işlerden dolayı icra takibi itibariyle 350.553,49 Euro karşılığı 818.612,51 TL. alacaklı olduğu,
2-Davacı yüklenicinin davalı iş sahibi şirket hakkında ... 24. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasında 23.05.2012 tarihinde 398.815,65 Euro karşılığı 931.314,31 TL. asıl alacağın yıllık %17,75 faizi ile birlikte ödenmesi istemli olarak
ilamsız icra takibi başlatıldığı, 3-Sayın Mahkemece daha önce davalının borca itirazının 335.506,94 Euro karşılığı 783.475,80 TL. üzerinden iptaline karar verdiği, kararın davalı iş sahibince istinaf edilemediği, hususlarında hazırladığımız 3 ek raporumuzu sayın mahkemenin taktirlerine saygı ile sunuyoruz." demişlerdir.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/11/2023 tarihli ek raporda bilirkişiler özetle; " Sayın Mahkemenizin verdiği görev kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre; 1-Davacı yüklenicinin dava konusu olan ve tamamladığı işlerden dolayı icra takip tarihi olan 23.05.2012 itibariyle 345.937,22 Euro karşılığı (345.937,22 Euro x 2.3352 TL=) 807.832,59 TL. alacaklı olduğu, 2-Davacı yüklenicinin davalı iş sahibi şirket hakkında ... 24. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında 23.05.2012 tarihinde 398.815,65 Euro karşılığı 931.314,31 TL. asıl alacağın yıllık %17,75 faizi ile birlikte ödenmesi istemli olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, 3-Sayın Mahkemece daha önce davalının borca itirazının 335.506,94 Euro karşılığı 783.475,80 TL. üzerinden iptaline karar verdiği, kararın davalı iş sahibince istinaf edilemediği, davacı şirketin istinaf nedenlerinin kısmen yerinde görülmesi üzerine kararın davacı şirket lehine kesin olarak ortadan kaldırıldığı, 4-Yukarıda açıklanan 3. Ek raporumuzdan farklı tespit ve değerlendirmeler dışında bu raporumuzda yer alan diğer tespit ve değerlendirmeler hakkında farklı bir değerlendirme yapılamadığı, 5-Taraf vekillerinin yargılama aşamasında ileri sürdükleri diğer itirazları hakkında nihai taktirin sayın Mahkemeye ait olduğu hususlarında hazırladığımız 4. ek raporumuzu sayın Mahkemenin taktirlerine saygı ile sunuyoruz." demişlerdir.
Yine itirazlar üzerine alınan 26/02/2024 tarihli bilirkişi 5. ek raporunda bilirkişiler özetle; "Heyetimize verilen ek görev kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre, raporumuzun yukarıdaki bölümlerinde açıklanan gerekçelerle; Bağlayıcı olmamak ve nihai takdiri bütünüyle Yüce Mahkemenize ait olmak üzere; 1-Davacı yüklenicinin dava konusu işi, eksiksiz tamamladığı ve hak edişlerden kesilen SGK prim tutarının yükleniciye iade edilmesi gerektiği kanaatine varılması durumunda; takip tarihi olan 23.05.2012 itibariyle 812.494,23 AVRO karşılığı ( 812.494,23 x 2.3352 TL=)1.897.336,53 TL alacaklı olduğu, 2- Davacı ticari defterlerine göre davalıdan alacağının 740.437,27 AVRO olduğu, bu tutara , davacı kayıtlarında yer almadığı halde, tarafımızdan hesaplamada nazara alınması istenen 164.780,67 AVRO' luk faturanın (200.455,68 AVRO) ilave edilmesi ile (740.437,27 + 164.780,67) 905.212,94 AVRO olacağı, bu tutardan taraflarca 8. Hakedişte kesilmesi kabul edilen cezalar toplamı 139.295,92 AVRO'nun tenzili ile davacı alacağının (905.212,94 -139.295,92 ) 765.917,02 AVRO karşılığı (765.917,02 x 2.3352 TL=)1.788.569,43 TL alacaklı olduğu, 3- Davalı ticari defterlerine davalının davacıya borcunun 483.015,27 AVRO olduğu, bu tutara, tarafımızdan hesaplamada nazara alınması istenen 164.780,67 AVRO' luk faturanın ve Davacıya iadesi gereken 146.031,44 AVRO SGK kesintisinin dahil edilmesi ile (483.015,27 + 164.780,67 + 146.031,44) 793.827,38 AVRO karşılığı (793.827,38 x 2.3352 TL=)1.853.745,70 TL borçlu olduğu,4- Dava konusu bir kısım asansörlerin ruhsatlarının alınmadığı anlaşıldığından, sözkonusu eksik ruhsat bedellerinin ilgili belediyeden öğrenilmesinden sonra bu bedelin de davacı alacağından ayrıca tenzilinin gerektiği,5- Davacı yüklenicinin davalı iş sahibi şirket hakkında ... 24. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasında 23.05.2012 tarihinde 398.815,65 AVRO karşılığı 931.314,31 TL. asıl alacağın yıllık %17,75 faizi ile birlikte ödenmesi istemli olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, 6- Yukarıda açıklanan tespit ve değerlendirmeler dışında, önceki raporlarımızda yer alan tespit ve değerlendirmelerin değiştirilmesine gerek olmadığı,
7- Taraf vekillerinin yargılama aşamasında ileri sürdükleri diğer itirazları hakkında nihai taktirin Yüce Mahkemeye ait olduğu hususlarında hazırladığımız 5. ek raporumuzu saygı ile sunuyoruz." demişlerdir.
Yine itirazlar üzerine alınan 20/10/2024 tarihli bilirkişi 6.ek raporunda özetle; "Heyetimize verilen ek görev kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre, raporumuzun yukarıdaki bölümlerinde açıklanan gerekçelerle;
Bağlayıcı olmamak ve nihai takdiri bütünüyle Yüce Mahkemenize ait olmak üzere;
1-Davacı yüklenicinin dava konusu işie ilişkin, hak edişlerden kesilen SGK prim tutarının yükleniciye iade edilmesi gerektiği kanaatine varılması durumunda; takip tarihi olan 23.05.2012 itibariyle 812.494,23 AVRO karşılığı ( 812.494,23 x 2.3352 TL=)1.897.336,53 TL alacaklı olduğu, ancak; taraflar arasında yapılması kararlaştırılan işlerin, 54 adet asansör, 36 adet yürüyen merdivenin ve 2 adet yürüme bandından oluştuğu, 25 adet asansörün ruhsatının ilgili Belediyeden alındığı, kalan 29 adet asansör, 36 adet yürüyen merdiven ve 2 adet yürüme bandına ait ruhsatlarının alınmadığı hususunun tespit edildiği, Ruhsatları alınmayan 29 adet asansör, 36 adet yürüyen merdiven ve 2 adet yürüme
bandına ilişkin ilgili Belediyenin ne kadar ruhsat bedelleri alınacağı hususunun heyetimizce bilinmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Sayın Mahkemenizce ilgili Belediyeden alınacak ruhsat bedellerinin (23.05.2012 tarihi itibariyle) temininden sonra söz konusu tutarların davacının alacağından kesileceği,
2- Davacı ticari defterlerine göre davalıdan alacağının 740.437,27 AVRO olduğu, bu tutara , davacı kayıtlarında yer almadığı halde, tarafımızdan hesaplamada nazara alınması istenen 164.780,67 AVRO' luk faturanın (200.455,68 AVRO) ilave edilmesi ile (740.437,27 + 164.780,67) 905.212,94 AVRO olacağı, bu tutardan taraflarca 8. Hakedişte kesilmesi kabul edilen cezalar toplamı 139.295,92 AVRO'nun tenzili ile davacı alacağının (905.212,94 -139.295,92 ) 765.917,02 AVRO karşılığı (765.917,02 x 2.3352 TL=)1.788.569,43 TL alacaklı olduğu,
3- Davalı ticari defterlerine davalının davacıya borcunun 483.015,27 AVRO olduğu, bu tutara, tarafımızdan hesaplamada nazara alınması istenen 164.780,67 AVRO' luk faturanın ve Davacıya iadesi gereken 146.031,44 AVRO SGK kesintisinin dahil edilmesi ile (483.015,27 + 164.780,67 + 146.031,44) 793.827,38 AVRO karşılığı (793.827,38 x 2.3352 TL=)1.853.745,70 TL borçlu olduğu,
5- Davacı yüklenicinin davalı iş sahibi şirket hakkında ... 24. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında 23.05.2012 tarihinde 398.815,65 AVRO karşılığı 931.314,31 TL. asıl alacağın yıllık %17,75 faizi ile birlikte ödenmesi istemli olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı,
6- Yukarıda açıklanan tespit ve değerlendirmeler dışında, önceki raporlarımızda yer alan tespit ve değerlendirmelerin değiştirilmesine gerek olmadığı,
7- Taraf vekillerinin yargılama aşamasında ileri sürdükleri diğer itirazları hakkında nihai taktirin Yüce Mahkemeye ait olduğu hususlarında hazırladığımız 6. ek raporumuzu saygı ile sunuyoruz." demişlerdir.
Dosyada çok sayıda rapor ve ek rapor alınmıştır. Davalı taraf her ne kadar davayı uzatmak gayesi ile usuli itirazlar yapmış ve hakimlerin reddi yoluna gitmiş ise de bu talepleri usul ve yasaya uygun olmadığından kabul görmemiştir.
Taraflar arasında yapılan 06/12/2010 tarihli sözleşme uyarınca davacı yüklenici tarafından temin edilen makina ve malzemeler ile yapımı tamamlanan işler için 8 adet hak ediş düzenlenmiştir. İlk 7 hak ediş ile belirlenen işlerin; hak edişlerden yapılan kesintileri toplam olarak gösteren 8.hak ediş mevcuttur. 8 adet hak edişin toplamı bilirkişilerce 2.925.245,30 Euro olarak hesaplanmıştır. Sözleşme hükümlerine göre sözleşme konusu işler yatırım teşvik kapsamında olduğu için KDV istisnasına tabi olduğundan KDV eklenmemiştir. Davacı ticari defterlerine göre bilirkişi hesaplamalarına göre davacı alacağı 765.917,02 Euro karşılığı 1.788.569,43 TL'dir. Davalı ticari defterlerine göre ise 793.827,38 Euro karşığı 1.853.745,70 TL'dir. Bilirkişiler bu hesaplamaları yaparken raporlarında da izah ettikleri üzere ruhsatları alınmayan 29 adet asansör, 36 adet yürüyen merdiven, 2 adet yürüme bandına ilişkin ruhsat bedelleri ile davacı alacağından tenzil ve mahsup edilmesi gereken miktarları da hesaplayarak rapor düzenlemişlerdir, davacı ise ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı ilamsız icra takibi dosyasından alacak miktarından çok daha az bir miktar olan 398.815,65 Euro karşılığı 931.314,31 TL'lik kısmı için takip başlatıldığından ve alınan raporlar ile davacının alacağının çok daha fazla olduğu tespit edildiğinden icra takibindeki taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Ancak alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına karar verilmemiştir. Yine taraflar tacir olduğundan avans faizine hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-Davacının davasının Kabulü ile davalının ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında yaptığı itirazın iptali ile 931.314,31 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 63.618,08-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 9.173,55-TL harcın mahsubu ile eksik olan 54.444,53-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 21,15-TL başvuru harcı, 9.173,55-TL peşin harç, 2.617,70-TL posta ve tebligat gideri ile 32.250,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 44.062,40- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 145.697,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip