T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/538
KARAR NO : 2025/475
DAVA : ALACAK (Teminat Mektubu Tazmin Bedelinin İstirdadı)
DAVA TARİHİ : 01/10/2020
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 18.12.2014 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesinin 18.12.2019 tarihi itibariyle sona erdiğini,... 3. Noterliği'nin... tarih ve ... sayılı ihtarnesi ile davalının elindeki 20.000,00.-TL'lik teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 24.01.2020 tarihinde daimi çalışana tebliğ edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, ... A.Ş. ... (İL) şubesine ait ... numaralı teminat mektubunu 04.02.2020 tarihinde sebepsiz olarak paraya çevrildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, bayilik sözleşmesi süresinin biliminde teminat mektubunun iadesi gerektiğini, görüşmeler sırasında davalının, müvekkilinin elinde ...'a ait boş tüp olduğunu ve teminat mektubununun bu sebeple paraya çevirdiğini öğrendiğini, ancak müvekkilinin elinde davalıya ait herhangi bir boş tüp bulunmadığını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin alacak ve tazminat hakları saklı kalmak üzere, davalının haksız yere 24.1.2020 tarihinde paraya çevirmiş olduğu ... A.Ş ... (İL) şubesine ait ...numaralı teminat mektubu bedeli olan 20.000. TL'nin, ihtarın borçluya tebliğ tarihi olan 24.01.2020'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen teminat mektubunun, davacı ile müvekkil ... A.Ş. arasında imzalanan Tüplü Bayilik Sözleşmesi'nin teminatı olarak alındığını, bayilik sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle haklı şekilde nakde çevrildiğini, sözleşmenin 20/c-e maddesi gereğince davacının, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 15 gün içinde elindeki tüpleri müvekkil şirkete iade etmesi gerekirken, etmediğini, sonuç olarak davacı nezdinde mülkiyeti müvekkili ... A.Ş.'ye ait toplam tüp mevcut olduğundan ve müvekkilinin yine sözleşmeye göre beher tüp için imalat bedeli üzerinden cezai şart talep etme hakkı bulunduğundan, davacının teminat mektubunun nakde çevrildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; taraflar arasında imzalanan "Tüplü Bayilik Sözleşmesi" nedeniyle, sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından verilen teminat mektubunun, borcu olmadığı halde, haksız yere paraya çevrilmesi nedeniyle, bu bedelin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflar arasında 18/12/2014 tarihli "Tüplü Bayilik Sözleşmesi" imzalandığı, bu sözleşmenin 18/12/2019 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından verilen ... A.Ş. ... (İL) şubesine ait ... numaralı teminat mektubunu 04.02.2020 tarihinde paraya çevrildiği hususları tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacının elindeki boş tüpleri davalı şirkete iade edip etmediği, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte elinde boş tüp bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2014-2020 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından davacının defter kayıtlarında, davalı ...Ş.'den boş tüp alışlarına ilişkin kayıt ve teslim belgelerinin (gerek resmi defter üzerinden gerekse evrak ve kayıtlar üzerinden) bulunmadığı, davalı ... Aş.tarafından davalı ... adına düzenlenen yıllar itibariyle birkaç adet faturanın tüp sarf malzemeleri olduğu (dedantör,hortum,ızgara) bu faturalara istinaden de ödemelerin fatura bedeli karşılığında ekte sunulan banka ekstresine istinaden ... A.Ş. hesabına yatırıldığı, banka ekstrelerinin rapor ekinde sunulduğu, davacının resmi defter kayıtları ile 2014-2020 yıllarına ait muavin defter kayıtları ve ödeme belgelerine istinaden davalı ...ne borçlu olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalının defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinde ise; Davalı şirketin, ticari defterlerine ait e defter berat bilgilerini kendisinden istenilen dönemler bazında ibraz etmemesi nedeniyle, Davalı nezdinde bu konuda net bir tespit yapılamadığı, davalı şirketin kendilerinden istenilen bilgi ve belgeleri tam olarak ibraz etmemesi nedeniyle dava konusu boş tüplerin davacıya teslim edildiğini gösteren defter kayıtlarına yönelik herhangi bir tespit yapılamadığı, davalı şirketin yalnızca teminat mektubuna yönelik bir ekstre gönderdiği ancak bu ekstrenin hukuki durumun tespiti açısından yetersiz olduğu, zira davalı şirket vekilinin bilirkişi incelemesi kapsamında (aşağıda) 3 madde de belirtilen bilgilerin istendiği ancak sözkonusu bilgi ve belgelerin ibraz edilmediği, davacı firmadan alınan teminat mektubunun muhasebe kayıtlarını gösteren yevmiye defteri sayfaları, davacıya düzenlenen alış ve iade faturalarının takip edildiği (Alıcılar/Satıcılar/Şüpheli Tic. Al.) ve/veya diğer cari hesaplara ait muavin defter ekstreleri ve davacıya gönderilen tüplere ilişkin muhasebe kayıtlarını gösteren yevmiye defteri sayfalarının dosyaya sunulmadığı, davalı şirketin bir adeti teminat mektubuna yönelik, diğeri ise hangi muavin hesaba ait olduğu tam olarak anlaşılamayan iki adet ekstre gönderdiğini, cari hesap ekstresi adı altında gönderilen ekstrede ilk işlem tarihinin 11/09/2017 olduğu, gerçek mahiyeti tam olarak anlaşılamayan ancak borçlu e- arşiv fatura kayıtları nedeniyle (120 Alıcılar) hesabı muavin defter ekstresi olduğu değerlendirilen ekstre uyarınca davalı şirketin davacı şahsa 20.000-TL tutarında borçlu görüldüğü yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ekinde, davacının adı-soyadı ve imzasının bulunduğu Depozito makbuzu ibraz etmiş, davacı ise bu belgedeki imzayı reddederek kendisine ait olmadığını söylemektedir.
Bunun üzerine söz konusu belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda ...Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden görüş istenmiş, 05.11.2024 tarihli raporda "İnceleme konusu belgenin aslının çıkmadığı, karbon nüshasının çıktığı; karbon nüsha belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve fotokopi belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden karbon nüsha belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğu ancak istem doğrultusunda mevcut şartlarda tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından yapılan incelemede;
İnceleme konusu depozito makbuzu karbon nüshasında teslim alan bölümünde yer alan imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" yönünde görüş bildirilmiştir.
Öncelikle ispat külfeti yönünden davalı tarafın itirazı bulunduğundan ve bu külfetin davacı tarafa ait olduğunu savunduğundan bu hususun irdelenmesi gerekmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti ise senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Emsal; Yargıtay HGK.nun 30.05.2018 tarih ve ... E. ... K. İle Yargıtay HGK. nun 26.04.2006 tarih ve... E., ... K.). Buna göre alacaklı olduğunu iddia eden davalının, alacağını dayandırdığı belgedeki imzanın davacı borçluya ait olduğunu ispat etme külfeti kendisine aittir. Bu nedenle ispat külfeti davalı üzerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarına iştirak edilmemiştir.
Yargıtay HGK.nun 30.09.2021 tarih ve ...E.... K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere; belgede sahtecilik hususunda sıhhatli bir sonuç alınabilmesi ve kesin bir kanaat oluşması için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan ilgili kişiye ait mukayeseye elverişli yazı ve imzalar temin edildikten sonra sahtelik iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesine esas alınan ilgili tarafın tatbike medar (uygulamaya elverişli) imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek, incelemenin bunlar üzerinden yapılması gerekir. Davaya konu belgenin aslı dosyaya sunulamamıştır. Bu nedenle davalı tarafından dosyaya sunulan depozito belgesindeki imzanın davacıya ait olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Taraflar arasında 18/12/2014 tarihinde "Tüplü Bayilik Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından dava konusu ... A.Ş. ... (İL) şubesine ait ... numaralı teminat mektubu verilmiştir. Sözleşme 18/12/2019 tarihinde sona ermiş, verilen teminat mektubunun da davalı firma tarafından sözleşmenin 20/c-e maddesi gereğince, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 15 gün içinde davacının elindeki tüpleri davalı şirkete iade etmesi gerekirken, etmediği gerekçesi ile 04.02.2020 tarihinde paraya çevrilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonrası verilen bilirkişi raporlarına göre tarafların defter kayıtlarında söz konusu tüplerin davacıya teslim edildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde delil olarak sunulan, davacının adı-soyadı ve imzasının bulunduğu Depozito Makbuzundaki imzanın ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davcıya ait olduğu davalı tarafından ispatlanamamıştır. Bu nedenle davanın kabulüne, 20.000,00.-TL'nin teminat mektubunun paraya çevrildiği 04.02.2020 tarihinden geçerli ticari faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-04.02.2020 tarihinden geçerli ticari faizi ile birlikte 20.000,00.-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.366,20-TL olup, peşin alınan 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 433,75-TL, bilirkişi ve ATK ücreti toplamı 8.500,00-TL'den oluşan 8.933,75-TL yargılama gideri ile 54,40-TL başvuru harcı, 341,55-TL peşin harç toplamı 9.329,70-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/07/2025
KATİP ...
HAKİM ...