T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/546 Esas
KARAR NO : 2025/824
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının çeşitli kanunlar ile şirketlerin istihdamlarını artırmaları halinde faydalanacakları sigorta prim indirimleri, işsizlik fonundan yararlanma teşvik hesaplamaları konusunda müşterilerine hizmet verip bu hizmet karşılığında firmaların elde ettikleri teşvik tutarlarının belli bir yüzdesini fatura karşılığında alan bir hizmet üreten şirket olduğunu, ayrıca daha önce faydalanılmamış veya eksik faydalanılmış teşvik hesaplamaları yapıp müşterilerinin hizmetine sunduğunu, müşterilerin faydalandığı bu teşvik indirimlerinin memur tarafından onaylanması neticesinde davacının müşterilerine yapılan teşvik indirimlerinin anlaşma gereği yüzdesini hesaplayıp faturalandırıp müşterilerine faturaları gönderdiğini, müşterilerinde bu faturalar karşılığı aldıkları teşvik indirimlerinin belli bir yüzdesinin davacıya hizmet bedelli olarak ödediklerini, bu şekilde davacının hizmet verdiğini, daha sonra davacı şirket ile davalı şirket arasında 28/02/2017 tarihinde acentalık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalı şirket bu acentalık sözleşmesi kapsamında davacı şirketin acentası olarak kendi müşterilerine ve kendi alt acentalarına davacının hesaplama yöntemlerini ve hizmet modelini kullanarak danışmanlık hizmeti verdiğini, bu acentalık sözleşmesine göre davalı taraf kazandığı hizmet bedelinin %74'ünü 20 gün içinde davacıya ödemeyi kabul ettiğini, sözleşmelerin bir kısmının sadece davalı ve alt müşteriler ile yapılırken bir kısmında davacının da taraf olduğunu, davacı şirketin bu hizmeti verirken dava dışı ... A.Ş. ile 19/12/2016 tarihinde yapılan Yetkili Satış Acentesi Sözleşmesi ile hizmet verip bu hizmeti verirken ... A.Ş.'nin sistemini kullandığı, ancak bu sistemin hatalı eksik ve fazla (yersiz9 faydalandırmalar yapması nedeniyle... tarihli ... 19. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... ile yapılan sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, ancak... firmasının çoğunluk hisselerinin 19/02/2019 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'ye devredildiğini ve davacının alt müşterilerine ait tüm bilgilerinin de dava dışı bu firmaya aktarıldığını, bu aktarmada davacıdan onay ve izin alınmadığını, davacı haklı olarak ... isimli bu şirket ile olan sözleşmesini feshettiği halde davalı firmanın dava dışı ... isimli bu firma ile görüşme gerçekleştirip davacının alt acentası olarak değil; davalının dava dışı ... isimli firmanın doğrudan alt acentası (ana acentası) olarak çalışma konusunda anlaşma yaptıklarını, davacının ... firması ile yapılan sözleşmenin sonlanması halinde davalı şirketin de buna uyması gerektiği, 12 ay boyunca rekabet yasağının bulunduğunu, aksi takdirde yasal hakların kullanılacağının ... 19. Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirildiğini, buna rağmen davalı şirketin davacı ile sözleşmeyi feshettikten sonra dava dışı ... A.Ş. ile acente sözleşmesini imzalayarak rekabet yasağı ilkesini ihlal ederek faaliyetini sürdürdüğünü, yine davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak müşterileri ile olan fatura bilgilerini davacı ile paylaşmadığını, bu nedenle alacağın net olarak hesaplanamadığını, ... 19. Noterliği'nin . tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 25/02/2019 tarihine kadar doğmuş ve doğacak tüm danışmanlık hizmeti bedelinin davacıya ödenmesinin ihtar edildiğini buna rağmen ödemelerin yapılmadığını, taraflar arasında e-mail üzerinden yazışmalar yapıldığını, davalının davacıya KDV dahil 300.000,00 TL ödeyerek ibralaşmayı teklif ettiğini, davacının bu miktarın düşük olduğunu, hizmet bedelinin 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, davalı şirketin ise davacı tarafın 858.361,49 TL alacağı olduğunu ikrar ettiğini, ancak alacağın bu miktarın üzerinde olduğunu, yine ayrıca bu miktar dışında 333.209,26 TL'nin daha tespit edildiğini, davalının sözleşmeleri bildirmediğinden kesin alacağın tespit edilemediğini, tüm bu nedenlerle davalı şirketin sözleşmesinin fesih tarihi olan 25/02/2019 tarihine kadar davacının hizmet alacağının tespit edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanını belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasındaki hukuki durumun sözleşmenin feshi olmayıp davacının iradesi ile kendiliğinden sona erme olduğunu, davacının dava dışı ... A.Ş. ile onun alt yapısını ve yazılımını kullanmak için anlaşma yaptığını, davalının da alt sözleşme ile bunu kullandığını, davacı ile ...A.Ş. arasındaki sözleşmenin sona ermesi ile davalının da sözleşmesi sona ereceğinden rekabet yasağının söz konusu olamayacağını, zaten taraflar arasında sözleşme sona erdikten sonra davalının davacının sistemini kullanmadığını, dolayısıyla bu şekilde rekabet yasağının da söz konusu olmadığını, davacının kendi müşterisi olarak beyan ettiği davalının müşterilerinin hiç birisinin davacı müşterisi olmadığını, davacının varsa ancak fesih tarihi itibariyle muaccel olmuş alacaklarına yönelik dava olabileceğini, hizmetin davalı tarafından yerine getirilip SGK tarafından kayıt kabul edilip müşterinin bildirilen adresine ve hesabına ödeme yapılmasından sonra davalının müşteriye fatura düzenlediğini ve alacağını aldıktan sonra da sözleşme gereği 20 gün içinde davacıya ödemelerin yapıldığını, dolayısıyla alacağın muaccel olma zamanının SGK tarafından ödemenin veya mahsubun müşteriye yapılması zamanında olduğunu, yani SGK tarafından kayıt yapılmasının muacceliyet için yeterli olmadığını, mail yazışmalarındaki bedellerin anılan faturaların tamamının fesih tarihinden sonra biten iş ve işlemlere ait faturalar olduğunu, miktarlar göz önününe alınarak davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakat etmediklerini, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı cevaba cevap, davalı 2.cevap dilekçelerinde dava ve cevap dilekçelerindeki beyanlara benzer beyanlarda bulunmuşlardır.
Davanın konusu hizmet sektöründe çalışan taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tespiti ve tahsili davasıdır.
Davacı davalı alt acentenin rekabet yasağına uymadığını, acentalık sözleşmesi gereği hizmet bedellerini ödemediğini, müşterilerle yaptığı sözleşmeleri bildirmediği için hizmet bedelinin tespit edilemediğini, bu nedenle sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini, hizmet bedelinin tespit edilerek şimdilik 50.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 27/02/2019 tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faiziyle birlikte talep etmiştir.
Davalı taraf ise haklı fesih durumunun bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak sözleşmeyi sona erdirdiğini; daha sonrasında kendilerinin davacı ile sözleşmelerinin sona ermesi ile dava dışı ... A.Ş. ile yaptıkları yeni acentalık sözleşmesinin rekabet yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, temerrüt tarihi olarak bildirilen ve talep edilen 27/02/2019 tarihi itibariyle mail yazışmalardaki hiçbir alacağın muaccel olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davacının bildiği müşteri listesindeki kurumlara alacakla ilgili müzekkereler yazılarak cevaplar alınmıştır. Davanın değer göz önüne alınarak tanık dinletme sınırının üzerinde olması ve davalının tanık dinlenmesine muvafakati olmadığından davacı tarafın tanıkları dinlenmemiştir. Tarafların delilleri ve gerekli belgeler toplanmıştır. Konusunda uzman 3 kişilik bilirkişiden rapor ve ek raporlar alınmıştır. Tarafların itirazları bilirkişilerce değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 05/01/2023 tarihli kök raporunda; "Dosyaya mübrez müzekkere cevapları ve davalı yan cari ekstreleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı yanın, davadışı 3 acente haricinde direkt olarak danışmanlık hizmeti verdiği 38 şirket olduğu, mezkur şirketlere sözleşme feshinden önce toplam 1.005.372,61 TL tutarında, fesih tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede 510.829,79 TL tutarında dava tarihinden sonra ise 165.215,71 TL fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiştir.
Dava dışı ... şirketinin müzekkere 31.059,94 TL tutarında alacağın doğma ihtimalinin olduğu ancak henüz kesinleşmediği belirtilmiş, mezkur tutar hesaplama dışı bırakılmıştır. ¸
Davacı yan cari ekstrelerine göre davalı yana toplam 594.219,30 TL tutarında fatura kesmiş olduğu davalı yanın da faturaların mukabilinde 584.138,59 TL havale yapmış olduğu davacı yanın 10.080.71 TL cari alacağının kalmış olduğu tespit edilmiştir. Davacı yanın sözleşme öncesi için talep edebileceği toplam tutardan davalı yanın yapmış olduğu ödemelerin tenzili neticesinde davacı yanın sözleşme feshinin öncesine ilişkin talep edebileceği tutarın tespit edilebileceği anlaşılmaktadır.
Davacı yanın 25.02.2019(sözleşme fesih tarihi) öncesine ilişkin talep edebileceği tutarın 1.266.996,19 - 584.138,59 = 682.857,60 TL olduğu hesap edilmiştir. Dosyaya mübrez müzekkere cevapları ve davalı yan cari ekstreleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı yanın 25.02.2019(sözleşme fesih),06.10.2020(dava) tarihleri arasında talep edebileceği tutarın 1.459,285,95 TL olduğu hesap edilmiştir.
Dosyaya mübrez müzekkere cevapları ve davalı yan cari ekstreleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava tarihinden sonraki dönemde davalı yanın davadışı 3 acente ve direkt olarak hizmet verilen müşterilere düzenlendiği tespit
edilebilen faturalara istinaden talep edebileceği tutarın 554.452,39 TL olduğu hesap edilmekle birlikte sözleşme konusu sürecin devam etmesi göz önünde bulundurulduğunda davacı yanın dava tarihi sonrası alacağına ilişkin tespitin hali
hazırda mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticeten; Sayın Mahkemenin davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalı yandan alacaklı olduğu yönünde kanaate varması halinde, davacı yanın dava tarihi itibariyle davalı yandan alacağının 682.857,60 + 1.459,285,95
= 2.142.143,55 TL olduğu hesap edilmiştir. Nihai takdir Sayın Mahkemenindir. Sonuç: Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, Dava dosyasına sunulu olan deliller, davacı ticari defterleri ile mübrez tüm evraklar ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
a) Dava konusunun, davacının, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacağının tespiti ve davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu,
b) Davacının 2017, 2018 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı,
c) Davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (06.10.2020) itibariyle davacının, davalı şirketten 10.080,71 TL cari alacaklı olduğu,
d) Davacı yanın 25.02.2019 (sözleşme fesih tarihi) öncesine ilişkin talep edebileceği tutarın (1.266.996,19 - 584.138,59) 682.857,60 TL olduğu,
e) Dosyaya mübrez müzekkere cevapları ve davalı yan cari ekstreleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı yanın 25.02.2019 (sözleşme fesih), 06.10.2020 (dava) tarihleri arasında talep edebileceği tutarın
1.459,285,95 TL olduğu,
f) Neticeten; Sayın Mahkemenin davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalı yandan alacaklı olduğu yönünde kanaate varması halinde, davacı yanın dava tarihi itibariyle davalı yandan alacağının (sözleşme fesih
tarihi öncesi 682.857,60 + sözleşme feshi ile dava tarihi arası 1.459,285,95 olmak üzere) 2.142.143,55 TL olduğu hesap edildiği, kanaatine varılmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, (24) sayfadan ibaret görüşüme havi iş bu raporumuzu saygılarımızla arz ederiz. " demişlerdir.
İtiraz üzerine bilirkişi heyeti 14/12/2023 tarihli ek raporlarında: "Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, şirket ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
a) Davalı yan ticari defterlerine göre 2019 sonu itibariyle davacı yana 9.806,94 TL cari borcunun bulunduğunun tespit edildiği ancak dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava konusunun cari alacak
olmadığı anlaşılmakla birlikte kök raporda taraf ticari defterleri üzerinden değerlendirme yapılmamış dosyaya mübrez müzekkere cevapları üzerinden hesaplama yapıldığı,
b) Kök raporda davacı yanın sözleşme feshi(25.02.2019) öncesine ilişkin talep edebileceği tutar 682.857,60 TL olarak hesap edildiği, kök raporda diğer sürelere ilişkin yapılan hesaplamaların dikkate alınıp alınmaması hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
c) Neticeten; Sayın Mahkemenin davalı yanın davadışı ... şirketine vermiş olduğu danışmanlık hizmetinin dava konusu sözleşme kapsamında olduğu yönünde kanaate varması halinde davacı yanın talep edebileceği tutarın 682.857,60 TL olduğu, davadışı ... şirketine vermiş olduğu danışmanlık hizmetinin dava konusu sözleşme kapsamında olmadığı yönünde kanaate varması halinde davacı yanın talep edebileceği tutar 381.982,21 TL olduğu, kanaatine varılmıştır.
Görüş ve kanaatine varılmış olup nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere iş bu ek raporumuzu saygılarımızla arz ederiz." demişlerdir.
Davacı vekili 11/11/2024 Uyap sistem tarihli (dilekçede tarih yok) dilekçesi ile harçlandırma yaparak bedel artırım dilekçesi vererek toplam 1.841.268,16 TL'nin davalı şirketin temerrüde düştüğü 27/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
En son alınan 08/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda da kök ve ek raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek yeni bir belge ve değerlendirme olmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporuna göre sözleşme fesih tarihi olan 25/02/2019 tarihinde davacının alacağı 682.857,60 TL'dir. Bilirkişinin 14/12/2023 tarihli ek raporunda davalı yanın dava dışı ... şirketine verdiği hizmet çıkarılırsa 381.982,21 TL yapar denilmiştir. ... isimli dava dışı firma cevabında davalı ile farklı bir hizmet sözleşmesi imzaladığını beyan ettiğinden bu miktarın çıkarılması gerekir. Yani bu hususta ek rapordaki alternatiflerden olan 381.982,21 TL'nin esas alınması lazım. Yani fesih tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı 381.982,021 TL'dir. 25/02/2019 tarihli sözleşmenin feshinden dava tarihi olan 06/10/2020 tarihleri arasında ise muaccel olan davacı alacağı ise bilirkişi hesabına göre 1.459.285,95 TL'dir. Davacı taraf bedel artırım dilekçesinde her ne kadar 27/05/2020 tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de fesih tarihinden dava tarihine kadar muaccel olan 2 kısım alacak yönünden temerrüt tarihi dava açılması ile oluştuğundan bu ikinci kısım alacak için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Bu iki alacağın toplamı (381.982,21 + 1.459.285,95=) 1.841.268,16 TL yapmaktadır. Davacıda aynı miktarı talep etmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-Davacının davasının Kabulü ile toplam 1.841.268,16 TL'nin (381.982,21 TL'sinin 25/02/2019 tarihinden, 1.459.285,95 TL'sinin ise dava tarihinden itibaren) işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 125.777,03-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 853,88-TL peşin harç, 30.602,88-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 31.456,76-TL harcın mahsubu ile eksik olan 94.320,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40 başvuru harcı, 853,88-TL peşin harç, 30.602,88-TL tamamlama harcı, 6.000,00-TL posta ve tebligat gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 47.511,16-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 275.777,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip