T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/592 Esas
KARAR NO: 2024/573
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2019
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Dava dışı ... Şirketi'nin ... numaralı Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirket sigortalısının ... Şirketi'ne ait riziko adresinin ... olduğunu, 04/12/2018 günü saat 21:20 sularında, sigortalanan otelin G katında bulunan misafir tuvaletlerinde taşma meydana geldiğini, otelin resepsiyonunda bulunan ... Hanım'ın ilk olarak ... ekibini telefonla arayarak durumu ve aciliyetini bildirdiğini, tuvaletlerdeki taşmanın azalmadığını ve devam ettiğini gören Teknik Servis personeli ve resepsiyon görevlisinin devamlı ...'yi arayarak ekibin hızlı bir şekilde gelmesi gerektiğini yetkililere aktardığını, taşma nedeninin ...'nin rögarından geldiğini fark ederek müdahale etmeye çalıştığını fakat sonuç alınamadığını, ... yetkililerinin 21:55 civarında otelin bulunduğu sokağa gelerek tıkanmanın oluştuğu rögara müdahale ettiğini ve kısa bir süre sonra rögar içerisinde bulunan tıkanmayı açtıklarını belirtildiğini, davalı borçlunun ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı yapmış olduğu itirazların iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20'den az olmayacak şekilde tazminat ödemeye mahkum edilmesine, davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekil ücretinin davalıya yüklenmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davanın bir tazminat davası olduğunu, su baskınına maruz kalan taşınmaz sahibi tarafından parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirlerin alınmaması sebebiyle daireye su sirayet ettiğini, müvekkili idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığını, yapının ruhsatlı olduğununu biran için kabul edilse bile; incelemesi gereken bir diğer hususun da bina sahibinin su sızmasını engellemek için tedbir alıp almadığını, bodrum temel duvarında suların sızmasını önleyici betanarme perde olup olmadığının, herhangi bir su baskınında tahliye yapılabilmesi için sistem kurulup kurulmadığının, konutun taban kotu ile su isale hattı kotunun ayrıca binanın bağlantılarının Deşarj Yönetmeliğine uygunluğunun yerinde yapılacak uzman bilirkişilerce keşfen incelenmesi gerektiğini, davaya konu yapılan hasarın meydana geldiği taşınmazın imar kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını, binanın ruhsatının bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili yerlerden sorulması gerektiğini, işçilik giderlerinin zararın kapsamına sokulmasının mümkün olmadığını, haksız eylem sonucu meydana gelen zararın, davacının işçileri tarafından giderildiğini, hasara ilişkin bedelin tarafsız bilirkişiler tarafından yeniden tespit edilmesi gerektiğini ve davacının talep ettiği icra inkar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporu,
...ve... tarafından hazırlanan 23/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... ve ... tarafından hazırlanan 24/12/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... ve ... tarafından hazırlanan 01/02/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar tazminatının 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca ve halefiyet ilkesi gereğince hasara sebep olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili amacıyla yürütülen ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı isteminden ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 08/08/2019 tarihinde, 90.209,75-TL asıl alacak, 4.426,46-TL işlemiş faiz toplamı olan 94.636,21-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "21/01/2019 04/12/2018 tarihinde müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... adresinde ... A.Ş.binasında sokaktaki rögarın tıkanması sonucunda otelde meydana gelen" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 15/08/2019 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 19/08/2019 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 31/10/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.
Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 31/12/2017-31/12/2018 tarihlerini kapsayan ticari yangın sigorta poliçesi düzenlendiği, 04/12/2018 tarihinde riziko adresi olan "..." adresinde misafir tuvaletlerinde su baskını/taşma meydana geldiği, bu durumun 05/12/2018 tarihli teknik kaza tutanağı ile tutanak altına alındığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 21/01/2019 tarihinde (15.135,90-Euro) 90.209,75-TL hasar ödemesi yaptığı, davacı tarafından, sigortalı işyerinin bulunduğu bina önündeki rögarın tıkanması sonucunda tuvaletlerin tıkanması sonucu zarar oluştuğunu ve oluşan hasardaki sorumluluğun davalı idare ... Md.'de olduğunu iddia ederek ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı teknik bir mesele olduğundan dosya kapsamında tanzim edilen 23/11/2022 tarihli bilirkişi kök ve 01/02/2023 tarihli ek raporları raporu ile, su baskının kanalizasyon sisteminden değil atık su geri tepmesinin binaya ait boruların tıkanması sonucunda olabileceği yahut parsel bacasına takılması gereken geri tepme klapesinin takılı olmaması sonucunda olabileceği, olayın sorumlusunun gerekli tedbirleri almayan mülk sahiplerinde olduğu, davalı ...'nin olayın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, nitekim düzenlenen 12/02/2024 tarihli raporda da hasara ve pis su tepmesine neden olan arızanın otel binasından, ... rögarına kadar olan pis su hattında gerçekleştiği, şayet ... rögarı sonrasında tıkanmış olsa idi, atıksu akış yönünden yukarıdaki diğer binalarda da atıksu baskını olmasının gerekeceği, ayrıca; dava dosyasında ... rögarında ve bina parsel bacasından da su taşması olduğuna dair bir bilgi ve belge olmamasından ötürü, otel binasından, ... rögarına kadar olan hattaki tıkanmanın sonucu otel giderlerinden geriye pis suların tepme nedenin, ya parsel bacası olmaması ve direkt ... rögarına bağlantı yapılmış olmasından ya da parsel bacası yapılmış ise hatta geri tepme klapesi ( çek-valf tesisatı ) konulmamış olmasından kaynaklandığı, şayet parsel bacası olması ve geri tepme klapesi (çek-valf tesisatı) konulmuş ise, bu durumda; bina dahili pis su giderinde tıkanma olduğu ve her durumda da sorumluluğun davalı idare ... Gn. Md. ne ait olmayıp bina sahibinde olduğu kanaatinin bildirildiği ve çelişkinin giderildiği anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında; dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen su baskınında, hasara şehir kanalizasyon sisteminin yetersizliğinin sebep olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2020/1623 Esas 2023/926 Karar) ve davalının kusursuz sorumluluğu bulunmadığından davalının sorumluğuna gidilemeyeceği, başka bir anlatımla davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak zararın rücusunu davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptaline ve takibin devamına yönelik davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.092,17-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 664,57-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2024
Katip
Hakim