T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/661 Esas
KARAR NO : 2025/520
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2020
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 06/10/2017 tarihinde saat 12:15 sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan, davalı araç sürücüsü / işleteni ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araçla, davacının da içinde bulunduğu işçileri evlerine götürdükleri esnada içinde bulundukları aracın çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, davacının ağır yaralandığını ve ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin maluliyetinin %28 olduğu kabul edilerek Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonrası talep red edilmiş olmasına karşın 09/01/2019 tarihli başvuru sonrası yapılan arabuluculuk görüşmelerinde ile %28 maluliyet raporuna göre ödeme yapıldığını, akabinde davacının sürekli maluliyet oranının 25/04/2018 tarihli raporla %37 olarak tespit %9 oranında maluliyetinde artış nedeni ile davalılar ile dava öncesi yapılan başvuru ve arabuluculuk aşamasında anlaşmaya varılamadığını belirterek, 06/10/2017 te inde meydana gelen trafik kazası nedeni ile, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL tedavi giderleri, 250,00TL kazanç kaybı /geçici iş göremezlik zararı, 250,00 TL efor kaybından doğan / sürekli maluliyet zararı ve 250,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi zarar olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden davalı gerçek kişi yönünden kaza tarihinden itiabren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişiden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmi talep ve dava etmiştir.
Cevap: ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 06/10/2017 tarihinde ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 330.000,00 TL limit ile sınırlı olduğunu, dava öncesi davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası alınan aktüer raporu dahilinde 11/01/2019 tarihinde 200.667,00 TL davacı vekilinin hesabına ödendiğini ve sorumluluklarının yerine getirdiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının maluliyet durumunun ATK tarafından düzenlenecek raporla tespit edilmesini, yapılan ödeme de dikkate alınarak hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatının Gencl Şartlar gereği müvekkil sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini belirerek, davanın reddini savunmuştur.
Cevap: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında plakası alınamayan bir aracın karşı şeritten yoldan çıkarak geli Jaresindeki araca çarptığını çarpmanın etkisi ile müvekkiline ait aracın yolun sağ tarafındaki kaldırıma çarparak durabildiğini, kaza sonrası görüntüler ve video kayıtlarından görüleceğini, bu nedenle müvekkilinin kazada kusurlu olmadığını, davaya neden olan aracın olay yerini terk ettiğini, ceza dosyasında ...* ın 17/10/2017 tarihinde kolluk kuvvetlerine vermiş olduğu ifadesinde ve ceza davasında dinletilen tanık ... 'nın beyanlarında da olay tespit edilemeyen üçüncü bir şahıs nedeni ile meydana geldiğinin anlaşıldığını, Adli Tıp Kurumu tarafından ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasına alınan raporda kusur dağılımının seçenekli olarak değerlendirildiğini ve kazaya üçüncü aracın neden olması halinde, müvekkilinin tali kusurlu olduğunun belirtildiği, olay yerini terk eden sürücü için şikayette bulunulduğunu ve dava açıldığını bu nedenle müvekkilinin dava konusu kazada kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca dava araç içinde yaşadığı kazanın bir iş kazası olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Toplanan Deliller:
... ve... tarafından hazırlanan 21/06/2024 tarihli bilirkişi raporu,
..., ... ve ... tarafından hazırlanan 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporu,
26/05/2021 tarih ... sayı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,
26/06/2022 tarih ... sayılı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,
07/02/2023 tarih ... sayılı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,
30/01/2024 tarih ... sayılı Adli Tıp Kurumu mütalaası,
... 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ve...Esas sayılı dosyalarının tüm UYAP kayıtları,
... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden hizmet döküm cetveli, ünvan listesi, işe giriş ve ayrılış bildirgesi,
... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden işveren tescil ekran çıktıları, nüfus kayıt örneği,
... Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nden hasta dosyası ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; 06/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin davacının manevi tazminat ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 06/10/2017 günü saat 22:15 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ...tarihleri arasında geçerli olmak üzere sakatlık hallerinde kişi başı 330.000,00-TL azami poliçe limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile ile teminat altına alınmış, davacı ... ve ...'ın ön koltukta, ..., ...ve ...'nun arka koltuklarda yolcu olarak bulundukları,...plaka numaralı, hususi kamyonet ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde bir kısım beyana göre karşı yönden gelerek orta refüj bordür taşlarını aştıktan sonra şeridine giren kimliği meçhul sürücünün sevk ve idaresindeki, plakası tespit edilemeyen kamyonet cinsi araca çarpmamak için yolun sağına doğru manevra tedbiri uyguladığında direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek kaldırıma çıkıp sağ yan ön kesimleri ile ... 'nın tel örgülü beton duvarına çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, olayın sürücü ..., yolcular ..., ..., ..., ... ve ...'nun değişik derecelerde yaralanmaları, kamyonette, 2 adet demir tel çitte ve 2 metre beton duvarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazası ile ilgili ... 18.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma neticesinde 25/11/2021 tarihli ve...Karar sayılı kararı ile, davalı ... hakkında ... ve ...'a karşı taksirle birden fazla kişiyi yaralama suçunu işlediğinden bahisle 4.500,00-TL hapisten çevrilen adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ilgili dosyada davalıya tali kusur izafe edildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi'nin ... Esas... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın 29/06/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Kusur Durumuna İlişkin;
Dava konusu olayda, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, karayollarından faydalananların trafik güvenliği ve düzeni ile İlgili olan ve yönetmelikte gösterilen kural, yasak ve zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olduğu, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmalarının, araç sürücülerinin doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme, ikiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme, şeride tecavüz etme hallerinde asli kusurlu sayıldıkları, olayda sevk ve idaresindeki plakası belirlenemeyen taşıt ile bölünmüş cadde yolunu takiben düz seyir halinde iken aksine davranarak yolun icap ve şartlarına uygun olmayan, güvenle sevk ve idare edemeyecek bir hızla seyir halinde olan, olay mahalline geldiğinde orta refüjü aşarak karşı yol bölümüne girip trafikte can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren ortamı yaratan, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, dalgın, dikkatiz, kontrolsüz, tedbirsiz ve özensiz davranan kimliği belirsiz sürücünün olayın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, karayollarından faydalananların trafik güvenliği ve düzeni ile İlgili olan ve yönetmelikte gösterilen kural, yasak ve zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, sürücülerin aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hiz sınırlarını aşmamak, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu, olayda sevk ve idaresindeki...plaka numaralı kamyonet ile bölünmüş cadde yolunun sol şeridini takiben düz seyir halinde iken aksine davranarak yolun icap ve şartlarına uygun olmayan, güvenle sevk ve idare edemeyecek bir hızla seyir halinde olan, olay mahalline geldiğinde karşı yönden orta refüj bordür taşlarını aşarak üzerine doğru yönelen, önünü ve şeridini kapatarak seyir güvenliğini tehlikeye düşüren diğer aracı gördüğünde oluşması muhtemel çarpışmayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacı ile yolun sağına yönelmesine rağmen sapma açısını ve hızını ayarlayamayan, yol dışı kaldırım üzerine çıkan, kaplama üzerinde kalacak şekilde fren ve manevra tedbiri uygulayamayan, kısmen kontrolsüz ve dikkatsiz davranan davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, nitekim ceza kovuşturmasında da davalıya tali kusur izafe edildiği, bu anlamda kaza tespit tutanağı, ceza kovuşturmasında alınan rapor içeriği ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporu içeriğinin birbiriyle örtüştüğü anlaşıldığından belirtilen kusur oranının hükme esas alınabileceği anlaşılmış ve davalıların meydana gelen zararın %25inden sorumlu oldukları, 11/03/2025 tarihli çelişkileri giderir heyet raporu içeriğine göre hatır taşıması ve müterafik kusurun bulunmadığı hususları kabul edilmiştir.
Maluliyete İlişkin;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair olan "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." şeklindeki ilamı uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, dosya kapsamında çelişkileri giderir mahiyette düzenlenen Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 18/01/2024 tarihli ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %16 sürekli maluliyet oranının belirlendiği, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği, öyleyse davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olan %16 maluliyet oranı üzerinden ve üç ya geçici iş göremezlik süresi üzerinden aktüer hesabın yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Maddi Tazminat Taleplerine İlişkin;
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74).
Dosya kapsamında davacı vekili tarafından dava tarihinden sonra düzenlenen 28/12/2021 tarihli "ibraname, feragatname ve makbuz" başlıklı evrak uyarınca yapılan maddi tazminat ödemesi dikkate alınarak 11/02/2022 tarihli dilekçe ile davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat edildiğinin bildirildiği, protokol içeriğine göre poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak kaydıyla sürücüye ilişkin haklardan da feragat edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Aktüerya rapor içeriğine göre, davacının 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 4.245,361-TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, zira sigortalı olmadığı, %16 sürekli maluliyet oranına göre 113.014,70-TL zararının olduğu, öyleyse davacının dava konusu kaza nedeniyle toplam 117.260,05-TL maddi zararının olduğu, 11/01/2019 tarihinde 200.667,00-TL ve 28/12/2021 tarihli sulh anlaşması ile 129.333,00-TL olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından toplam 330.000,00-TL olarak kaza tarihinde teminat azami limiti uyarınca ödeme yapıldığı, öyleyse maddi zararın tümünün yargılama sırasında giderildiği, davalı gerçek kişi yönünden maddi tazminat istemiyle açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden ise maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği kabul edilerek hüküm takdir edilmiştir.
Manevi Tazminata İlişkin;
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar).
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.... günlü ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... tarih...)
Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Dosya kapsamında dava konusu trafik kazasının 06/10/2017 tarihli olduğu, davacının kaza sebebiyle %16 sürekli 3 aya kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğu ve fakat davalılara izafe edilebilecek kusur oranın %25 olduğu hususları dikkate alınarak, tarafların kaza tarihindeki ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınarak davacı lehine 8.000,00-TL manevi tazminat takdirine gidilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları, çelişkileri giderir mahiyetteki bilirkişi ve ATK raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ceza kovuşturmasında alınan raporlar ve kesinleşen karar ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davacı ... tarafından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın harici sulhe dayalı olarak feragat edilmesi sebebiyle feragat nedeniyle reddine, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 8.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın harici sulhe dayalı olarak feragat edilmesi sebebiyle feragat nedeniyle reddine,
2-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
3-8.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Kabul edilen dava değeri (8.000,00TL) üzerinden alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 870,96-TL harcın mahsubu ile fazla olan 255,56-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı taraftan tahsil edilen 615,40-TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 16.263,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre hesaplanan 2.869,94-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Manevi tazminat yönünden davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat yönünden davalı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'da verilmesine,
11-Maddi tazminat talebi yönünden protokol içeriği karşısında taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
12-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin;
a)232,94-TL'sinin davalı ...'dan alınarak,
b)1.087,06-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
13-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025
Katip
Hakim