T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/73 Esas
KARAR NO : 2025/372
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2014
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile ... arasında akdedilen GKS kapsamında diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatlarının bulunduğunu, davalıların 20/06/2000 tarihi itibariyle 6.186,57 TL ödenmemiş kredi borcunun borçluları olduğunu bu amaçla ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Cevap: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; borcun zamanaşımına uğradığını, işlemiş ve işleyecek faiz miktarını kabul etmediğini, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında özetle; dava konusu krediyi aldığı dönemde 4.000,00 TL'lik toplam borcun 3.500,00 TL'sini yatırdığını kalan 500,00TL'sini yatırmadığını ve buna ilişkin sorumluluğunun olacağını beyan etmiş, beyanını imzası tasdik etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde;
"... Dava, 18/08/2000 tarihli 6.186,57 TL tutarlı, ... A.Ş. ... Şubesi tarafından kullandırılan genel kredi sözleşmesinden (tarımsal zirai faaliyetlerin desteklenmesine yönelik cari hesap şeklinde işleyen rotatif kredi) kaynaklanan asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili amacıyla başlatılan takibe, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı bulunan davalıların itirazlarının iptali istemine ilişkin ikame edilmiştir.
Asıl borçlusu tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan ( 6.186,57 TL) borcun ödenmemesi sebebi ile hesabın kat edildiği, ... 1. Noterliğinin ...tarihli ihtarnamesinin tebliği ile asıl borçlunun , 27/06/2000 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, müşterek borçlu müteselsil kefil ...'a tebliği ile anılan kefilin 27/06/2000 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... adına tebliğe çıkarılan ihtarnamenin bilatebliğ döndüğü anılan kefilin icra takip tarihi itibariyle temerrüte düşürüldüğü anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen Genel Kredi sözleşmesinde temerrüt faiz oranı açıkça belirtilmemiş ise de sözleşmenin 38/2-a maddesinde ; ...kredi borçlarına temerrüt tarihindeki bankanın ,kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın % 50 fazlası nispetinde temerrüt faizini, gider vergisini, vb ödemeyi taahhüt eder.... Düzenlemesine yer verildiği, bu nedenle kredi borcuna uygulanacak temerrüt faiz oranının ;davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği ve temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek faiz oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacağı ,dosyada mevcut TCMB sirkülerine göre kat tarihi itibariyle en yüksek akdi faizin %87 oranında olduğu bu itibarla davacı bankanın %130,5 oranında sözleşmesel temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu ancak talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden takip talebinde belirtilen %22 temerrüt faizi oranı olarak kabulü gerektiği kanaatine varılmış, davalıların temerrüt tarihleri dikkate alınarak davacı bankanın her bir davalı yönünden kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak miktarı bankacılık konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek denetime ve hüküm kurmaya elverişli 16/03/2016 tarihli ek rapor nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur ..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 17/01/2020 tarih ve ... Esas - ...Karar Karar sayılı ilamında;
"...Dava tarımsal destekleme amaçlı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takibe itiraz aşamasından itibaren davaya cevap ve beyanlarda da istinaf eden davalının ödeme itirazı bulunmakta ve banka şubesi kayıtlarının bankanın devri sırasında hatalı devirler yapılmak sureti ile ödemelerin görünmediğini savunmaktadır.
Bilirkişi raporu incelendiğinde banka kayıtları incelenmeden dosyaya ibraz edilen hesap kat ihtarı ile sözleşmenin 1.2. ve sonuncu sayfalarına göre rapor tanzim edildiği görülmektedir.
Mahkemece sözleşmenin tümüyle bir örneğinin, hesap ekstrelerinin kredi kullandırım belgelerinin ve davalı savunmasına göre ödemeye ilişkin bilgilerin talep edilmediği de görülmektedir.
Fona devredilen banka kayıtları celp edilerek veya yerinde incelenerek ayrıca davalı yana beyan ettiği ödeme belgeleri var ise bir örneğini sunmak üzere süre verilerek alacağın miktarının tam ve tereddütsüz ortaya konulması gerekirken, hesap kat ihtarındaki miktarlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verildiği, delillerin bu şekilde eksik toplandığı anlaşılmakla davalı ...'ın istinaf talebi yerinde görülmekle kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir..." denilerek Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.
***
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile kefalet sözleşmesi, ayrıca banka kayıtlarında bulunan hesap ekstreleri, kredi kullandırım vs. tüm belgeler dava dosyasına getirtilmiştir.
Fona devredilen tüm banka kayıtları celp edilmiş, davalılara iddia ettikleri ödeme belgelerini sunmak üzere süre ve imkan verilmiş, akabinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmıştır.
Eksik tahkikat giderilmiş ve bankacı bilirkişiden yerinde inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.
Emekli Banka Müdürü / Müfettişi ...tarafından dosyaya sunulan 02/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... 1) Dava konusu alacak tutarının, ...’ye devrolan dava dışı ... A.Ş. ile davalı ... arasında imzalanan 4.100,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, asıl borçluya kullandırılan 651782 no.lu Borçlu Cari Hesap Kredisi borcundan kaynaklandığı, 2) Davaya konu alacak tutarının, ... (...) tarafından, ...’nin % 100 hissesine sahip olduğu ... A.Ş.’ye (...A.Ş., 04.04.2017 tarihinde ... A.Ş. ile birleşmiştir.) devir ve temlik edildiği, 3) 29.06.2000 tarihinde temerrüde düşen davalı asıl borçlu bakımından takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, temlik alan davacı ... A.Ş.’nin davalı asıl borçludan, toplam 64.487,87 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu,
4) Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, davalı kefiller ... ve ...’ın ayrı ayrı 4.100,00 TL tutarında kefalet imzaları bulunduğu ve kat ihtarnamesi tebliğ edilemediğinden adı geçen kefillerin takiple temerrüde düştükleri, 5) Asıl Alacak tutarı bakımından davalı kefillerin 4.100,00 TL tutarlı kefalet limiti ile sınırlı kalınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacının davalı kefiller ... ve ...’dan, takip tarihi itibariyle toplam 23.455,76 TL (= 4.100,00 TL Asıl Alacak + 19.355,76 TL İşlemiş Faiz) talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, 6) Davalı asıl borçlu bakımından 6.186,57 TL asıl alacak tutarına, davalı kefiller bakımından ise 4.100,00 TL asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren yıllık % 22,00 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizinin 2 katı oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, yönündeki görüş ve kanaatimizi ...'' şeklinde rapor sunulmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Fona devredilen ...A.Ş. ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ... arasında 18/08/1998 tarihinde 4.100 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, işbu genel kredi sözleşmesine davalılar ... ve ...'ın ayrı ayrı 4.100 TL tutarla müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, fona devredilen banka tarafından kredi müşterisi asıl borçluya ... hesap numarası ile cari hesap kredisi kullandırıldığı, ancak borcun sözleşmede kararlaştırılan şekilde bankaya geri ödenmediği, ... 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fona devredilen banka tarafından 20/06/2000 tarihi itibariyle kredi hesabının kat edildiği, kredi sözleşmesinden doğan borçların ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içerisinde bankaya ödenmesinin talep edildiği, kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu ...'a 27/06/2000 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefil ...'a ise asıl borçludan daha önce 26/06/2000 tarihinde tebliğ edildiği, kefile asıl borçludan daha önce ihtarname tebliğ edildiğinden davalı kefil ...'ın takiple birlikte temerrüte düşeceği, nitekim müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçludan daha önceki bir tarihte olması halinde TBK 586/1.maddesinde yer alan koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından bu durumda müteselsil kefil ...'ın temerrütünün takiple gerçekleşeceği (bkz. Yargıtay 11. HD. ... E. 2013/14692 K; Yargıtay 11. HD. ... E. ...K; İSTANBUL BAM 12. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 12. HD.... E. ... K.; ANKARA BAM 21. HD. ... E.... K), öte yandan takip öncesinde temerrüt faizi talep edilebilmesi için kefile ihtarnamenin tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde kefilin takiple birlikte temerrüte düşeceği, genel kredi sözleşmesinde yazılı olan adrese yapılan tebligat işleminin 2004 s. İİK 68/b. maddesi uyarınca yalnızca asıl borçlunun temerrütü için geçerli olduğu, diğer söyleyişle İİK 68/b.hükmünün kefiller hakkında uygulanmayacağı (bkz. İSTANBUL BAM 13. HD.... E. ... K; İSTANBUL BAM 12. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 14. HD. ... E.... K; İSTANBUL BAM 43. HD.... E....K) bu sebeplerle davalı kefil ...'a takip öncesinde kat ihtarı tebliğ edilemediğinden bu davalının da icra takibi birlikte temerrüte düştüğü, dolayısıyla davalı asıl borçlu ...'ın kat ihtarında belirtilen atıfet süresi uyarınca 29/06/2000 tarihinde; davalı kefiller ... ile ...'ın ise takiple birlikte temerrüte düştükleri, ...A.Ş.nin Fona (...) devredilmesi ve Fon tarafından gerçekleştirilen alacağın temliki işlemleri (... A.Ş.ye alacak temlik edilmiş, daha sonra bu şirketin ... A.Ş. ile birleşmiştir) sonucunda kredi alacağının talep, tahsil, takip ve dava hakkının davacı ... Y.A.Ş.ye intikal ettiği anlaşılmıştır.
Davalı asıl borçlu ... tarafından banka devri sırasında hatalı devirler yapıldığı ve ödemelerin kayıtlarda görülmediği ileri sürülmüş ise de banka nezdinde yerinde yapılan incelemelerde hatalı devir işleminin tespit ve ispat edilemediği, öte yandan davalı asıl borçlu tarafından ödeme yapıldığı ileri sürüldüğünden BAM isitnaf kararı uyarınca araştırma yapılmış ancak davalılara yeterli süre ve imkan verildiği halde ödeme savunmasına esas dayanak belge ve delillerin davalılar tarafından ibraz edilmediği ve bu suretle davalı asıl borçlunun ödeme savunmasını ispat edemediği sonucuna varılmıştır.
BAM kararında belirtilen tüm tahkikat eksikliği giderildikten sonra banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alındığı, bu çerçevede hesap kat tarihi itibariyle davacının 6.186,57 TL alacağının bulunduğu, davacının icra takibinde avans faizinin iki katı (değişen oranlarda) oranında temerrüt faizi talep ettiği, buna karşılık genel kredi sözleşmesinin 38.2.maddesinde fiilen yıllık %72 oranında akdi faiz uygulandığı ve anılan sözleşme hükmü uyarınca temerrüt halinde fiilen uygulanan en yüksek akdi faizin %50 fazlası olmak üzere yıllık %108 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, ancak alacağın temliki sonrasında davacı ... Y.A.Ş.nin icra takibinde avans faizinin (değişen oranlarda) iki katı oranında faiz talebinde bulunduğu, daha az tutarda olan faiz oranı ve miktarı yönünden taleple bağlılığın esas olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere asıl borçlu davalı ... yönünden kat tarihi itibariyle banka kayıtlarının yerinde incelenmesi sonucunda tespit edilen 6.186,57 TL Asıl Alacak tutarının yanı sıra; 29/06/2000 temerrüt tarihinden 24/06/2013 takip tarihine kadar icra takibindeki daha az tutarda olan temerrüt faizi talebi ile bağlı kalınarak avans faizi (değişen oranlarda) iki katı oranında hesaplama yapıldığında temerrüt faizinin 58.301,30 TL hesaplanmakla neticeten adı geçen davalı asıl borçlu için davacının 6.186,57 TL Asıl Alacak ve 58.301,30 TL olmak üzere toplam 64.487,87 TL alacak üzerinden takibin devamını talep edebileceği, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ise yerinde olmadığı, davalı kefiller ...ve ...'ın 4.100 TL alacak tutarı için kefalet sorumluluklarının bulunduğu ve kefillerin takiple birlikte temerrüte düştükleri, kat tarihi itibariyle davacının asıl alacağı 6.186,57 TL olarak tespit edilmiş ise de kefillerin kefalet sözleşmesinde sorumluluk altına girdikleri kefalet tutarının aşılmasının mümkün olmadığı, öte yandan takiple temerrüte düştüklerinden hesap kat tarihinden itibaren takip tarihine kadar davacının ancak akdi faiz talep edebileceği yani kefillerden temerrüt faizi isteyemeyeceği, davalı kefiller ...ve ... yönünden kat tarihi itibariyle tespit edilen 4.100 TL Asıl Alacak tutarının yanı sıra; davacının 20/06/2000 hesap kat tarihinden 24/06/2013 takip tarihine kadar daha az tutardaki akdi faiz talebi çerçevesinde icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak hesaplama yapıldığında işlemiş akdi faizinin 19.355,76 TL hesaplanmakla neticeten adı geçen davalı kefiller için davacının 4.100 TL Asıl Alacak ve 19.355,76 TL olmak üzere toplam 23.455,76 TL alacak üzerinden takibin devamını talep edebileceği sonucuna varılmıştır.
Bankacı bilirkişi ... tarafından sunulan 02/12/2024 tarihli raporun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği, davacı taleplerinden farklılıkların gerekçeli olarak açıklandığı, BAM istinaf kararına uygun şekilde inceleme ve araştırmanın yapıldığı, alacak hesabında herhangi bir maddi hata bulunmaması karşısında bilirkişi raporuna itibar edilmiş, içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporuna karşı davalılar tarafından itirazda bulunulmamıştır. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı davalı kefiller ... ile ... yönünden kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın alacağın tümü için sorumlu tutulması gerektiğini itirazen ileri sürmüş ise de, davalı kefillerin kefalet sözleşmesinde kefalet ettikleri tutar kadar borçtan sorumlu oldukları, kefalet tutarını aşan kısımdan ise sorumlu tutulamayacakları, nitekim genel kredi ve kefalet sözleşmesinde kefillerin imza bölümünde belirtilen kefalet miktarı kadar sorumlu olacağı kararlaştırılmakla davacı vekilinin itirazlarını yasal ve sözleşmesel dayanağı bulunmadığından itibar edilmemiştir.
Nihayetinde, mahkememizce, hükme esas alınan 02/12/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, nakdi kredi alacağı likit ve muayyen olmakla İİK 67/2.maddesindeki yasal koşullar oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
(TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA),
1-a)Davalı asıl borçlu ... yönünden davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 6.186,57 TL Asıl Alacak ve 58.301,30 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 64.487,87 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı ( 6.186,57 TL) üzerinden yıllık % 22,00 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizinin iki katı oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, davacının adı geçen davalı yönünden fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
b)Davalı müteselsil kefiller ... ve ... yönünden davalıların ... 5. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalılar bakımından: 4.100,00 TL Asıl Alacak ve 19.355,76 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 23.455,76 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı ( 4.100,00 TL) üzerinden yıllık % 22,00 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizinin iki katı oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, davacının adı geçen davalılar bakımından fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın (64.487,87 TL) %20'si oranındaki 12.897,57 TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalılar ... ve ...'ın bu tutarın 4.691,15 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 4.405,16 TL harcın davalılardan (davalılar ... ve ...'ın bu tutarın 1.602,26 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 418,25 TL posta ve tebligat masrafı ve 5.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.218,25 yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.112,19 TL'sinin davalılardan (davalılar ... ve ...'ın bu tutarın 2.223,15TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (önceki kararın yalnızca davalı asıl borçlu ... tarafından istinaf edilmesi ve davacının herhangi bir istinaf talebinde bulunmaması nedeniyle yalnızca adı geçen davalı lehine vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan davalı ...'ın bu tutarın (önceki hükümde karar altına alınan) 7.186,12 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar ... ve ... yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin ve davalı ...'ın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır