T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/213
KARAR NO : 2025/180
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/08/2014
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31/07/2009 tarihli sözleşme ile ... grubuna ait şirket hisselerini davalıya devrettiğini, davalının devirden kaynaklanan borcu ödemeyi bu sözleşme ile taahhüt ettiğini, müvekkilinin kendi taahhütlerini yerine getirmesine rağmen devir bedelinin ... tarafından müvekkiline ödenmediğini, sözleşme gereğince ... tarafından ödeme yapılmaması halinde davalının ödeme garantisi verdiğini,ancak ödeme yapılmadığını,alacak tutarı yönünden icra takibine başlandığını,davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklar konusunda tahkim şartı bulunduğunu, davacının dayandığı sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, böyle bir sözleşmeyi imzaladıklarını hatırlayamadıklarını, fotokopi belgenin delil niteliğinin bulunmadığını, müvekkilinin devirle ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme geçerli ve mevcut olsa bile muhatabın ... olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkememizce ... tarih ve ...E. ...K.sayılı kararına istinaden davanın reddine karar verilmiş, ancak karar taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Yargıtay 11.HD 16/10/2018 tarih ve ...E. ...K.sayılı kararında ise:
"Dava, hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı ile birlikte aynı şekilde diğer hissedarlar olan ..., ..., ..., ...'ın da hisse devir bedellerinin tahsiline ilişkin başlattıkları icra takiplerine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine her biri için ayrı ayrı itirazın iptali davası açıldığı, tüm davaların konusu ve hukuki dayanağının aynı olduğunun ileri sürülmesi karşısında, her ne kadar mahkemece farklı davacılar tarafından aynı davalıya yönelik olarak açılmış davalar bulunduğu anlaşılmakla birlikte, yakın irtibat bulunmadığından birleştirmelerine yer olmadığına karar verilmiş ise de, aynı sözleşmeye dayalı olarak açılan işbu dava dosyaları getirtilip, aralarında bağlantı bulunup bulunmadığı incelenerek HMK'nın 166. maddesi kapsamında değerlendirme ve işlem yapmak gerekirken birleştirme talebinin yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir"
gerekçesiyle davacı yararına bozma kararı oluşturulmuştur. Yargılama aşamasında ise mahkememizce bozma ilamı usul ve yasaya uygun görülmekle bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkememizce uyulan Yargıtay kararında dahi belirtildiği üzere farklı davacılar tarafından aynı davalıya yönelik davalar açılmış olup, mahkememiz dosyasındaki somut olay dahi bu şekildedir. Böylelikle halihazırda mahkememizce görülmekte olan davaya esas sözleşme ile ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin halihazırda...E.sayılı dava dosyasındaki davaya esas sözleşmeler arasında bağlantı bulunduğu, nitekim adı geçen davada üç adet birleşen davanın dahi mevcut olduğu görülmektedir.
Bu noktada mahkememizce Yargıtay ilgili bozma ilamı gözetilerek birleştirme hususunun takdiri gerekmektedir.
''Davaların birleştirilmesi'' başlıklı HMK.m.166. hükmüne göre;
(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
Bu aşamada halihazırda her iki davaya konu nihai amaç, araç, vakıa aynıdır.
Öte yandan her iki davanın yöneldiği asıl amaç aynı olmakla birbiri arasında bu denli sıkı bağlantı bulunan davaların farklı görülmesi hukuki süreci de daha karışık ve çelişkili hale de getirebilecektir.
Bu itibarla her iki dava dosyasındaki tarafların, toplanacak delillerin, inceleme konularının, savunma içeriklerinin kısmen ayniyet, kısmen bağlantı içinde olması bir tarafa gerek kanun gerek Yargıtay uygulaması da gözetildiğinde mahkememizde sonradan açılan davanın daha önce açılmış olan dava ile birleştirilmesinde gereklilik bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu şartlarda birleştirme kararı verilmemesinin her iki dosya yönünden en son Yargıtay aşamasında dahi bozma nedeni, BAM aşamasında kaldırma nedeni teşkil edebilecek nitelikte olduğu, esasen gerek doktrin gerekse Yargıtay uygulamaları açısından her iki davanın birlikte görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılan açıklamalar karşısında; Mahkememiz dosyasının, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.(eski esas numarası ... E.)sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.(eski esas numarası ... E.)sayılı dosya üzerinden devam olunmasına, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin asıl dosya ile birlikte hüküm altına alınmasına, dosyanın kaydının bu şekilde kapatılmasına, birleştirme kararının HMK m.166/f.3 hükmü gereği ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememiz dosyasının, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.(eski esas numarası ... E.)sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamaya ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.(eski esas numarası ... E.)sayılı dosya üzerinden devam olunmasına,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin asıl dosya ile birlikte hüküm altına alınmasına,
4-Dosyanın kaydının bu şekilde kapatılmasına,
5-Birleştirme kararının HMK m.166/f.3 hükmü gereği ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmesine,
Dair, kararın asıl dosyada verilecek hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda davalı vekilinin yokluğunda ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...