T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/339 Esas
KARAR NO: 2024/10
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/05/2017
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiliye ait ... plakalı aracın 12.06.2016 tarihinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde olduğunu, davalı ...'nun idaresindeki ... plakalı araç ile kurallara aykırı olarak arkadan çarptığını, trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ...'nun ...plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ZMM sigortacısı oldukları için sorumlu olduklarını, hasar nedeniyle 12.992,74-TL tutarında onarım gerçekleştirildiğini, kaportasında birçok parçanın değiştiğini ve boyandığını, ön ve arka kaput kısmından hasarlandığını, ciddi bir değer kaybına uğradığını, değer kaybının gerçek zarar niteliğinde ve trafik sigortası dahilinde olduğunu, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Yargıtay ilamlarına atıflar yapıldığını, davalı sigorta şirketine dilekçe ve ekleri ile 29.11.2016 tarihinde başvurulmasına rağmen taleplerin karşılanmadığını, müspet herhangi bir cevap verilmediğini, değer kaybının tahsili için dava kaybının trafik kazasının meydana geldiği 12.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumluluğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsi alacak davası olarak görülmeyeceğini, dava konusu alacağın dava açılmadan önce objektif olarak tespitinin mümkün olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, kaza yeri, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi, inceleme yaptırılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, değer kaybının sorumlu olmadığını, ne şekilde hesaplanması gerektiğinin ZMS Genel Şartları A.5.a maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesini, 12.06.2015 tarihinde akdedilen poliçe için 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMS Genel Şartları'nın esaslarının uyuşmazlıkta esas alınması gerektiğini, İstanbul BAM 9.Hukuk Dairesi'nin 2017 tarihli kararına ve genel şartlar ekindeki teminat dışı kalan hallere atıf yapılmadığını, dava konusu aracın daha önce bir kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini, çok ciddi olmayan hasarlarda değer kaybına uğramayacağını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak daha önce karışmış olduğu tüm kazaları ile ilgili kayıtların sorulmasını talep ettiklerini, faiz başlangıç tarihine ilişkin taleplerin kabul edilemeyeceğini, ancak dava tarihinden yasal faiz sorumluluğu bulunduğunu, ödeme yükümlülüğünün ancak sigorta şirketine ihbar ile başlayacağı, usulüne uygun ihbar yapıldığının, tazminat hesabına esas olabilecek tüm belge ve bilgilerin ibraz edildiğinin ispat edilmesi gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, değer kaybının ZMMS Genel Şartları ve ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesine diğer hususlarla birlikte karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 16/04/2018 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 1.000,00-TL olarak talep ettikleri değer kaybı tazminatını 6.000,00-TL olarak arttırdıklarını, talep arttırım dilekçelerinin davalılara tebliğini, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının kazanın meydana geldiği 12.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2018 tarih ve ... esas ... sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 24/03/2021 tarih ve 2019/770 esas 2021/535 sayılı kararı ile kaldırılmış olmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan Deliller:
... Sigorta Anonim Şirketi'ne ait ... plaka numaralı hasar dosyası örneği,
... tarafından hazırlanan 24/04/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 17/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı bedelinin tazminine ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
12/06/2016 tarihinde, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ...plakalı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan araçla seyir sırasında olay yerine geldiğinde önünde seyreden ve önündeki aracın yavaşlaması ile yavaşlayan davacı ...'un yönetimindeki ... plakalı otomobile arkasından çarpması neticesinde çarpmaya bağlı olarak ileri savrulan davacının yönetimindeki otomobilin de kendisinin önünde bulunan ...'nın yönetimindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Davalıların Sorumluluğu ve Kusur Durumuna İlişkin;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar, 22.2.2012 tarih 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, 16/1.2013 tarih 2012/17-1491 Esas 2012/411 Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davalı ...'nun yönetimindeki araçla yolun icap ve şartlarına uygun süratle seyretmesi, önündeki aracı emniyetli mesafeden takip etmesi, önündeki araç fren yapınca kendisininde zamanında fren yapıp aralarında emniyetli mesafe bırakması lazımken bunları yerine getirmediği, önündeki aracın arkasından çarparak bunun da sürüklenip en öndeki araca çarpmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davalı ...'nun tam kusurlu olduğu; davacı ...'un seyri sırasında olay mahalline geldiğinde önündeki araç sürücüsünün fren yapması ile kendisininde fren yaptığı ancak önündeki araca çarpmadığı, arkadan gelen davalı sürücünün arkadan çarpması ile savrularak önündeki araca çarptığı, kazanın meydana gelmesine sebebiyet verecek kural ihlali yapmadığı anlaşılmakla kendisine kusur atfedilemeyeceği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmakla, davalı sürücünün ve sigorta şirketinin kazada oluşan maddi hasardan tam sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Değer Kaybına İlişkin;
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih 2015/15003 Esas 2016/2856 Karar).
Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi kök ve ek raporu ile, gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay'ın müstakar içtihatları doğrultusunda; aracın özellikleri, genel durumu, uğranan hasarın derecesi, uygulanacak onarımın mahiyeti dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmaları, incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değerinin (hasarsız hali) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri aralarındaki fark olan mutlak değer kaybının ortalama (725.000,00 TL-695.000,00 TLTüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, kaldırma kararı ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle tazminatın haksız eylem tarihi itibariyle muaccel olacağı, sigorta şirketi bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin temerrütünün en geç dava tarihi olduğu göz önüne alınarak faizin başlangıç tarihi bu suretle farklılaştırılarak davanın dava dilekçesi ve değer artırım dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-3.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 12/06/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (3.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40-TL peşin harç ve 85,50-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 116,90-TL harcın mahsubu ile eksik olan 310,70-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin harç ve 85,50-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 116,90-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.896,25-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 1.448,13-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin 50,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına hesaplanan ve takdir olunan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/01/2024
Katip Hakim