T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/429 Esas
KARAR NO : 2025/497
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/06/2021
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.11.2021 günü saat 10:20-10:30 saatlerinde davalı ... sevk ve idaresindeki davalı ... Müdürlüğüne ait ... numaralı metrobüs arcında davacının yolcu konumunda iken ... durağınca sürücünün ani fren yapması sonucu araç içinde bulunan yolcuların birbirlerinin üstüne ve yerlere düşmesi ile sonuçlanın dava konusu kazanın meydana geldiğini, davacının Mithat Kan Kuaförde usta manikürist olarak çalıştığını ve elinden yaralanması nedeni ile uzun süre çalışmadığını, Memorial Hastanesinde ameliyat olduğunu ve ameliyat maliyetinin sağlık sigortasından karşılandığını ancak hasarsızlık indirimini kaybettiğini, uzun süre iş göremez raporu almak zorunda kaldığını, ... Tıp merkezi tarafından müvekkiline 900,00 TL lik fatura düzenlendiğini ve muhtelif tedavi giderlerinin de olduğunu, tedavi giderleri yönünden şimdilik taleplerinin 1.500,00 TL olduğunu, ayrıca davacının sürekli malul kaldığını belirterek, 16.11.2016 tarihinde... plakalı-... nolu metrobüs de yolcu konumunda iken davalı sürücüsünün ani fren yapması neticesinde yaralandığı olay nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacının tedavi süresince yapmış olduğu harcamalar ile kalıcı iş göremezlik zararı için 5.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 16/11/2016 tarihli kazaya karıştığı iddia olunan ...plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde 06/03/2016-2017 vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava öncesi yapılan yazılı başvuruda davacı tarafın sürekli maluliyetini gösterir sağlık kurulu olmadığını, öncelikle ATK tarafından düzenleyecek raporla tespit edilebileceğini, hesaplamanın genel şartlar dahilinde 1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu, dava tarihinden itibaren ancak faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Cevap: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kusur konusundaki iddiayı kabul etmediklerini, manevi tazminatı taleplerinin fahiş olduğunu, maddi tazminat yönünden açık şekilde talebin bulunmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin tespitinin gerektiğini, ... Sigorta Anonim Şirketi'nden düzenlenen Ferdi Kaza Sigortası Poliçesinin bulunduğunu, ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ve SGK'ya davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 20/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
...ve ... tarafından hazırlanan 01/01/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
... tarih, ... numaralı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,
... tarih, ... numaralı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,
... tarih, ... numaralı Adli Tıp Kurumu mütalaası,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden ödemeye ilişkin belgeler, poliçe ve hasar dosyaları,
... 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden tıbbı bilgi ve belgeler, adli rapor hasta özeti,
... Tıp Merkezi'nden tıbbi kayıtlar bilgi ve belgeler,
... Hastanesi'nden hasta dosyası,
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden CD ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; meydana gelen 16/11/2016 tarihli yaralamalı trafik kazası neticesinde davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 16/11/2016 tarihinde davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki, davalı ...adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 06/03/2016-06/03/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm ve sakatlık hallerinde azami 310.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ayrıca dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından ...'ne ait 2460 adet araçla taşınan 196.200 adet yolcu ve şoför için düzenlenen 01/12/2015-01/12/2016 vadeli, sakatlık hallerinde kişi başına azami 25.000,00-TL limitli ... numaralı ferdi kaza grup sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu, metrobüs hattında sefer yapan, ...kapı ve ... plaka sayılı halk otobüsü seyir halinde iken olay mahalli olan ...'nda ani fren yapması sonucu davacı yolcu ...'ın dengesini kaybederek düşmesi neticesinde sağ el 5. parmağından kırık şeklinde yaralanması kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... sayılı soruşturma neticesinde tanzim edilen iddianame ile ... 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı yürütülen kovuşturmada Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 17/06/2020 tarihli raporda; dosya içerisinde bulunan CD'nin içerisinde olay anını gösterir görüntülerin olmadığı, mevcut verilerle sağlıklı kusur dağılımı yapmanın mümkün olamayacağı görüş ve kanaatine yer verildiği, bu nedenle 20/12/2021 tarihli ve ... Karar sayılı karar ile ... hakkında taksirle yaralama suçundan beraat kararı verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi'nin 24/01/2023 tarihli ...Esas ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin karar verildiği, beraat kararının bu suretle kesinleştiği görülmüştür.
Kusur Durumuna İlişkin;
Dava konusu olayda, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, mevcut yetersiz veriler ile sürücünün hangi kuralları ihlal etmiş olduğunun net şekilde değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, bu cihetle yargılamanın ilerleyen süreçlerinde dosyaya kazandırılacak yeni beyan ve belgelere göre takdiri hadisenin terditli olarak değerlendirilmesi gerekliliğinin hasıl olduğu, ...plaka numaralı otobüs sürücüsü ...'nun ani ve sert fren tedbiri uygulamasının yolun dönemeçli kesimine veya otobüs durağına hızlı girmesinden kaynaklanması durumunda ...'nun %90, davacının ise %10 kusurlu olduğu; ... kapı... plaka numaralı otobüs sürücüsü ...'nun ani ve sert fren tedbiri uygulamasının yolda beliren ani ve beklenmedik bir tehlikeye karşı kazaya engel olmak amaçlı savuşturulmasından kaynaklanması durumunda davacının tam kusurlu olduğu, davalılardan ...'na ise atfedilebilecek kusur bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar ceza yargılaması sonucunda atılı suçun işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle verilen beraat kararının Mahkememiz açısından bağlayıcılığı bulunmamakta ise de kovuşturmada alınan kusur raporlarının işbu dosyada alınan kusur raporu ile birlikte değerlendirilebileceği, her iki boyutunda da gerek ceza kovuşturmasında gerekse hukuk yargılamasında tanzim edilen bilirkişi raporları ile davalı ...'na doğrudan kusur izafe edilmediği, ihtimalli olarak düzenlenen rapor içeriklerine göre davalıya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı değerlendirmenin de bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, oysa dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı ...'nun kusurunun net olarak elverişli delillerle ispat edilemediği, öyleyse meydana gelen zarardan davalıların sorumluluğunun bulunmadığı ve davalılara izafe edilebilecek kusur bulunmadığı kabul edilmiştir.
Maddi Tazminat Taleplerine İlişkin;
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74).
Dosya kapsamında davacı vekili tarafından 03/10/2023 tarihli celsede maddi tazminat talepleri yönünden dava açıldıktan sonra Eylül 2022 tarihinde taraflarına ödeme yapıldığından bahisle feragat ettiklerini bildirdiği, nitekim dosyada mübrez ... Bankası'nın 30/09/2022 tarihli ve açıklamasında "...E. Dosya ödemesi" ibaresi yer alan dekont ile davacı vekiline 60.833,05-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda davacı vekilinin feragat iradesi karşısında maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Manevi Tazminata İlişkin;
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar).
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ...günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/06/2004 tarih 13/291-370)
Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Ancak kusur başlığında da açıklandığı üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, oysa dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı ...'nun kusurunun net olarak elverişli delillerle ispat edilemediği, öyleyse meydana gelen zarardan davalıların sorumluluğunun bulunmadığı ve davalılara izafe edilebilecek kusur bulunmadığı kabul edildiğinden haksız eyleme ilişkin kusur şartı ispatlanamadığından manevi tazminat isteminin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ceza kovuşturmasında alınan raporlar ve kesinleşen beraat kararı ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın sübut bulmadığından reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın sübut bulmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 85,39-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 530,01-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 10.535,85-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
6-Davalılar taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat istemi bakımından hesaplanan ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat istemi bakımından hesaplanan ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2025
Katip
Hakim