T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/474 Esas
KARAR NO: 2023/993
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/07/2021
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.11.2020 tarihinde davalı şirkete ait ... plaka sayılı tüp kasa kamyona kırmızı ışıkta beklediği sırada, davalı ... A.Ş. tarafından ... numaralı 08.08.2020/2021 vadeli ZMMS poliçesi ile teminat altında olan, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilin aracında meydana gelen maddi zararın tespiti için ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile talepte bulunulduğunu ve alınan 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; araçta meydana gelen toplam hasar miktarının yedek parça ve işçilik ile KDV dahil 62.590,74-TL olarak tespit edildiği, aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç piyasa değerinin 55.500,00-TL olduğu ve hasarlı / sovtaj değerinin 18.250,00-TL olduğunun belirtildiği, aracın onarımının ekonomik olmayacağı, pertotal işlemine tabi olması gerektiği ve sovtaj tenzili sonrası hasarın 37.250,00-TL olacağının mütalaa olunduğunu, elbette pertotal işlemine tabi olan araç için değer kaybı zararından söz edilmeyeceğinin belirtildiği ve dava konusu aracın 10 günlük kazanç kaybının (ikame araç bedeli) 2.500,00-TL olarak takdir edildiğini, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olması nedeni ile oluşan işbu maddi zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL maddi zararın (2.500,00 TL hasar bedeli - 2.500,00 TL kazanç kaybı zararı / 01.02.2022 tarihli celsede alınan ara karar gereği verilen beyan dilekçesi) olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini vekâleten talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin vermiş olduğu limitin tüketildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle dava konusu trafik kazasında kusur durumunun tespitinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olup olmadığı ve yeterli ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, hasar miktarının eksper tarafından belirlenmesi gerektiğini, sunulan belgelerin Yargıtay içtihatları doğrultusunda kabul edilemeyeceğini, doğrudan zararların talep edilebileceğini, dolaylı zararların teminat kapsamında olmadığını, talep edilen onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, hüküm kurulması halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacaklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunumadıkları ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 26/09/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 2.500-TL olarak talep olunan araç hasar bedelinin 34.750-TL artırarak toplamda 37.250-TL, araç mahrumiyet tazminatı taleplerini ise artırmadan 2.500-TL olarak olay tarihi olan 27.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası UYAP kayıtları, 27/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... plakalı araca ait sigorta şirketi hasar dosyası ve ... numaralı sigorta poliçesi, ... ve ... plakalı araçların trafik kayıtları,... ve ... tarafından hazırlanan 11/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğan hasarın onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedeline ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
27/11/2020 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... adına tescilli, davalı ... A.Ş. tarafından 08/05/2020-08/05/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına 41.000,00-TL-kaza başına 82.000,00-TL azami limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, süt yüklü tanker ile seyir halinde iken iddiasına göre frenin patlaması sonucu iniş eğimli yolda direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek ön ilerisinde yanan kırmızı ışık nedeniyle duraklayan ve durmak üzere olan taşıtların bulunduğu olay mahalline geldiğinde önce sürücü ...'ın idaresindeki, ... plakalı otomobile, akabinde sürücü ...'nun idaresindeki, ... plakalı kamyonete, çarpmanın etkisiyle ... plakalı otomobilin demir bariyerlere, sürücü ...'ın idaresindeki, ... plakalı otomobile, çarpmanın etkisiyle etrafında dönen ... plakalı otomobilin yeniden süt tankerine ve sürücü ...'un idaresindeki, ... plakalı kamyonete, sürücü ...'ın idaresindeki, ... plakalı otomobile, çarpmanın etkisiyle ... plakalı otomobilin ... plakalı otomobile, sürücü ...'ün idaresindeki, ... plakalı kamyonete sürterek çarpmanın etkisiyle demir bariyerlere sıkıştırması, sürücü ...'ın idaresindeki, davacı ... A.Ş. adına tescilli, ... plakalı tüp yüklü ticari kamyona, çarpmanın şiddeti ile ... plakalı tüp kamyonunun önünde bulunan sürücü ...'ın idaresindeki, ... plakalı çekiciye takılı ... plakalı yarı römorka çarpması sonucu toplam 9 taşıtın karıştığı zincirleme trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalıların Sorumluluğu ve Kusur Durumuna İlişkin;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 Esas 2019/2775 Karar, 2016/7805 Esas 2019/3209 Karar).
Tüm bunlarla birlikte, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar, 22.2.2012 tarih 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, 16/1.2013 tarih 2012/17-1491 Esas 2012/411 Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, ticari kamyon ile yolun icap ve şartlarına uygun olmayan bir hızla dalgın ve dağınık dikkatle seyir halinde olan, emniyetli takip mesafesini korumayan, yolun ilerisini ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, hitap eden 50 km/saat azami hız ve ışıklı trafik cihazı yaklaşım levhalarını, ön ilerisinde bulunan trafik ışık kontrollü kavşak kesiminde yanan kırmızı ışık nedeniyle trafik gereği duraklamakta veya yavaşlayarak durmak üzere olan taşıt kümesini dikkate almayan, mevcut hızını koruyarak ön tedbirsiz yaklaşmaya devam eden, tedbir alabileceği yeterli süre ve mesafesi mevcut olmasına rağmen zamanında fren tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise hız, sure ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, değişik kesimleri diğer taşıtlara çarparak savrulmalarına ve birbirleri ile çarpışmalarına neden olan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen sürücü ...'in trafik kazasının meydana gelmesine ve dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araç sürücüleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatinin bildirildiği tespit edilmekle; sürücüsü ..., maliki ... ve sigortacısı ... A.Ş.olduğu tespit edilen davalıların kazada oluşan maddi hasardan tam sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Onarım Bedeline İlişkin;
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 05.06.2014 tarih 2014/9038 Esas 2014/9078 Karar). Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 18.05.2016 tarih 2016/3196 Esas 2016/6047 Karar).
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporu ve delil tespiti dosyası ile tespit edildiği üzere, davacı ... A.Ş.'ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı ticari kamyonun olay döneminde özel servis ortamında, tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık asgari onarım bedelinin iskontosuz KDV dahil 62.590,74 TL-iskontolu KDV dahil 57.278,62 TL, ikinci el piyasa değerinin 55.500,00-TL, hasarlı hali için sovtaj bedelinin 18.250,00-TL olduğu, onarımının ekonomik olmadığı, pert total (tam zıya) kabulünün uygun göründüğü, pert total (tam zıya) uygulaması nedeniyle davacı tarafın kaza tarihinde uğrayacağı net zararın 37.250,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere ait sunulan dekontlar incelendiğinde, dokuz araç için toplam 41.000,00-TL ödeme yapıldığı ve toplam 82.000-TL limitin tüketilmediği anlaşıldığından söz konusu talebin yerinde olduğu kanatine varılmıştır.
Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, bilirkişi raporu ve delil tespiti dosyası ile tespit edildiği üzere davacıya ait ... plakalı ticari kamyonun yerine başka bir taşıtın ikame edilmesi için yeterli olan 10 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın olay döneminde günlük 250,00-TL'den toplam KDV hariç 2.500,00-TL olduğu anlaşılmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığı dikkate alınmakla araç mahrumiyet zararına yönelik davalı sigorta şirketi yönünden bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalılar içinse kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Faize İlişkin;
2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi için başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta tazminatının ödenmesi gerekiği, bu halde davalı sigorta şirketi için temerrütün 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca 8 iş günü hesap edildiğinde 18/11/2022 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği; diğer davalılar bakımından ise ayrıca bir ihtara veya ihbara gerek bulunmaksızın temerrüdün haksız eylem tarihinde gerçekleştiği, bununla birlikte, davacı aracın kamyonet olduğu, ticari olduğu ve davacının tacir olduğu anlaşıldığından avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme dekontları, delil tespiti dosyası ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Maddi hasar bedeli olan 37.250,00-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 27/11/2020 tarihinden, davalı ... A.Ş.bakımından ise temerrüt tarihi olan 18/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte -davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere- davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Araç mahrumiyet bedeli olan 2.500,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 27/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davalı ... A.Ş.'den araç mahrumiyet bedeli isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (39.750,00-TL) üzerinden alınması gereken 2.715,32-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39-TL peşin harç ve 593,44-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 678,83-TL harcın mahsubu ile eksik olan 2.036,49-TL harcın (davalı ... Anonim Şirketi yönünden 1.865,72-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 85,39-TL peşin harç ve 593,44-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 678,83-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.049,60-TL yargılama giderinin (davalı ... Anonim Şirketi yönünden 4.732,02-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... Anonim Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davalılardan müşterek ve müteselsilen 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023
Katip
Hakim