T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/532 Esas
KARAR NO: 2023/190
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 11/08/2021
KARAR TARİHİ: 08/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekilinin dilekçesinde özetle;
Müvekkili sigorta şirketine ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın pert hale geldikten sonra davalı ... Ltd. Şti. ‘ nin otoparkına çekildiğini ve 08.01.2020 tarihinde otoparkta meydana gelen toprak kayması nedeni ile aracın sovtaj bedelinde 12.000,00 TL ‘ lik bir düşüşe neden olduğunu, meydana gelen bu zarar nedeni ile davalılar aleyhine oluşan zararın tazmini için icra takibi başlatıldığını ancak davalıların başlatılan icra takibine itiraz etmeleri ile takibin durdurulduğunu belirterek, davalıların ... 3. İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plakalı ... model aracın, 28.11.2019 tarihinde sol ön tarafından hasarlı olarak müvekkili şirket otoparkına çekildiğini, sonrasında davacı sigorta şirketi ile araç malikinin aracın tamir edilmesinden vazgeçtiklerini ve davacı sigorta şirketinin pert işleminin tamamlanması beklenirken otoparka alınmasından 42 gün sonra meydana gelen toprak kayması nedeni ile aracın otoparkta hasar gördüğünü, bu hasardan yaklaşık 1 ay sonra 07.02.2021 tarihinde davacı sigorta şirketinin işlemlerini tamamlayabildiğini ve dava dışı araç maliki tarafından sovtaj firması ...A.Ş. tarafından aracın 26/02/2021 tarihinde müvekkil şirket otoparkından çekildiğini, akabinde davacı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirket ve ... aleyhine 12.000,00 TL‘lik icra takibi yapıldığını, yapılan itiraz ile durdurulmasına karşın işbu haksız davanın ikame edildiğini, TBK 69 ve TBK 579 hükümleri dahilinde değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkil şirketin otopark işletmecisi olmadığını, yetkili servis olması nedeni ile yalnızca kendi servisinde işlem görecek araçların bulundurulması adına otoparkı kullandığını, taraflar arasında emanet
sözleşmesine ilişkin de bir iradenin ve bu yönde bir ödemenin de bulunmadığını, davacının hasarın sonuçlandırılması, sovtaj firması bulması ve kendi ihmalinden kaynaklı olarak uzun süre otoparkta aracı bırakması nedeni ile değer kaybı zararının oluştuğunu, öte yandan davacı vekilinin aynı hasara (toprak kayması) maruz kalan dava dışı ... plakalı araca ilişkin ... Sigorta tarafından ödeme yapılırken, dava konusu ... plakalı araç için ödeme yapılmamasının kötü niyet olarak değerlendirilmişse de; ... plakalı aracın tamiri sırasında yurt dışından parça beklenmesi nedeni ile otoparkta bulunduğunu ancak dava konusu ... plakalı aracın tamirinin onarımının söz konusu olmadan otoparkta uzun süre bekletildiğini, davalı ... sigorta A.Ş. tarafından ... plakalı araçta meydana gelen maddi zararın Garaj Mali Sorumluluk klozu” kapsamında değerlendirilmeye alınarak ödendiğini, bu bağlamda, müvekkil şirketin hiçbir şekilde sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalı ... A.Ş.'ye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bu davalının herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ... Sigorta A.Ş'de açılan... nolu hasar dosyası, ... Sigorta A.Ş.'nin ... nolu hasar dosyası, sigorta poliçeleri, kaza raporu, eksptertiz raporu, faturalar, fotoğraflar, ödeme dekontları ve araç kayıtları celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya Adli Bilimler ve Trafik Kazaları Kusur Hasar Değer Tespit Uzmanı Makine Yüksek Mühendisi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu, 27/11/2019 tarihli kaza ve sonrasında 08/01/2020 tarihinde meydana gelen toprak kayması olayında; Dava konusu ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın durumunun olayın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, Araçtaki toplam hasar tutarının (KDV dahil en az 53.453,37 TL) olabileceği, söz konusu aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın pert-total kabul edilebileceği, Ayrıca hasar fotoğrafları ve eksper raporundaki kalemlerinin şekli ve niteliği de dikkate alındığında, bu hasarın belirlenen teknik niteliklerine göre onarılması durumunda da, seyir güvenliği açısından sakıncalı durumlar ortaya çıkabileceği, bu yönüyle de aracın pert-total olarak değerlendirilmesinin yerinde ve uygun olacağı, Dava konusu ... plaka sayılı ... marka/tip, 2013 model aracın ilk kazadan önceki piyasa rayiç değerinin 60.000,00 TL, dava konusu olay sonrası hasarlı değerinin (Sovtaj) 26.000,00 TL olabileceği, Dava konusu ... plaka sayılı ...marka/tip, 2013 model otomobilde meydana gelen toplam hasar-zarar tutarının 34.000,00 TL olabileceği, Dava konusu araç davalı şirkete ait otoparkta iken 08/01/2020 tarihinde oluşan toprak kaymasının, araçta oluşan toplam hasar zarar tutarını 12.000,00 TL arttırdığı, Başka bir ifade ile; aracın Davalı Şirketin otoparkına çekilmesi ve otoparkta 08/01/2020 tarihinde meydana gelen toprak kaymasının sovtaj tutarını 12.000,00 TL düşürdüğü ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dosya Sigortacılık alanında uzman sigortacı bilirkişi ...'A tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 01/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1- ... plakalı araç hasarı;
Olay; 27.11.2019 günü saat 09:00 sıralarında dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... İlçesi istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken önünde seyreden kamyonu geçmek istediği esnada sol şeritte seyir eden sürücü dava dışı ... eli idaresindeki üç tekerlekli elektrikli bisiklete racının sol ön ve yan kısımları ile arka kısmından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği,
1. Hasarın; yukarıda olay bölümünde belirtilen şekilde oluşan trafik kazasında... plakalı araçta sigorta eksperi tarafından ve Sayın Yüksek makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/10/2022 tarihli raporda; aracın ön muhtelif kısımlarından ağır hasar aldığı, olya bölümünde belirtilen durumla uyumlu olduğu ve eksper raporunda 29.928,95 TL parça + 3.315,00 TL işçilik olmak üzere toplam KDV Hariç 39.227,85 TL hasar tespit edildiğini, aracın rayiç değerinin 60.000,00 TL, sovraj değerinin 38.000,00 TL (...) kabul edilerek 22.000,00 TL hasar ödemesi şeklinde sigortalı ile sigortacı davacının mutabık kaldıkları,
2. Hasarın; ... plakalı aracın 27.11.2019 tarihli hasar sonrası davalı şirket otoparkında iken 08/01/2020 tarihinde toprak kayması meydana geldiği ve araç için alınan 28/01/2020 tarihli fiyat teklifinde KDV dahil 14.225,52 TL yedek parça tutarı değerinde hasar oluştuğunun görüldüğü, 28/02/2020 tarihinde sovtaj beddebi için 38.000,00 Tl üzerinden anlaşılan ... firmasının ... yeniye numaralı ... 60. Noterliğiin araç satış sözleşmesi ile aracı 26.000,00 TL bedelle aldığı,
Dosyaya sunulan Sayın Yüksek Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/10/2022 tarihli raporda; - Dava konusu ... plaka sayılı ... marka 2013 model aracın ilk kazadan öncesi rayiç değerinin 60.000,00 TL, - Dava konusu yer kayması hasarından sonra hasarlı değerinin (sovtaj) 26.000,00 TL olabileceği, - Dava konusu aracın davalı şirkeet otoparkında iken 08/01/2020 tarihinde oluşan toprak kayması nedeni ile araçta oluşan toplam hasar tutarının 12.000,00 TL olduğu, bir başka değişle verilen 38.000,00 TL sovtaj değerini 12.000,00 TL düşürdüğü kanaatine ulaşıldığı,3. Davacı Kasko Sigoracısı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemeler; - 14.01.2020 tarihinde 22.000,00 TL hasar bedeli,
- ... tarafından 02.03.2020 tarihinde ödenen 26.000,00 TL sovtaj bedeli, - Yine Kasko Sigortacısı tarafından 14.08.2020 tarihinde yapılan 12.000,00 TL sovtaj farkı bedeli olduğu,
4. ... plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi;
30.04.2019/2020 vadeli ... numaralı genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile ... adına kayıtlı 2013 model ... tipi hususi aracın 27.11.2019 1. Hasar oluşumuna neden olan trafik kazasında temiant altında olduğu, rayiç değer üzerinden davacı sigorta şirketinin sorumluluğunu almış olduğu eksper raporu ve sigortalısı ile yapmış olduğu mutabakat ile yerine getirdiği ve aracın pert/ total hasar işlemine tabi tutulduğu, işbu hasar ödemesinin sigorta genel ve özel şartları ile çelişmeyen bir ödeme olduğu, Toprak kayması olayı sonrası; ki sigorta vadesi içinde 08/01/2020 taihinde meydana geldiği ve Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesinde; (sf.9/14) Notlar bölümünde de açıkça belirtildiği üzere; Toprak kayması, fırtına, dolu, yıldırım veya yanardağ püskürmesi nedeni ile meydana gelen zararlar teminat kapsamına alındığı, bu bağlamda; toprak kayması nedeni ile sigortalı araçta oluşan 12.000,00 TL sovraj değeerindeki kayıptan kaynaklanan zarardan da Kasko Sigortacısının vermiş olduğu işbu ek teminatlarla sorumlu olduğu, Kasko Sigortacısı tarafından 14.08.2020 tarihinde yapılan 12.000,00 TL sovtaj farkı bedeli ödemesinin 06.08.2020 tarihli “Pert ibranamesi” başılık sigortalısından almış olduğu belgede; sigrotalısının bu olaydan dolayı hiçbir talepte bulunmayacağını, mevzu bahis hasardan mesul olanlara karşı rücu hakkını kayıtsız şartsız ... Sigorta A.Ş ‘ne devrettiğini kabul ve beyan ettiği, ayrıca Not bölümünde; ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı dosya kapsamında ödenmesi gereken 12.000,00 TL sigortalıya ödenmediğinden dolayı, ... Sigorta A.Ş. ‘ nin sigortalısına ödeme yapacağı ve ödemenin sigortalı heabına geçtikten sonra da ... Sigorta A.Ş. ‘den Kasko Sigortacısının sigortalısına ödediği 12.000,00 TL ‘ yi talep edeceğinin belirtildiği, 07.08.2020 tarihinde sigortalı araç maliki ... tarafından işbu ibranamenin imza altına alındığı, 5- Davalı ... Sigorta A.Ş.’ nin Sorumluluğu; - 08.01.2020 tarihinde meydana gelen toprak kayması nedeni ile otoparkta bulunan dava dışı ... plaklı araçta meydana gelen 2.588,85 TL + KDV değerindeki hasarı 19.02.2020 tarihinde 2.238,85 TL olarak ödediği (350,00 TL araç başı muafiyet var), - Garaj Mali Sorumluluk Klozu dahilinde ödenen işbu zarardan davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yer kayması- toprak kayması nedeni ile tazmiant ödemelerinin de garajda bulunan araçlar için verildiğinin açık olduğu, İş bu paket poliçe kapsamında, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sigortalı mahalde-garajda bulunan 3. Şahıslara ait araçların teminat altına alındığı, her bir araç hasarında araç başı 350.000,00 TL muafiyetle düzenlendiği ve olay başı ve azami yıllık limitin 100.000,00 Tl olarak verildiğinin tespiti ile;- Sigortalının sorumluluğunda iken, garajda bulunan davacı Kasko sigortacısının teminat verdiği aracın uğradığı maddi zararın sigortalısının sorumluluğunda olduğu, - Yer kaymasının mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca yer kayması teminatının ve garaj mali sorumluluk klozunun paket poliçede bulunduğu göz önüne alındığında; davaya konu aracın ne kadar süre ile otoparkta bulunduğunun bir önemi olmaksızın, kabulü sigortalı davalı tarafından yapılmış olduğu, - Davalıların işbu zarardan sorumlu olduklarından söz edilebielceği, davalı sigorta şirketi yönünden; 350,00 TL muafiyet tutarının tenzili ile talep edilbelecek miktarın (12.000,00- 350,00) 11.650,00 TL olacağı, bir bakşa değişle davacı sigrota şirketinin kasko sigortası kapsamında dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu 12.000,00 TL tutarındaki toprak kaymasından kaynaklı hasarı, almış olduğu ibraname dahilinde ve TTK 1472 gereği, davalılardan müştrek ve müteselsilen talep edebileceği, Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin Garaj Mali Mesuliyet teminatı kapsamında işbu tutarın 11.650,00 TL ‘sinden sorumlu olacağı, 14.08.2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte (reeskont avans faizi ile icra takibinin başlatıldığı) talep edebileceği ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesi kapsamında zarar gören 3.şahsa yapılan sigorta tazminatı (sovtaj bedeli kaybı) ödemesinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ...arasında 30/04/2019 - 30/04/2020 tarihleri arasında geçerli ve 1 yıl süreli kasko sigorta sözleşmesinin akdedildiği, işbu kasko sigorta sözleşmesine konu ... plaka sayılı aracın poliçe süresi içinde 27/11/2019 tarihinde trafik kazasına karıştığı, hasar işlemlerinin başlatılması üzerine sigortalı aracın 28/11/2019 tarihinde davalı... Ltd. Şti. yetkili servisinin otoparkına çekildiği, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalının aracın piyasa rayiç fiyatının 60.000,00 TL olduğu noktasında mutabık kaldıkları, bu tutarın 38.000,00 TL'sinin sovtaj bedeli olarak kabul edildiği, ancak hasar işlemleri devam ederken davalı şirketin otoparkında toprak kayması meydana geldiği ve sigortalı aracın yeniden hasara uğradığı, bu olay üzerine tarafların aracın sovtaj değerinde yeniden anlaşmaya vardıkları, bu kapsamda 26.000,00 TL sovtaj değerinde mutabık kaldıkları, davacı sigorta şirketinin ilk belirlenen sovtaj değerinden sonra toprak kayması sebebiyle dava dışı sigortalıya 12.000,00 TL daha ödeme yaptığı belirlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu sigortalı aracın otoparkta meydana gelen toprak kayması sonucunda sovtaj değerinde azalma olup olmadığı noktasında makine mühendisi bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır. Uzman bilirkişinin 11/10/2022 tarihli raporunda ifade edildiği üzere, 08/01/2020 tarihinde meydana gelen toprak kayması neticesinde sovtaj değeri yönünden araçta 12.000,00 TL daha değer kaybının oluştuğu tespit edilmiş, denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Davacı otoparkta toprak kayması sonucunda sigortalı aracın sovtaj bedelinde meydana gelen değer kaybı sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenmek zorunda kalınan tutarın tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, icra takibine itiraz üzerine duran takibe devam edilmesi için itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı, davalılardan...Ltd. Şti.' nin 6098 sayılı TBK 579. maddesi uyarınca zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.' nin de paket sigorta sözleşmesi kapsamında Garaj Mali Sorumluluk klozu çerçevesinde davalının sigortacının sorumlu olduğu ileri sürerken; davalı ... Ltd. Şti. araç hasar işlemlerinin uzun sürdüğünü, şirketin otoparkından aracın herhangi bir tamir / onarım işlem görmeden çekildiğini, otopark işleticisi olmadığını, bu nedenle TBK 579.maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır.
Saklama (vedia) sözleşmeleri, dava tarihi itibariyle olaya uygulanacak olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 561 ilâ 580. maddeleri arasında düzenlenmiş olup aynı başlık altında yine saklama sözleşmesinin temel özelliklerini içeren fakat kendine has bazı özellikleri olan güvenilir kişiye bırakma, ardiyeciye bırakma, konaklama yeri, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlere bırakma gibi özel olarak düzenlenmiş ve muhafaza borcu doğuran sözleşmeler bulunmaktadır.
Saklama (vedia) sözleşmesinin tanımı TBK’nın 561/1. maddesinde; “Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Saklama sözleşmesinin konusu taşınır bir mal olup bu mal misli bir mal olabileceği gibi misli olmayan bir mal da olabilir. Buna göre saklama sözleşmesi; saklayanın saklatan tarafından verilen taşınırı kabul ve onu güvenli bir mahalde muhafaza etme yükümlülüğü altında olduğu ve sözleşmede ayrıca kararlaştırılmadığı takdirde saklayanın herhangi bir ücret talep edemeyeceği sürekli bir sözleşmedir.
Saklama sözleşmesi, rızaya dayalı bir sözleşme olup sadece tarafların anlaşmasıyla ve taşınırın tesliminden önce meydana gelmektedir. Sözleşmenin kurulmuş olması için taşınırın teslimi şart değildir. Ancak muhafaza borcu doğaldır ki taşınırın saklayan tarafından teslim alınmasını ve koruma altına koyulmasını ifade eder. Başka bir deyişle saklayanın muhafaza borcunun doğması için taşınırın teslimi gerekmekte olup teslim almadan kaçınılması hâlinde bir “yüküm” ihlâli olarak saklayanın borçlu temerrüdüne düşmesine yol açar.
Türk Borçlar Kanunu’nun 564. maddesi gereğince saklama sözleşmesinde teslim edilen taşınır için bir vade tayin edilmiş olsa bile, saklatan bu vadeye bağlı kalmaksızın taşınırın iadesini her zaman talep edebilir. Zira Kanun’da açıkça düzenlenmemiş ise de; saklayanın taşınırı geri verme borcu, saklama sözleşmesinin en önemli ve zorunlu unsurlarından biridir. Çünkü saklayan ancak taşınırı geri vermekle muhafaza borcunu tam olarak yerine getirmiş olur.
Saklama sözleşmesi, eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğindedir. Saklayanın esas borcu taşınırı emin bir yerde muhafaza etmek ve saklatanın talebi hâlinde veya belirlenen vadede bunu saklatana geri vermektir. Saklatan ise sadece sözleşmede açıkça ücret kararlaştırılmış olması veya hâl ve şartların saklatanın ücret ödemesini gerekli kılması hâli dışında hiçbir borç altına girmemektedir. Sadece saklayanın sözleşmeyle üstlendiği borçların yerine getirilmesiyle bağlantılı giderler ile muhafaza edilen taşınırın saklayana verdiği zararları gidermek zorundadır. Bu nedenle saklama sözleşmesi, sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça veya hâl ve şartlar gerekli kılmadıkça ivazsız bir sözleşmedir.
Saklatanın sözleşme konusu taşınırın maliki olması şart değildir. Zira saklama sözleşmesinin saklananın mülkiyetiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Eş söyleyişle saklama sözleşmesini yapmak malike hasredilmiş bir hak olmayıp malik olmayan kimse de geçerli olarak saklama sözleşmesi yapabilir ve yasal istisnai hâller saklı kalmak üzere, saklananın yalnız kendisine geri verilmesini, başka bir kimseye geri verilmemesini isteme hususunda hak sahibidir. Bu nedenle saklatan, saklanan taşınırın maliki olmadığından bahisle taşınırı iadeyi reddedemeyeceği gibi saklayan da saklatanın, malik olmadığını ileri sürerek taşınırın saklatana iadesinden kaçınamaz.
Bu itibarla saklayan kural olarak sözleşmenin sona ermesi durumunda sakladığı taşınırı malikine değil saklatana geri verme borcu altındadır. Sözleşme yapıldıktan sonra saklatan taşınır üzerindeki ayni veya şahsi hakkını kaybetse dahi taşınır saklatana teslim edilmelidir. Çünkü sözleşme saklatan ile saklayan arasında yapıldığı için ancak ikisi hakkında haklar ve borçlar doğurmaktadır. Bu durum TBK’nın 568. maddesinde de; “Bir üçüncü kişi, saklanan üzerinde ayni hak iddiasında bulunsa bile, saklanan haczedilmedikçe veya saklayana karşı istihkak davası açılmadıkça saklayan, onu saklatana geri vermekle yükümlüdür.
Haciz konulması veya istihkak davası açılması hâlinde saklayan, durumu hemen saklatana bildirmek zorundadır.” şeklinde düzenlenmiş olup anılan madde gereğince bir üçüncü kişinin sözleşme konusu üzerinde aynî hak iddiasında bulunduğu durumlarda bile saklayan geri verme borcunu saklatana karşı yerine getirecektir. Bunun tek istisnası sözleşme konusunun haczedilmesi ya da istihkak davasının açılması olup böyle durumlarda saklayan, geri verme borcunu saklatana karşı yerine getiremeyecektir. Bunun yanında ayrıca belirtilmelidir ki; malik olmayan saklatanın uygun koşullardaki isteği ve talimatı ile taşınırın saklayan tarafından malikine teslimi de mümkündür.
Saklama sözleşmesinde saklayanın muhafaza borcu, bu sözleşmenin konusunu ve amacını oluşturmaktadır. Saklayan taşınırı, saklatanın belirlediği yerde ve onun istediği şekilde muhafaza etmekle yükümlüdür. Bu husus sözleşmede açıkça belirtilmemişse, saklayan taşınırı güvenli bir yerde ve değeriyle orantılı bir dikkat ve özenle muhafaza etmek zorundadır. Saklama sözleşmesi kullanma ödüncü, kira, eser, taşıma, satım, rehin sözleşmelerinden yalnız koruma unsurunun tek başına ya da hiç olmazsa en başta gelen sözleşme borcunu oluşturması bakımından ayrılır. Saklama sözleşmesinde borç kaynağı korumayı üzerine almadır. Eğer borç nedeni bu değilse ya da bu unsur tali nitelikte ise, özellikle bir saklama sözleşmesinden söz edilemez . Saklama sözleşmesinde muhafaza borcu mutlak nitelikte olup açıkça veya zımnen izin verilmedikçe saklayan, tevdi edilen taşınırı kullanamaz veya üçüncü kişilere kullandıramaz.
Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, taşınırı geri vermemekten veya kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Zira saklama sözleşmesiyle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi doğacak olup burada TBK’nın 112. maddesinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Başka bir deyişle geri verme saklayanın kusuru sonucunda gerçekleşemiyorsa geri verme borcu yerine tazminat borcu geçecektir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 579/1. maddesi; “Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludurlar. ANCAK İŞLETENLER, ZARARIN SAKLATAN VEYA ZİYARETÇİSİ YA DA BERABERİNDE VEYA HİZMETİNDE BULUNAN KİMSEYE YÜKLETİLEBİLECEK KUSURDAN, MÜCBİR SEBEPTEN YA DA EŞYANIN NİTELİĞİNDEN DOĞDUĞUNU İSPAT ETMEKLE, BU SORUMLUKTAN KURTULURLAR.” hükmünü içermekte olup bu tür bir sözleşme, kendisine özgü niteliğiyle bünyesinde bir saklama sözleşmesini de barındırmaktadır.
Buna göre otopark veya benzeri yeri işletenin muhafazasına bırakılan taşınırın zarara uğraması durumunda talep hakkı, taşınırı TBK’nın 579. maddesi kapsamında muhafaza edilmek üzere işletene bırakan kişiye aittir. Talep hakkının mevcudiyeti, TBK’nın 568. maddesi gereğince mülkiyet şartına bağlı değildir. Başka bir anlatımla otopark işletene aracını bırakan kimse, aracın maliki olmasa dahi hukuka uygun olarak zilyedi olduğu aracın zarara uğraması nedeniyle otopark işletene karşı zararın giderilmesine yönelik talep hakkını haizdir. Bu doğrultuda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 974 ve 986. maddeleri kapsamında fer’i zilyetler de TBK’nın 579. maddesi çerçevesinde garaj, otopark veya benzeri yerleri işletene teslim etmiş oldukları ve maliki olmadıkları aracın zarara uğraması nedeniyle işletene karşı, sözleşmesel çerçevede talep hakkına sahiptirler. Buradan hareketle TBK’nın 579. maddesi kapsamında kurulan bir sözleşme ilişkisi sonucu bir aracın, bırakıldığı otopark, garaj yahut benzeri yerlerde hasara uğraması nedeniyle ortaya çıkan zarar sonucu ileri sürülen tazminat talepleri, bu tür bir yeri işleten tarafından taşınırın maliki olunmadığından bahisle reddedilemez. Zira sözleşmesel ilişki otopark, garaj yahut benzeri yerleri işleten ile aracı buraya bırakan zilyet arasında kurulmuş olup sözleşme taraflar arasında karşılıklı haklar ve borçlar doğurmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 579. maddesinde kusursuz nitelikte bir sözleşmesel sorumluluk hâli düzenlenmiştir. Bu kapsamda sorumluluğun doğabilmesi için bu yerleri işletene sözleşme kapsamında taşınırın/aracın garaj, otopark ve benzeri yerlere bırakılmış olması, bunların veya eklentilerinin kaybedilmesi, zarara uğraması yahut çalınması gerekmekle bu yerleri işletenin veya personelinin kusuru, sorumluluğun mevcudiyeti için aranan bir koşul değildir. Aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da otopark, garaj yahut benzeri yerleri işleten, böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu bu Kanun’da gösterilmemiş olan bir koşula bağladığını, herhangi bir yolla ilan etse dahi sorumluluktan kurtulamaz. İşletenler, ancak zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle sorumluktan kurtulabilirler.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; sigortalı aracın trafik kazasında hasar alması üzerine davalı şirketin otoparkına çekildiği, hasar dosyası ve içindeki belgeler ile davalı ...Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan delillerde dava konusu ... plaka sayılı aracın 28/11/2019 tarihli Müşteri İstek Formu ile otoparka çekilmek üzere kabul edildiği, tanzim edilen bu belge doğrultusunda aracın davalı şirketin otoparkına çekildiği, dava dışı sigortalı / araç maliki ile davalı şirket arasında düzenlenen servis formu uyarınca davalı yetkili servis şirketin 6098 s. TBK 579. maddesi uyarınca kusursuz sorumlu olduğu, her ne kadar araç ile ilgili hiçbir tamir işlemi yapılmadığı ve araç hasar işlemlerinin uzun sürdüğünden sorumluluğun bulunmadığı savunulmuş ise de; 6098 s. TBK 579. maddesi uyarınca sorumluluk noktasında davalı şirketin araca tamir işlemi yapıp yapmamasının kusursuz sorumluluğa yönelik sonuca etkili olmadığı, öte yandan araç ile ilgili işlemler devam ederken hiçbir tamir işlemi yapmadığını beyan ederek bu hususta aracın servisin otoparkından çekilmesi noktasında sigorta şirketine hiçbir yazılı ihbar veya ihtar da çekilmediği, dolayısıyla aracın tamir işlemlerinin yapılması için rıza gösteren, aracın geri teslim alınması için herhangi bir ihtar veya ihbarda bulunmayan davalının işlemlerin uzun sürdüğü savunmasına dayanmasının hukuken mümkün olmadığı, esasen TMK 2.maddesi hükmü kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, diğer taraftan herhangi bir ihtar veya ihbar olmadığı için aynı gerekçelerle aracın teslim alınmasında davacının kusurundan da bahsedilemeyeceği, zira aracın pert hasar işlemlerinin devam ettiği, davalı şirketin otoparkında meydana gelen toprak kaymasının genel ve yaygın nitelikte bir doğal afet niteliğinde olmadığından mücbir sebep de olmadığı, kaldı ki tam da bu sebeple davalılar arasında akdedilen sigorta sözleşmesinde açıkça toprak kaymasının Garaj Mali Sorumluluk klozu çerçevesinde teminat altına alındığı, dolayısıyla davalının savunmaları kabul edilemez olduğu, 6098. Sayılı TBK 579. maddesi uyarınca davalının sorumluluktan kurtulmayı gerektirecek kurtuluş kanıtını ispat edemediğinden anılan yasa hükmü uyarınca zarardan kusursuz sorumlu olduğu kanısına varılmıştır.
Diğer taraftan; davalı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesi kapsamında zarardan sorumluluğuna yönelik sigortacı bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Sigortacı bilirkişinin 01/01/2023 tarihli raporunda belirtildiği üzere, davalının Garaj Mali Mesuliyet klozu çerçevesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, mevcut rizikonun sigorta poliçesinde teminat altına alındığı, davacının ödediği sigorta tazminatının rücusuna yönelik tüm koşulların mevcut olduğu, poliçedeki kloz için muafiyet tenzili uygulandığında davalı sigorta şirketinin toplam 12.000,00 TL zararın 11.650,00 TL'sinden sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu aşamada önemle belirtilmelidir ki, toprak kayması nedeniyle dava dışı sigortalıya 12.000,00 TL hasar ödemesinin banka havalesi yoluyla 14/08/2020 tarihinde gerçekleştirildiği, icra takibinde işlemiş faiz talebi bulunduğundan sigorta tazminatının rücuen tahsili isteminde dava dışı üçüncü şahsa ödeme yapılan tarih itibariyle davalıların temerrüte düştükleri, dolayısıyla davacının 14/08/2020 ödeme tarihinden takip tarihi olan 14/11/2020 tarihinde kadar işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, alınan raporlarda her ne kadar bu yönde bir hesaplama bulunmasa da davalı ... A.Ş. yönünden 11.650,00 TL tutar yönünden işlemiş faizin 293,64 TL olduğu mahkememizce hesap edilmekle, davanın kabulüne, davalılar ...Ltd. Şti. ile ... Sigorta A.Ş.'nin ... 3.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları itirazın iptali ile; a-Takibin davalı ... Ltd. Şti. yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla ve kaldığı yerden devam olunmasına, b-Takibin davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 11.650,00 TL asıl alacak ve 293,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.943,64 TL miktarla sınırlı olarak ve bu tutar üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, ancak rücuen tazminat istemli itirazın iptali davasında alacağın taraflar arasında likit ve muayyen olmaması sebebiyle yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalılar ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş.'nin ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile;
a-Takibin davalı ... Ltd. Şti. yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla ve kaldığı yerden devam olunmasına,
b-Takibin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11.650,00 TL asıl alacak ve 293,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.943,64 TL miktarla sınırlı olarak ve bu tutar üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (12.302,47 TL) üzerinden alınması gereken 840,38 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 148,59 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 691,79 TL harcın davalılardan (Davalı ... A.Ş. yönünden 667,28 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 148,59 TL peşin harç, 314,60 TL posta ve tebligat masrafı ve 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.163,19 TL yargılama giderinin davalılardan (Davalı ... A.Ş. yönünden 3.070,92 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalılardan (Davalı ... A.Ş. yönünden 1.320,33 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı ... Ltd. Şti.vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... A.Ş. Vekilinin yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/03/2023
Katip
ee-imzalıdır
Hakim
ee-imzalıdır