T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/754 Esas
KARAR NO : 2025/901
DAVA : Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2021
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 tarihli Ek Protokol imzalanarak müvekkili şirketin beş yıl süre ile bayiliğini yapmayı ve otogaz niteliğindeki Sıvılaştırılmış Petrol Gazını (Otogaz LPG) satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının...Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye notlu ihtarnamesi ile tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, bayilik sözleşmesi 40. maddesi gereğince davalının sözleşme süresi bitmeden işi fiilen bırakması ve süresinden önce sözleşmeyi feshetmesi halinde bayilik sözleşmesi'nin 27. maddesinde belirtilen cezai şartı ve cezai şart bedelinden bağımsız olarak bakiye kalan sözleşme süresi için net kar mahrumiyetini ödeyeceğini kabul ettiğini, ayrıca bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya peştemaliye (satış destek bedeli) verildiğini, davalının sözleşmeyi haksız feshi sonrasında kıstelyevm hesabına göre hesaplanan bakiye peştemaliye bedeli alacağına ilişkin KDV dahil 94.400 TL ödemesi gerektiğini ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile, sözleşme haksız nedenle fesih edildiğinden 94.400 TL peştemaliye bedeli, şimdilik 25.000 Euronun 16.11.2021 tarihi itibarıyla TCMB döviz satış kuru üzerinden karşılığı 289.500 TL cezai şart ve şimdilik 1.000 TL kar mahrumiyetinin davalılar tarafından (davalı kefilin kefalet miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla) müvekkili şirkete ödenmesine, tüm alacakların dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... A.Ş. İle 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 Ek Protokol'ünü imzaladığı ve işbu sözleşme ile beş yıl süre ile bayilik yapmayı ve otogaz niteliğinde sıvılaştırılmış petrol gazını (Otogaz LPG) satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ancak sözleşme tarihinden itibaren değişen ekonomik şartlar, rekabet ve piyasa koşulları nedeniyle müvekkili şirketin ekonomik sıkıntılar yaşadığı ve bu değişen koşulların davacı ...Ş. ile paylaştığını, karşılıklı toleranslar ile mutabakat sağlamaya çalışmışsa da davacı ...Ş.'den müspet, yapıcı bir dönüş alamadığını, müvekkil şirketin sözleşme ve protokolden hedeflemiş olduğu karı sağlama konusunda hiçbir destek göstermediğini, müvekkili şirketin Otogaz Bayilik Sözleşmesi'ni ve Ek Protokolü'nü mücbir sebebe dayanarak haklı nedenle feshettiğini, müvekkili şirketin haklı bir feshi söz konusu olduğunu, Bayilik Sözleşmesi 40. maddesi ile cezai şartın ve bakiye kalan sözleşme süresi için net kar mahrumiyetinin ödenmesinin hiçbir haklı neden göstermeden feshin gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, müvekkili şirketin haklı sebeplerin açıklar mahiyette ihtarname gönderdiği ve buna istinaden sözleşmenin feshini gerçekleştirdiğini, davacı ...Ş. Bayilik Sözleşmesi kapsamında davalı müvekkili şirketin ...'a peştemaliye (satış destek bedeli) vermiş olduğunu, ancak 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 tarihli Ek Protokol kapsamında olmadığını, dolayısı ile davacı ...Ş.'nin işbu haklı feshe karşılık davalı ...'a imzalamış olduğu kefaletname ile müşterek müteselsil kefil sıfatıyla davacı şirketin alacaklarına kefil olduğu tutara kadar tahsili için davalı olarak gösterilemeyeceğini, Mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise taraflar arasında akdedilen 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 tarihli Ek Protokol'ün müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshedildiğinin tespitine, davacının haksız ve mesnetsiz olarak talep etmiş olduğu 94.400-TL tutarındaki peştemaliye bedeli alacağı, şimdilik 25.000 Euro (16.11.2021) tarihi itibariyle TCMB döviz satış kuru üzerinden 289.500,00-TL) cezai şart, şimdilik 1.000-TL kar mahrumiyeti taleplerinin reddine, davalı ...'a ilişkin kefil sıfatıyla kefalet miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla kar mahrumiyeti taleplerinin reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı ..., davacı ...Ş. ile 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 Ek Protokol'ünü imzaladığını ve işbu sözleşme ile beş yıl süre ile bayilik yapmayı ve otogaz niteliğinde sıvılaştırılmış petrol gazını (Otogaz LPG) satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ancak sözleşme tarihinden itibaren değişen ekonomik şartlar, rekabet ve piyasa koşulları nedeniyle müvekkili şirketin ekonomik sıkıntılar yaşadığı ve bu değişen koşulların davacı ...Ş. ile paylaştığını, karşılıklı toleranslar ile mutabakat sağlamaya çalışmışsa da davacı ...Ş.'den müspet, yapıcı bir dönüş alamadığını, müvekkil şirketin sözleşme ve protokolden hedeflemiş olduğu karı sağlama konusunda hiçbir destek göstermediğini, müvekkili şirketin Otogaz Bayilik Sözleşmesi'ni ve Ek Protokolü'nü mücbir sebebe dayanarak haklı nedenle feshettiğini, müvekkili şirketin haklı bir feshi söz konusu olduğunu, Bayilik Sözleşmesi 40. maddesi ile cezai şartın ve bakiye kalan sözleşme süresi için net kar mahrumiyetinin ödenmesinin hiçbir haklı neden göstermeden feshin gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, müvekkili şirketin haklı sebeplerin açıklar mahiyette ihtarname gönderdiği ve buna istinaden sözleşmenin feshini gerçekleştirdiğini, davacı ...Ş. Bayilik Sözleşmesi kapsamında davalı müvekkili şirketin ...'a peştemaliye (satış destek bedeli) vermiş olduğunu, ancak 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014
tarihli Ek Protokol kapsamında olmadığını, dolayısı ile davacı ...Ş.'nin işbu haklı feshe karşılık davalı ...'a imzalamış olduğu kefaletname ile müşterek müteselsil kefil sıfatıyla davacı şirketin alacaklarına kefil olduğu tutara kadar tahsili için davalı olarak gösterilemeyeceğini, Mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise taraflar arasında akdedilen 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 tarihli Ek Protokol'ün müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshedildiğinin tespitine, davacının haksız ve mesnetsiz olarak talep etmiş olduğu 94.400-TL tutarındaki peştemaliye bedeli alacağı, şimdilik 25.000 Euro (16.11.2021) tarihi itibariyle TCMB döviz satış kuru üzerinden 289.500,00-TL) cezai şart, şimdilik 1.000-TL kar mahrumiyeti taleplerinin reddine, Davalı ...'a ilişkin kefil sıfatıyla kefalet miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla kar mahrumiyeti taleplerinin reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe;
30/10/2014 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi, 30/10/2014 tarihli Ek protokol, kefalet sözleşmesi, ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, ... 30. Noterliği ...tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, peştemaliye faturası, ticari defter ve belgeler celp edilmiş, incelenmiştir.
Dosya, Ticari sözleşmeler alanında uzman ..., Akaryakıt sektör uzmanı ... ve Mali Müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından sunulan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak ; "... 1. Sözleşmenin, Ek Protokol 2. maddesine göre, bakiye kalan süre için Davacı ...Ş.’nin Kâr Mahrumiyeti tutarı bakiye süre 53,17 ay ve 17.06.2015 Tarihli Son ... Fiyat Değişikliği baz alınarak 114.392,93 TL, Davacının yeni bayilik yapma süresi kadar hesaplanmasına karar verirse, makul süre 2 yıl olarak uygun görülmekle birlikte, Yeni bayilik yapma makul süre dikkate alınacak olursa da 51.638,19 TL olarak hesap edilmiştir. 2. Taraflar arasında 30/10/2014 tarihinde imzalanan Ek Protokol 6. maddesine göre, taraflar arasındaki sözleşmeden geriye kalan süre için Peştemaliye bedeli; 30.916,00 TL peştamaliye 5.565,00 TL %18 KDV 36.481,00 TL olarak hesaplanmıştır. 3. Taraflar arasında 30/10/2014 tarihinde imzalanan Otogaz Bayilik Sözleşmesi 27. maddesinde Cezai Şart tutarının 100.000,00 Euro olarak yer aldığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde şimdilik 25.000 (yirmibeşbin) Euro karşılığı Türk Lirası (16.11.2021 tarihi itibarıyla TCMB döviz satış kuru üzerinden 289.500,00- TL) cezai şart talep ettiği, Cezai şar ile ilgili sözleşmenin kalan süresi değerlendirildiğinde 88.611,00 Euro hesap edildiği, 4. Kefil ..., ... Sanayi Limited Şirketleri firmasının. ... A.Ş ile yapmış olduğu [otogaz bayilik] sözleşmesine 30.000 (otuz bin) TL kadar asıl borcuna ve bu borcun ödenmemesi halinde tahakkuk edecek faiz yargılama giderlerinden sorumlu olacağı, Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz ..." şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya, itiraz nedeniyle ek rapor alınmak üzere Ticari sözleşmeler alanında uzman ..., Akaryakıt sektör uzmanı... ve Mali Müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından sunulan 09/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak ; "... Kök raporumuzda; Taraflar arasındaki ek protokol İŞLETME ve PEŞTEMALİYE DESTEĞİ başlıklı maddesi, Taraflar arasında imzalanmış bulunan 30.10.2014 başlangıç tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi kapsamında, BAYİ' ye ayrıca bir işletme ve peştemaliye desteği verilmeyecek olup, bu kapsamda, taraflar arasında imzalanıp, 30.10.2014 tarihi itibariyle karşılıklı olarak feshedilmiş bulunan 15.02.2013 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve buna bağlı aynı tarihli protokolün 5. Maddesi uyarınca, beş yıllık sözleşme süresi karşılığında BAYİ' ye ödenmiş bulunan işletme ve peştemaliye desteğinin, BAYİ tarafından hak edilmemiş bulunan 35.000 TL + KDV'lik bölümü, işbu sözleşme dönemine aktarılmış bulunmaktadır…” hükmüne haizdir. Davalının ifade ettiği gibi peşte maliye konu fatura 2010 yılı olmasına rağmen taraflar arasındaki ek protokole göre yeni döneme 35.000 TL’lik miktar sarkmaktadır. Dolayısıyla sözleşmenin haksız fesih olarak kabul edilmesi durumunda kıstelyevm usulü hesabına göre davalının, 30.916,00 TL ..., 5.565,00 TL %18 KDV, 36.481,00 TL davacıya ödemesi gerekmektedir.
Dolaysıyla peştamaliye bedeli taraflar arasındaki sözleşmede açıkça belirtilmiş olduğundan, davacı taraf 94.400 TL talep etmiş ancak yapılan incelemede fesih tarihi ile 36.481,00 TL olarak hesaplanmıştır. Takdir mahkemeye aittir. SEKTÖREL İNCELEME: İlk raporda da belirttiğimiz üzere; Dava dosyası incelendiğinde bu sıkıntı ve piyasa koşullarının ne olduğu, nasıl bir problem yaşandığı, bu problemlerin sebepleri veya Davacı tarafa sunulan çözüm yollarının neler olduğuna dair bir evrak, yazışma veya görüşme tutanağına rastlanmamıştır. Sadece şifahi olarak sorunların davacı yetkililerce paylaşıldığı belirtilmiştir. Varsayımlarla bir sonuca varmak heyetimizin objektif değerlendirmesi açısında çok uygun düşmemektedir. Davacı tarafın Pazar payı, satış gücünden bahsetmemizin sebebi Marka gücü çok yüksek olan bir dağıtım şirketi markası altında satış yapmanın daha kolay olacağı çıkarımıdır. “Davacı şirket her yıl hem satışlarını hem de Pazar payını sürekli arttırmış olup, sektördeki lider konumu her yıl daha da sağlamlaştırmaya devam etmiştir. Sektör lideri dağıtım şirketinin markası altında satış yapmaya çalışmak da bir bayi için her zaman avantaj olacaktır. O yüzden davalı tarafın, ayrıntıları olmadığı için net yorumlayamadığımız fesih sebebini elimizdeki bilgilerle yorumlamaya çalıştığımızda feshi haklı gösterecek bir tablo ile karşılaşmamaktayız.” DEĞERLENDİRME Davalı taraf itiraz olarak; müvekkil şirket ...haklı sebeplerini açıklar mahiyette ihtarname göndermiş ve buna istinaden sözleşmenin feshini gerçekleştirmiştir. Davalı taraf sözleşmeyi feshe ilişkin genel bir gerekçe ortaya koymakla birlikte tarafımızca yapılan değerlendirmede bu gerekçelerin sözleşmenin feshi bakımından objektif olarak haklı gerekçeler olabileceği hususunun tespit edilemediği ifade edilmiştir. Davalı taraf haklı sebebe dayanılarak feshedilmiş olan sözleşmeye ilişkin davacının fahiş tutarlardaki cezai şart, kar mahrumiyeti ve peştemaliye bedelleri taleplerinin reddedilmemesi gerektiğini ifade etmektedir. Ancak yapılan sektörel değerlendirmede ortaya konan gerekçelerin sözleşmenin feshi bakımından haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği, söz konusu iddiaların somut veriler ile desteklenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple davalının kök rapora yönelik itirazlarının bu aşamada kök raporda yer alan değerlendirmelerimizi değiştirmemizi gerektirecek nitelikte olmadığı ve kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiğimizi Sayın Mahkemenin takdirine sunarız ..." şeklinde düzenlenmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde dava değeri 384.900,00 TL olan alacaklarını 50.638,19 TL daha arttırarak 435.538,19 TL'ye çıkartılması hususundaki ıslah taleplerinin ve davanın kabulü ile; 30.10.2014 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 30.10.2014 tarihli Ek Protokol'ün ...San. Ltd. Şti. tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğinin tespitine, 94.400,00 TL tutarındaki peştemaliye, 289.500,00 TL cezai şart bedeli (EURO taleplerinin TL karşılığı ile tahsili talebiyle)(fazlaya ilişkin hakları saklıdır) 51.638,19 TL kar mahrumiyeti alacaklarına (kefilin kefil olduğu tutar ile sınırlı olmak kaydıyla) dava ve ıslah tarihinden itibaren işlemiş reeskont faizleriyle birlikte tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılardan (kefilin kefil olduğu tutar ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, otogaz bayilik sözleşmesinin haksız feshinden doğan cezai şart, kar mahrumiyeti ve bakiye peştemaliye bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ...Ş. ile davalı ...Ltd. Şti. arasında 30/10/2014 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi ve eki mahiyetinde 30/10/2014 tarihli Ek protokol imzalandığı, davalı ...'ın otogaz bayilik sözlşmesi ve ek protokol kapsamında doğacak tüm borçlara yönelik 30.000 TL tutar için müteselsil kefil olduğu, sözleşme uyarınca davalı şirketin beş yıl süre ile davacının bayiliğini yapmayı ve sözleşme konusu otogaz LPG satmayı kabul ve taahhüt ettiği, davalı ...Ltd. Şti.nin ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile otogaz bayilik sözleşmesini 17/06/2015 tarihinde tek taraflı olarak ve süresinden önce feshettiği anlaşılmıştır.
Davacı, bayilik sözleşmenin süresinden önce ve tek taraflı feshinin haksız olduğunu iddia ederek davalıdan cezai şart, kar mahrumiyeti ve bakiye peştemaliye bedeli talep etmektedir.
Davalılar, bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunmaktadır.
Uyuşmazlığın temeli, otogaz bayilik sözleşmesinin feshinin haklı / haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı taraf fesih ihtarnamesinde; değişen ekonomik şartlar, rekabet ve piyasa koşulları uyarınca esneklik - kolaylık sağlanmadığını ileri sürerek sözleşmeyi feshetmiştir.
Ekonomik şartlar, rekabet ve piyasa koşulları, başlı başına değişken etkenler olup, bu durum davacıdan kaynaklanmadığından sayılan sebepler için davacı şirketin kusurundan bahsedilemez. Başka bir anlatımla, fesih ihtarnamesinde belirtilen bu sebepler haklı sebeplerle fesih nedenleri değildir. Üstelik, tarafların ticari şirket oldukları, tüzel kişi tacir olarak ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmelerinin esas olduğu, somut olayda bayilik sözleşmesinin yapılmasında tarafların ekonomik şartları, rekabet ve piyasa koşullarını nazara alarak sözleşme koşullarını belirleyecekleri muhakkaktır. Davalının, basiretli tacir ilkesine aykırı şekilde sonradan koşulların kendisi için değiştiğini sebep göstererek sözleşmeyi feshetmesi haksızdır. Kaldı ki, bayilik sözleşmesi m.28 uyarınca taraflar arasında akdedilen Ek Protokol m.2.de tarafların kar marjının tespiti ve paylaşımı konusunda mutabık kaldıkları, hatta mutabık kalınan dağıtım oranın değiştirilemeyeceği dahi kabul edilmiştir. Böylelikle, davalı şirketin fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü sebepler kapsamında bayilik sözleşmesinden beklenen karlılığın gerçekleşmediği ve feshin haklı olduğu iddiası, öncelikle kabul ettiği sözleşme hükümlerine aykırı olup, sözleşmenin feshinin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı, ticari sözleşmeler uzmanı ile akaryakıt sektör bilirkişileri 02/01/2023, 08/03/2023, 30/10/2014 tarihli raporlarında değişen ekonomik şartların davalının savunmasının aksine mücbir sebep teşkil etmediği, önceden öngörülemeyen kaçınılmaz, karşı konulması mümkün olmayan, harici ve olağanüstü bir olayın mücbir sebep olabileceği, somut olayda mücbir sebebin varlığının ortaya konulamadığı, ekonomik şartlar, rekabet ve piyasa koşullarına ilişkin değişen şartların ne olduğunun ise açıklan(a)madığı, dosyada bu yönde bir delilin de olmadığı, sektörel açıdan davalının faaliyette bulunduğu ... ilinde 2012-2015 yıllarında satışların her yıl artarak büyümeye devam ettiği, satış düşüşü ya da ... ilinin toplam satışlarında - pazarında küçülme olmadığı, davacı dağıtım şirketinden kaynaklı bir sorun da yaşanmadığı, davacı şirketin otogaz satımı konusunda ... ilinde lider olduğu ve yaptığı satışlarla artırarak bu konumunu sürdürdüğü, uzun yıllar bayi olan davalının sırf beklenen karlılık gerçekleşmediğinden sözleşmeyi fesihinin haksız olduğu mütalaasında bulunmuşlar, yukarıda belirtilen ana gerekçeye ilave olarak bu mütalaaya da iştirak edilmiştir.
Sonuç itibariyle, davalının otogaz bayilik sözleşmesinin feshi haksızdır.
Bayilik sözleşmesi m.40 uyarınca, davalı, süresinden önce haklı neden göstermeden sözleşmeyi feshederse, davacıya cezai şart ve kalan sözleşme süresi için cezai şarttan bağımsız olarak ilaveten net kar mahrumiyeti ödemeyi kabul etmiştir.
a-Cezai Şart
Bayilik sözleşmesi m.27.göre davalı bayi tarafından sözleşmenin süresinden önce haklı bir sebebe dayanmaksızın tek taraflı olarak feshedilmesi halinde davalının 100.000 Euro karşılığı Türk Lirasını cezai şart olarak ödemeyi, cezai şart miktarına hiçbir suretle itiraz edilmeyeceği ve derhal ödeneceğini beyan, kabul ve taahhüt etmiştir.
Sözleşmedeki cezai şartın koşulları somut olayda mevcut olup, davacı dava dilekçesinde 25.000 Euro karşılığı 289.500 TL cezai şart talep etmiştir. Davalı şirket tarafından otogaz bayilik sözleşmesi, haklı nedene dayanmaksızın süresinden önce ve tek taraflı feshi sebebiyle davacının cezai şart talebinin anılan sözleşme hükmü uyarınca kabulüne karar verilmiştir.
6098 s. TBK m.182 son fıkra ve 6102 s. TTK m.22. gereğince tacir sıfatını haiz borçlunun cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği, öte yandan davacının kararlaştırılan 100.000 Euro cezai şarta rağmen bu tutarın 1/4'ü oranında talepte bulunarak 25.000 Euro talep ettiği, mahkememizce bu tutardan ayrıca bir indirim yapılmasına lüzum olmadığı, esasen 25.000 Euro karşılığı 289.500 TL cezai şart tutarının davalı borçlunun iktisaden sarsılmasınına veya çöküntüye uğramasına/ mahvına neden olmayacağı kanaatine varılarak cezai şart miktarından tenkise / indirime gidilmemiştir.
b-Kar mahrumiyeti Bayilik sözleşmesi m.27.göre davalı bayi tarafından sözleşmenin süresinden önce haklı bir sebebe dayanmaksızın tek taraflı olarak feshedilmesi halinde davacının cezai şart haricinde ve cezai şarttan bağımsız olarak sözleşme m.40.göre bakiye kalan sözleşme süresi için ilaveten gelir kaybı mahiyetindeki net kar mahrumiyetini dahi ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.
Bayilik sözleşmesi m.40.göre net kar mahrumiyetinin hesabında Ek Protokolde yer alan kar marjının esas alınacağı ve sözleşmenin feshinden sonra bakiye kalan sözleşme süresi için şayet sözleşme bir yıl dolmadan feshedilmişse davalı bayinin ek yüksek aylık alımı baz alınarak 12 ile çarpılmasından bulunacak yıllık alım miktarının bakiye sözleşme süresi ile çarpılarak sözleşme süresi sonuna kadar toplam alım miktarının bulunduktan sonra nihayetinde toplam alım miktarı ile ek protokolde belirlenen davacı ... payı ile çarpılarak davacının net kar mahrumiyetinin hesaplanacağını kabul etmişlerdir.
Taraflar, sözleşme süresinin sonuna kadar net kar mahrumiyetinin ödeneceğini kararlaştırmış olmakla birlikte, yerleşik içtihatlar uyarınca otogaz ve akaryakıt bayilik sözleşmelerinde kar mahrumiyeti alacağının makul süre tespit edilerek hesaplandığı, bu çerçevede davacının aynı bölgede, aynı ya da benzer koşullarda yeni bir bayilik ilişkisi kurması için gereken makul süre tespit edildikten sonra kar mahrumiyeti alacağının hesaplanması gerektiğinden (tam da bu nedenle sözleşme süresinin sonuna kadar hesaplama yapan - makul süre kriterini dikkate almayan 02/01/2023 tarihli kök ve 08/03/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarına itibar edilmemiştir) sözleşme hükmünün aksine yerleşik içtihatlara uygun şekilde mahkememizce makul süre tespit kriterine göre kar mahrumiyeti hesaplatılmıştır.
Nitekim, yerleşik uygulamadan misallere bakıldığında;
Yargıtay 11. HD. ...E. ...K. "...davacı dağıtım şirketi tarafından aynı bölgede yeni bir bayiilik ilişkisinin tesisi için geçirebileceği makul süre baz alınarak bir hesaplama yapılması gerekirken sözleşmenin sona ereceği tarihe değin hesaplama yapılması doğru olmamış..."Yargıtay 11. HD. ... E. .... K."...aynı bölgede benzer bir bayilik bulabileceği makul süre üç ay olarak tespit edilmiş, üç ay baz alınmak suretiyle net kâr değil, brüt kâr üzerinden hesap edilen kâr mahrumiyetine hükmedilmiştir. Halbuki, uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere; makul süredeki brüt kâr değil, net kâra göre kâr mahrumiyeti hesaplanmalıdır..."
Somut olayda dönüldüğünde, bilirkişi kurulu tarafından sunulan 07/03/2024 tarihli kök ve 09/05/2024 tarihli ek raporda, davacının aynı bölgede aynı ya da benzer koşullarda yeni bir bayilik ilişkisi kurması için gereken makul sürenin 2 yıl olarak tespit edildiği, otogaz bayilik sözleşmesi m.27, m.40 ve Ek Protokol m.2 uyarınca net kar mahrumiyeti 51.638,19 TL olarak hesaplanmıştır.
Yerleşik içtihatlara uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bu rapora itibar edilmiştir.
c-Peştemaliye bedeli
Bayilik Sözleşmesi Ek Protokol m.6 göre 30/10/2014 tarihli sözleşme kapsamında davalıya ilave işletme ve peştemaliye desteği verilmeyeceği, taraflar arasında imzalanan ve 30/10/2014 tarihinde karşılıklı olarak feshedilmiş olan 15/02/2013 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı ek protokolün 5. maddesi uyarınca beş yıllık sözleşme karşılığında davalı bayiye verilmiş olan işletme ve peştemaliye desteğinin davalı tarafından hak edilmemiş olan 35.000 TL + KDV.lik kısmının bu sözleşme dönemine aktarıldığı konusunda mutabık kalınmış, aktarılan bu peştemaliye bedelinin 30/10/2014 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce ve haksız feshi halinde fesih tarihi itibariyle bakiye süresine karşılık gelen kısmının ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın davalı tarafça davacı dağıtım şirketine ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Bilirkişi kurulu tarafından sunulan 07/03/2024 tarihli raporda, sözleşmenin süresinden önce, tek taraflı ve haksız feshi sebebiyle Ek Protokol m.6 uyarınca davacının talep edebileceği peştemaliye bedeli isabetli ve yerinde olarak - sözleşme ve protokole uygun hesaplama ile - KDV dahil 36.481,00 TL olarak hesaplanmıştır. Hasılı, davacının fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu çerçevede, bilirkişi kurulunun 07/03/2024 tarihli kök ve itirazlar üzerine alınan 09/05/2025 tarihli ek rapor uyarınca davacının otogaz bayilik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle davalıdan 289.500 TL cezai şart, 51.638,19 TL kar mahrumiyeti (makul süre hesabına göre)ve 36.481 TL peştemaliye bedeli alacağı olduğu kabul edilmiş, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporları hükme esas alınmıştır.
Gelinen aşamada, davacı vekili, kar mahrumiyeti alacağı için 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş, davanın başında talep ettiği 1.000 TL kar mahrumiyeti alacağını ıslah dilekçesinde 50.638,19 TL daha artırarak toplam 51.638,19 TL talep etmiştir. Islah harcı ise yatırılmıştır.
Islah dilekçesine karşı davalılar, zaman aşımı defi ileri sürmüştür.
Otogaz bayilik sözleşmesinin ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 17/06/2015 tarihinde feshedildiği, bayilik sözleşmesi m.27 ve m.40 uyarınca sözleşmenin feshi birlikte kar mahrumiyeti alacağının muaccel hale geldiği, bayilik sözleşmeleri bakımından Kanunda özel bir zaman aşımı süresi düzenlenmediği için sözleşmeden doğan kar mahrumiyeti alacağının 6098 s. TBK 146. maddesi uyarınca 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olduğu, eldeki davanın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.109. uyarınca kısmi dava olarak açıldığı, dava konusu edilen 1.000 TL kar mahrumiyeti alacağının 17/11/2021 dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmadığından kabulünün gerektiği, ancak kısmi davada dava konusu edilmeyen alacak yönünden zaman aşımı süresinin işlemeye devam ettiği, 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile artırılan 50.638,19 TL kar mahrumiyeti alacağının ise 6098 s. TBK 146.maddesi uyarınca 10 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra ıslah edilmesi ve ıslah ile artırılan tutara davalılar tarafından zaman aşımı defi savunmasında bulunulması karşısında davacının kar mahrumiyeti alacağının ıslah ile artırılan 50.638,19 TL.lik kısmının zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Nihayetinde; davalı şirket tarafından otogaz bayilik sözleşmesi süresinden önce ve haksız olarak feshedildiğinden davacının 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 289.500 TL cezai şart, 1.000 TL kar mahrumiyeti ve 36.481,00 TL peştemaliye bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan (davalı müteselsil kefil ...'ın kefalet limiti uyarınca 30.000 TL.sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, davacının peştemaliye bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine ve yine davacının kar mahrumiyeti alacağının ıslah ile artırılan 50.638,19 TL.lik kısmının ise zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere );
Davacının 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle 289.500 TL cezai şart, 1.000 TL kar mahrumiyeti ve 36.481,00 TL peştemaliye bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan (davalı müteselsil kefil ...'ın kefalet limiti uyarınca 30.000 TL.sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının peştemaliye bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Davacının kar mahrumiyeti alacağının ıslah ile artırılan 50.638,19 TL.lik kısmının zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
4-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 22.336,07 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 6.573,13 TL'nin ve 900,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 14.862,94 TL harcın davalılardan (davalı müteselsil kefil ...'ın kefalet limiti uyarınca bu tutarın 2.049,30 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.573,13 TL peşin harç, 900,00 TL ıslah harcı, 634,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.607,13 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 9.464,82 TL'nin davalılardan (davalı müteselsil kefil ...'ın kefalet limiti uyarınca bu tutarın 868,38 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yargılama nedeniyle yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti masrafının davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3.489,47 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...Ltd. Şti.'ye VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin adı geçen davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 52.316,96 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı müteselsil kefil ...'ın kefalet limiti uyarınca bu tutarın 30.000 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
9-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.021,02 TL'sinin davalılardan (davalı müteselsil kefil ...'ın kefalet limiti uyarınca bu tutarın 93,67 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 338,98 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... ve davalı ...Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2025
Katip ...
Hakim ...