T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/163 Esas
KARAR NO: 2023/54
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 17/11/2020
KARAR TARİHİ: 24/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dava; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..., müvekkili bankaya başvurarak 13.02.2012 tarihinde "... Başvuru Formu” ve "Bankacılık Hizmetleri ve Kredi Kartı Sözleşmesi" imzaladığını, davalı talebi üzerine, müvekkili banka tarafından davalı adına ... numaralı kredi kartı tanımlandığını, davalı adına tanımlanan kredi kartının kullanmış ancak ödemelerini yapmadığını, davalı borcunu ödememesi üzerine, müvekkili banka davalı "...Başvuru Formunda" bildirmiş olduğu "Demirkapı Cad. ... İş Hanı No:.. Eyüp/İstanbul" adresine Üsküdar ... Noterliği 03.11.2014 tarih, ... Yevmiye numarası ile ihtarname gönderdiğini, ancak davalının adresten ayrıldığı gerekçesi ile tebliğ edilemediğini, davalı kredi kartı borcunu ödememesi üzerine, müvekkili banka tarafından alacağın tahsili amacıyla 12.02.2016 tarihinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalı haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla takip talebinde belirtilen faiziyle birlikte takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Cevap; Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Dava, Bankacılık Hizmet Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi kartı borcundan kaynaklanan alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Huzurdaki davanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası celbedilerek incelendiğinde, davacı banka tarafından 5.988,50-TL asıl alacak, 2.609,01-TL takip öncesi kar payı, 130,45-TL kar payının BSMV'si ve 112,62-TL masraf olmak üzere toplam 8.840,58-TL alacak için başlatılan ilamsız takibe davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durdurulmuş olduğu, icra dosyası içeriğine göre borçlu tarafından tebliğ için gider avansı yatırılıp itiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğundan davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinin incelenmesinde, davacı Müflis ... A.Ş. ile davalı ... arasında;13.02.2012 tarihli Bankacılık Hizmetleri Ve Kredi Kartı Sözleşmesi Ve...Başvuru Formu düzenlenmiş olduğu, sözleşmenin, davalı ve davacı tarafından imzalandığı görülmüş olup, herhangi bir kefalet imzası tespit edilemediği, sözleşmeye istinaden davalı adına dava konusu ...numaralı kredi kartının tahsis edildiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı olan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26/2 ve 3’üncü maddesi "Dönem borcunun bir kısmının ödenmesi halinde kalan hesap bakiyesi üzerinden faiz hesaplanır. Kalan hesap bakiyesine, asgarî tutar ve üzerinde ödeme yapılması durumunda akdi faiz, asgarî tutarın altında ödeme yapılması durumunda ise gecikme faizi uygulanır. Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar." hükmünü içermektedir.
Kredi kartı borçları yönünden 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesinde özel bir faiz düzenlemesi getirilmiştir.
Bununla birlikte hesabın kat edilmesiyle birlikte alacak muaccel hale gelip ihtarnamenin tebliğ edilip edilmemesi TBK'nın 117. maddesindeki temerrüt koşullarının oluşup oluşmamasına etki eder. (Yargıtay 19. HD'nin 2018/562 Esas - 2019/3255 Karar sayılı ilamı) Başka bir anlatımla hesap kat edilmesiyle birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelip ayrıca ödeme için mehil verilmesi gerekmez. Kat ihtarnamesinin tebliği ve davacı tarafından ödeme için herhangi bir süre verilmesi halinde o sürenin geçmesiyle temerrüt oluşur. (Yargıtay 19. HD'nin 2016/19458 - 2018/4877 Karar sayılı ilamı)
Davacı banka tarafından, Üsküdar ... Noterliği ... yevmiye no ile 03.11.2014 tarihinde davalı aleyhine ihtarname keşide edildiği, taraflar arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri ve Kredi Kartı Sözleşmesinin Yasal İkametgah başlıklı 20.4.Maddesinde " Müşteri , Ek Kart Hamile Kefil, kendilerine Bankaca yapılacak tebligatlar için , başvuru formunda ve işbu sözleşmede belirtilen adreslerini yasal ikametgahları olarak belirlediklerini beyan ile adreslerindeki değişiklikleri , değişikliği izleyen 15 ( on beş ) gün içinde yazılı olarak veya noter kanalıyla Banka'ya bildirmedikleri takdirde , önceki adreslerine yapılacak her türlü tebligatın kendilerine yapılmış sayılacağını ve işbu sözleşmeye ve kredi kartına ilişkin her türlü tebligatın kendilerinden herhangi birine gönderiminin yeterli olup bu gönderimin her ikisi için de geçerli olacağını kabul ve taahhüt ederler..." hükmü bulunduğu görülmüştür. Davacı banka tarafından gönderilen ihtarnamenin, Demirkapı Cad. ... İşhanı No... Eyüp- Topçular adresine gönderildiği; adresin sözleşmedeki iş adresi olduğu; sözleşme hükmüne göre sözleşmedeki adrese yapılan tebligatın geçerli olduğu temerrüt tarihinin 20.11.2014 itibariyle başlayacağına kanaat getrilmiştir.
5464 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca belirlenecek akdi ve temerrüt faiz oranları dikkate alınarak alacağın tespiti konusunda uzman bilirkişiye dosya tevdii edilmiş; Dosya bilirkişi ...'a tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 30/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; Dava konusu kredi kartı için en son 09.07.2014 tarihinde 1.364,03.-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeden sonra ekstre borcunun 3.422,80.-TL olduğu,
21.07.2014 ekstre döneminde 248,00.-TL lik harcama,
19.08.2014 tarihinde 1280,85.-TL lik harcama
19.09.2014 ekstre döneminde 241,10.-TL lik harcama ve
21.10.2014 ekstre döneminde 371,10.-TL lik harcama ile
03.11.2014 ihtarname tarihine kadar ekstre borcunun 5.463,85.-TL olduğu,
Vadesi gelmemiş harcamalar toplamının 524,65.-TL olduğu, toplam ekstre borcunun 5.463,85 * 524,65 6502 Sayılı Yasanın Temerrüt başlıklı 28. Maddesinin 2 bendine göre;
“ Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmaz." Hükmünde olduğu ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkındaki Kanunun 26 ncı maddesinin 2 nci fıkrasındaki; “Temerrüt hali de dâhil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz.” hükmü gereğince,
Faiz işletilebilecek asıl alacak tutarı 5.988,50 - 889,78 = 5.098,72-TL olarak hesaplanmıştır.
Uyuşmazlık niteliği itibariyle 5464 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş olan kredi kartı borcundan kaynaklanmakta olup, anılan Kanun’un 26. maddesinde kredi kartı borçları ile ilgili özel bir faiz düzenlemesi bulunduğu dikkate alındığında, somut olayda 5464 sayılı Kanun’a göre genel Kanun niteliğinde olan TBK’nın 88 ve 120. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 21.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-3129 E., 2021/1041 K. sayılı kararında da değinilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(19)11-87 Esas, 2022/1081 Karar sayılı ilamı)
5464 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca belirlenecek akdi ve temerrüt faizi oranları dikkate alınarak alacak miktarının tespitine dair 03.11.2014 ihtarname tarihinden, 12.02.20216 takip tarihine kadar akdi faiz oranı ile yapılan hesaplamaya denetime açık niteliği ile itibar edilmiştir. Üsküdar ...Noterliği 03/11/2014 tarih ...Yevmiye numaralı işleme ilişkin ihtarname masraf makbuzunun okunaklı bir suretinin celbi için müzekkere yazılmış; ilgili noter makbuzu da dosyaya sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve denetime açık bilirkişi rapor içeriğine göre, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 5.098,72-TL asıl alacak, 2.609,01-TL işlemiş faiz, 98,90-TL faizin gider vergisi ve 112,62-TL noter masrafı olmak üzere toplam 7.919,25-TL alacak yönünden, takip tarihi sonrası 5.098,72-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %30,24 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, dair aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2021/3214 Esas, 2021/7424 Karar sayılı ilamı) Davaya konu banka alacağının asıl alacak yönünden likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla takip konusu yapılan ve kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının İstanbul...İcra Müdürlüğü ... Esas takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 5.098,72-TL asıl alacak, 2.609,01-TL işlemiş faiz, 98,90-TL faizin gider vergisi ve 112,62-TL noter masrafı olmak üzere toplam 7.919,25-TL alacak yönünden, takip tarihi sonrası 5.098,72-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %30,24 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla asıl alacak olan 5.098,72-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (7.919,25 TL) üzerinden alınması gereken 540,96-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan posta ve tebligat masrafı 451,75 TL, bilirkişi ücreti 1.800,00- TL olmak üzere davanın kabul red oranına göre hesaplanan toplam 2.016,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 7.919,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 609,07-TL'sinin davalıdan; 70,93-TL'sinin ise davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi gereğince kabul ve reddedilen miktarlar itibariyle ayrı ayrı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.24/01/2023
Katip ...
Hakim ...