T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/19
KARAR NO : 2025/419
DAVA : ALACAK (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2022 (Asıl Dava)
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ VE ALACAK davasının mahkememizde birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı (...) vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin akustik ses yalıtımları ve işlemleri konusunda faaliyet göstermekte olup, bu çerçevede davalıya bir hizmet ve satış gerçekleştirdiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçmişse de davalının icra takibine itiraz etmesiyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı (...) vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davalıya akustik kayıt odası imal edilmesi işini verdiklerini, davalının verdiği 23.10.2020 tarihli teklifin müvekkilince kabul edildiğini ve davalının akustik kayıt odasının imal işine başladığını, işi yapan davacının, 36.585,90.-TL meblağlı 07.12.2020 tarihli fatura düzenlediğini, iş için davacıya kısmi olarak 18.138,96-TL ödendiğini, işin bitimini müteakip yapılan kontrollerde kayıt dinleme ve akustik kayıt odası arasındaki duvar ... değerinin olması gereken ideal 70 dBA değerinden çok uzak (40 dBA) olduğu, kullanılan cam ve kapının akustik özelliklerde olmadığı ve odanın ideal veya ideale yakın, kabul edilebilir bir izolasyon yapmaktan uzak olduğunun tespit edildiğini, bu eksikliklerin giderilmesi için yapılan müteaddit görüşmelerin neticesiz kalması, davacının kusurlu işin sorumluluğunu üstlenmemesi üzerine bu kez 18.01.2021 tarihli ve noter aracılığı ile gönderilen ihtarname ile durumun karşı tarafa resmi şekilde bildirildiğini, davacının ihtarnameye karşı da duyarsız kalmaya devam ettiğini, bir süre sonra yaptığı işte hiçbir eksiklik olmadığını savunarak bakiye alacağının ödenmesini ihtar ettiğini, bu aşamadan sonra taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine eksik işler müvekkili ve ... A.Ş. tarafından tespit edilerek, bu eksiklik ve hataların giderilmesi için 4 ayrı mal ve hizmet alındığını, 4 ayrı kişiye toplamda 44.899,00-TL ödendiğini, bu iş için önce davacıya 18.138,96-TL, sonrasında da dava dışı dört ayrı kişiye 44.899,00-TL olmak üzere toplamda 63.037,96-TL ödemek zorunda kaldıklarını, davacının bakiye 18.446,94-TL alacağı müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 44.899,00-TL'den takas etme haklarını (TBK m.139) kullandıklarını, itirazın iptali davasının bu nedenle reddini, karşı davanın ise kabulü ile takas sonucu kalan bakiye (44.899,00-TL - 18.446,94-TL) olan 26.452,06-TL'nin davacıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı (...) vekili asıl dava cevap dilekçesinde özetle; Davanın bütünü ile haksız olup tam tersine müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu nedenle iş bu cevap dilekçesi ile beraber karşı dava açtıklarını, davacının üstlendiği işi eksik ve hatalı yaptığını, akustik kayıt odası imal edilmesi işinin davacı ... A.Ş.'ye verildiğini, işi yapan davacının, 36.585,90.-TL meblağlı 07.12.2020 tarihli fatura düzenlediğini, iş için davacıya kısmi olarak 18.138,96-TL ödendiğini, işin bitimini müteakip yapılan kontrollerde kayıt dinleme ve akustik kayıt odası arasındaki duvar RW değerinin olması gereken ideal 70 dBA değerinden çok uzak (40 dBA) olduğu, kullanılan cam ve kapının akustik özelliklerde olmadığı ve odanın ideal veya ideale yakın, kabul edilebilir bir izolasyon yapmaktan uzak olduğunun tespit edildiğini, bu eksikliklerin giderilmesi için yapılan müteaddit görüşmelerin neticesiz kalması, davacının kusurlu işin sorumluluğunu üstlenmemesi üzerine bu kez 18.01.2021 tarihli ve noter aracılığı ile gönderilen ihtarname ile durumun karşı tarafa resmi şekilde bildirildiğini, davacının ihtarnameye karşı da duyarsız kalmaya devam ettiğini, bir süre sonra yaptığı işte hiçbir eksiklik olmadığını savunarak bakiye alacağının ödenmesini ihtar ettiğini, bu aşamadan sonra taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine eksik işler müvekkili ve ... A.Ş. tarafından tespit edilerek, bu eksiklik ve hataların giderilmesi için 4 ayrı mal ve hizmet alındığını, 4 ayrı kişiye toplamda 44.899,00-TL ödendiğini, bu iş için önce davacıya 18.138,96-TL, sonrasında da dava dışı dört ayrı kişiye 44.899,00-TL olmak üzere toplamda 63.037,96-TL ödemek zorunda kaldıklarını, davacının bakiye 18.446,94-TL alacağı müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 44.899,00-TL'den takas etme haklarını (TBK m.139) kullandıklarını, itirazın iptali davasının bu nedenle reddini, karşı davanın ise kabulü ile takas sonucu kalan bakiye (44.899,00-TL - 18.446,94-TL) olan 26.452,06-TL'nin davacıdan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Açılan bu karşı dava 04.07.2022 tarihli duruşmada belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartı yerine gelmediğinden tefrik edilerek bir başka esasa kaydedilerek, aynı gerekçe ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Davalı (...) vekili birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını reddederek, yaptıkları işin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Asıl Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen Dava; eser sözleşmesi nedeniyle yapılan işin ayıplı olması ve davalı tarafından ayıpların giderilmemesi nedeniyle yapılan masrafların takas mahsubuyla bakiye bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 19/04/2021 tarihinde, davalı aleyhine, 07.12.2020 Tarihli Fatura ve Cari Hesaba dayanarak, 18.446,94.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 25/04/2021, 05/09/2021, 09/11/2021 tarihlerinde üç kez tebliğ edildiği, borçlunun da sırasıyla 30/04/2021, 10/09/2021, 15/11/2021 tarihlerinde üç kez hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 05/01/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 18.446,94.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı ... tarafından, davacı ,...'nın verdiği 23.10.2020 tarihli teklif kabul edilerek akustik kayıt odası imal edilmesi işinin verildiği, işin bitirilerek teslim edildiği, karşılığında 07.12.2020 tarih ve 36.585,90.-TL bedelli fatura düzenlediğini, iş için davacıya kısmi olarak 18.138,96-TL ödendiği hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davanın yaptığı masraflar ve takas mahsubuyla birleşen davada alacağın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Birleşen davanın konusu da zaten budur.
Davacı/birleşen davalı tanığı ... beyanında; "Ben davacı Aksa Acoustic'te satış danışmanı olarak başladım sonra proje sorumluluğunu devraldım, ilk görüşmeleri ben yaptım, fiyat teklifimizi verdik, anlaşmadan sonra işin uygulama aşamasına geçildi, ilk malzemeler yüklendiğinde ben bir kez gittim, gittiğimde henüz sevkiyat yapılıyordu, malzemeler getirilmişti, zannederim akustik oda inşaatı tamamlanmadan da şirketten ayrıldım, başka bildiğim yoktur." demiş, davacı vekilinin sorusu üzerine "Sözleşme imzalandıktan sonra bir pencere ya da kapı eklenmesi hususunda proje revize edildi." demiştir.
Davalı/birleşen davacı tanığı ... beyanında; "Ben ... A.Ş.'nin temsilcisiyim, bizim prodüksiyon odası kurulması ihtiyacı oluştu, bu amaçla davalı ...'e başvurduk, kendisinden ses odası kurulmasıyla ilgili talebimiz oldu, anladığım kadarıyla kendileri başka bir firmayla anlaşmışlar, bu süreçte bizim ihtiyacımız olan teknik duruma uygun inşaat yapılmadı, ses odasının en önemli ihtiyacı olan ses yalıtımı sağlıklı değildi, normalde dışarıdan odanın içerisine ses gelmemesi lazım, içeriden de dışarıya ses gitmemesi lazımdır, ancak hem odaya ses geliyordu, hem de odadan dışarıya ses çıkıyordu, ses az bir şekilde çıkıyordu ancak bunun teknik bilimsel bir desibel değeri vardır, bu aşıldığı zaman bizim kayıt yapmamız mümkün olmaz, biz bu desibel ölçümünü yaptırdık, başka da bir bilgim yoktur." demiş, davalı vekilinin sorusu üzerine "Sorunu tespit ettikten sonra davalı ...e müracaat ettik, bu sorunu çözmelerini istedik, sorun daha sonra çözüldü, benim bildiğim kadarıyla davalı .. bir başka firma ile anlaşmış, onlar gelip sorunu çözdüler, sorunun çözülmesinde de ek imalatlar yapıldı, sorunun çözümü aşamasından ...'ten gelen oldu, biz talebimizi ilettik, fakat sorunun çözümüne yönelik doğru adımlar göremedik." demiştir.
Mahkememizce Asıl Davacı şirketin ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenmesi sonunda alınan 15.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, (asıl) dava dilekçesinde sözü edilen faturanın şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya konu malın/hizmetin davalı yana teslimine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 36.585,90 TL alacaklı olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya 26/10/2020 tarihinde banka hesabına havale yoluyla 18.446,94 TL kısmen ödendiği, borç ödemede temerrüt ile ilgili bilgi ve belge ibraz edilmediği, asıl davada bakiye alacağının 18.446,94 TL bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 10.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Asıl davalı/birleşen davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 - 2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, E-beratların yasal süreleri içerisinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, envanter defterlerinin ibraz edilmediği, bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Asıl davalının cari hesap ekstresi incelendiğinde davalı tarafça davacıya 26.10.2020 tarih ve 18.138,96 TL avans ödemesi yapıldığı, buna karşılık davacı tarafça davalıya 07.12.2020 tarih ve 36.585,90 TL tutarında fatura düzenlendiği neticede davacının bakiye 18.446,94 TL alacak bakiyesinin kaldığı, bu hususta bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafça davalıya verilen mal ve hizmetlerde teknik hususlar olması nedeniyle davalının teknik hususları gidermek için katlandığı giderlerin davacı alacağından mahsubu hususunda olduğu, davacı tarafça davalı adına düzenlenen asıl dava dayanağı fatura tarihinden 41 gün sonra Davalı tarafından Beşiktaş 8.Noterliği aracılığı ile Davacı ... Şirketine ... tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek teknik aksaklıkların giderilmesinin talep edildiği, aksi halde 3.kişilere yaptırılacağının ihtar edildiği söz konusu ihtarnamenin davacıya 26.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, Söz konusu ihtarnameye davacı tarafça ... 21.Noterliği aracılığı ile gönderilen... tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarname ile cevap verilerek itiraz edildiği, rapor içeriğinde de detaylı açıklandığı üzere davacı tarafça davalıya düzenlenen fatura ve muhteviyatlarında teknik eksikler olup olmadığı, teknik eksikliler var ise bunun karşılığında davalı tarafça teknik eksikliklerin giderildiği iddiası ile sunulan fatura ve muhteviyatlarının ve tutarlarının söz konusu teknik eksikler ile ilgili olup olmadığı hususları uzmanlık alanımıza girmediğinden bu husus mahkemenin takdirinde olmak üzere hem asıl dava hem de birleşen dava yönünden taraf alacakları alternatifli olarak; mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmemesi halinde asıl dava yönünden davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarı 18.446,94 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takibine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı, mahkemece davalının teknik eksiklik iddiasının ve teknik eksiklik iddiası nedeniyle yapılan harcamaların uygun olduğu kanaatine varılması durumunda davalının birleşen dava yönünden talep edebileceği alacak tutarının (44.899-18.446,94=) 26.452,06 TL olarak hesaplandığı yönünde seçenekli olarak görüş bildirilmiştir.
Öncelikle dava konusu eserin ayıplı olduğu birleşen davada davanın temel konusu yapıldığından bu hususun üzerinde durmak gerekmektedir.
6098 sayılı TBK.nun "Ayıp Sebebiyle Sorumluluk" başlığı altında ve "a.Ayıbın belirlenmesi" alt başlığı altında belirtilene 474.maddesi gereğince; "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir."
Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere,asıl davacı ..A.Ş.tarafından kesilen 07.12.2020 tarihli faturadan 41 gün sonra, birleşen davada davacı ... Ltd. Şti. Söz konusu ayıplar nedeniyle 18.01.20021 tarihinde ... 8.Noterliği aracılığı ile ayıp ihbarında bulunmuştur. İşinin yürütülmesinde dava konusu türde bir akustik ses yalıtımı gerektiren bir odaya ihtiyaç duyan davalının, söz konusu eseri teslim alır almaz kontrol ederek akustik yalıtımında ayıplı bir imalat olup olmadığını belirlemesi ve makul bir süre içerisinde ihbarda bulunması gerekirken 41 gün sonra ayıp ihbarında bulunmuştur. Bu süre makul bir süre olup olmadığı yönünde bilirkişi heyet raporunda bu hususun mahkemenin takdirine bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Birleşen davanın davalısı ...A.Ş. Cevap dilekçesinde ihbar sürelerine uyulmadığı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır. Davacı vekili de bu duruma işaret etmiş ve bilirkişi raporundan sonra bu yöndeki beyanların iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu, buna muvafakat etmediklerini söylemiştir. Bu nedenle ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı hususunun mahkemece re'sen nazara alınıp alınmayacağını da tartışmak gerekmektedir. Diğer bir anlatımla ihbar süreleri davada ihbar sürelerine riayet bir def'i olarak mı ileri sürülmeli? Yoksa ihbar süresi itiraz olarak kabul edilerek mahkemece re'sen mi ele alınmalı?
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının mahkemece re'sen gözetilmesi mümkün değildir. Diğer bir anlatımla, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı mahkemece re'sen gözetilmeyip, yüklenicinin bu hususu def'i olarak ileri sürmesi gerekir. Yargıtay uygulaması bu yöndedir (Emsal: Yargıtay 11.HD.nin 05.05.2016 tarih ve ... E. ...K.). Davalı ...A.Ş.vekili 03.07.2022 tarihli (birleşen dava) cevap dilekçesinde ihbar sürelerine uyulmadığını def'i olarak ileri sürmemiştir. Bu nedenle ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı konusu tartışma dışı bırakılmıştır.
Dava konusu ses odasında bir takım ayıplar olduğu, ses yalıtımında sorunlar olduğu tanık anlatımıyla da sabittir. Dosya kapsamındaki yazışmalardan ihtar içeriğinden , defter kayıtlarının incelenmesinden söz konusu ayıpların olduğu ve bu ayıpların başka firmalarca giderildiği, bu işlemlerin gerçek olduğu anlaşılmaktadır. Ayıpların giderilmesi için 44.899,00.-TL harcama yapıldığı bilirkişi raporu ile de sabittir. Yapılan harcama miktarı mahkememizce de makul bulunmuştur. Esasen bu konuda zaten tartışma da yoktur.
Birleşen davacı yapılan 44.899,00.-TL harcamadan, davalının alacağı olan ve icra takibine konu edilen 18.446,94.-TL'nin mahsubu ile itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini istemiştir. Bu talebi TBK.nun 475/1,2.cümle kapsamında olup mahkememizce de uygun bulunarak icra takibine konu borç kadar bedelde indirim yapılması uygun bulunmuştur.
Buna göre; Birleşen davada, davacının tarafından yapılan 44.899,00.-TL harcamadan, asıl davacı/birleşen davalının alacağı olan ve icra takibine konu edilen 18.446,94.-TL tutarında bedelden indirim yapılmak suretiyle 26.452,06 TL alacağın, davalıdan tahsiline, asıl dava olan itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A-ASIL DAVA;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 315,03-TL harçtan mahsubu ile eksik 300,37-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 18.446,94-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
B-BİRLEŞEN DAVA;
Davanın KABULÜNE,
1-Dava tarihi olan 18.03.2022 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 26.452,06.-TL alacağın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.806,94-TL olup, peşin alınan 451,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.355,20-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan 467,50-TL posta ve tebligat masrafı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.467,50-TL yargılama gideri ile 80,70-TL başvuru harcı, 451,74-TL peşin harç toplamı 8.999,94-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 26.452,06-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/06/2025
KATİP
HAKİM