T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/25 Esas
KARAR NO : 2025/349
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/03/2021
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Bankası A.Ş. arasında tüketici işlemi mevcut olduğunu, müvekkilinin söz konusu bankada birisi ek hesap olmak üzere iki ayrı hesabı bulunduğunu, müvekkilinin davalı banka aracılığı ile bir çok işlemler yaptığını, işlemler yapılırken müvekkilinden haksız ve mesnetsiz bedeller tahsil edildiğini, müvekkilinden haksız olarak yapılmış olan 46.170,95 TL kesintilerin işlemiş faizleriyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davaya konu sözleşmeler için TBK madde 21'de sayılan tüm yükümlülükler yerine getirilerek kanuna ve mevzuata uygun hareket edildiğini, müvekkili bankaca davacı yandan tahsil edilen tüm masrafların davacı yanla teyitleşerek alındığını, davacı ile müvekkil banka arasında akdedilen 17/01/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 30/11/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 24/07/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 17/01/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 01/12/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 10/08/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmelerde yer alan hak ve yükümlülükler karşılıklı ikrar edildiğini, aynı şekilde 24/07/2012 tarihli Ticari Müşteri Sözleşmesi, 01/12/2015 tarihli Ticari Müşteri Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler de karşılıklı ikrar edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Taraflar arasında imzalanan kredi ve banka sözleşmeleri, arabuluculuk dosyası, hesap dökümleri ve bilirkişi raporu celp edilmiş, incelenmiştir.
Dosya, Emekli Banka Müdürü Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1) Davacı ...’un, davalı ... Bankası A.Ş.’nin mevduat, üye işyeri ve kredi müşterisi olduğu, 2) Davalı banka ile davacı arasında imzalanan 6 adet de toplam 2.880.000,00 TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden, davacıya 18 adette 1.566.250,00 TL TL tutarında kredi kullandırıldığı, 3) Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na dayanarak T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan 2006/1 Sayılı
“Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ”inin 4. maddesi uyarınca, davalı bankanın ticari kredi hizmeti kapsamında yaptığı Kredi Tahsis ve Kullandırma, Üye İşyeri Hizmeti, Hesap İşletim, Ekstre Gönderim, Sigorta İşlemleri, EFT ve Havale İşlemleri için ücret talep etme hakkının bulunduğu, 4) Davacıya kullandırılan 18 adette toplam 1.566.250,00 TL’lık kredi kullandırımları için 28 adette toplam 37.009,56 TL tutarında Kredi Tahsis Ücreti ve Kullandırım Komisyonu tahsilatı yapıldığı, ancak davalı banka kayıtları incelendiğinde söz konusu tahsilatlardan 10 adet de 14.227,50 TL’lık kısmına ilişkin davacıya kullandırılmış bir kredi kaydına rastlanılmadığı, bu sebeple söz konusu tutarın ve ayrıca davacının hesabından 27.08.2018 tarihinde yapılan 2.000,00 TL’lık sigorta açıklamalı kesintinin de bir belgeye dayanmaması nedeniyle bu tutarın da davacı tarafından faizi ile birlikte davalı bankadan talep edilebileceği, 5) Sayın Mahkeme tarafından işbu raporumuzun benimsenmesi durumunda, fazladan tahsil edilen tutarlara, kesintinin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar, T.C. Merkez Bankası değişen Avans Faiz Oranlarından faiz hesaplandığında, davacı tarafından davalı bankadan toplam 24.368,41 TL (= 16.227,50 TL + 8.140,91 TL) talep edilebilir alacağı bulunduğu, yönündeki görüş ve kanaatimizi ...'' şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, banka tarafından haksız şekilde tahsil edildiği ileri sürülen ücret, masraf, komisyon vs... yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ...Bankası A.Ş. arasında gerçek kişilerin ticari işletmesi müşteri tipi ile tanımlı iki farklı mevduat hesabının açıldığı, davacının gerçek kişi tacir olarak davalı banka ile mevduat, kredi ve üye iş yeri müşterisi olduğu, ayrıca taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca davacıya nakdi ve gayri nakdi krediler tahsis edildiği, bu suretle bankacılık işlemleri kapsamında davacıdan çeşitli kalemler altında (ücret, masraf, komisyon vs.) ve miktarda kesintiler yapıldığı çekişmesizdir.
Davacı, yapılan kesintilerin haksız olması sebebiyle iadesini talep etmektedir.
Davalı, ücret, komisyon ve masrafların davacının bilgisi ve rızası dahilinde alındığını, haksız şekilde yapılan bir kesinti bulunmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlığın temeli, davacıdan tahsil ücret, komisyon, masraf vs.. yapılan kesintilerin iadesinin gerekip gerekmediği, varsa davacının iadesini talep edebileceği alacak miktarı noktasındadır.
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinde “Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azami faiz oranlarını, katılma hesaplarında kar ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.” hükmü ile bu yetkilerin T.C. Merkez Bankası'na devredebileceği hüküm altına alınmıştır.
Bakanlar Kurulu tarafından ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/11188 sayılı karar ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. maddesine dayanılarak hazırlanan, “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer menfaatler Hakkında Karar'ın 4/2. maddesinde; “Bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılması Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğlerle düzenlenir.” şeklindedir.
Bakanlar Kurulunun ...sayılı kararına dayanılarak T.C. Merkez Bankası tarafından, ...tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ”in 4.1. maddesinde; “Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir." hükmü ile bankalarca kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışındaki masraf ve ücretlerin azami sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir. Ancak, bu hakkın kullanımı sınırlandırılarak, banka tarafından talep edilebilecek ücret ve masraf tutarının oran ve miktarlarının T.C. Merkez Bankası'na bildirimi ve ayrıca banka şubelerinde ilan edilmesi zorunlu hale getirilmiştir.
Diğer taraftan, yerleşik içtihatlarda vurgulandığı üzere, 6098 sayılı TBK öncesinde düzenlenen kredi sözleşmesinden kaynaklı bir kesintinin olması halinde 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde akdedilen kredi sözleşmeleri yönünden, bu kredi sözleşmeleri ve kredi sözleşmelerinin eki olan geri ödeme planlarında komisyon alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise belirtilmiş miktar ya da oran üzerinden alınıp alınmadığı, sözleşmede komisyon ya da masraf alınabileceğine dair hüküm bulunmakla birlikte miktar ya da oran belirtilmemiş ise anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, bununla birlikte 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi uyarınca Bankalar reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirleneceği ve aynı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca bankaca serbestçe belirlenen miktar ve oranların TCMB’ye bildirileceği ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği, davalı bankaca dava konusu yapılan kredi türü bakımından anılan tebliğ uyarınca TCMB’ye bildirim ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan yapılmış ise, bankanın bu oran ya da miktarlar üzerinden masraf, komisyon vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli bildirim ve ilan yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekmektir. 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşmeler yönünden ise 20. madde ve devamındaki genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin ve sözleşmenin eki niteliğinde olan geri ödeme planı genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti ile bu hükmün yazılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde oluşan boşluğun, yukarıda belirtilen 2006/1 sayılı Tebliğ uyarınca gerekli ilan ve yayımlar yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek, yapılmamış ise emsal bankacılık uygulamaları nazara alınarak kesinti yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeli ve bu değerlendirme sonucuna göre varsa fazla tahsilatın davacıya iadesine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davaya konu genel kredi sözleşmelerinin tarihleri nazara alındığında hem 818 s. BK hem de 6098 s. TBK hükümleri uyarınca inceleme yapılması gerektiğinden bu yönde Mahkememizce yapılacak incelemenin çerçevesi ve kapsamında ilişkin detaylı ara karar oluşturulmuş, bilirkişi incelemesi öncesinde tahkikata yönelik emsal banka uygulamalarının araştırılmasına ilişkin kamu ve özel bankalara müzekkereler yazılmış, davaya konu masraf kalemlerine ilişkin kredi sözleşmesi örnekleri ve masraf bedellerini gösterir banka kayıtları getirtilmiştir.
Akabinde, meselenin halli, teknik bilgi ve nitelikli hesaplama gerektirdiğinden mahkememizce bankacılık alanında uzman bankacı bir bilirkişinin katılımı ile inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca davacıya ticari krediler kullandırıldığı, ticari krediler kapsamında davalı bankanın davacı müşterisinden komisyon, masraf ve ücret talep etmeye hakkının bulunduğu, esasen genel kredi sözleşmelerinde davalı bankanın komisyon, masraf ve ücret alacağının kararlaştırıldığı, basiretli bir tacir olan davacının ticari kredi kapsamında tüketici mevzuatına dayanarak yapılan kesintilerin haksız şart olduğunu iddia etmesinin TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu, basiretli bir tacirden beklenen davranışlar niteliğinde olmadığı, esasen davacının tüketici olmadığı için Tüketici Kanunundan kaynaklanan haksız şart hükümlerinin somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığı, 6098 s. TBK kapsamında genel işlem koşulunun şartlarının bulunmadığı, 818 s. BK kapsamında banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı bankanın ücret, komisyon ve masraflara yönelik tahsil ettiği tutarların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olduğu dolayısıyla emsal banka uygulamalarından daha fazla alınan ücret ve komisyon masrafı bulunmadığı, bununla birlikte bilirkişi kurulu tarafından sunulan 17/03/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti ile kredi açılış ve kullandırım komisyonu bakımından emsal banka uygulamaları ve kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan toplam kredi miktar uyarınca tahsil edilen komisyon masrafının makul / uygun olduğu, ancak kredi kullandırımı olmadığı halde yapılan kredi tahsis ücreti kesintilerinin ve mükerrer şekilde tahsil edilen tahsis ücretlerinin iadesinin gerektiği, kredi kullandırımı olmadığı halde ve mükerrer şekilde tahsil edilen masraf tutarının 13.550 TL tahsis ücreti ve 677,50 TL BSMV olduğu, üye iş yeri hizmet bedeli, EFT ve Havale ücretleri, hesap işletim ücreti, ekspertiz ücreti ve ipotek ücreti, çek karnesi, ekstre ücreti, taşıt kredisi istihbarat ücreti bakımından raporda ayrıntısına yer verilmekle birlikte kısaca davalı bankanın davacıya sunduğu ve yararlandığı hizmetler kapsamında tahsil edilen ücret, masraf ve komisyonlar olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde bu masraf ve komisyonların tahsil edileceğine ilişkin anlaşma hükümlerinin mevcut olduğu, ayrıca kesintilerin emsal banka uygulamaları ile orantılı olduğu, bu kalemler yönünden fazladan tahsil edilen bir miktar bulunmadığı, sigorta masraflarından ise yalnızca 2.000 TL'lik masraf için banka kayıtlarında belge bulunmadığı, dolayısıyla bu tutarın iadesinin gerekeceği, dolayısıyla davacının iadesini talep edebileceği miktarın (13.550 TL + 677,50 TL + 2.000 TL) toplam 16.227,50 TL olduğu, ayrıca haksız kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil talebi karşısında işlemiş faiz miktarının yapılan hesaplama uyarınca 8.140,91 TL olması sebebiyle nihayetinde davacının 24.368,41 TL'nin iadesini isteyebileceği sonucuna varılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; bilirkişi kurulunun 17/03/2025 tarihli raporunun Mahkememiz ara kararına ve yerleşik içtihatlara uygun şekilde düzenlendiği, emsal banka uygulamalarının araştırıldığı, uyuşmazlık konusu hakkında yasal geciktirici nedenlerin gösterildiği ve tartışıldığı, sunulan bilimsel mütalaanın bankacılık uygulaması kapsamında isabetli olduğu, alacak miktarının hesaplanmasında herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırıldığı, eksik tahkikatın bulunmadığı, bu suretle raporun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve uyuşmazlığı giderici mahiyette olduğu görülmüş, rapor içeriği denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında; bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ve mahkememizce hükme esas alınan 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının hesabından yapılan kesintiler sebebiyle işlemiş faizleri ile birlikte 24.368,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacının hesabından yapılan kesintiler sebebiyle işlemiş faizleri ile birlikte 24.368,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 1.664,60 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 788,42 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 876,18 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 788,42 TL peşin harç, 2.030,50 TL posta ve tebligat masrafı ile 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.818,92 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 8.876,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (24.368,41 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 24.368,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (21.802,54 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 21.802,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 696,67 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 623,33 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır