T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/294
KARAR NO : 2025/697
DAVA : MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2015
KARAR TARİHİ : 20/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı asil (müteveffa) ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nun 4 adet her biri 100.000-TL bedelli olmak üzere toplam 400.000-TL lik bonoya dayalı olarak aleyhine icra takibine giriştiğini, bono da alacaklı olarak gözüken ...'in ciro silsilesi ile senette isimleri geçen diğer davalılara borcu bulunmadığını, kendisinin ... ve korşu ilçelerde mahalli sanat icra ederek, kaval, saz vb. Enstrümanları çalıp söyleyerek geçimini sağladığını, zaman zaman ... ilinin ... ilçesinde, zaman zaman ... ilinin ... ilçesinde davet ve istek üzerine giderek sanatını icra ettiğini, özellikle ...'de bulunan yörük müzesine ve bu müzenin sahibinin (... isimli kişi) farklı turistik tesislerine ve işletmelerine gidip geldiğini, 2013 yılı mart ayında yine ...'a ait müzede ve eğlence mekanında tesadüfen, kendisini ... olarak tamtan bir kişi ile tanıştığını, harcamaları itibariyle yaşam standardının yüksek göründüğünü, bu şahsın, çok kuvvetli bağlantıları olduğunu ve bunları kullanarak kendisini televizyonlarda yapılan yetenek sizsiniz türünde ki yarışmalara katabileceğini söylediğini, icra ettiği sanattan kazandığı parayla geçindiği için bu teklifin aklına yattığını, hiçbir şey olmazsa bir popülerlik kazanırım, ileride rahat edeceğim bir para kazabilirim diye düşünceye kapıldığını, bu şahsın kendisini yazıhane gibi bir yere çağırdığını, yarışmaya katılmak için bir takım müracaatlar yapacağını söylediğini, bu arada içmesi için bir bardak da su verdiğini, suyu içtikten sonra sanki ciddi miktarda alkol almış gibi kafasının bulandığını, önüne bir kaç kağıt koyup onları imzalaması gerektiğini söylediğini, bir kaç tane beyaz kağıdı önüne koyduğunu, hatta kendisine de yalnızca kağıdın uç tarafını gösterecek şekilde tutup kıvırdığını, bu şekilde kendisinden imzalı kağıt aldığını, kısa bir süre sonra birlikte ...'a gittiklerini ancak ne hikmetse ...'a nasıl gittikleri kısmını tam olarak hatırlamadığını, ...'da bir ötelde bir gece konakladıklarını, şahsın kendisini 1 gün oyalandığını, sonra tekrar gelip kendisini aldığını, bu kez birlikte ...'ye gittiklerini, ...'de annesinin evinde kaldıklarını, bu şahsın kardeşi olduğunu söyleyen ... isimli biriyle tanıştığını, ertesi gün yine arabayla ...'den ...'ye döndüklerini, bu şahsın ... yakınlarında ki villasına gittiklerini, evinde 2-3 gün konakladıklarını, kendisini ısrarla evinde misafir ettiğini, evde kaldığı süre içinde baş dönmesi ve sersemlik hali içerisinde olduğunu, bu hal üzerinden kalkmayınca şahsın kendisine ilaç vb. madde içirdiğini düşündüğünü, ona haber vermeden, birlikte çarşıya alışverişe indikleri zamanda ayrılıp otobüse binip, ...'ye geldiğini, bu olayı eşine dostuna anlatınca şahsın başına bir iş getirebileceğini düşündüğünden 2013 Mart ayında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Srş. ... K. sayılı dosyasından suç duyusunda bulunduğunu fakat henüz işlenmemiş bir suç kaygısı bulunduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiğini, o tarihten bu yana kendisini ... ismi ile tanıtan şahsın bir süre kendisini tekrar arayıp durduğunu, ...'ye çağırdığını ancak bu şahsın tekin birisi olmadığını öğrendiği için irtibatı kestiğini, tam olayı unutmak üzereyken ... 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından kendisinin imzaladığı iddia edilen her biri 100.000,00.-TL bedelli 4 adet senet nedeniyle toplam 400.000,00.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, hemen suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... srş.sayılı dosyasında devam ettiğini, senetlerde ismi geçen davalıları tanımadığını, senet üzerindeki imzaların da kendisine ait olmadığını düşündüğünü, bu nedenle ... 12. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında imza itirazında bulunduğunu, yargılamanın halen devam ettiğini, mahkemeden de imza incelemesi yapılarak bonolarda ki imzaların kendisine ait olup olmadığının ayrıca incelenmesini talep ettiğini, alacaklı gözüken davalıların, çıkar sağlamak amacı ile kendisindeki yaşlılık, gözünde sarı nokta, şeker ve unutkanlık hastalığı nedeniyle zihninde yanlış kanaatler uyandırarak kendisini aldattıklarını, yaşlılığından, hastalığından ve saflığından yararlanarak dolandırdıklarını, takip konusu bonoların dayanağı olan herhangi bir borçlandırıcı işlem yapılmadığını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, öncelikle adli yardım talebinin kabul edilerek, öncelikle icra takip işlemlerinin teminatsız. olarak tedbiren durdurulmasına, yargılama sonunda da davalılara borçlu olmadığının tespit edilmesine davalıların haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonolarda yazılı miktar olan 400.000,00.-TL'nin % 20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Uyuşmazlık; dava ve icra takibi konusu bonoların haksız yere elinden çıktığı (hata, hile, dolandırıcılık) iddiasına dayalı olarak, davalılad ile aralarında hiç bir ticari ilişki bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır.
2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
Davalı alacaklı ...'nun, ... 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 21/03/2014 tarihinde, davacı ile diğer davalılar aleyhine, 30.05-06-07/08.2013 vadeli 4 adet bonoya dayanarak, 400.000,00.-TL asıl alacak, 33.805,48.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 433.805,48.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 21/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 07/04/2015 tarihinde 400.000,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraf Teşkili Yönünden;
Yargılama devam ederken davacı vekili 26/04/2022 tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkındaki davasından feragat etmiştir. Bu nedenle bu davalı hakkındaki dava, mahkememizin 07.06.2022 tarihli ara kararı ile huzurdaki davadan tefrik edilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı ...'nin 30.06.2016 tarihinde vefat ettiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 04.12.2019 tarih ve ... E.... K.sayılı Veraset İlamı ile tek mirasçısının ... olduğu anlaşılmış, dava mirasçıya ihbar edilmiş ve onun tarafından takip edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır,
Yine davalılardan ...'e ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08.03.2018 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile eşi ...vasi olarak atınmış, dava kendisine ihbar edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Dolandırıcılık İddaları Yönünden;
Davacının dolandırılarak kendisinden alınan senetlerin yukarıda belirtilen icra takibine konu edildiği iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu,... srş.sayılı dosyada ceza soruşturmasına başlandığı,10/04/2014 tarih ve ... sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, dosyanın ... srş.numarasını aldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/02/2015 tarihinde şüphelilerin üzerlerine atılı suçun ... ilinde işlenmiş olduğu ve soruşturma yapma yetkisinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının yer itibarı ile yetkisizlğine, evrakın gereğinin taktir ve ifası için ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdiği, dosyanın Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunun ... srş.sırasına kaydedildiği, soruşturma sonunda 24/07/2020 tarih ve...K.sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın ...3. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.09.2020 tarih ve ... Değişik İş sayılı itirazın reddine dair kararı ile kesin olarak reddedildiği, böylelikle takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde anlatılan ... 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına dayanak 4 adet bononun kendisinden dolandırılmak suretiyle alındığına ilişkin iddiasını ispatlayamamıştır.
Fiil Ehliyetinin Yokluğu İddiaları Yönünden;
Davacı tarafın bir diğer iddiası ise dava ve takip konusu bonoların düzenlendiği sırada müteveffa davacı ...'nin fiil ehliyetinin olmadığı yönündedir. Müteveffa davacı ... hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10.02.2016 tarih ve ... K. ... K.sayılı kararı ile kızı (mirasçısı) ...'nin vasi olarak atanmasına karar verildiği, dosyada alınan Devlet ... Hastanesinin... tarih ... sayılı raporunda: Demans tanısı konulduğu, akli dengesinin akıllıca bir yaşam sürdürmeye yeterli olmadığı, makul kararlar alma, katılma ve uygulamaya yetisinin bozulmuş olduğu, sürekli yardıma ihtiyacı olduğunu, başkalarının emniyetini tehdit etmediğini, bu durumun kalıcı olduğunu, vasi tayini gerektiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine müteveffanın tüm tıbbi geçmişi ve kullandığı ilaçlar, tedavi belgeleri ve tıbbi kayıtları toplanarak, dava ve takip konusu bonoların verildiği tarihte davacı müteveffa ...'nin fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde Adli Tıp kurumundan rapor istenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4.İhtisas Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı raporu ile "Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)” davası nedeniyle; “15/10/2012 tarihinde ve öncesinde fiil ehliyetine engel olacak derecede bir akıl hastalığı veya zayıflığının bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlenmesi” istenen, Hüseyin oğlu, 1940 doğumlu, 30/06/2016 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden; muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, sorulan işlem tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra ... Devlet Hastanesinin 20/10/2015 tarihli sağlık kurulu raporunda; “demans tanısı konulmuş olup vasi tayini gerektiği”nin belirtildiği; ancak kişide tespit edildiği bildirilen (demans) denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı dikkate alındığında işlem tarihine teşmil ettirilemeyeceği, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’nin 15/10/2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." denilmiştir. Böylece davacı müteveffa ...'nin dava ve takip konusu bonoların imzalandığı tarihte fiil ehliyetinin tam olduğu anlaşılmış, söz konusu iddia da ispatlanamamıştır.
Bonolardaki İmzaların Sahteliği İddiaları Yönünden;
Davacı tarafın bir diğer iddiası ise dava ve takip konusu bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığını düşündüğünü, imza incelemesi yapılmasını istediği yönündeki beyan ve iddiaları nedeniyle eksik tahkikat olmaması bakımından bu iddialarının da değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Bu konuda davacı asilin vefatından öce imzaya itiraz talebiyle 31.03.2014 tarihinde açtığı davanın ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 12.05.2015 tarih ve ... E.... K.sayılı kararı ile "...davacının keşideci olarak bonolarda yer aldığı, davacı tarafından her ne kadar imzaya itiraz da bulunulmuş ise de, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma sayılı evrakında davacı ... 31/03/2014 tarihli ifadesinde takip dayanağı senetler üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmiş olduğu, davacının bu beyanının C. Savcısı huzurunda yapılmış ikrar mahiyetinde beyan olduğu, bu nedenle sonradan imzaya itiraz davası açmasının mümkün olmadığı..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 02.03.2016 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar vermiştir.
Karar düzeltme talebi üzerine aynı daire 09.02.2017 tarih ve ... E. ...K.sayılı ilamı ile onama kararının kaldırılarak, ...'nin hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor aldırılması gerektiği noktasından bozarak dosyayı mahkemeye iade etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının hukuki işlem ehliyetinin bulunduğu tespit edilerek 18.02.2020 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay 12.HD.nin 16.09.2020 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme talepleri 12.01.2021 tarih ve... E. ...K.sayılı kararı ile reddetmiş, hüküm bu tarih itibariyle kesinleşmiştir.
Mahkememizce eksik bir husus kalmaması bakımından dava ve takip konusu senetlerdeki imzaların davacı müteveffaya ait olup olmadığının incelenmesi için müteveffanın imza örnekleri toplanmış, senet asılları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumundan görüş sorulmuş, kurumun Fizik İhtisas Dairesi'nin 16.09.2024 tarihli raporu ile bonolardaki imzaların davacı müteveffa ...'nin eli ürünü olduğu anlaşılmıştır.
...12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 12.05.2015 tarih ve... E. ...K.sayılı kararında da bahsedildiği üzere müteveffa ...'nin ... Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosyasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği 31/03/2014 tarihli beyanında şikayet ve delilleri alınırken senedin üstündeki imzaların tamamının kendisine ait olduğunu söylediği açıktır. Bu nedenle dava ve usul ekonomisi gözetilerek daha fazla araştırmaya gerek duyulmamış, yargılamaya son verilmiştir. Buna göre davacının hiç bir iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.408,31-TL harçtan mahsubu ile 6.792,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır