T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/529 Esas
KARAR NO : 2025/50
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2021
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı ile "... (Nöbetçi) Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğundan bahisle 6100 sayılı HMK 116/1-a madde yollamasıyla HMK 114 ve 115. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine" dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 30/06/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile taraflar tacir olup yetki sözleşmesi geçerli olduğundan istinafa konu davanın sözleşme ile kararlaştırılan yetkili İstanbul Mahkemelerinde açıldığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve yargılamaya devam edildiği anlaşılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ürettiği bazı tekstil ürünlerinin davalı tarafa satışı dolayısıyla davalı taraftan fatura alacağı bulunduğunu, satış işlemine ilişkin ... nolu 285.760,14-TL bedelli, 01.09.2020 tarihli E-Arşiv Fatura ve ... nolu 01.09.2020 tarihli imzalı irsaliye evrağı delilleri arasında mevcut olduğunu, fatura alacağına istinaden ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın sözleşme gereği İstanbul Adliyelerinin yetkili olduğunu belirtmesiyle söz konusu dosya ... 18.İcra Müdürlüğü'ne gönderilip ...Esas numarasını aldığını, ilgili dosya kapsamında gönderilen ödeme emrine ise yine itiraz edildiğini, borçlu taraf, itiraz dilekçesi ile böyle bir borçlarının bulunmadığını iddia ederek takipte belirtilen tüm fer’ileriyle birlikte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, itirazın tarafımızca öğrenildiği gün zorunlu dava şartı olan, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, süreç tamamlandığını, ancak uzlaşma sağlanamadığını, davalı taraf ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası kapsamında İstanbul Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönünde itirazda bulunduğundan huzurdaki davaya konu icra takibi ... 18.İcra Müdürlüğü'ne tevzi edildiği, İstanbul Adliyesinin yetkili olduğu yönünde itiraz eden davalı tarafın, dosyanın İstanbul Adliyesi 18.İcra Müdürlüğü'ne tevzi edilmesinden sonra yaptığı yetki itirazı hükümsüz olup kötü niyet taşıdığını, itiraz dilekçesinde taraflar arasında bir sözleşmenin varlığından bahsedildiğini, davalı tarafın sözleşmede İstanbul Adliyelerinin yetkili olduğuna dair maddenin bulunduğuna da değindiğini, tacirler arasında düzenlenen sözleşmede belirlenen mahkeme ve ya icra dairesinin yetkisi kesin olduğunu, nedenlerle her açıdan kötü niyetli ve hukuki dayanaktan tamamen yoksun olan yetki itirazının doğrudan reddedilmesi gerektiğini, davalı taraf itiraz dilekçesinde, müvekkile karşı herhangi bir borcu olmadığını ve ayıp ihbarında bulunduklarını belirtildiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkili satmış olduğu ürünler eksiksiz ve kusursuz olduğunu ayıplı mal iddiası dayanaksız olduğunu, gerekli görülmesi halinde fatura ve ticari kayıtlardan da bu husus ispatlanacağını, borçlu tarafın bütün itirazları borcun ifasını geciktirmek için yapılmış olup kötü niyetli olduğunu davalı/borçlu tarafın amacı alacaklının hakkını sürüncemede bıraktığını açıklanan nedenlerle, borçlu şirketin ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası hakkında yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptalini, itiraz üzerine duran takibin devamı ile borç belirlenebilir ve likit olduğundan borçlu(davalı) aleyhine asıl alacağın %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacaklara muacceliyet tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adresi ... İli ... İlçesinde olduğunu, bu husus takip başlatan şirket ile yapılan tüm anlaşmalarda ve sunulan belgelerde yer aldığı gibi vekaletnamede de yer aldığını, takip başlatan şirket adresinin de İstanbul ilinde olduğunu, davalı adresi gözetilerek öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini, davacı yanca daha önce de aynı konuya dair ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 01.10.2020 tarih ve ... nolu Değişik İş Kararı ile müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, bu karar ile takip açıldığını ancak tebligat henüz yapılmadan ve takibe ilişkin ödeme emri henüz tebellüğ edilmeden müvekkil şirket banka hesabına haciz konulduğunu bankaya gittiğinde müvekkil şirket yetkilisi öğrendiğini, takipten 09.10.2020 itibariyle haberdar olmakla İİK uyarınca yasal süresi içinde takibe, borca, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarını sunduklarını, ... 8.İcra Dairesi... Esas sayılı takip dosyasında 09.10.2020 tarihli kararıyla takibi durdurulduğunu, müvekkili şirket ile takip başlatan şirket arasında 16.06.2020 tarihli prensip iş sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmenin ödeme şekli başlıklı bölümünde ön ödemenin %25 olduğu, kalan ödemenin ise inspektor tamamlandığında yapılacağının belirtildiğini, inspektor raporunda ürünlerin sözleşmeye uygun üretilmediği ve ayıplı olduğu anlaşılmakla takip başlatan tarafından gönderilen ve takibe dayanak olan 01.09.2020 ... nolu faturaya anılan nedenlerle itiraz edildiği gibi ayıplı mal ihbarında da bulunulduğunu, bu manada sözleşmeye uygun olarak ön ödeme yapıldığını, kalan kısma ilişkin muaccel bir alacak söze konu olmadığı gibi itiraz edilmiş bir faturaya dayanarak takip başlatılması usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklanan nedenlerle usul ve kanuna aykırı olarak açılan davanın reddini, haksız takip ve dava nedeniyle davacı aleyhine müvekkil lehine takip tutarının %20 'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 19/04/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 03/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 18. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Şirketi'nin 2020 yılına ait BA-BS formu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine ilişkin ... nolu 285.760,14-TL bedelli fatura bedelinin tahsiline yönelik başlatılan ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 01/10/2020 tarihinde, 227.590,25-TL asıl alacak, 2.572,08-TL işlemiş faiz ve 844,60-TL ihtiyati haciz masrafı toplamı olan 231.006,93-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarihli ... Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı olarak gösterildiği, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarihli ... Değişik İş sayılı dosyasında ise ... nolu 285.760,14-TL bedelli 01/09/2020 tarihli e-arşiv fatura ile ... nolu 01/09/2020 tarihli imzalı irsaliye evrakı göz önünde bulundurularak yaklaşık ispat şartı sağlandığından bahisle ihtiyati haciz kararı verildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 09/10/2020 tarihli itiraz ile yetkiye itiraz edildiği ve takibin yetkili olduğu tespit edilen ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden devam ettiği, bu sefer ödeme emrinin borçluya 27/03/2021 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 24/03/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 26/07/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih ...). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih ..., ... Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) ve usulünce ispatlanması gerekir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında tekstil mühendisi ve mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi heyet kök ve ek raporları ile, taraflar arasında 16/06/2020 tarihli prensip iş sözleşmesi akdedildiği, tarafların yasal defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, dava ve takip konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının sözleşmeye istinaden davacı tarafa banka havalesiyle 59.624,61-TL ödeme yaptığı, ödemenin davacı şirketin kayıtlarında yer aldığı, davalının ticari defterleri de incelendiğinde doğrulanan alacak miktarının 226.135,53-TL olduğu, faturaya ilişkin düzenlenen e-irsaliyenin ibraz edildiği, irsaliye içeriği ile fatura içeriğinin aynı olduğu ve irsaliyede ... imzasının yer aldığı, davalı tarafından teslimden sonra süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılarak ... tarihli ... 1.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarname ile ürünlerin eksik olduğunun ve geç teslim edildiğinin iddia edildiği, nitekim ürünlerin sözleşme ile kararlaştırılan en geç teslim tarihinden 4 haftadan fazla süre sonra teslim edildiği ve sözleşmenin imalat teslim termini başlıklı maddesi uyarınca davalının geç teslime dayalı 57.152,03-TL indirim talep edebileceği, ürünlerin eksik olduğu iddiası bakımından sayıların (+)(-)%10 tolerans dahilinde olduğu, diğer ayıp iddiaları bakımından ise kalite kontrol raporu ile davacının imal ettiği ürünlerin bir kısmında ayıp tespit edilmişse de ürünlerin kabul kararının yurt dışı müşterisine bırakıldığı ve ürünlerin müşteri tarafından kabul edilip edilmediğinin ve bu itibarla zarar oluşup oluşmadığının tespit edilemediği kanaatinin bildirildiği, kök ve ek raporların dosya kapsamı ile uyumlu olup ara kararlar doğrultusunda tespit edilen uyuşmazlık konuları doğrultusunda düzenlendiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve raporlara itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları, akdedilen 16/06/2020 tarihli prensip iş sözleşmesi, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları, keşide edilen ihtarname içerikleri, fatura ve e-irsaliye içerikleri, ihtiyati haciz değişik iş dosyası, icra takip dosyası ile tüm dosya kapsamına göre, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından gerek taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu gerekse fatura konusu edilen edimlerin e-irsaliye ile ifa edildiği hususlarının ispat edildiği, nitekim davalı tarafın bu iddiaları kabul etmesi nedeniyle ihtilaf bulunmadığı, davalının defterleri de incelendiğinde doğrulanan alacak miktarının 226.135,53-TL olduğu, ancak her ne kadar ayıp iddiasına ilişkin ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından yasal süresi içerisinde ayıp ihbarının yapıldığı iddia ve ispat edilmişse de, ürünlerin müşteri tarafından kabul edilmediğine ve ekonomik değerleri bulunmaması sebebiyle zarar meydana geldiğine dair delil ibraz edilmediği, bu nedenle bu ayıplar sebebiyle zarar oluştuğunun ispat edilemediği, nitekim aynı yönde eksik ürünlerin (+)(-)%10 tolerans dahilinde olması sebebiyle zarar oluştuğunun ispat edilemediği fakat sözleşme ile kararlaştırılan en geç teslim tarihinden 4 haftadan fazla süre sonra teslim gerçekleştiğinden sözleşmenin imalat teslim termini başlıklı maddesi uyarınca geç teslime dayalı 57.152,03-TL indirim talep edilebileceği, bu durumda davacının talep edebileceği bakiye alacak miktarının 168.983,50-TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından fatura alacağına ilişkin davalının temerrüde düştüğü belirtilerek temerrüt faizi talep edilmişse de, edimlerin aynı anda ifa edilmesinin muacceliyete ilişkin bir husus olduğu, muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup hukuki sonuçlarının da birbirinden farklı olduğu (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), öyleyse davacının faturalara dayalı işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi değişik iş kararında "Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 755,00 TL vekalet ücreti ile 89,60 TL harcın borçludan alınarak ihtiyati haciz isteyen alacaklıya verilmesine" hükmedildiği, icra takip dosyasında davacı tarafından 844,60-TL ihtiyati haciz masrafının talep edildiği ve bu itibarla talebinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olan fatura alacağı olsa dahi edimlerinin ifa edilip edilmediği ve davalını ayıp iddiası yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebi yönünden ise; dosya kapsamında yetkisiz icra müdürlüğünde yapılan takip üzerine yetkisizlik itirazı sonrasında yetkili mahkemede takip yapıldığı ve yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe itiraz edildiği için itirazın iptalinin bu davada talep edildiğinin anlaşıldığı, Yargıtay 22.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında yetkili icra dairesine gelen icra dosyasının ilk takip dosyasının devamı niteliğinde olduğu, alacaklının yetkisiz icra dairesinde dava dilekçesi hükmünde olan takip talebinin ve buna bağlı gönderilen ödeme emri takip şeklinin değiştirilemeyeceği, yetkili icra dairesince borçluya takibin başlamasını sağlayan yeni bir ödeme emrinin tebliğinin zorunlunun olduğu belirtildiği, bu nedenle yetkisiz icra dairesinde yapılan takip sonrası yetkili icra dairesinde yapılan takip açısından ilk takip yetkili icra dairesindeki takibin devamı olarak kabul edildiğinden, işlemiş faizin yetkisiz icra dairesinin takip tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) değerlendirilerek takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 168.983,50-TL asıl alacak ve 844,60-TL ihtiyati haciz masrafı toplamı olan 169.828,10-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Asıl alacak olan 168.983,50-TL'ye takip tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen ve dava konusu edilen dava değeri (169.828,10-TL) üzerinden alınması gereken 11.600,96-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.790,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.810,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.790,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.235,70-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 2.378,77-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7--Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.500,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 926,92-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 970,42-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 349,58-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair,E-duruşma ile katılan davalı vekilinin ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip
Hakim