T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/585 Esas
KARAR NO : 2025/619
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2022
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...Şti. vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davalıya şirket alacakları için faturalar düzenlendiğini, davalı borçlunun vade tarihlerini gözetmeksizin borcu karşılayamayacak miktarlarda çekler düzenleyip ödeme yaptığını, eksik ödeme sebebiyle kur farkından kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin 01/06/2022 tarihli ihtarname düzenlendiğini, buna rağmen davalının ödeme yapmaması üzerine ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı ... Ltd. Şti. cevap dilekçesi ve harçlandırılmış karşı dava dilekçesinde; davacı Ünalteks'in kestiği faturalara karşı çeklerle ödeme yapıldığını, çeklerin ödenmediği iddiasının doğru olmadığını, davalı ... borcu ve döviz kur farkı karşılığında çeklerle ödeme yapıldığı sırada davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığını, yine kur farkına ilişkin yapılmış bir sözleşme olmadığından davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Aynı dilekçede davalı karşı davacı karşı dava açmıştır. Karşı davada, karşı davacının davacı karşı davalıdan 28.450,36 TL bakiye alacağı olduğunu, ticari defterler incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacının tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını, karşı davaları için 28.450,36 TL alacağın karşı dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davacı karşı davalı Ünateks'ten alınarak davalı karşı davacı ...'a verilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalı cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde; karşı dava yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı karşı davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, süresinde ihtarnameye usulüne uygun cevap verilmediğinden davalı karşı davacının cevap dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini davanını kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili davaya karşı 2. cevap, karşı davada ise cevaba cevap dilekçesinde karşı davadaki alacağın asıl davadaki alacağa mahsup edilemeyeceğini, çünkü böyle bir borçlarının olmadığını, çek bedellerinin ödendiğine ilişkin dekont suretlerini sunduklarını, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine dair bir sözleşmenin olmadığını, karşı davanın konusu ve sebebinin cari hesap kaynaklı olduğunun davanın reddini karşı davanın kabulünü talep etmiştir.
Davanın konusu kur farkı alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Karşı davanın konusu ise ticari ilişkiden kaynaklı bakiye cari hesap alacağı davasıdır.
Dava devam ederken davacı karşı davalı .... Şti.'nin iflasına karar verilmiştir. ... 1. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyada İİK 218 maddesi gereğince basit tasfiye usulüne uygun olarak icra (iflas sıfatıyla) müdürlüğünce tasfiyenin resen yürütüldüğü bildirilmiştir. Yargıtay 15. H.D.'nin 07/11/2017 tarih ... Esas... Karar sayılı içtihadında da yazıldığı üzere dava devam ederken davalının iflas etmesi halinde HMK 194-1 maddesi uyarınca davanın iflas masası 2. Alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı, çekişmeli alacağın sıra cetveline kabul edilmesi halinde davanın konusuz kalacağı, red edilmesi halinde ise davaya iflas masasına kayıt kabul davası olarak devam edileceği yazılmıştır. Ancak ... 1. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından verilen 02/05/2025 tarihli cevabi yazıda iflas tasfiyesinin basit tasfiye olarak dairece resen devam ettiği; 1. ve 2. alacaklılar toplantısının yapılmayacağı bildirilmiştir. İİK 218-1 maddesine göre iflas dairesince defteri tutulan malların bedelinin tasfiye masraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü uygulanır. Yani basit tasfiyede 1. ve 2. alacaklılar toplantısı yapılmadığı gibi İİK 234. ve 235. maddelerindeki sıra cetveli, kayıt kabul ve itiraz durumları da yoktur. Bu duruda usul ekonomisi gereği yukarıda bahsi geçen içtihadında beyan edilen 2. alacaklılar toplantısında kayıt kabul edilmesi halinde davanın konusuz kalacağı, red edilmesi halinde ise davaya kayıt kabul davası olarak devam edileceği şeklindeki içtihat iflasın basit tasfiye şeklinde yürütüleceği İİK 218-1 maddesi için geçerli değildir. Dolayısıyla kabul edilen ve kayıt yapılan bir alacak olmadığından davanın konusuz kalması söz konusu olmadığından davanın esası hakkında karar vermek gerekir. Ancak burada karar verilirken dava kabul edilecekse alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne ya da davanın reddine kararını vermek gerekir.
Deliller toplanmış hükme esas alınan bilirkişi ...'ndan rapor alınmıştır. Bilirkişinin tarafların ticari defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonucunda her iki tarafında ticari defterlerini birbirini teyit ettiği 2021 yılı (31/12/2021 tarihi) itibariyle davalı karşı davacı ... Şti.'nin 28.450,16 TL alacaklı olduğu tespiti yapılmıştır. Yani ticari defter kayıtlarına göre davacının alacağı olmadığı gibi tam tersine davalı karşı davacı 28.450,16 TL alacaklı gözükmektedir.
Davacının talebi döviz kur farkı alacağına ilişkindir. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre davalı ödemelerinin çekle yapılması halinde kur farkı kural olarak istenemez ( Yargıtay 11. H.D 18/01/2021 tarih ... Esas... Karar) çeklerle ödeme yapılması halinde kur farkının istenebilmesi için ya çeklerin üzerinde veya haricen yapılan ihtirazi kayıt olacak veya bu konuda taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olmalıdır. Alıcı ve satıcı arasında (taraflar arasında) kur farkı talep edileceğine ilişkin ya bir sözleşme olmalı ya da bu konuda ödeme çekleri üzerinde buna ilişkin ihtirazi kayıtlar olmalıdır. Bilirkişinin yaptığı tespitlerde böyle bir sözleşme veya ihtirazi kayıt tespiti olmamıştır. Tam tersine bilirkişinin yaptığı hesaba göre davalı taraf çekle yaptığı ödemelerde 45.935,77 TL fazla ödeme yapmıştır. Bu da çekler kesilirken kur farkı dikkate alınarak fazladan çek ödemesi yapıldığını göstermektedir. Her ne kadar bir kısım çekler geç ödenmiş ve bunun faiz karşılığı bilirkişi tarafından 238.796,05 TL olduğu tespit edilmiş ise de, itirazın iptali davalarında icra takibi ile sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği bu davada bunu dikkate alıp bu kısım için davanın kabulü mümkün değildir. İtirazın iptali davasında sadece ödeme emrine konu edilmiş alacak için karar verilebilir.
Davacının çeklerin geç ödenmesinden kaynaklı faiz talebi hakkında herhangi bir takip talebi olmadığından bu zarar yönünden dosyamızda herhangi bir karar verilmemiştir. Sonuç olarak davacı taraf davasında haksız olup davanın reddi yoluna gidilmiştir. Davacı haksız olmakla birlikte kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir karşı davada ise bilirkişi raporuna göre davalı karşı davacının 28.450,16 TL'lik alacağı olduğundan tespiti yapılmış ise de Yargıtay içtihatları gereğince kayıt kabul davası ve itirazın iptali davası birlikte görülemeyeceğinden itirazın iptali davası yönünden aşağıdaki karar verilirken, kayıt kabul davası yönünden tefrik kararı verilerek Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı karşı davalı ...'nin davalı karşı davacı ... ne karşı açtığı itirazın iptali davasının reddine,
Davacı kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Davalı karşı davacı ...'nin davacı karşı davalı ...'ne karşı açtığı davanın bu davadan tefrikine ve mahkememizin yeni bir esasına kaydedilmesine, yeni esastaki duruşma gününün önümüzdeki haftaya bırakılmasına,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 13.026,20TL peşin harçtan mahsup edilerek bakiye 12.410,80TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı ... tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından harcanan bilirkişi ücreti 1.500 TL yargılama giderinin davacı ...'nden alınarak davalı ...' ne ödenmesine,
6-Davacı ...' kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereği takdir edilen 162.997,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
7-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği ücretin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...