T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/726 Esas
KARAR NO: 2024/652
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 13/10/2022
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan taşıma sözleşmesi gereği müvekkil şirketin, davalı şirketin ürünlerini satın alan müşterilerine bu ürünlerin taşıma ile teslimi hizmetini taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt ettiğini; ancak davalı şirketin bu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksik ifa ederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu; bu zararın giderilmesi için ... 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz ederek takibi haksız bir şekilde durduğunu; söz konusu itirazların sözleşmeye, hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, bu doğrultuda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin borcu olmadığı iddiasının dayanaktan yolsun olduğunu; müvekkili şirketin müşterisi ...'e 06.04.2022 tarihli faturalı ile ...uygulaması üzerinden ... çerçeveli televizyon sattığını; ürünün müşteriye teslim edilmek üzere sağlam şekilde ... Kargo'ya teslim edildiğini, ... Kargo'nun alıcıya kargoyu hasarlı bir şekilde teslim ettiğini; müşterinin 11.04.2022 tarihinde ürünün kurulumu için servis çağırdığını, ürün kurulumu sırasında yetkili servisin “ürün kutudan kırık çıktığı için kurulum yapılamadığını, üretici kaynaklı bir sorun olmayıp kutuda yırtık ve hasar görülmüştür.” şeklinde ürün hasarını servis hasar tutanağı ile tespit ettiğini, bu doğrultuda müvekkili tarafından 14.04.2022 tarihinde hasar tutanağı düzenlendiğini; 16.04.2022 tarihli tazmin dilekçesinin de ek olarak sunulduğunu; tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davalı taşıma şirketinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketinin zararına sebebiyet verdiğinin açıkça görüldüğünü, bu zararın tazmini için ... 7. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin hâksiz ve hukuka aykırı bir şekilde iş bu takibe itiraz ettiğini, açıklamalar doğrultusunda söz konusu takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, her ne kadar dilekçesinde Müvekkil Şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, müvekkil şirketin ağır ihmalinin olduğunu, bunun müvekkili şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkur taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirket'in davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, gönderi hareket formunda da görüleceği üzere, işbu uyuşmazlığa konu kargonun davacıya teslim edildiğini, müvekkil şirketi göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğinden, doğduğu iddia edilen zararlardan sorumlu olmadığını; TTK. 898. maddesi kapsamında müvekkil şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını; davacı tarafça TTK. 889 maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, kayıtsız şartsız teslim alınan davaya konu kargo ile ilgili taraflarına TTK Madde 889 uyarınca süresinde ulaşmış yazılı bir bildirim söz konusu olmadığını; aksi halde teslimin sağlıklı yapıldığının kabulünün gerekeceği de açıkça ilgili maddede düzenlenmiş olduğunu; müvekkil şirketinin sorumlu olmadığı beyanlarını tekrarla, sorumluluk belirlenecek ise de olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle her şeyden önce, TTK 886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusuru varlığının da ispat edilmesi gerektiğini; davacı aleyhine 9620 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... tarafından hazırlanan 20/10/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 12/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ayrı ayrı dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:
Asıl ve birleşen dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takip dosyalarına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyalarının tetkikinde; alacaklı davacı ... Şirketi tarafından borçlusu davalı ...Şirketi aleyhine, (... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas yönünden) 6.890,00-TL asıl alacak, 87,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.977,85-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "06/04/2922 tarihli faturaya istinaden alıcı hasan çelik a satışı yapılan ürünün mng kargo ve acentası tarafından hasarlı teslimi sonucu alıcı tarafından iade edilen hasarlı ürün bedelinin yasal faiziyle tahsili talebidir" olarak gösterildiği; (... 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas yönünden) 6.274,93-TL asıl alacak, 112,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.387,88-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "16/03/2922 tarihli faturaya istinaden alıcı ahmet can zaim a satışı yapılan ürünün mng kargo ve acentası tarafından hasarlı teslimi sonucu alıcı tarafından iade edilen hasarlı ürün bedelinin yasal faiziyle tahsili talebidir" olarak gösterildiği; ödeme emirlerinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 17/06/2022 tarihli itirazlar ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeye başlamayacağından eldeki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 13/10/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ilişkide taşıyıcı; "taşıma sorumluluğunu üstlendiği emtiayı varma yerinde gönderilene veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiğinden", bu borca aykırı davranış nedeniyle taşıma süresi içinde eşyaya gelecek hasarlardan veya ziyadan ötürü; sözleşme ile sarahaten kararlaştırılmamış olsa bile kural olarak gönderene karşı mesuldür. Bu hususu düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 875/1.maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." hükmünü havidir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı ... Şirketi ile davalı ...Şirketi arasında 23/02/2022 tarihinde taşıma hizmet sözleşmesinin akdedildiği, dava dışı ...ve ... adına yapılan teslimatlarda ürünlerin taşımadan kaynaklı hasarlı olduğunun tespit edilmesi sebebiyle zararların tazmini için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemiyle asıl ve birleşen davanın açıldığı, davalı tarafça ağır kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddi gerektiğinin savunulduğu görülmüştür.
Toplanan delillere göre taşıma hukukunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, dava dışı ...'e teslimi gereken kargoya ilişkin davalı taşıyıcının kayıtlarında teslim edildiği açıklamasının bulunduğu, kargonun hasarlı olduğuna dair şerh düşülmediği ancak ürünün kurulumu için müşterinin servis çağırdığında ürünün kutudan kırık çıktığının hasar tutanağı ile tespit edildiği, hasar tutanağı içeriğine göre hasar ihbarının süresi içerisinde yapıldığı, sınırlı sorumluluk hesabına göre davalının, kargonun brüt ağırlığı kadar 8,33 SDR sorumluluğu bulunduğu, buna göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkelerine göre asıl dava dosyası bakımından davalının 14.300,27-TL'den sorumlu olduğu ve fakat icra takibine konu asıl alacak miktarının 6.890,00-TL olduğu; dava dışı ...'e teslimi gereken kargoya ilişkin ise kargonun hasarlı olarak teslim edildiğinin tutanak altına alındığı, hasar tutanağı içeriğine göre hasar ihbarının süresi içerisinde yapıldığı, sınırlı sorumluluk hesabına göre davalının, kargonun brüt ağırlığı kadar 8,33 SDR sorumluluğu bulunduğu, buna göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkelerine göre asıl dava dosyası bakımından davalının 13.475,54-TL'den sorumlu olduğu ve fakat icra takibine konu asıl alacak miktarının 6.274,93-TL olduğu kanaatinin bildirildiği; mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise hasar tutanakları tarihlerinden icra takip tarihlerine kadar işlemiş faizlerin ayrı ayrı 87,85-TL olduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı yönünden ise; sözleşmede kusuru ile meydana gelen zarar oranında davalı ...’nin zararı tazmin edeceğine dair hüküm bulunmasına rağmen aynı sözleşmenin devam eden maddelerine göre sorumluluğun 6102 sayılı TTK'nın 882.maddesi gereğince sınırlı olduğunun da düzenlendiği, bu nedenle davalı ...’nin sınırsız sorumluluğuna gidilmesinin yerinde görünmediği, 6102 sayılı TTK'nın 886.maddesi gereği sınırsız sorumluluk şartlarının somut olayda gerçekleştiğine dair davacı şirket vekilinin herhangi bir iddiası ve ispat ettiği bir olgu bulunmadığı, davalı ... şirketinin dava konusu hasardan dolayı sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nın 882.maddesi gereğince sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının icra takibinde işlemiş faiz de talep ettiği, davalının 6102 sayılı TTK'nın 18/3 ve 6098 sayılı TBK'nın 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair elektronik posta içerikleri bulunduğu ancak belge ve tutanakların hiçbirinin borçlu tarafa ödeme süresi tanıyan, davalı tarafı temerrüde düşüren bir belge niteliğinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu belgelerde ödeme için vade olmadığından davalıyı temerrüde düşüren bir belge olarak kabul edilmemiş ve faiz taleplerinin reddi gerekmiştir,
Taraf iddia ve savunmaları, dosya kapsamı, düzenlenen kök rapor içerikleri dikkate alındığında davalı taşıyıcının 6102 Sayılı TTK'nın 875/1.maddesi uyarınca davacıya karşı sorumlu olduğu, icra takip dosyalarına yapılan itirazların bu itibarla yersiz olduğu değerlendirilmekle, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporları nazara alınmak suretiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Dava taşıma sırasında hasarlanan emtianın tazminine ilişkin olup, tarafların sorumluluklarının kapsamı ve sınırlı sorumluluk ilkesi nazara alınarak tespit edilen tazminat miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra takibine konu alacak likit değildir. Bu nedenle davanın kabul edilen kısmı bakımından davacı lehine icra inkar tazminatı; davanın reddedilen kısmı bakımından davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatına karar verilmesine ilişkin şartlar oluşmamıştır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar). Dolayısıyla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
A)Asıl dava yönünden;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı ... Şirketi tarafından davalı ...Şirketi aleyhine yürütülen ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 6.890,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (6.890,00-TL) üzerinden alınması gereken 470,66-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 84,28-TL'nin mahsubu ile bakiye 386,38-TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye irat kaydına,
5-Asıl dava davacısı tarafından asıl dava açılırken peşin olarak yatırılan 84,28-TL harcın asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine,
6-Asıl davada davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 6.890,00-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine,
7-Asıl davada davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 87,85-TL vekalet ücretinin asıl dava davacısından alınarak asıl dava davalısına verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Asıl davanın kabul oranına isabet eden 1.540,36-TL'sinin asıl dava davalısından,
b)Asıl davanın red oranına isabet eden 19,64-TL'sinin asıl dava davacısından 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
B)Birleşen 2022/729 Esas sayılı dava yönünden;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı ... Şirketi tarafından davalı ... Şirketi aleyhine yürütülen ... 11.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 6.274,93-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (6.274,93-TL) üzerinden alınması gereken 428,64-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 347,94-TL harcın birleşen dava davalısından alınarak hazineye irat kaydına,
5-Birleşen dava davacısı tarafından birleşen dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
6-Birleşen davada davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 6.274,93-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
7-Birleşen davada davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 112,95-TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak birleşen dava davalısına verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Birleşen davanın kabul oranına isabet eden 1.532,42-TL'sinin asıl dava davalısından,
b)Birleşen davanın red oranına isabet eden 27,58-TL'sinin asıl dava davacısından 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
C)Ortak Hükümler;
1-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.766,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 6.664,35-TL'sinin asıl ve birleşen dava davalısından alınarak asıl ve birleşen dava davacısına verilmesine, kalan bakiyenin asıl ve birleşen dava davacısı üzerinde bırakılmasına,
2-Asıl ve birleşen dava davalısı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Asıl dava ve birleşen davada taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341.maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2024
Katip
Hakim