T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/808 Esas
KARAR NO : 2026/583
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.06.2021 tarihinde saat 10:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı Motosiklet ile ... istikametinden ... istikametine sağ şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve sağ yan tarafa yatarak emniyet şeridi üzerinde 25 metre sürüklenmesi ve emniyet şeridinde durması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafık kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilin kusurunun bulunmadığını, motosiklet sürücüsünün KTK Madde 65/l-a maddesini ihlal etmiş olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinde kırıklar oluşmuş ve bakıma muhtaç hale gelmiş olduğunu, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp ... Başkanlığı tarafından müvekkilindeki sürekli iş göremezlik oranının %16 olarak tespit edilmiş olduğunu, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da soruşturma açılmış olduğunu, bu vs. nedenler ile geçici ve sürekli iş göremezlik için şimdilik 300.000,00-TL, 1.000,00-TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun müracaat bulunmadığını, tedavi, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik için SGK ya ihbarda bulunulması gerektiğini, iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarını kabul etmediklerini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının gelirinin ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüt tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Yasal düzenlemeler dikkate alınarak, trafik kazaları nedeniyle oluşan ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi kapsamındaki belgeli tedavi giderleri müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca karşılandığını, ancak, müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden ise sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkili kurum kayıtlarında yapılan inceleme ve dava konusu kaza ile ilgili müvekkili kurum tarafından sarfedilen tedavi giderlerinin tespiti için müvekkili kurum yazışmaları devam ettiğinden, kurum kayıtlarına dayalı olarak ödeme belgesi sunma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini, huzurdaki davanın müvekkili kuruma ihbar edildiği de dikkate alınarak, müvekkili kurum aleyhine hüküm kurulmamasına, davacı kazalı ...'ın 13.06.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu gördüğü tedaviler bakımından sağlık hizmet sunucuları tarafından müvekkili kuruma fatura edilen tedavi giderleri ve müvekkili kurum tarafından yapılan ödemeleri gösterir kayıtların, bilgi ve belgelerin (medula dökümleri dahil), gideri müvekkili kurum tarafından yatırılan gider avansından karşılanmak üzere, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden celbine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine ve davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 22/04/2026 tarihli değer arttırım dilekçesinde özetle; Fazlaya dair hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile dava dilekçelerinde geçici ve sürekli iş göremezlik için talep ettikleri şimdilik 300.000,00-TL'lik maddi tazminat taleplerini 13.809,60-TL geçici iş göremezlik, 430.000,00-TL sürekli maluliyet olmak üzere toplam 443.809,60-TL maddi tazminat olarak artırdıklarını, 443.809,60-TL maddi tazminat taleplerinin temerrüt tarihi olan 09.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... Polis Merkezi Amirliği'nin 21.11.2022 tarihli sosyal ekonomik durum tespit tutanağı,
... Hastanesi'nden davacı asilin görmüş olduğu tedavilere ilişkin evraklar,
... Devlet Hastanesi'nden davacı asilin görmüş olduğu tedavilere ilişkin evraklar,
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden davacı asilin görmüş olduğu tedavilere ilişkin evraklar,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ....sayılı 29.03.2023 tarihli ön raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ...sayılı 24.01.2024 tarihli ön raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ...sayılı 15.04.2024 tarihli raporu,
İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun ... sayılı 04.11.2024 tarihli raporu,
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12.05.2025 tarihli bilirkişi raporu,
İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun...sayılı ... tarihli raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 13/06/2021 tarihinde saat 10:00 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve sağ yan tarafa yatarak emniyet şeridi üzerinde 25 metre sürüklenmesi ve emniyet şeridinde durması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, motosiklette yolcu olan davacının yaralandığından bahisle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Tanzim edilen kusur raporuna göre, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in meskun mahalde trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili seyir halinde iken yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, ve hızını kullanmış olduğu, motosikletin teknik özellikleri, yol ve görüş durumu, zemin durumu vb. hususları dikkate alarak motosiklete normal sınırlar haricinde fazladan yolcu alınması KTK kapsamında yasak olmasına rağmen fazladan yolcu almış olduğu gerçeğini göz ardı etmeden motosiklete ekstra binecek ağırlığın artması durumunda kapasite üzeri ağırlığın aracın dinamik yapısını bozacağını dikkate alarak müteyakkız şekilde seyir halinde olması gerekirken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet vermiş olduğu kazada tam kusurlu olduğu, araçta yolcu konumunda bulunan davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığı, öyleyse dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın 18/02/2021-18/02/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 430.000,00-TL limitli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğundan davalı sigorta şirketinin meydana gelen zararın tamamından sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillere göre, motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının koruyucu ekipman, kask gibi malzemeleri kullanmadığının kaza tutanağı ile tespit edildiği, bu nedenle Mahkememizce kask ve motosiklet koruyucu ekipmanlarının takılmamasının davacının yaralanmasında etkili olup olmadığı, bu açıdan zararın meydana gelmesinde yahut artmasında müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenildiği, düzenlenen ATK raporu ile, motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu önemli bir güvenlik donanımı olduğu, kask kullanımının, kafa ve boyun yaralanmalarının ciddiyetinde ve ölüm oranında azalma sağlayabileceği, uygun standart ve malzemeden üretilen diğer koruyucu donanımların (eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları vb.) doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği kanaati bildirildiğinden müterafik kusur nedeniyle tazminatta indirim yapılmamıştır.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında, kaza tarihinin 13/06/2021 olduğu gözetilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'nun 24/10/2024 ve 18/12/2025 tarihli çelişkileri ve eksiklikleri gideren raporları ile, davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki tedavi evrakları ile uyumlu olduğu, ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmiş olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Aktüerya bilirkişisi tarafından, kaza tarihi itibariyle özel okulda öğretmen olarak çalıştığı, öğretmenler için oluşturulan emsal TÜİK verilerinde yer alan ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, TRH 2010 tablosu esas alınarak ve progresif rant yöntemi uyarınca (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, ... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi ... Esas...Karar) hesaplama yapıldığında davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, tüm vücut engellilik oranını %2 olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğine dair rapor içeriği de göz önünde bulundurulduğunda, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 13.809,60-TL olup, 430.000,00-TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının tam kusura göre 443.838,22-TL olduğu, kişi başına sakatlık teminatının 430.000,00-TL olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin ödeme yapmadığı dikkate alındığında poliçe limiti dahilinde hesaplanan maddi tazminatlar yönünden sorumluluğunun bulunduğuna kanaat getirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, tedavi evraklarına, hasar dosyasına, kazanın oluş şekline, sunulan delillere, düzenlenen bilirkişi raporuna ve çelişkileri gideren Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporlarına göre, davacının maddi zararına ilişkin kusur, zarar ve illiyet bağı şartlarının oluştuğu değerlendirildiğinden raporların dosyada taraflarca sunulan deliller ile uyumlu olduğu ve hükme esas alınabileceği, geçici iş göremezliğe ilişkin güncel verilere göre rapor tanziminin gerekmediği ve sürekli iş göremezliğe ilişkin poliçe limiti aşıldığından yeni hesaplamanın da gerekmediği anlaşıl, davalının değer artırım dilekçesindeki tutarlar yönünden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Sigorta şirketi yönünden başvurudan sekiz iş günü sonrasının temerrüt tarihi olduğu, başvuru tarihinin 26/11/2021 tarihi olduğu, 8 iş günü sonrasının 09/12/2021 tarihi olduğu ancak davacı tarafından başvuru evrakında davalıya 15 gün süre tanındığı, bu nedenle temerrüdün söz konusu tarihten itibaren gerçekleşeceği göz önünde bulundurularak temerrüt tarihinin 12/12/2021 günü olduğu kanaatine varılmış ve bakıcı giderinin reddedilmesi nedeniyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Sürekli iş göremezlik tazminatı olan 430.000,00-TL ile geçici iş göremezlik tazminatı olan 13.809,60-TL toplamından ibaret 443.809,60-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden (443.809,60-TL) üzerinden alınması alınması gereken 30.316,63-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.028,07-TL peşin harç ile 487,76-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.515,83-TL harçtan mahsubu ile eksik olan 28.800,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta peşin alınan 1.028,07-TL peşin harç ile 487,76-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.515,83-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.808,50-TL posta ve tebligat gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 23.700,00-TL Adli Tıp Kurumu gideri olmak üzere toplam 43.508,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 43.410,69-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 97,81-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-İhbar olunan tarafından yargılama nedeniyle yapılan 100,00-TL yargılama giderinin ihbar olunan üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 71.009,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.112,99-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 7,01-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır