T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/854 Esas
KARAR NO :2025/365
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:02/12/2022
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2021 tarihinde müvekkili şirkete ... sayılı ZMM poliçesi sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün ... plakalı araca çarparak hasar verip olay yerini terk ettiği, kaza tutanağında sürücünün yetkililere haber vermeden olay yerinden ayrıldığı ve %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.4 ve B.4/f maddeleri uyarınca sigortacının haklı sebep olmaksızın olay yerini terk durumlarında sigortalıdan rücu hakkı bulunduğu, ekspertiz raporunda istinaden hasar bedeli olarak 21.02.2022 tarihinde 29.345,38 TL, 21.03.2022 tarihinde 413,00 TL, 15.05.2022 tarihinde 295,00 TL tazminat ödendiği, ... Tahkim Komisyonu'nun 2022/... E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna istinaden 04.07.2022 tarihinde 19.633,77 TL olmak üzere toplam 49.687,15 TL tazminat ödendiği, ödenen tazminat doğrultusunda Sigorta Tahkim Komisyonu'nun dosyasında davanın konusuz kaldığına ve karar verilmesine yer olmadığına dair 2022/... sayılı karar verildiği, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.4.f maddesi gereğince davalıdan tahsili için arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen anlaşmama ile sonuçlandığı, yapılan 49.687,15 TU'lik ödemenin kaza sonrası sürücünün olay yerini terk ederek Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.â, B.4/f madidlerini ihlal etmesinden kaynaklı olarak davalıdan tazmini gerektiği, ödeme tarihinden itibaren işlemiş ferilerinin tahsili amacıyla dava açma zarureti hasıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 49.687,15 TL tutarındaki maddi tazminatın davalı tarafından ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiği, alacak isteminin zaman aşımına uğradığı, araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasının gerçek dışı olduğu, kaza sebebiyle...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatılarak kazaya karışan şahıslar olarak Müvekkil şirketin yetkilisinin oğlu ... ve arkadaşı ...'nun kollukta ifadelerine başvurulduğu, kaza anında aracın ... tarafından kullanıldığı, olayın akabinde kaza yerine intikal eden kolluk görevlilerinin olay yerinde bulunan kişilerin ifadelerine başvurulduğu, ...'nun olay yerinde olduğu, ifadelerinde kendisinin kullandığını, ilerlerken bir anda navigasyonun kendisini ters yöne sokması sonucunda kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, ...'ın da olay anında ve sonrasında aracı arkadaşı ... tarafından kullanıldığını beyan ederek doğruladığı, buna rağmen kolluk tarafından beyanlarını dikkate alınmayarak sürücünün firar şeklinde kaza tutanağını tanzim ettikleri, soyut, hatalı, somut gerekçe göstermeksizin kendilerince bir çıkarında bulundukları, kazaya karışan kişilerin beyanlarına itibar etmedikleri, kaza tutanağının kabulünün mümkün olmadığı, savcılık soruşturmasında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan takipsizlik karar verildiği, aracın sürücüsü ...'nun olay yerini terk etmediği, kazadan sonra kolluk kuvvetleri ile iletişimde olduğu, kazanın hemen akabinde ifadelere başvurulduğunun soruşturma dosyası içinde yer alan deliller ile açıkça ortada olduğu, bir an için araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği varsayımında dahi tek başına bu hususun sigorta şirketine rücu hakkı vermediği, kaza tutanağı tanzim edilirken aracı kendisinin kullandığını beyan etmesine rağmen polis memurlarının beyanlara uygun olarak değil kendi varsayımlarına göre tutanağı düzenledikleri, davacı sigorta şirketinin genel şartlar B.4 maddesinde sayılan halleringerçekleştiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ilamına atıf yapıldığı, davacı sigorta şirketinin eksik ödeme nedeniyle hak sahibinin tahkime ba0şvurmasına sebebiyet vererek yargılama sonucunda ödenen yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Müvekkili şirkete rücu edilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğu, araç malikinin hasar ve değer kaybı için sigorta şirketine başvurduğu, sigorta şirketi tarafından 21.02.2022 tarihinde 29.345,38 TL, 21.03.2022 tarihinde 413,00 TL, 15.05.2022 tarihinde 295,00 TL tazminat ödemesi yaptığı, yeterince ödeme yapılmaması nedeniyle hasar gören araç maliki tarafından tahkime başvurularak tahkim yargılaması neticesinde eksik kalan bakiye miktarın ödetildiği, yapılan yargılama masrafları, faizler ve vekâlet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı, kendi kusuruyla eksik ödenen bedeller için tahkime başvurulmasına sebebiyet verdiği, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği, faiz talebinde bulunulamayacağı diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, her türlü yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmis, deliller sunulmustur.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 06/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... tarafından hazırlanan 10/06/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
... tarafından hazırlanan 03/04/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar dosyası, eksper rapor bilgisi,
...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:
Dava, sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminatın ZMMS poliçesi uyarınca kendi âkidi olan davalı sigortalıdan araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Genel Şartlar B.4/f. maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, 18/12/2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, dava dışı ... ve Servis Tic. A.Ş. adına tescilli, ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiği esnada tutanak mümzileri tarafından kimliği tespit edilmeyen sürücünün sevk ve idaresindeki, davalı ... Turizm ve İnşaat Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına tescilli, davacı ... Şti. tarafından 01/11/2021-01/11/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile, aynı zamanda ... A.Ş. tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobile çarpması, akabinde ... plakalı otomobilin orta refüje doğru yönelerek sol yan kesimleri ile orta refüj üzerindeki yaya koruma demirlerine çarptıktan sonra yolun karşı bölümüne savrulması sonucu toplam iki taşıtın karıştığı, üç çarpışmanın yaşandığı trafik kazasının meydana geldiği, olayın sürücü ...'ın yaralanması ve taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacı tarafından sigortalı olarak ... plaka sayılı araç sürücüsünün tespit edilemediği, ... ile ...'ndan hangisinin yolcu hangisinin şoför olduğunun beyanlarının muğlak olması sebebiyle anlaşılamadığı, şahıslardan alkol kokusu geldiği hususlarının tutanak altına alındığı, nitekim soruşturma dosyası içeriği incelendiğinde de 18/12/2021 tarihli "tutanak" başlıklı evraka göre de her iki şahsın olay yerinde bulunduğunun anlaşıldığı, dahası aracı ...'ın kullandığına kanaat getirildiğinden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere,olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olmasının rücu sebebi olarak düzenlendiği, talebin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 95/2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4-f maddesi olup ileri sürülen bu sübjektif hakkın muhatabı,“sigorta ettiren” yani davalı olduğundan davalının taraf sıfatının bulunduğu, ancak dosya kapsamına yansıyan deliller ve tanzim edilen bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere kaza yerinde araçların yol kenarına çekili olduğu ve hangisi şoför olduğu ilk etapta tespit edilemese de ilgililerin olay yerini terk etmedikleri, hatta soruşturma dosyası içeriği ile araç sürücüsünün dahi tespit edildiği anlaşıldığından rücu şartlarının oluşmadığı kanaatiyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 848,54-TL peşin harçtan mahsubu ile, fazla olan 233,14-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 7.627,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
Hakim ...