T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/868 Esas
KARAR NO :2025/370
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/12/2022
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.06.2022 günü müvekkilinin sahibi olduğu, ... şirketinde kiralık araç olarak kullanılan ... plakalı aracın ... tarafından kiralandığı, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ..., ... mahallesi, ... caddesi üzerinde seyir halinde iken aracın sağ arka tekerleğinin kapatılmamış rögara düşmesinin ardından direksiyon hakimiyetini kayıp ettiği ve ön kısımları ile orta refüj üzerine çıkması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda açık rögar kapağının kontrol ve denetimini yapan kurumun kusurlu olduğu şeklinde kaza yerine gelen trafik polislerince tutanak tutulduğu ve rögar kapağının açık olduğunun tespit edildiği, aracın 30.06.2022 ve 15.09.2022 tarihleri arasında kullanılamadığı, bu tarihte tamiri yapırılıp kullanılmaya başlandığı, bu süreçte .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti yaptırıldığı, ilgili idareden zararın ödenmesi için yapılan arabuluculuk başvurusunda bir sonuç alınamadığı, kusurlu hareketi ile zararın doğmasına neden olan ...'nin zararı gidermekle yükümlü bulunduğu, onarım bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı zararlarına ilişkin tüm kalemlerin hesaplanarak tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik araç hasar onarım bedelinin ve değer kaybının olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleri, aracın onarım süresince çalıştırılamamasından kaynaklanan kazanç kaybının olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğu, reddi gerektiği, davacı tarafa ait olan ... şahıs şirketinde kiralık araç olarak kullanılan ve ... tarafından kiralanan ... plakalı aracın 30.06.2022 tarihinde ..., ... mahallesi, ... caddesi üzerinde seyir halindeyken rögara düşerek trafik kazası geçirdiği, .... Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı'na verilen 23.09.2022 tarihli cevabi yazıda hasara sebebiyet veren kapağın yağmur suyu hattına ait olduğunun tespit edilerek yağmur suyu hatlarının işletmesinin ana arterlerde ...Belediyesi, ara arterlerde ilçe belediyesi sorumluluğunda olduğunun belirtildiği, ... Alt Yapı ve Koordinasyon Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak kazanın gerçekleştiği ... caddesinin kimin sorumluluğunda olduğunun sorulmasını talep ettikleri, kaza yerinde müvekkili idare tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı, yol güzergahındaki bir kusurdan dolayı müvekkili idareye bir sorumluluk yüklenemeyeceği, yol, bakım ve onarımlarından sorumlu olmadığı, yol yüzeyinde zarar neden olabilecek her türlü kusurun belediyeye ait olduğu, ...'nin böyle bir görev ve sorumluluğu bulunmadığı, KTK 10. maddesine atıf yapılarak belediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü olduğu, müvekkili idarenin davanın tarafı olmadığı, yağmur suyu kanallarının imalat ve işletilmesinin ana arterlerde Büyükşehir Belediyesi'ne, tali yol ve sokaklarda ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğu, kaza tarihi ve hemen öncesinde bir asfaltlama çalışması yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettikleri, sürücünün kusurunun önemli olduğu, hız limitinin 50 km/saat olduğu, bu hızla gitmesi halinde kazaya neden olacak durumu görmesi, aracını durdurması veya manevra yaparak uzaklaşmasının mümkün olduğu, bunun yapılmamış olması halinde sürücünün kusurlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararına atıf yapıldığı, sürücünün rögar kapağının bulunduğu kısmın sağından veya solundan geçip geçemeyeceği, rögar kapağını fark edememesinde hızının ya da dikkatsizliğinin etkili olup olmadığı, asfalt yapmakla görevli kurumun belirlenmesi, olay mahallinde keşif yapılması, kazanın asfalt yapılmaması sebebiyle mi, rögar kapağının standartlara uygun yapılmaması sebebiyle mi meydana geldiğinin, kaç yönlü yol olduğunun incelenmesi gerektiği, müvekkili idarenin olayda kasti, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi hiçbir çalışma yapılmadığı için zararla arasında bir illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığı, yol ve hava şartlarına dikkat etmeksizin, tedbirsiz, dikkatsiz ve aşırı hızda araç kullanma halinde illiyet bağının kesilmiş olacağı diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 24/04/2024 tarihli bilirkişi heyet ön raporu raporu,
... ve ... tarafından hazırlanan 09/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, eksper rapor bilgisi,
.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ...'ın 2021 yılına ait gelir beyanı ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, 30/06/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasara ilişkin onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Dava Türüne İlişkin;
6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih 2017/17-1099 Esas 2019/460 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği aracında oluşan değer kaybının varlığının, ikame araç gerekip gerekmediğinin ve zarar miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla maddi tazminata konu istem miktarlarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu talebinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. Nitekim bu doğrultuda davacı vekili tarafından sunulan 30/12/2024 tarihli dilekçenin dava değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 30/06/2022 günü saat 01:45 sıralarında sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki, davacı ... adına tescilli, ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 07/01/2022-07/01/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, kiraya verilmiş hususi kamyonet ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sağ arka tekerlek kesimi ile kaplama üzerinde kapağı tam olarak kapatılmamış vaziyetteki yağmur suyu hattına ait rögar kapağının boşluğuna düşmesi akabinde direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulup ön kesimleri ile orta refüj üzerine çıkarak durması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, olayın kamyonette ve orta refüj üzerinde bulunan bir adet küçük ağaçta maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
Dava konusu olayda, karayolları yapısı üzerinde ve kenarında yapılan çalışmalarda Karayolları Trafik Kanunu'nun 16. maddesi ve bu maddesine göre çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca trafik düzen ve güvenliği için gereken tedbirleri almak, aldırmak ve çalışmaları denetlemek, taşıt yollarında yayaların ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren, motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli ortadan kaldırmak bulunduğu, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü olduğu, olayda aksine davranarak orta refüj ile bölünmüş cadde yolunun kaplaması üzerinde-sol şerit içerisinde trafikte can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürecek nitelikte kapağı tam kapatılmamış vaziyette bulunan yağmur suyuna ait rögar kapağının tam olarak kapatılmasını sağlamayan, seyir halindeki sürücülerin idarelerindeki taşıtlar ile rögar kapağı boşluğuna düşmesi tehlikesini ve riskini ön görmeyen, yaklaşan sürücüleri emniyetli mesafede bilgilendirip uyararak önlem almalarını sağlayacak ışıklı reflektörlü işaretleme veya flaşörlü koni ve mafsallardan yararlanarak rakordman vb. önlem almayan ya da alınmasını sağlamayan, ihmalkâr, tedbirsiz, özensiz davranan cadde yolundan sorumlu ilgili belediye-kurum-kuruluşun olayın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu; sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı kamyonet ile düz seyir halinde iken kaplama üzerinde bulunan yağmur suyuna ait rögar kapağının tam olarak kapatılmaması nedeniyle sağ arka tekerleğinin rögar kapağı boşluğuna düşmesi ile tekerleğin ve aracın arka kısmının sıçraması sonucu kararlı seyir dinamiği bozularak direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybettikten sonra kısa mesafede soluna doğru yönelerek orta refüj üzerine çıkarak durduğu esnada sadmelere maruz kaldığı anlaşılan, olayda ihmalkar veya hatalı davranışına rastlanılmayan, kazada etkili rolü ile kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmayan sürücü ...'e kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında atfı kabil kusur bulunmadığı; nitekim tanzim edilen bilirkişi raporunun bu yönde olduğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı anlaşılmakla yol bakımından sorumlu olduğu tespit edilen davalının meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalının Sorumluluğuna İlişkin;
Davacının sahibi olduğu aracın rögar kapağına düşmesi sonucu hasara uğradığı, uyuşmazlığın, hasara neden olan rögar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu konusunda bulunduğu açıktır.
...'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanunun 2/d maddesinde "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" şeklinde ...'nin görev ve yetkilerinin belirtildiği, açıklanan yasa gereği, rögar kapağının meydana getirdiği zarardan davalı ...'nin sorumlu olacağı bir gerçektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 02/12/2021 tarih 2021/4893 Esas 2021/9600 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 19/11/2020 tarih 2019/5003 Esas 2020/7373 Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 29/02/2024 tarih 2021/27207 Esas 2024/2293 Karar).
Onarım Bedeline ve Değer Kaybı Hesabına İlişkin;
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/966 Esas 2016/5728 Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih 2015/15003 Esas 2016/2856 Karar) kabul edilmektedir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 05.06.2014 tarih 2014/9038 Esas 2014/9078 Karar).
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacıya ait hususi otomobilin meydana gelen zarara göre hasar bedelinin KDV dahil 106.139,25-TL olduğu, kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değerinin 470.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarılmış ikinci el rayiç değerinin ise 420.000,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen değer kaybının 50.000,00-TL olduğu kanaati bildirildiğinden ve nisbi metoda göre hesaplama yapıldığından, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığından istemin kabulü gerekmiştir.
Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacıya ait aracın yerine başka bir taşıtın ikame edilmesi için yeterli olan 15 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın sunulan teslim formuna göre olay döneminde günlük 135,00-TL'den toplam 2.025,00-TL olduğu, kazadan kaynaklanan davalının bu zarar kalemi yönünden davalının sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Herhangi bir ihtara yahut ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem failinin haksız eylem tarihi itibariyle temerrüde düşeceği anlaşıldığından kaza tarihinden ve aracın kiralama amacıyla kullanılması sebebiyle avans faize hükmetmek gerekmiş, yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi ön ve kök raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-106.139,25-TL hasar bedeli, 20.000,00-TL değer kaybı ve 2.025,00-TL ticari kazanç kaybı bedeli toplamı olan 128.164,25-TL maddi tazminatın haksız eylem tarihi olan 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (128.164,25-TL) üzerinden alınması gereken 8.754,90-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 80,70-TL peşin harç, 2.190,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.270,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.484,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harç, 2.190,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.270,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.624,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
Hakim ...