T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/884 Esas
KARAR NO : 2025/708
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili iş karşılığında keşidecesi ... Şirketi, lehtarı ... Şirketi olan, ... Bankası .... Şubesinin ... IBAN numaralı hesabına ait; 15.10.2022 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 234.000,00 TL bedelli çeki, 28.10.2022 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 300.000,00 TL bedelli çeki ve 28.11.2022 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 300.000,00 TL bedelli 3 adet çeki lehtarın cirosu üzerine almıştır. Anılan çekler müvekkil tarafından da ciro edilerek borçlarına karşılık olarak ... Bölgesi ... adresinde bulunan ve müvekkil şirket ... Şirketinin ticari faaliyette bulunduğu ... Şirketine ...Şubesinden ... gönderi numarası gönderilmiştir. Gönderim işlemi ... Şirketi tarafından yapıldığını, müvekkil nezdinde meydana gelen mağduriyetinin artmaması ve devam eden mağduriyetlerinin sonlandırılması adına; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyası içeriği de nazara alınarak öncelikle teminatsız olarak, aksinde dava miktarı nazara alındığında uygun görülecek teminat karşılığında, ... 20. İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, verilecek tedbir kararı doğrultusunda anılan icra dosyasının durdurulmasına ve dosya kapsamında tahsilat yapılmış olması halinde davalı alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı (müteveffa) vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu çekte ciranta konumunda olduğunu, çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, davacının, çekte kendisinden sonra gelen kişiyle arasında ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddiasının şahsi bir defi olup TTK 687.maddesi uyarınca müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde, çek bedelinin davadışı Uygar Makine şirketine ödendiği belirtilmiş ise de davacının, davadışı şirkete ödeme yapmış olmasının da bir şahsi defii olduğunu, yine TTK'nun 687.maddesi uyarınca, bile bile kendilerinin zararına hareket ettiği ispatlanmadıkça iyiniyetli yetkili hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının, çek iptal kararı almayan ve çekte cirosu bulunmayan bir şirkete ödeme yapması TTK 646 maddesine göre onu borçtan kurtarmayacağı gibi basiretli bir tacirin göstermesi gereken özene de aykırı bir davranış olduğunu, davacının yaptığı bu ödemenin kendisini borçtan kurtarması için davacının ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını ve ödeme yasağı kararı aldığını belirtmiş ise de; çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da gösteremeyeceğini, ayrıca davacının tacir olup basiretli hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu, mevzuat gereği çeklerin kargo aracılığıyla taşınmasının yasaklandığını, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklanmakta olduğunu, bu nedenle basiretsiz davranışlarının sonucuna müvekkili değil, davacının kendisinin katlanması gerektiğini, çekin kargoda çalındığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, ... Kargo'nun gönderi kayıp yazısında taşınan gönderinin ne olduğuna dair hiçbir bilgi ve içerik yer almadığını, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (müteveffa) adına tereke tasfiye memuru olarak atanan İbrahim Bülbül'ün 03/09/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 14. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının ve ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... 33. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasından ... bankasına ait keşide yeri ..., keşide tarihi 28/11/2022, çek seri no ..., 300.000,00-TL bedelli çek aslı,
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası UYAP kayıtları,
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ...keşide tarihli ... numaralı 300.000,00-TL bedelli çek nedeni ile takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından, keşidecesi dava dışı ... Şirketi, lehtarı ... Şirketi olan, ... Bankası ... Şubesinin ... IBAN numaralı hesabına ait; dava konusu ... keşide tarihli, ... çek numaralı ve 300.000,00 TL bedelli çek ile birlikte 3 adet çeki lehtarın cirosu üzerine aldığı, anılan çeklerin davacı tarafından da ciro edilerek borçlarına karşılık olarak kargo ile gönderildiği, çeklerin gönderim sırasında kaybolduğu, çeklerin kargoda çalındıktan sonra kötü niyetli olarak cirolandığı ve takibe konu edildiğini beyanla borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür."; aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.
Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E...., K. ... tarih ve sayılı kararı).
Dosya kapsamında dava konusu edilen keşidecesi dava dışı ... Şirketi, lehtarı ...Şirketi olan, ... Bankası ... Şubesinin ...IBAN numaralı hesabına ait; dava konusu 28.11.2022 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 300.000,00 TL bedelli çekin düzgün ciro silsilesi ile davacıdan sonra ... Şirketi'ne, ondan ...'a, sonrasında davalı ...'e cirolandığı, davalı tarafından davacının da bulunduğu kişiler hakkında ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından çeklerin çalınmasına ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyasından bahsedilmiş ise de, ... 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararına konu edilen çeklerin dava konusu çek olmadığı, kaldı ki sanığının ...isimli kişi olduğu ve dava konusu edilen çekte cirosunun yer almadığı, dava konusu çek ile ilgili yürütülen soruşturma ya da kovuşturma dosyası bulunmadığı gibi bahsi geçen çeklerin aynı ciro silsilesi ile devredilmediği, davacının elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfetinin davacıya ait olduğu ancak anılan olguları delillerle kanıtlayamadığı, kaldı ki davacı tarafından çekte yer alan imzanın da inkar edilmediği, takibe dayanak çekin ciro zincirinin muntazam olduğu ve ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı, hal böyle olunca davacı tarafından davalı müteveffa hamilin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından açılan menfi tespit davasının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte, 15.12.2022 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verildiği, teminat yatırıldığı ve icra dairesinin yazısına göre ihtiyati tedbirin uygulandığı anlaşıldığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 maddesi gereğince davanın reddi ile birlikte takip alacaklısı lehine %20 tazminata hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Dava reddedildiğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-İnfaz edilmiş tedbir kararı verildiğinden, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasındaki takip çıkış miktarı üzerinden (331.288,36-TL) hesaplanacak %20 oranındaki 66.257,67-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir kararının 2004 sayılı İİK'nın 72/4.maddesi uyarınca kaldırılmasına,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 5.123,25-TL peşin harç ile 534,33-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.657,58-TL harcın mahsubu ile, fazla olan 5.042,18-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 965,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davalı (müteveffa) adına tereke tasfiye memuru olarak atanan İbrahim Bülbül dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2.maddesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 48.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak (müteveffa) adına tereke tasfiye memuru olarak atanan İbrahim Bülbül'e verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır