T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/118 Esas
KARAR NO:2025/335
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/02/2023
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu bononun taraflar arasında imzalanmış olan protokol gereğince teminat senedi niteliğinde olduğunu, bu senede ilişkin olarak müvekkilinin alacaklı gözüken yana hiçbir borcunun bulunmadığını, takibe konulan senedin arkasında senedin teminat senedi olduğu ibaresinin senetten kesilerek müvekkili hakkında icra takibi açıldığını, takibe konu senet incelendiğinde sonradan, farklı bir elden çıktığının belli olacak şekilde ... ... isimli şahısın lehdar olarak eklendiğini, davalı tarafından başlatılan irca takibine ilişkin olarak, dosyada borçlu olarak gözüken diğer ilgililerin de dava ve şikayet yoluna gittiklerini, tarafların ticari defter ve kayıtları da incelendiğinde bononun bedelsiz olduğu ve müvekkilinin davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığının açıkça görüleceğini, davaya konu icra takibi nedeniyle müvekkilinin itibarının sarsılma ihtimali nazara alınarak, takibin öncelikli olarak teminatsız, şayet bu talepleri yerinde görülmezse mahkemece takdir edilecek cüzi bir teminat tutarının yatırılması akabinde ivedilikle durdurulması akabinde de iptaline karar verilmesinin zaruri olduğunu, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, müvekkilinin davalı yana .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası sebebiyle borcun olmadığının tespitine, dava konusu takip dosyasının teminatsız veya mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesinde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından müvekkile karşı haksız ve kötü niyetli olarak takip dosyası açılmış olmasına binaen davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu bononun teminat senedi niteliğinde olduğu iddiasının gerçek dışı bir iddia olduğunu, davacının imzaya ilişkin iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, davacının isminin bonoya yanlış yazılmış olmasının kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, davacının delil listesinin kanun hükümlerine aykırı olduğunu, davacının tedbir talebinin reddinin gerektiğini, davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin tedbiren durdurulması talebinin reddine, davacı tarafından haksız bir şekilde huzura getirilen davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı ve para cezası taleplerinin reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davadan dolayı davacının, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata ve asıl alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Elife Kara tarafından hazırlanan 25/02/2025 tarihli bilirkişi raporu,
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında bulunan adli tıp raporu UYAP kaydı ve bono aslı,
... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden şüpheli ifade tutanağı, ... nolu belge,
... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun ... Soruşturma sayılı dosyası ve 2022/... Soruşturma sayılı dosyalarının tüm UYAP kayıtları,
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... Gıda Ve ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ve ... ...'nin yetkilileri,
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, takibe konu bononun teminat senedi olmasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır.
Davacı, takip ve dava konusu bononun teminat senedi olduğu, bononun dayanağı olan protokol ile teminat senedi olduğunun kararlaştırıldığı ancak senet metninde yer alan "teminat senedi" ibaresinin kesildiği iddiasına dayanmış, davalı ilgili protokolde taraf değil şahit olduğu ve protokol ile bononun ilgisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup dava konusu senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispatlamalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesi uyarınca bonolar kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, bunun aksine bononun teminat bonosu olduğunun yazılı bir şekilde ispatı gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/3950 Esas 2020/656 Karar).
Dava konusu olan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı ... tarafından ... aleyhine 20/08/2021 tarihinde 100.000,00-TL asıl alacak, 24.468,49-TL işlemiş faiz, 13.787,67-TL işlemiş faiz, 10.600,68-TL işlemiş faiz ve 300,00-TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 149.156,84-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 27/07/2018 tanzim tarihli, 30/09/2018 vade tarihli, 100.00,00-TL bedelli bono olarak ... gösterilmişse de bu durum yanılgıya dayandığından, tarafta değişiklik yapılması talebinin kabulü ile ... ...'nün taraf kaydının silinmesine ve dosyamız davacısı olan ...'nün borçlu olarak dosyaya eklenilmesine karar verildiği, bu durumda davacının işbu takibe dayalı menfi tespit talep etmesinde hukuki yararı ve aktif husumeti bulunduğu değerlendirilmiştir.
Takip dosyasına konu edilen bononun, 27/07/2018 tarihinde düzenlendiği, bononun bedelinin 100.000,00-TL, vadesinin 30/09/2018, keşidecisinin ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi, lehtarın ... ..., avalinin ... (davacı ...) olduğu, bononun arka yüzünde, ...'in cirosundan sonra ...'ın ve sonrasında davalı ...'in cirosunun yer aldığı, davacı tarafından sunulan bononun üç kısmında "27/07/2018 tarihli protokol kapsamında teminat senedidir. Üçüncü kişilere ciro edilemez." açıklamasının yer aldığı ancak icra takibine konu edilen senette böyle bir açıklama yer almadığı, davacının bu kısmın kesildiğine yönelik iddiasının bulunduğu, bahsi geçen protokolün taraflarının ... Gıda ve ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ile ... arasında düzenlendiği ve davalı ...'in tanık olarak imzaladığı, protokol içeriğine göre idari para cezasına ilişkin encümen kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada mali ve danışmanlık ücreti olarak yıkım kararının iptali halinde 50.000,00-TL ve idari para cezasının iptali halinde 50.000,00-TL'nin ... Gıda A.Ş.tarafından avukata ödeneceği ve protokol uyarınca teminat senedi düzenleneceği, teminat senedinin ciro edilemeyeceği hususlarının kabul edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın bononun teminat senedi olduğuna ilişkin kısmın kesildiğine ve tahrifat yapıldığına dair iddiasının incelenmesi amacıyla dosyanın grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen 25/02/2025 tarihli rapor ile, bononun sol kısa kenarının yamuk olduğu ve matbaada kesilmiş forme kesim olmadığı saptandığından bu alanın kesici bir madde ile kesilmek suretiyle bulunduğu yerden ayrılmış olduğu kanaatinin bildirildiği, bononun düzenleme tarihi ile protokol tarihinin de aynı olduğu, tahrifatın kabulü için belgede silinti, kazıntı, çıkıntı olması zorunlu olup, bu durumda senedin sol kısmının kesilmesi senette tahrifat yapıldığı anlamına gelmeyecek ise de, davacı tarafından sunulan senet metninde teminat senedi olduğuna dair ibarenin yer aldığı ve dayanak protokolün dahi sunulduğu, borçlunun, senedin takip alacaklısına teminat olarak verildiği iddiasını senede açıkça atıf yapan bir sözleşmeyle ispatladığı, takip dayanağı senedin ön veya arka yüzünde senedin teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından sunulan surete göre bono metni dışında kalan kısmın kesildiği ve kesilen kısımda teminat senedi olduğu ibaresine ilişkin kayıt bulunduğu iddiasının doğrulandığı (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2016/2812 Esas 2016/9929 Karar), bu durumda takip konusu senedin protokol uyarınca teminat senedi olduğu değerlendirilmiştir.
Bono, poliçe ve çek kanun gereği emre düzenlenen senetlerdir. Bu senetler üzerine ciranta tarafından konulan ciro edilemeyeceği kaydı senedi nama yazılı bir kambiyo senedi haline getirmez. Bunun aksine keşideci tarafından konulan ciro edilemeyeceği kaydı senedi nama yazılı hale getirir. Senet üzerinde “ciro edilemez kaydını” ciranta koyabileceği gibi aynı şekilde keşideci de koyabilir.
Keşideci tarafından konan kayıtla nama yazılı hale gelen senedin ciro edilme imkânı kalmaz. Ancak alacağın temliki yolu ile devredilebilir. Bu yasağa rağmen yapılan ciro da alacağın temliki hükümlerine tâbi olur. (TTK.m.591) Bu durumda senedi temellük edene karşı keşideci her türlü defilerini ileri sürebilir (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 12.Bası, Eylül 2006 s.118 vd.).
Somut olayda takip konusu bono üzerine keşideci tarafından “ciro edilemez” şerhi konulduğu, bu hususun protokolde dahi yer aldığı, nitekim bu protokolü tanık sıfatıyla imzalaması karşısında davalının bononun teminat senedi olduğu ve ciro edilemeyeceği hususlarını bildiğinin kabulü gerektiği, bu sıfatı dolayısıyla iyi niyetli olarak kabulünün mümkün olmadığı, öyleyse alacağın temliki yoluyla senedi devralmayan davalıya karşı davacının def'ileri ileri sürebileceği, dava konusu idari para cezasının ....İdare Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile iptal edildiği ve kararın 03/07/2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de teminat senedinin sözleşmeden bağımsız olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilemeyeceği (... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi 2024/1855 Esas 2025/488 Karar), bu durumda davacının icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti isteminde haklı olduğu kabul edilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5.maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamına göre senede dayanak teşkil eden protokolün davalı tarafından tanık sıfatıyla imzalanması karşısında bononun teminat senedi olduğunu bile bile senedi takibe koyan davalının haksız ve kötüniyetli olduğu (Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2023/1002 Esas 2024/4637 Karar) değerlendirilmekle davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın KABULÜ ile,
1-Davacının ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı takip alacaklısı olan davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-2004 sayılı İİK'nın 72/5.maddesi gereği takibe konu alacak olan 149.156,84-TL'nin %20'si tutarındaki 29.831,37-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının tazminat talebinin reddine,
4-Kabul edilen dava değeri (149.156,84-TL) üzerinden alınması gereken 10.188,90-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.707,75-TL peşin harç, 839,48-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.547,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.641,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 839,48-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.547,23-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 10.209,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın ve yatırılan 22.373,53-TL teminatın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip ...
Hakim ...