T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/258 Esas
KARAR NO : 2025/361
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/04/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 01/11/2017 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi ve 13.01.2019 tarihli Ek Protokol imzalandığını, Sözleşme'nin; 2. maddesi gereği davalının, Sözleşme süresince Sözleşme adresinde yazılı iş yerinde müvekkili şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini düzenlilik ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, satmayı ve bulundurmayı, 10/b maddesi gereği davalı bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı ve bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisinde girmemeyi, 20. maddesi gereği sözleşme süresi içerisinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması halinde cezai şart ödeme ve çeşitlice başkaca yükümlülükleri kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş dosyası ile yaptırdığı tespit raporu ile işyerinde davalının müvekkili şirket ile imzalamış olduğu sözleşme karşılılığında genel katkı almasına ve çeşitli yükümlülükler altına girmesine rağmen sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal ettiğinin belirlendiğini ve iş yerinin ...'a ait mangal cafe restaurant olarak faaliyette bulunmadığı, iş yerinde ...A.Ş.'ne ait işyerinin bulunduğu, işyerinin ... A.Ş. tarafından işletildiğinin tespit edildiğini, taraflar arasındaki 01/11/2017 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi ve 15.01.2019 tarihli Ek Protokolün ilgili maddeleri uyarınca toplamda 197.130,02 TL katkı bedeli ile 17.850-TL nakit bazlı katkı bedeli davalıya ödenmiş olduğu ve işleyiş itibariyle, davalının, satış desteğine ilişkin olarak ödenen genel katkı bedeline ilişkin bayi/distribütöre fatura kesmekte sonrasında bu tutar bayi/distribütör tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini, ayrıca sözleşmenin 20. Maddesi müvekkili şirketin her türlü zarar talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması veya sözleşme hükümlerinden birini ihlal etmesi halinde aldığı katkı payını ödemenin yapıldığı tarihten itibaren T.C.Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte geri ödeyeceği ve ayrıca 78.500,00TL cezai şart ödeyeceği hükmünün bulunduğu, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak işletmesini kapatması nedeniyle müvekkili şirketin ürünlerini bulundurmadığı .... 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğinden ve Sözleşme'nin ihlalinden doğan ilgili maddeler uyarınca katkı bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte iadesi, Sözleşme'nin 20. Maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şartın tahsili ve delil tespiti dosyası asıl dava dasyasının eki sayıldığından delil tespili yargılama giderleri de asıl davanın yargılama giderleri dahil edilerek yargılama giderlerini de talep etme zorunluluğu hasıl olduğu ve netice olarak davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığından aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasıyla katkı bedeli iadesi, cezai şart, ve delil tespit masraflarının ödenmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itiraz etmesi ile takibin durduğunu ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak istemlerinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar incelendiğinde faturaların "...Tic. Ltd.Şti." ünvanlı ayrı bir tüzel kişilikle düzenlendiği anlaşıldığını, anılan nedenle husumet itirazı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin bar, meyhane ve birahanelerde içecek sunum faaliyetlerinden doğan faaliyetine 30.09.1999 tarihinde başlamış ve tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan COVİD-19 salgını nedeniyle yıllar süren faaliyetine 30/09/2020 tarihinde son vermek zorunda kaldığını, müvekkiline ait iş yerinde davacının fıçı ve şişe şeklinde bira ürünlerinin satışının gerçekleştirildiğini, Covid 19 salgının ülkemizde görülmeye başladığı 2020 yılı başından itibaren iş yerindeki faaliyette ciddi oranda azalma olduğunu, ilk yasaklamaların Mart 2020'de alkollü ve alkolsüz lokanta, tiyatro, kahvehane vb yerlere getirildiğini, bu çerçevede müvekkilinin iş yerinin de uzun süre kapalı kalmasından kaynaklı olarak faaliyet gösteremediğini ve kazanç sağlayamamakla birlikte Kadıköy'ün göbeğindeki iş yerinin maliyetleri nedeniyle zararının iş yerini kapanmasına neden olacak boyutta olacağını, müvekkilinin düştüğü aciz nedeniyle iş yerinin kapandığı tarih sonrasında da herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, Covid 19 nedeniyle müvekkilin iş yerinin faaliyetinin durmasının keyfi olmadığını, yasal düzenlemeler ışığında sınırlandığı hususu uygulanan tedbir ve kısıtlamalara ilişkin genelgeler ve mevzuatlarla da sabit olduğunu, TBK'nun 138. maddesi uyarınca sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkar ve bu olağanüstü durum sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, borçludan ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ise aşırı ifa güçlüğünün varlığından söz edildiğini, açıklanan çerçevede ve tamamen mücbir sebepler nedeniyle sürekli sözleşmeden kaynaklanan borçların ifası aşırı ölçüde güçleşmesi üzerine sözleşmeden dönme hakkı bulunduğu gibi sürekli edimli sözleşmelerde fesih hakkınında bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirketin temsilcilerine faaliyet göstermeye devam edemeyeceğini bildirdiğini, onların bilgisi dahilinde kapanışını gerçekleştirdiğini, kapanış gerçekleştirilmeden öncesinde ise davacı şirket temsilcilerince gönderilen çalışanlara bira sifonu ve 2 adet motorunun teslim edildiğini, davacı tarafından kapanışın üzerinden aylar geçtikten sonra delil tespitine gidildiğini, müvekkilinden cezai şart talep edilmesinin hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğunu, cezai şart talebine itirazla birlikte Sayın Mahkemece aksi kanaatte ise cezai şart talebinin indirime tabi tutulmasını talep ettiklerini, davacı tarafça müvekkilinden katkı bedeli adı altında tutarların tahsilinin istenemeyeceğini, dava dilekçesinde ise borcun kaynağı ve miktarı hakkında bir açıklama yapılmadığını, sadece katkı bedeli olarak kesilen faturalara dayanıldığını, borcun ifa edilmediğine ilişkin bir iddiada bulunulmadığını, dava dilekçesinde müvekkiline ödenen katkı bedellerinin tahsilinin talep edildiğini, ancak 01/11/2017 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde sözleşmede 50.000 litre miktarındaki ürünü satışını taahhüt edildiğini, satışın gerçekleşmesi ile birlikte sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin hüküm altına alındığını, dava konusu alacaklar yönünden istenen faizin kabulü mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığını, haksız takip nedeniyle arz ve izah edilen sebeplerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, husumet nedeniyle reddine, davanın esasına girilmesi halinde davanın esastan reddi ile haksız takibin iptaline, davacı şirket aleyhine haksız takip nedeniyle asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti isteminin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 20.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyası, ... 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyası, taraflar arasındaki 01/11/2017 tarihli sözleşme, 15/01/2019 tarihli ek protokol, arabuluculuk tutanağı ve bilirkişi raporu celp edilmiş, incelenmiştir.
Dosya, SMMM Bilirkişi ... ve Öğretim Üyesi ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 26/11/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında 01/11/2017 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi ile 15/01/2019 tarihli Ek Protokol akdedildiğinin müşahede edildiği, bahse konu protokol kapsamında davalının işletmekte olduğu işyerinde, davacının yetkilendirmiş olduğu BAYİ veya DİSTRİRÜTÖR vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiği, satım konusu ürünlerin 01.11.2017 tarihli sözleşmede 50.000 litre olarak belirlenmiş iken; 15.01.2019 tarihli ek protokolde karşılıklı mutabakat ile 33.500 Hireye düşürüldüğü, Dosyaya mübrez belgelerden davalının sözleşme süresince (terk tarihi olan 30.09.2020 tarihi itibariyle) 30.360 litre ürün sattığı müşahede edildiği, bu yönü ile davalının sözleşme süresince taahhüt ettiği satış miktarına 3.140 LT eksiği ile ulaşamadığının tespit edildiği, tüm bu hususların esasında davalının sözleşme ile üstlendiği taahhüdü yerine getirmeden mükellefiyetini sona erdirdiğini ortaya koyduğu, Sayın Mahkemece davalının satış yükümlülüğünü yerine getirmediği dolayısıyla davacının cezai şart ve katkı payı bedelinin iadesini talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde bu durum sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğinden davacının cezai şart, katkı payı bedeli ve tespit masraflarının iadesini talep edebileceğinin ifade edilebileceği, bu bedellerin toplamının ise 216.514,62-TL'ye (197,170,02 TL 4 78,500,00-TL 4 844,60 TL) tekabül ettiği, Davacının, davalı aleyhine başlattığı icra takibinde, Davacının 197.170,02 TL katkı payı alacağına takip tarihine kadar 115.971,96 TL işlemiş faiz hesap cdildiği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği, 78.500,00 TL cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği, 844,60 TL delil tespiti alacağına takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanması gerekeceği hesap edilmiştir. Buna karşın Sayın Mahkemece davalının satış yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatinde olunması ihtimalinde ise sözleşme ilişkisi sona erdiğinden davacının herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği, Açıklamalarımıza davalının satış yükümlülüğünü yerine getirememesinin pandemi sebebine dayanıp dayanmadığının tespiti ile devam edildiğinde dünya geneline yayılan COVID-19 salgınının Türkiye'de tespit edilen ilk vakası Sağlık Bakanlığı tarafından 11.03.2020 tarihinde açıklandığı, dosyaya mübrez belgelerden davalının iş yerini 30.09.2020 tarihinde kapattığının müşahede edildiği, ancak bu kapatmanın pandemi sebebine dayanıp dayanmadığı hususunda heyetimizce herhangi bir tespit yapılamadığı gibi bu husus heyetimiz uzmanlık alanı kapsamında da olmadığı, Hâl böyle olunca nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere şayet Sayın Mahkemece davalının işyerini kapatmasının sebebinin pandemi sebebine dayandığı kanaatinde olunması durumunda davalının TBK m. 136 kapsamında borcunun sona erdiği ifade edilebilecek ve davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği; buna karşın Sayın Mahkemece davalının işyerini kapatmasının sebebinin pandemi sebebine dayanmadığı ve davalının sözleşmede kararlaştırılan satış taahhüdüne riayet etmediği kanaatinde olunması durumunda davalının TBK m. 136 kapsamında borcunun sona erdiği ifade edilemeyeceğinden davacının, davalıdan talepte bulunmasının mümkün olduğunun ifade edilebileceği, Açıklamalarımıza Sayın Mahkemece sözleşmeye konu bedelin, davacı tarafından talep edilebileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen 78.500,00-t1'lik cezai şartın davalının ekonomik malhvına sebebiyet verip vermeyeceği noktasında davalının ticari defterlerin incelenmesi ve şirketlerin öz sermayelerinin tespili sureliyle devam edildiğinde kararlaştırılan cezai şartın aynen ifasının tacirin mahvına sebep olacağı ve hakkaniyete aykırı olduğu hallerde cezai şartın tamamen veya kısmen, borçlu tacir olsa dahi indirilebilmesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, Davalı tarafın 30.09.2020 tarihinde işyerini kapattığı, işyerinin kapanış tarihi itibariyle davalının tacir olup olmadığı dosyadaki evraklardan belirlenemediği, cezai şartın talep edileceği tarihe dair mali verilerinin dava tarihi olacağının yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği, davalı taraf 30.09.2020 tarihi ile ticaret terki yaptığından, bu hesaplamanın 2020 tarihi ile yapılması gerektiğinin düşünüldüğü, Takdir mahkemeye ait olmakla birlikte cezai şartın hesaplanabilmesi için de davalının 2020 yılı mali verilerinin dosyaya sunulması gerekeceği, bu yönü ile heyetimizce cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceğine yönelik herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, Tüm bu değerlendirmeler ve dosyaya sunulu bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemece hesaplanan bedelin aşırı olduğunun kabulü halinde bu bedelin tamamen kaldırılabileceği veya kısmen indirime tâbi tutabileceğinin ifade edilebileceği, mahkemece cezai koşulun indirilmesi yolunun tercih edilmesi durumunda ise indirimin miktarı konusunda nihai takdir ve kanaatin tamamen ve münhasıran Muhterem Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır ...'' şeklinde rapor sunulmuştur.
Dava, açık nokta satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 29/04/2025 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat gereği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 30/04/2025 tarihli dilekçesinde, davadan feragat edildiğinden davanın reddine karar verilmesini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce davacı vekilinin vekaletnamesi ve yetki belgesi incelenmiştir.
Davacı vekilinin "davadan feragat"e yönelik özel yetkisinin mevcut olduğu görülmüş, bu noktada usuli bir noksanlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Bu çerçevede; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacının talep sonucundan kayıtsız ve şartsız olarak tamamen vazgeçtiği, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin özel yetkisinin mevcut olduğu anlaşılmakla vaki feragat uyarınca davanın reddine, tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından her bir tarafın yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, lehlerine ya da aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 410,27 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 4.792,48 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.382,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,
3-Tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflarca yapılan masrafların kendileri üzerilerinde BIRAKILMASINA, lehlerine ya da aleyhlerine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda işbu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.13/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır