T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/306 Esas
KARAR NO : 2025/834
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/01/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul motosiklet seyir halinde iken yaya halinde olan ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle malul kaldığını belirterek, 20/01/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL bakıcı gideri ve 250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet cüretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının iddia olunduğu şekilde trafik kazasının meydana geldiğini ispatlaması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı sebebiyle usulden davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihi itibari ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi limitleri ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını, kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, hesaplamanın 1,65 teknik faizle yapılmasını, varsa SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödemesi mevcut ise hesaplamadan tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin SGK ‘nın sorumluluğunda olduğunu, ev hanımı olan davacının geçici iş göremezlik talebinde bulunmayacağını, temerrütten söz edilemeyeceğini ve dava tarihinden itiabren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası, ifadeler, kolluk tanık ifade tutanağı, davacının trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu tıbbi tedaviye yönelik tüm hastane kayıtları, nüfus kayıt örneği, hizmet döküm cetveli, SGK rücu yazısı, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazısı, maluliyet, kusur ve aktüer raporları celp edilmiş, incelenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu 22/01/2025 tarihli adli tıp raporu ile sonuç olarak; "... ve ... kızı, 05/07/1963 doğumlu, ...’nın 20/01/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur ..." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Dosya, kusur durumunun tespit edilmesi ve maddi tazminatın hesaplanması amacıyla İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ..., SUT Uzmanı Tıp Doktoru bilirkişi .. ile aktüer bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 10/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... 1. Talep Konusu; 20/01/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL bakıcı gideri ve 250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili talebi. 2. Talep Konusu Olay; 20/01/2022 günü saat 09:30 sıralarında, plakası Tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü sevk ve idaresindeki motosikletiyle İnönü Mah. Maslak Çeşme Caddesi üzerinde seyir halindeyken yol veren araçların önünden yolun karşısına geçmeye çalışan ... isimli yayaya hızlı bir şekilde çarpması sonucu tek taraflı – yaralanmalı dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; 3.1-) Plaka numarası belirlenemeyen motosikletin kimliği meçhul sürücüsünün %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, 3.2-) Davacı yaya ...’nın %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, 3.3-) Hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, 4.Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen... tarih ve ... nolu kararında; 05/07/1963 doğumlu, ...’nın 20/01/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, 5. Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’ nın 20/01/2022 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; - 4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 17.013,60 TL olduğu, davacının kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda davacının davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 8.506,80 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, - % 4 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 216.115,80 TL % 50 kusurlu olduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda davacının davalıdan talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 108.057,90 TL olabileceği, azami ZMMS poliçe limiti 500.000,00 TL dahilinde bulunduğu,
- Davacının geçici veya sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığının ATK raporunda belirtildiği, İstanbul BAM 9. HD‘sinin ... E. ... K. 04/04/2024 Tarihli Kararı; “…TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, poliçe bulunmaması halinde ise ... Hesabı'na aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .. E. - ... K. ve.. E. - ...K. Sayılı kararları)…” denilmiştir. Yukarıda verilen güncel istinaf kararı ve Yargıtay 17 HD ve 4 HD kararları dikkate alındığında, hesaplanan geçici iş göremezlik zararlarının davalı sigorta şirketinin / ... Hesabından ZMMS poliçesi kapsamında sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, 03/05/2023 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz işletilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6. Tedavi Giderleri yönünden; * Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu olayın (trafik kazasının) 20/01/2022 tarihinde yani ... tarihli ... sayılı kanun değişikliğinden SONRA meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle, - eğer SGK tarafından ödenmesi gerekecek sağlık giderleri var ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; * SB İstanbul Kanuni Sultan Süleyman EAH Hasta Tedavi Özet Bilgi Raporu, Laboratuar Tetkik Sonuç Raporu ve EPİKRİZ Raporunda “Kurum: S.G.K.” ve “Kurumu: İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü” yazdığı, bu durumda; davacının muayene, tetkik, tedavi, ilaç vb masraflarının dava dışı SGK tarafından ödendiği ve Kurumun kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği, dolayısıyla davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, dosya içerisinde hastanın bizzat kendisinin bu hastaneye ödeme yaptığını gösteren herhangi bir belgeye (fiş, makbuz, fatura) rastlanılamadığı, belgesiz tedavi giderlerinde SGK’nın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, hasta tarafından ödeme yapılmış olsa bile bunun ilave ücret kapsamına gireceği, ilave ücretlerin SGK’dan talep edilmesinin yukarıda verilen yasal mevzuat gereği mümkün olmadığı; *Konu yukarıda verilen Yargıtay Kararları doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; yapılması muhtemel tıbbi tedavi, muayene katılım payı, ilaç katılım payı, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, yapılması muhtemel ulaşım, özel hastanelerde ilave ücret ödemesi, rehabilitasyon, refakatçi, iyileştirme ve tedaviler için 5.000,00 TL yapılması muhtemel belgesiz tedavi masrafı olarak belirlendiği, bu meblağ belirlenirken günün koşulları ve gelecekte herhangi bir tedavi gideri söz konusu olursa ödemesinin yine SGK tarafından yapılabileceği hususunun da dikkate alındığı; Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi
...'' şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili 08/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde; 10.07.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 107.057,90 TL ıslah ederek 108.057,90 TL'ye, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını 8.006,80 TL ıslah ederek 8.506,80 TL'ye, 250,00 TL tedavi gideri tazminatını 4.750,00 TL ıslah ederek 5.000,00 TL'ye, 250,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatıyla birlikte toplam tazminat miktarını 121.814,70 TL olacak şeklinde arttırdıklarını, davalının %50 kusur oranı üzerinden sorumluluğunun tespit edildiğini, toplamda 2.000,00 TL maddi tazminat miktarını 121.814,70 TL olacak şekilde artırılmasına temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri) tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesi uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle anılan yasa hükmü uyarınca trafik kazasından doğan tazminat talepleri hakkında sigorta şirketlerine yazılı başvuru yapılmasının dava şartı olduğu, kazaya karışan motosikletin plakası ve sürücüsü tespit edilemediği için davacının uğramış olduğu cismani zarardan 5684 sayılı Kanunun 14/2-a. maddesi hükmü uyarınca davalı ... Hesabın sorumlu olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce ... Hesabına yazılı başvuru yapıldığı, ... Hesabı tarafından 177234 numaralı hasar dosyasının açıldğı, ancak davalının başvurusunun sürüncemede bırakıldığı ve herhangi bir tazminat ödemesinde bulunulmadığı, davacının dava öncesinde davalı ... Hesabına yazılı başvuru şartını yerine getirdiği anlaşılmakla, davalı vekilinin dava şartı yokluğuna ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İstanbul ili ... ilçesinde 20/01/2022 tarihinde saat 21:20 sıralarında, plakası tespit edilemeyen kimliği meçhul motosiklet sürücüsünün yolun karşısına yaya olarak geçmekte olan davacıya çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün olay yerini terk ettiği, trafik kazası nedeniyle davacı ...'nın yaralandığı anlaşılmıştır.
Trafik kazasının yaralanma ile sonuçlanması nedeniyle soruşturma yürütülmüş, ... CBS.nin... s. soruşturma dosyasında motosiklet sürücüsü şüpheli şahıs tespit edilemediğinden 22/03/2022 tarihinde daimi arama kararı verilmiştir.
Davalı, davacının yaralanmasının trafik kazası sebebiyle oluşup oluşmadığı hakkında davacının bu yöndeki iddiasını ispatlaması gerektiğini savunmuştur. Gerçekten de; davacı taraf yaralanmasının trafik kazası sonucunda meydana geldiğini ispat külfeti altındadır (YARGITAY 17. HD. ... E. ...K.). Nitekim, zarar gören, zararının varlığını ve karşı tarafın kusurunu ispat etmelidir (TBK 50/1). Somut olayda, savcılık ve kolluk makamları tarafından her ne kadar olayın şüphelilerine ulaşılamasa da, soruşturma dosyasında olayın trafik kazası olarak kabul edildiği ve taksirle yaralama suçundan tahkikat yürütüldüğü, davacının olay akabinde kaldırıldığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi epikriz raporlarında "araç dışı trafik kazasında yaralandığının" belirlendiği, öte yandan kamu tanığı olan ... isimli şahsın kolluk ifadesinde davacının yolun karşısına geçmek istediğini, bu sırada araçların durduğunu ancak başında kask takılı olan motosikletli bir şahsın hızla gelerek davacıya çarptığını, akabinde hiç durmadan olay yerinden kaçtığını görgüye dayalı olarak belirttiği, neticede değinilen bilgi, belge, delil ve beyanlar nazara alınarak davacının yaralanmasının trafik kazasına bağlı olarak meydana geldiği, yaralanma ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının bulunduğu tespit edildiğinden aksi yöndeki davalı savunmalarına itibar edilmemiştir.
Trafik kazasının meydana geldiği yere ilişkin cadde yolundan karşıya geçiş yapılan noktada kavşak alanı, yaya geçidi ve sollama yasağı bulunup bulunmadığı yönünden tespit yapılmadığı, bu halde yerleşik içtihatlar uyarınca tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi ve tehlikeler eşit kabul edilerek zararın yarı yarıya paylaştırılması esasına göre; plakası tespit edilemeyen kimliği meçhul araç sürücüsü ile davacı yayanın eşit oranda kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır (YARGITAY 17. HD. ...E. ... K; YARGITAY 17. HD. ... E. ... K.; YARGITAY 17. HD. ...E. ... K.; YARGITAY 17. HD. ... E. ...K.)
Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur uzman Yüksek Makina Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ...'e tevdi edilmiştir. Bilirkişi 10/07/2025 tarihli raporunda, cadde yolundan karşıya geçilen noktada kavşak alanı, hemzemin yaya geçidi, sollama yasağı bulunması halinde düz seyir halinde gelen motosiklet sürücüsünün; tam tersine bu sayılanların bulunmaması halinde davacı yayanın asli kusurlu olacağını; ancak somut olayda bu hususların tespit edilemediği, bu nedenle rapor içeriğinde yer verilen Yargıtay kararları ile yerleşik içtihatlar uyarınca tarafların kazanın meydana gelmesinde eşit derecede kusurlu sayılmaları gerektiği belirtilerek kimliği meçhul motosiklet sürücüsünün 2918 s. KTK 47/c,d, 51, 52/a,b, maddeleri uyarınca %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın 2918 s. KTK 47/d, 68/a,b,c 94/c maddeleri uyarınca %50 oranında kusurlu olduğu doğru bir şekilde ve somut olaya uygun olarak takdir ve tayin edilmiştir. Mahkememizin kusur dağılımı yönündeki tespiti destekleyen ve benimseyen uzman bilirkişinin 10/07/2025 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, davacı ve motosiklet sürücüsünün ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden yapılan detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilmiştir.
Davalı ... Hesabı tek taraflı olarak ve dava öncesinde alınan kusur raporuna göre raporlar arasında çelişki bulunduğunu iddia ettiği, ancak davacı ve davalının her ikisinin dava öncesinde kusur raporu aldıkları, her iki tarafın aldığı raporun çelişkili olmak bir yana tamamen kendi iddialarını haklı çıkaracak şekilde birbirine aykırı ve zıt olduğu, bu nedenle uzman mütalaası şeklinde sunulan taraf raporlarına değil, bilakis ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olan İ.T.Ü. de görevli Makine Mühendisi bilirkişiden alınan rapora itibar edilmiş, davalının soyut kusur itirazları reddedilmiştir.
Davacı trafik kazasında yaralanması sebebiyle maddi tazminat olarak geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri isteminde bulunmuştur.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacının yaralanmasına ilişkin olarak görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen tıbbi kayıtlar davacının muayenesi yaptırılarak ve Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 22/01/2025 tarihli raporunda davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle %4 oranında maluliyetinin oluştuğunu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dört (4) aya kadar uzayabileceğini, ancak davacının kaza nedeniyle geçici yahut sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığını tespit etmiştir. Adli Tıp Kurumu raporu 20/01/2022 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime elverişli olup, rapordaki maluliyet durumuna, iyileşme süresine ve sürekli yahut geçici olarak bakıcı ihtiyacı bulunmadığına dair tıbbi mütalaaya itibar edilmiş, bu tıbbi mütalaa hükümde esas alınmıştır.
Davalı ... Hesabı vekili ATK maluliyet raporuna karşı maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğinden bahisle itirazda bulunmuş ise de; ATK maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak belirlendiğinden itirazın reddine reddine karar verilmiştir.
Kusur durumunun tespit edilmesi ve kesin maluliyetin tayininden sonra dosya, maddi tazminat hesabı yapılması için SUT uzmanı doktor ve aktüerya konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Aktüer ve doktor bilirkişiler tarafından sunulan 10/07/2025 tarihli raporda, geçici iş göremezlik 8.506,80 TL, sürekli iş göremezlik 108.057,90 TL, belgesiz tedavi gideri 5.000 TL olarak hesaplanmıştır. Sürekli ya da geçici bakıcı gideri zararı bulunmadığından bu kalem için ise hesaplama yapılmamıştır.
Aktüer ve doktor bilirkişi raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması ile özellikle yerleşik içtihatların ve Yargıtay uygulamasının takip edilerek TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması ve prograssive rant formülüne göre hesaplama yapıldığından hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. (Yargıtay 4. H.D. ... E., ... K; İstanbul BAM 9. H.D. ... E.,... K.)
Davalı ... Hesabı maddi tazminat hesabında 1,8 teknik faiz hesabı yapılarak maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğini ifade etmiş ise de; 1,8 teknik faiz hesabına yönelik hesaplama yönteminin Anayasa Mahkemesinin Genel Şartlar hakkında verdiği iptal kararı neticesinde somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, bilakis tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmas ve prograssivve rant formülünün uygulanması isabetli ve doğru olduğu, öte yandan davacının ev hanımı olması sebebiyle geçici iş göremezlik talebinin tümden reddi gerektiği itirazen ileri sürülmekle birlikte, ev hanımı olan davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiği, bu noktada özellik arz eden durumun fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indirimin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan davacı için dikkate alınmayacağı (Yargıtay 4. HD. ...E. ... K.), nitekim aktüer raporda emsal içtihada yer verilerek ve yine isabetli şekilde AGİ dâhil edilmemiş (AGİ.siz) asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, bu yönden de davalı itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili maddi tazminata ilişkin 08/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunmuştur.
Bu çerçevede, plakası tespit edilemeyen ve kimliği meçhul motosiklet sürücüsünün trafik kazasında kusurlu olması nedeniyle 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/2-a. ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-a. maddeleri uyarınca davalı ... Hesabının motosiklet sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde davacının uğradığı cismani zarardan sorumlu olduğu, aktüer ve doktor bilirkişi tarafından hesap edilen geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri - maddi tazminat miktarlarının poliçe limitleri dahilinde kaldığı, 2918 s. KTK 99. maddesi uyarınca davacı tarafından dava öncesi yapılan yazılı başvurunun 05/12/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, anılan Yasa hükmü uyarınca 8 iş günü hesap edildiğinde 16/12/2022 tarihinde temerrütün oluşuğu, davalı ... Hesabı için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, plakası tespit edilemeyen motosikletin hususi araç olması, davalının 5684 s. Kanun 14/2-a. maddesi uyarınca yasal hasım olarak sorumluluğuna gidilmesi ve davacının da talebi dikkate alınarak yasal faizi uygulanması gerektiği anlaşılmakla, 08/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davacı ... için 108.057,90 TL sürekli iş göremezlik, 8.506,80 TL geçici iş göremezlik ve 5.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 121.564,70 TL maddi tazminatın 16/12/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsiline, ancak davacının bakıcı gideri talebi bakımından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının sürekli yahut geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı kesin olarak tespit edildiğinden davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davacının 08/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda,
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacı ... için 108.057,90 TL sürekli iş göremezlik, 8.506,80 TL geçici iş göremezlik ve 5.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 121.564,70 TL maddi tazminatın 16/12/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (121.564,70 TL) üzerinden alınması gereken 8.304,08 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 179,90 TL'nin ve 4.100,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 4.024,18 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 4.100,00 TL tamamlama harcı, 855,25 TL posta masrafı, 4.650,00 TL adli tıp rapor ücreti ile 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.785,15 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 29.724,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (250,00 TL bakıcı gideri) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 250,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 3.113,59 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 6,41 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2025
Katip
Hakim