T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/308 Esas
KARAR NO:2025/337
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:03/05/2023
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı dava dışı ... ... Sanayi İşletmeleri AŞ'nin İtalya ülkesindeki dava dışı satıcı ... firmasından satın aldığı muhtelif tekstil ürününün İtalya'da Türkiye'ye davalıların sorumluluğunda yapılan nakliyesi sonrası emtianın antrepoya 1 kap, 16,30kg emtianın teslim edilemeyerek zayi olduğunun teslim tesellüm tutanağı ile tespit edildiğini, hasarın müvekkil şirkete ihbarı sonrası açılan hasar dosyasına aldırılan ekspertiz raporu sonucunda tespit edilen zayi tutarının hak sahibi sigortalıya ödenmesi sonrasında elde edilen yasal ve alınan yazılı temlik hükmünce akdi halefiyete istinaden, ödenen zarar tazminatının davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, müvekkilinin davalılardan 43.806,00-TL alacağına ilişkin T.C. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Taşımacılık ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğini, davacının CMR m. 30 uyarınca bildirim yükümlülüğüne uymadığından emtianın eksik teslim ediliğinin ispat edemediğini, ekspertiz raporundaki emtianın “muhtemelen” aktarma veya gümrük işlemleri sırasında hırsızlık sonucu kaybolduğu yönündeki ihtimale dayalı kanaat gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; zira davacının delil olarak dayandığı takibat tutanağındaki araçta yapılan kontrollerde halat branda ile mührün sağlam olduğunun tespit edildiğini, emtianın aktarma yapılmadan Türkiye'ye tek birtaşıtla getirildiğini, gümrük işlemlerinindavacı sigortalısı ... tarafından belirlenen gümrük müşavirliği tarafından yapıldığını, gümrükte meydana gelen hasardan ...'nun sorumlu olduğunu, taşıta kaç koli yüklendiğine dair yükleme sırasındaki fotoğraflar sunulmadığından taşıma aracına kaç koli yüklendiğinin ispatedilemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir kısım emtianın taşıma sırasında çalınmış olması halinde dahi bundan doğan sorumluluğun yalnızca fili taşıyıcı ... Nakliyat'a ait olduğunu, CMR m. 17/2 uyanınca hasarın müvekkilinin önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan ileri geldiğinin ve müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini gereği gibi ifa ettiğinin kabulüyle davanın her halükarda müvekkili bakımından reddi gerektiğini, zararın hırsızlık nedeniyle meydana gelmediğine ilişkin beyanları saklı kalmak kaydıyla, davacının sigortalısına sunduğu nakliyat poliçesinin açıkça hırsızlık nedeniyle meydana gelen hasarları teminat harici tuttuğunu, davacının geçerli olmayan poliçe tahtında lütuf ödemesi yaptığından aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını, akdi taşıyıcı sıfatını haiz müvekkilinin sorumluluğunun her halükarda CMR m. 23/3 uyarınca eksik kilogram başına 8,33 SDR ile sınırlı olacağını, kaldı ki CMR m. 23/2 uyarınca hasar değerinin piyasa fiyatına göre yeniden tespiti gerektiğini, dava dışı sigortalının faturalandırdığı değere istinaden ekspertiz raporu'nda belirlenen zarar tutarının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini beyan ederek, davanın zamanaşımı ve aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Cevap: Davalı ...Nakilyat ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğini, davacının CMR m. 30 uyarınca bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını, ekspertiz raporunda yer verilen iddiaların gerçekleşme ihtimali bulunmadığını, yapılan kontrollerde halat branda ile mührün sağlam olduğunun tespit edildiğini, İtalya'dan yüklenen el değmeden antrepoya kadar getirildiğini, davaya konu emtianın hırsızlığa konu olmayacağının sabit olduğunu, davacının hatır ödemesi yaptığını, müvekkilinin sorumluluğunun her halükarda CMR m. 23/3 uyarınca eksik kilogram başına 8,33 SDR ile sınırlı olacağını, kaldı ki CMR m. 23/2 uyarınca hasar değerinin piyasa fiyatma göre yeniden tespiti gerektiğini, dava dışı sigortalının faturalandırdığı değere istinaden ekspertiz raporu'nda belirlenen zarar tutarının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, takipte eksikliğe dair tutanağın eklenmediğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyetli hareket eden davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Mütteki ... tarafından hazırlanan 10.03.2025 tarihli bilirkişi raporu,
... Bankası'ndan 08.03.2021 tarih, ... işlem numaralı 43.806 TL bedelli işleme ait dekont örneği,
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, uluslararası taşımacılığa ilişkin dava dışı zarar görene sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rücu istemiyle başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın İptali Davasına İlişkin;
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalılar aleyhine, 18/10/2021 tarihinde, 43.806,00-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "Sigortalı ... ... San. İşl. A.Ş.'ye ait işlemeli kadın tişörtü cinsi emtiaların İtalya'dan Türkiye'ye borçular sorumluluğunda ... plakalı tır ile yapılan nakliyesi esnasında hasara uğraması nedeniyle, sigortlıya ödenen tazminatın rücuen tahsili talebidir" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlulara 23/03/2022 ve 17/04/2022 tarihlerinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 28/03/2022 ve 18/04/2022 tarihli itirazlar ile takibin durduğu, davalılar tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 03/05/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Halefiyet ve Aktif Husumete İlişkin;
6102 sayılı TTK'nın “Halefiyet” kenar başlıklı 1472. maddesinde, “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK'nın 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05/02/2019 tarih 2017/17-1088 Esas 2019/65 Karar). Öyleyse somut uyuşmazlıkta davacının ancak ödemiş olduğu miktar kadar rücu talebine hak kazanacağı, nitekim davacı tarafından dava dışı sigortalıya 08/03/2021 tarihinde ödenen 43.806,00-TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşıldığından söz konusu asıl alacak miktarı için davacının aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Zamanaşımı Def'ine İlişkin;
CMR Konvansiyonu'nun 32.maddesinde bu sözleşmeye dayalı olarak açılacak davalar ile ilgili zamanaşımının düzenlendiği, somut olayda davalının özen yükümlüğünü ihlalden doğan hareketinin bilerek kötü hareket olduğu iddia edilmediğinden 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, dava konusu emtianın, dava dışı sigortalıya 26/01/2021 tarihinde teslim edildiği, 29/01/2021 tarihinde hasarın tutanak altına alındığı, davacı sigorta şirketi tarafından 08/03/2021 tarihinde dava dışı sigortalıya ödemenin gerçekleştirildiği, icra takibinin 18/10/2021 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde başlatıldığı, bu durumun zamanaşımını kesen sebep olduğu, icra takip işlemleri ile zamanaşımının kesilmeye devam edeceği, zamanaşımının kesilmesinin 1 yıllık süreyi tekraren başlatacağı, icra takibinde ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, davalıların itirazı ile davalı ... bakımından ....İcra Müdürlüğü'nün 19/04/2022 tarihli, davalı ... bakımından ....İcra Müdürülüğü'nün 28/03/2022 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, icra dosyasında başkaca işlem yapılmadığından, davanın zaman aşımını kesen son işlem tarihinin 19/04/2022 tarihi olduğu, arabuluculuk başvurusunun ise 21/03/2023 tarihinde dava zamanaşımını kesen en son işlem tarihinden 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce yapıldığı, davalı borçluların icra takibine itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olmasının hak düşürücü süreyi başlatmayacağı ancak zamanaşımı süresinin işlemesini engellemeyeceği, bu nedenle zamanaşımını kesen en son nedenden dolayı 1 yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımının gerçekleşmiş olacağı, somut dava bir yıllık zamanaşımı süresi dolmadan evvel 21/03/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu ile zamanaşımının durduğu, söz konusu tarihe dek 336 gün geçtiği, arabuluculuk sürecinin 25/04/2023 tarihinde sonlandığı ve davanın 03/05/2023 tarihinde açıldığı, öyleyse zamanaşımını durduran sebepten geriye kalan 29 gün içerisinde davanın açılmış olduğu anlaşıldığından zamanaşımı def'inin reddi gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi 2022/1791 Esas 2023/1459 Karar) değerlendirilmiştir.
Kusur Durumuna ve Davalıların Sorumluluğuna İlişkin;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.
Davaya konu taşıma, yapıldığı güzergaha göre ve her iki ülkenin taraf olması sebebiyle CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunmaktadır ve tarafların iddia ve savunmaları adı geçen Konvansiyon hükümlerine göre değerlendirilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından 01/01/2021-02/03/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalanan ... ... San. İşl. A.Ş. adına, İtalya'da yerleşik dava dışı ... firması tarafından, toplamda 5 farklı kategoride kadın giyim eşyasının, farklı birim fiyatlardan, toplamda 397 adet, %15 iskonto sonrası toplam 43.889,75-Euro tutarında, İtalya'da satıcının işyerinde, alıcı tarafında belirlenen nakliyeciye, navlun ve sigorta ücreti alıcıya ait olmak üzere teslimli, peşin ödemeli, 18/01/2021 tanzim tarihli, 21071015 nolu emtia satış faturası ile satışının düzenlendiği, taşımaya konu emtianın davalı ... Taşımacılık ve Tic. AŞ tarafından alıcısı davacının sigortalısı ... ... San. İşl. A.Ş. olan, İstanbul/Türkiye teslim olmak üzere, 17 kap, brüt 177kg ağırlığında tekstil cinsi olacak şekilde, ... plakalı araç ile diğer davalı ...Nak. ve Tic. Ltd. Şti. sorumluluğunda taşındığı, davacı nezdinde açılan ... nolu hasar dosyasına, hazırlanan 23/02/2021 tarihli ekspertiz raporu ile araçtan tahliye öncesi eksikliğin tespit edildiği, raporda halat branda ve mührün sağlam olduğunun, nakliyeci firma sorumluluğunda aktarmalarda ve/veya gümrük kontrolleri esnasında kimliği belirsiz kişi/kişilerce kolilerin açılarak içindeki emtianın kısmen çalınması şeklinde olayın gerçekleşmiş olabileceğinin, 16,3kg brüt ağırlıkta, 57 adet işlemeli kadın tişörtü cinsi, poliçe kurundan karşılığı 43.806,41-TL olan emtianın zayinin poliçe teminatında olduğu şeklinde tespitlerde bulunulduğu, davacı tarafından 08/03/2021 tarihinde dava dışı sigortalıya 43.806,00-TL'nin ödendiği anlaşılmıştır.
Dava konusu olan emtianın hasara uğradığı iddiasına yönelik, zararın neden, hangi sebeple ve kimin nezdinde ortaya çıktığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve poliçe içeriği göz önünde bulundurularak davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise sorumluluk miktarları, davacının, dava dışı sigortalıya ödediği miktar kadar rücu hakkına sahip olup olmadığı, rücu hakkı söz konusu is hangi bedelin dikkate alınacağı, lütuf ödemesi olup olmadığı, şekli şartların tamam olup olmadığı hususlarında, dosyanın, karayolu taşıma, CMR, emtia nakliyat sigorta alanlarında uzman bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen 10/03/2025 tarihli rapor ile, 17 kap, 177 kg ağırlığındaki emtianın taşınmak üzere davalı taşıyıcılar tarafından teslim alındığı, emtianın ... plakalı araç ile İtalya'dan İstanbul/Türkiye'ye taşınan emtia ... Gümrük Müdürlüğüne bağlı Ulusal Antrepoya vardığında mühürlerin sağlam olduğu, 26/01/2021 tarihi ilk tahliye esnasında taşınan emtiada 16,3kg ağırlığında 1 kap emtianın eksik olduğunun tutanakla tespit edildiği, davalı taşıyıcıların göndericiden 17 kap eşyayı sayarak teslim aldıkları, aksine bir karinenin veya taşıyıcıya eksik teslim etme yönünde bir şerhin CMR üzerinde bulunmadığı, mührün ve halatın sağlam olduğu dikkate alındığında, davalı taşıyıcıların taşınacak eşyaları konsolide etmeleri esnasında İtalya'da gümrük mührü vurulmadan eşyanın davalı taşıyıcılar zilyedinde zayi edildiği, zayi olan emtia hakkında davalı taşıyıcılar tarafından zayie ilişkin bir açıklama getirilmediği, netice itibarıyla eksik olan 1 kap eşyanın davalı taşıyıcıların sorumluluğunda zayi olduğu, zira taşıyıcıların, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden, keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu oldukları, CMR 23. maddesindeki sorumluluk sınırlamasına göre zayi olan eşyanın brüt ağırlığının 16,3kg olduğu, bu durumda davalıların sorumluluk sınırının (16,3kgx8,33) 135,28-SDR baz olduğu, CMR Konvansiyonu 23/7.maddesine göre bunun TL cinsinden karşılığının ise 43.806,41-TL olduğu, nitekim 43.806,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, yasal halefiyetin şartlarının oluştuğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taşıma öncesi emtia teslim alınırken taşıma belgesinde herhangi bir çekince bulunmadığı, bunun sonucunda da TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca emtiaların hasarsız ve eksiksiz olarak teslim edildiği ve eksikliğin taşıma esnasında meydana geldiği hususunun aksi ispat edilinceye kadar karine olarak kabul edilmesi gerektiği, dosya kapsamında basiretli olarak hareket etmesi gereken davalıların aksi yönde herhangi bir ispat vasıtası da bulunmadığı, bu nedenle emtianın davalıların sorumluluğunda gerçekleştirilen taşıma esnasında hasara uğradığı/eksildiği hususunun sabit olduğu, davacının sigortalısının, üzerinde hak ve menfaat sahibi olduğu emtianın taşımasını üstlenen davalı asıl taşıyıcının ... Taşımacılık Şirketi, davalı alt (fiili) taşıyıcının ise ...Nakliyat Şirketi olduğu, yapılan taşıma sırasında göndericiden 17 kap olarak teslim alınan emtianın 1 kap eksik olarak dava dışı sigortalıya teslim edildiği, zayi durumunun davalıların sorumluluğu altındaki taşıma esnasında meydana geldiği, davalıların zayi durumuna ilişkin hiçbir açıklama getirememiş olması nedeniyle sorumlu olacakları, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, taşıma işinde meydana gelen hasarın CMR Konvansiyonu'nun 23. ve 24.maddeleri kapsamında 43.806,00-TL olacağı ve bu itibarla rücu ve halefiyet şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
İtirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından rücu ve halefiyet şartlarının oluştuğu ve davalıların sorumluluğunun bulunduğu hususlarının ispat edildiği, bilirkişi raporu ile icra takibine konu alacak talebinin yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2019/1148 Esas 2021/207 Karar) anlaşıldığından, yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine yürütülen ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 43.806,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Asıl alacak olan 43.806,00-TL'ye takip tarihi olan 18/10/2021 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
4-Davalı ...Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'nin kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
5-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden (43.806,00-TL) alınması gereken 2.992,39-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 529,07-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.463,32-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 529,07-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 8.211,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalılardan 6183 sayılı Kanuna göre müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin, e-duruşma ile katılan ...Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin ve e-duruşma ile katılan ... Şirketi vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
Hakim ...