T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/392 Esas
KARAR NO : 2025/656
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2023
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile dosyanın Mahkememiz dosyası ile birleştirildiği ve yargılamaya asıl ve birleşen davalar yönünden devam edildiği anlaşılan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava: Asıl dava davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Tic. Ltd.Şti. alacağına istinaden kendisine dava dışı ...Tic. A.Ş. tarafından kargo ile gönderilen ve lehdarı olduğu ... Bankası ... şubesinin muhatap olduğu 31.03.2023 tarihli 150.000,00 TL miktarlı çek kargo teslimi sonrasında kaybolduğunu, Kargo poşeti açılmadan kaybolan çekin bulunamadığını, müvekkili ... tarafından sayın ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasında çek zayi davası açıldığını, 17.03.2023 tarihinde çek zayi ilanı oluşturulduğunu, 20.03.2023 tarihinde ise muhatap banka .. Bankası A.Ş.’ne ödemeden men kararı yazıldığını, söz konusu çek zayii davası devam ederken müvekkil ... aleyhine ... 33.İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından davalı ...Tic.A.Ş. tarafından icra takibine başlanıldığı öğrenilmiştir. Söz konusu icra dosyası ve ekleri incelendiğinde, icra takibine dayanak yapılan çekin, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E. Sayılı dosyasında yargılaması devem eden çek zayii davasının konusunda kalan çek olduğu görüldüğünü, icra dosyasına dayanak yapılan ... Bankası ... şubesinin muhatap olduğu 31.03.2023 tarihli 150.000,00 TL miktarlı keşidecisinin ... A.Ş. olan çekteki imzanın ve kaşenin müvekkile ait olmaması ve ciro silsilesinin bozuk olması sebebiyle, haciz baskısı altındaki müvekkil firmanın dava sonuçlanıncaya kadar haklarının zarara uğramaması amacıyla İİK 72.Maddesi gereği %15 teminat karşılığında icra dairesine yatırılacak paranın alacaklı gözüken tarafa ödenmemesi için ihtiyati tebir kararı verilmesine ve takibin durdurulmasına, icra dosyasına dayanak yapılan ... Bankası ...şubesinin muhatap olduğu 31.03.2023 tarihli 150.000,00 TL miktarlı, keşidecisinin ... A.Ş. olan çekteki imzanın ve kaşenin müvekkile ait olmaması, ciro silsilesinin bozuk / kopuk olması, çekin ceza oluşturacak eylemlerle elde edilerek sahte imza ile cirolanmış olması sebebiyle davacı firmaya 150.000,00 tl miktarlı çekten dolayı borçlu olmadığımızın tespitine, davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava: Asıl dava davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini ve akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğu söz konusu çeki yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, bu sebeple iyiniyetli üçüncü kişi olan davalı müvekkili firmanın dava konusu çekin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dava konusu çeklerin zayii olması sebebiyle ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası ikame edildiğini ifade ettiğini, ancak davalı müvekkilinin işbu dosyanın tarafı olmadığı gibi bu dosyadan da ancak hamili olduğu çeklerin tahsili amacıyla bankaya ibraz ettiğinde haberdar olduğunu, nitekim çekler hakkında iptal davası açılmış olması ve bu davadan ödeme yasağı kararı verilmiş olması çeklerin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, çek iptali kararının bir ilam değil, tespit niteliğini haiz bir karar olduğunu, bunun haricinde maddi hukuk açısından hukuki neticesi olmadığını, hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptal davasında çekin iptaline karar verilmesi, senedi elinde bulunduran meşru hamilin takip hakkına etki etmeyeceğini, nitekim kıymetli evrakın zilyedi, ticari senetlerin güvenli tedavül etmesinin tabii sonucu olarak senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek kıymetli evraka dayalı haklarını her zaman ileri sürebileceğini, davacı tarafın dava konusu çeklerin zayi olduğu yönündeki soyut iddialarının müvekkili tarafından bilinme ihtimali bulunmadığı gibi iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan çeklerin hamili müvekkilini bağlamadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava: Birleşen dava davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... Bankası A.Ş/... Şubesine ait 31.03.2023 keşide tarihli 150.000.00-TL bedelli çek ticari ilişki gereğince ... Ltd Şti emrine kesildiği, çekin zayi olması nedeniyle lehtar ... 3 ATM ... E Sayılı dosyasından Ödeme yasağı kararı alınarak Banka şubesine bildirildiği, en son ciranta ... hesabında para olmasına rağmen (0) bakiye olarak çek yazıldığı, Çek ... 33 İcra Md ... E Sayılı dosyası ile takibe geçtiği, Çek lehtarı .. Şti, ödeme emrinin tebliğinden sonra ... 2 ATM ...E Sayılı dosyası ile Menfi tespit davası açtığı, dava konusu çek arkasındaki Şirket kaşesi ve cirodaki imzaların kendisine ait olmadığı, çekteki ciro silsilesinin bozuk olduğu, Davalı ... A.Ş’ne borçlu olmadıkları, haciz baskısı altında bulunduklarını, şirketin dava sonuçlanıncaya kadar haklarının zarara uğramaması amaç ile İİK.72 maddesi gereğince % 15 teminat karşılığı İcra İdaresine yatırılacak paranın alacaklı gözüken tarafa ödenmemesi için İhtiyati tedbir kararı verilmesi ve takibin durdurulmasına, icra dosyasına dayanarak 31.03.2023 tarihli 150.000 TL miktarlı keşidecisinin ...Şti olan çekteki imzanın ve kaşenin lehtar ... Şti’ne ait olmaması ciro silsilesinin bozuk/kopuk olması ve çekin ceza oluşturacak eylemler ile elde edilerek sahte imza ile cirolanmış olması sebebiyle davacı firmaya 150.000 TL miktarlı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine davacı tarafın % 20’den aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesi yönünde dava açılmış, yatırılan teminatlar mukabilinde sadece ... Şti yönünden takip durmuş ve dosyaya yatan paraların alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verildiği, Cirantalar hakkında dava ve icra konusu çekin ceza oluşturacak eylemlerle elde edilerek sahte şirket kaşesi kullanılarak ve sahte imza ile cirolanmış olması sebebiyle çek cirantaları hakkında savcılığa başvurulduğu, Davacı şirket, davalı alacaklıya borcu olmadığı, hiçbir ticari ilişki geçmişi de bulunmadığı, arz edilen nedenlerle lehtar ... Ltd. Şti. ciro silsilesinde bozuk/kopuk olması, çekin ceza oluşturacak eylemlerle elde edilerek sahte imza ile cirolanmış olması sebebiyle 150.000 TL tutarlı çekten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, Şirketin haciz baskısı altında bulunduğundan ve telafisi mümkün olmayan zararalar meydana getireceğinden haksız olarak açılan ... 33 İcra Md. ... E Sayılı İcra Takibinin İİK 72 maddesi uyarınca durdurulmasına, İcra dosyasınca konulan blokelerin ve hacizlerin fekkine, dosyaya yatırılacak paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatlı veya teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek İcra Veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, banka hesaplarına konulan blokelerin ve hacizlerin fekkine, ... 33 İcra Md ...E Sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğranılan zararların yasa gereği alacağın % 20’den az olmamak üzere kötü niyetli davalıdan alınmasına, Talebin kabulü ile davalı ... A.Ş ile Davacı arasında mevcut ve geçerli ticari ve hukuki ilişkinin bulunmadığından davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava: Birleşen dava davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, müvekkilin yetkili ve meşru hamili olduğu 31.03.2023 keşide tarihli ve 7093 seri nolu 150.000 TL bedelli çekten dolayı, ...33 İcra Md ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra dosyasından Menfi tespite yönelik açılan dava dilekçesine binaen Mahkemenizin 2023/456 E Sayılı dosyası ile görülen işbu dava dilekçesinde ileri sürülen hususla tamamen gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olup işbu sebeple davanın reddini talep edildiği, Şöyle ki; Davacı yan dilekçesinde takibe konu çekin kendileri tarafından keşide edildiğini ve çek lehtarı ile arasındaki borç ilişkisini ikrar ettiği, çekteki imzanı da ikrar ettiğini, İyi niyetli 3.kişi olan müvekkilin çekin zayiine ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığı gibi kendisinden bilinmesinin beklenmesi de mümkün olmadığı, Söz konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin tam ve birbirini düzgünce takip eden cirolardan oluşmakta olup TTK madde 790 göz önüne alındığında davalı müvekkilin meşru hamil olduğunun anlaşılacağı, Davacı tarafın çek lehtarının imzasının sahte olduğunu iddia diyor ise de işbu iddia davacı tarafın keşideci sıfatından kaynaklanan borcunu ortadan kaldırmadığı, davacı tarafın müvekkil aleyhine açtığı işbu davada imzaların sahte olduğuna dair itirazlarını sunması hukuken mümkün olmadığı, Zira 6102 sayılı TTK.m.677 yer alan : “..bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmaya kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişileri imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanış olan kişileri her hangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez..” hükmü gereği imzaların istiklali prensibi geçerli olduğu, Davacı tarafın dava konusu çeki keşide ettiği hususunda her hangi bir tartışma bulunmadığı, Çek hakkında iptal davası açılmış olması senedin icra takibine konu edilmesine engel olmadığı, çek iptal davası hasımsız ikame edilen bir dava olarak sonuçlanmakta olup kesin hüküm niteliğini haiz olmadığı, çek iptali kararı bir ilam değil, tespit niteliğini haiz bir karar olduğu, bunun haricinde maddi hukuk açısında hukuki neticesinin de bulunmadığı, hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptal davasında çekin iptaline karar verilmesi senedi elinde bulunduran meşru hamilin takip hakkına etki etmeyeceği, Nitekim evrakın zilyedi ticari senetlerin tedavül etmesinin tabii sonucu olarak senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek kıymetli evraka dayalı haklarını her zaman ileri sürebileceği, Çekin zayi olduğu iddiası ve çekin iptali için dava açılmış olması davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacı keşideciyi borçtan kurtaran bir sebepte olmadığı, zaten çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilin kötü niyetli olduğunu da göstermediği, Davacı, Müvekkilin çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğini iddia ettiği, her ne kadar davacı müvekkile yönelik pek çok asılsız ithamda bulunulmuşsa da davacı tarafın tüm iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğu, Davalı dava konusu çeki üst Cirantası olan dava dışı ...A.Ş’den Ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu Fatura ve tahsilat makbuzu karşılığı iktisap ederek ticari defter ve belgelerine de bu şekilde yansıtığı, Kestiği fatura nedeniyle ortaya çıkan vergisel yükümlülüklerini dahi ödeyen müvekkil gelinen aşamada sattığı mal ve hizmet karşılığı edindiği çeki tahsil edememiş olup oldukça büyük zarara uğradığı, bu kapsamda davalı müvekkil tarafından bir üst ciranta olan ...A.Ş ve yetkilisine karşı suç duyurusunda dahi bulunulduğu ilgili soruşturma ... C. Başsavcılığı ... Soruşturma No’lu ile devam ettiği, yani müvekkil somut olayda hiçbir kötü niyeti bulunmayıp bizzat suçun mağduru olduğu, müvekkil tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirilmiş olup söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkili kötüniyetli olmak ile itham etmeninin mümkün olmadığı, sürekli ticari faaliyeti bulunan bir firmanın çekin bedeli tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişini de aykırılık teşkil edecek olup nitekim müvekkil de ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan firmaların yapacağı şekilde senedin yasal yollardan tahsili yoluna gittiği, her ne kadar müvekkilin çeki kendisine ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi ve çekin hangi ticari ilişki ile ilgili verildiğini ispat etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmasa da durumun meşruiyetine ilişkin Makemeniz nezdinde her hangi bir kuşku duyulmaması açısından müvekkilin çeki ne surette iktisap ettiğini ve çeki müvekkilin ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi gösterir evraklar işbu dilekçe ekinde sunulduğu, (Ek tahsilat makbuzu ve fatura) TTK m.792 uyarınca çekin rıza dışı elden çıktığının iddia edilmesi halinde ispat yükü rızai hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıda olduğu, aynı kanun hükmü uyarına davacının kendisinin yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanısıra yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu da ispat etmesi gerektiği, Çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çekleri edinme nedeninin kanıtlamakla yükümlü olmadığı, aksi halin kabulü kıymetli evrakın ... ilkesini ortadan kaldıracağı, Borçlu olmadığını iddia eden davacı taraf dava dilekçesinde ifade ettiği hususları destekleyecek her hangi bir senet niteliğini haiz kesin delil sunmadığı, ileri sürülen savlar iddiadan öteye gitmediği, huzura görülmekte olan davanın davacı tarafından esasa ilişkin ileri sürdüğü iddiaların tamamen gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Sonrasında iade edilmekle, ... 33. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası içerisinde yer alan 31/03/2023 tarihli, 26/10/2022 basım tarihli, ... vergi kimlik nolu, 150.000,00-TL bedelli, ...Şirketi'ne ait bir adet çek aslı,
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası UYAP kayıtları,
.. 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası UYAP kayıtları,
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden asıl dava davacı şirketin ticaret sicil kayıtları,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP kayıtları,
Asıl dava davacı şirket temsilcisi ...'ün ... Bankası, ... Bankası, ... Bankası, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden ıslak imzalı evrak asılları,
Asıl dava davacı şirket temsilcisi ...'in ..., ... İlçe Nüfus Müdürlüğü, ... Bankası, ... Bankası'ndan ıslak imzalı evrak asılları,
... 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Ceza Değişik İş sayılı dosyası UYAP kayıtları,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP kayıtları,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Asıl ve birleşen dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır.
Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas ... Karar).
Somut uyuşmazlıkta, ... Bankası A.Ş.'ye ait, 31/03/2023 tarihli, 150.000,00-TL bedell, çekin keşidecisinin birleşen dosya davacısı ... Limited Şirketi olduğu, lehtar ve ilk cirantasının ise asıl dosya davacısı ... Şirketi olduğu, çekin ... şirketleri tarafından cirolandıktan sonra asıl ve birleşen dosya davalısı hamil ...A.Ş.tarafından muhatap bankaya 31/03/2023 tarihinde ibraz edildiği, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 tarih ve...Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı gereği ödeme yapılmadığı, asıl dosya davacısı lehtar ilk ciranta tarafından çekin cirolanmadığından bahisle imza inkarına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı, birleşen dosya davacısı tarafından ise ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine de konu edilen çek bedelinin ödenmesi sebebiyle, çekte yer alan lehtar / ilk cirantanın imzasının lehtara ait olmadığı, lehtarın imzası sahte ve geçersiz olduğundan ciro zincirinin koptuğu, davalının yetkili hamil olmadığı, bu nedenle kopukluktan önceki ciranta ve keşideciye-kendisine başvuramayacağı ve hamilin kötü niyetli olduğu iddialarıyla çek bedelinin istirdatının talep edildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 790. maddesinde cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesi gereğince; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddeye göre ispat ettiğinde, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.
Asıl dosya davacısı cirodaki şirket yetkilisi imzasının sahte olduğununun ileri sürüldüğü, davacı şirket yetkilisinin imza asıllarının celbi ile dosyanın grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen 22/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu çekte davacı lehtar ilk ciranta adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisi olan ...ya da ...'ün eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği, senet metninden kaynaklanan imza inkarının mutlak def'i olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, davalının iyi niyetli olup olmamasının sonuca etkisinin bulunmadığı, öyleyse asıl dosya davacısının dava ve icra takibi konusu çek sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı ve borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Birleşen dava yönünden ise, önemle vurgulamak gerekir ki, birleşen dosya davacısı çekte keşideci olup kendi imzasını inkar etmediği, çekin kargo gönderimi ile asıl dosya davacısı lehtara gönderildiğini, ancak kargoda çalınması sebebiyle lehtarın sahte imzası ile tedavüle sokulduğunu, çekte lehtarın imzasının lehtara ait olmadığını ileri sürdüğü, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan ilke gereği, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin vs. imzası gibi) sahibini bağladığı, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı, geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ciro zincirini de koparmayacağı, bu durumda davacının dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı ... A.Ş.'nin taraf olduğu ve aynı ciro silsilesi ile devredilen çalıntı çeklere ilişkin pek çok ilk derece mahkemesinde dosya bulunduğu gibi Bölge Adliye Mahkemesi ilamları dahi olduğu, olay tarihinde meydana gelen kargo hırsızlığı olayında Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ikamet eden birbirleriyle ilişkisi olmayan çok sayıda keşideci şirketlere ait çok sayıda çeklerin çalındığı hususunun sabit olduğu, bu çeklerin eldeki işbu dava dosyasındaki davalı şirkete ait aynı ciro silsilesiyle geçtiği, ciranta şirketlere veya yetkililere ulaşılamadığı, sadece lehtar şirket yetkilisinin çek iptali talebinde bulunduğu, davalıya çok sayıda çekin yetkililerine ulaşılamayan aynı ciro silsilesi ile davalıya kadar ulaşması ve çeklerin tümünün davalı tarafından icra takibine konu edilmesinin davalının bile bile borçlu zararına hareket ettiğinden öte organize bir durumu işaret etmekte olduğu, çalıntı tüm çeklerin aynı kişide çıkmasının davalının veya ilişkide bulunduğu kişilerin doğrudan hırsızlık olayı ile ilgisine işaret ettiği ve davalının iyiniyetli hamil iddiasının dinlenebilir olmadığı anlaşıldığından ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi incelendiğinde dava konusu edilen çek bedelinin birleşen dosya davacısı keşideci tarafından ödendiği dikkate alınarak ödenen çek bedelinin istirdatına karar vermek gerekmiştir.
Takip ve dava konusu çekin lehdar ve ilk cirantasının asıl dosya davacısı, keşidecisinin birleşen dosya davacısı, hamilinin ise asıl ve birleşen dosya davalısı olduğu, asıl dosya davacısının imza inkarı sebebiyle yapılan incelemede davacı adına atılı imzanın davacı şirket temsilcileri eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu durumda imzaların istiklali prensibi de göz önünde bulundurularak davacının menfi tespit talebinin kabulü gerektiği, izah olunan gerekçelerle davalı kötü niyetli kabul edildiğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, dava kabul edildiğinden davalının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği; birleşen dava dosyasında ise davacı çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtladığı, bu itibarla keşideci olarak ödediği bedelin istirdatına karar verildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği ve davalının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiş, takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
A)Asıl dava olan ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
Davacı ... Şirketi tarafından davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın KABULÜ ile,
1-... Bankası Anonim Şirketi'ne ait, 31/03/2023 tarihli, 150.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı, keşidecisi ...Limited Şirketi, düzenleme yeri ... olan çek nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından %20 oranında olan 30.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (150.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 10.246,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.839,06-TL peşin harcın mahsubu ile 7.407,44-TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye irat kaydına,
5-Asıl dava davacısı tarafından asıl dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.839,06-TL peşin harcın asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine,
6-Asıl davada davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine,
B)Birleşen dava olan ... 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
Davacı ...Limited Şirketi tarafından davalı ... Şirketi aleyhine çek bedelinin istirdatı istemiyle açılan davanın KABULÜ ile,
1-... 33.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu 31/03/2023 tarihli, 150.000,00-TL bedelli, 0007093 seri numaralı çek nedeniyle davacı tarafından ödenen 213.881,79-TL'nin 20/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz oranını geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından %20 oranında olan 42.776,36-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (213.881,79-TL) üzerinden alınması gereken 14.610,27-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.048,64-TL harcın birleşen dava davalısından alınarak hazineye irat kaydına,
5-Birleşen davada davacı tarafından birleşen dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.561,63-TL harcın birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
6-Birleşen davada davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 34.221,09-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
C)Ortak Hükümler;
1-Asıl ve birleşen davada asıl dava davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.657,75-TL posta ve tebligat gideri ile 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.657,75-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davalısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine,
2-Asıl ve birleşen davada birleşen dava davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 710,00-TL posta ve tebligat gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.710,00-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davalıdan alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
3-Asıl ve birleşen dava davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Asıl dava ve birleşen davada taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,
Dair, asıl dosya davacı vekili ve e-duruşma ile katılan birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır