T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/400
KARAR NO : 2025/647
DAVA : TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.05.2021 tarihinde, ".." adresinde ... poliçe numarasıyla davalı sigorta tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsü tarafından müvekkilinin yaralandığını, kaza sebebiyle trafik kazası tutanağı düzenlenmediğini, kazayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, kaza neticesinde; müvekkilinin vücudunda birçok kırık nedeniyle kalıcı maluliyeti oluştuğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında maddi zararından sorumlu olduğunu, 16.08.2022 tarihinde başvuru yapıldığını 02.09.2022 tarihli cevabi yazılarında eksik evrak bulunduğunu, eksik evrakların tamamlanmasını bildirdiklerini, bahsedilen eksik evraklar düzenlenmediğinden ellerinde bulunmadığını belirterek davalıya aynı gün cevap verildiğini ancak sigorta şirketi tarafından yine eksiklik olduğu yönünde cevap verdiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek HMK 107. Maddesi gereğince 500,00 TL geçici maluliyet, 500,00 TL kalıcı maluliyet olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan kaza tarihi olan 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde yaralanma olayının nasıl meydana geldiği açık olmadığından tensibin (23) nolu ara kararı gereğince davacı vekiline HMK.nın 19/1.e maddesi gereğince davacının dayandığı trafik kazası iddiasının, dayandığı bütün vakıaları sıra numarası altında açıklamak ve özetlemek için 2 hafta kesin süre verilmiş, davacı vekili 21.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde; 11.05.2021 tarihinde, davacının kardeşi ... ile kardeşinin eşi ... arasındaki evliliklerinden kaynaklı problemlerini çözmek için bir araya geldiklerini, davacının da tarafların aile büyüğü olarak yanlarında bulunduğunu, olay tarihinde, dava dışı taraflar ve mahalleli arasında arbede yaşanması üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarasıyla sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un arabayı sürerek olay yerinden kaçmaya çalıştığını, olay yerinden uzaklaşmak için aracıyla hızla hareket ederken, olay mahallindeki arbedeyi sakinleştirmek için olay yerinde bulan davacıya çarptığını, çarpma neticesinde, davacının kaburgası ve omzunda kırıklar meydana geldiğini, bahse konu trafik kazası esnasında, başkaca yaralanan birisi daha olduğu için olay yerine trafik polisleri değil, asayiş ekiplerinin geldiğini, bu nedenle trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmediğini, dava dışı ...'un annesi ... de olayda yaralanmış olup bu yaralamayla ilgili ... 50. Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasıyla dava dışı ... yargılandığını ve olası kastla nitelikli yaralama suçundan 5 yıl hapis cezası aldığını beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Delillerin tebliğ edilmediğini, cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik belgelerle başvuru yapıldığını, müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı aracın maliki/işleteni ... ve aracın olay anında sürücüsü ...'a davanın ihbarını istediklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, sorumluluklarının sigortalısının kusuru ve poliçe limiti (410.000,00.-TL) ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücünün kasten neden olduğu zarardan sigortacının sorumlu tutulamayacağını, aracın "silah" olarak kullanmasının kasıtlı bir eylem olduğunu (Emsal; Yargıtay 4. HD.nin E.... K. ... T. 13.12.2018 ile Konya BAM 3. HD.nin E. ... K.... T. 31.5.2022), ancak dava tarihinden geçerli olarak yasal faiz uygulanabilecceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; yaralama olayının kasten mi yoksa taksirle mi meydana geldiği, taksirle meydana gelmiş ise kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı ile olayın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, olayın oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava dışı ve davacının kardeşi olan ... hakkında (kardeşi) ...’a yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma, ...’e ve ...’a yönelik silahla kasten yaralama, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... sayılı dosyada yürütülen soruşturma sonunda; şüphelinin mağdur ...’i araç kapısından tutmasına rağmen aracı ile hareket ederek kendisini kasten yaraladığının kabulü gerektiği, kardeşi mağdur ...’a yönelik eylemin taksirle meydana geldiğinin anlaşıldığı, atılı suçun takibinin şikayet şartına bağlı olduğu, ...’un şüpheli kardeşi hakkında şikayet yokluğu nedeniyle ... yönünden üzerine atılı taksirle birkişinin yaralanmasına neden olma suçu yönünden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, ...’e yönelik eylemi yönünden TCK 86/1, 86/3.e, 87/3, 53/1, 63, ...’a yönelik eylemi yönünden TCK 109/2, 109/3.a-3, 110, 53/1, 63 sevk maddeleri uyarında ayrı ayrı cezalandırılması talebiyle 31.05.2021 tarih ve ... E. ... sayılı iddianame iddianame ile kamu davası açıldığı, ... 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nin... E. ... K.sayılı kararı ile sanık ...’un müşteki ...’a karşı eylemi nedeniyle beraatine, katılan ...’e yönelik eylemi nedeniyle ise 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi’nin ... E. ... K.sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hükmün aynı tarihte (12.09.2023) kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın vekili ... tarafından davalı ...A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne hitaben hazırlanan 16.08.2022 tarihli yazıda özetle; toplam 500.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte belirtilen iban nolu hesaba yatırılmasının talep edildiği, yazının 16.08.2022 tarihli e-posta mesajı ile gönderildiği, davalı sigorta şirketinin 27.08.2022 tarihi itibariyle temerrüt halinde olduğu anlaşılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin ... tarihli cevabi yazısında olay nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, aylık bağlanmadığı bildirilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; malüliyet hesabının kaza tarihi olan 11.05.2021 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporuna göre "... kızı 01.04.1972 doğumlu ...’un 11.05.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre,
Kas İskelet Sistemi, Omurgaya ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 1.7’ye göre %5 ve %5 olduğu, Balthazard yöntemi ile toplandığında;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, 12.07.2023 tarihi itibariyle tekstilde ortacı olarak asgari ücretle çalıştığı, 5.000,00.-TL kira verdiği, başka geliri, bakmakla yükümlü olduğu kimsesi bulunmadığı, 51 yaşında bekar yaşadığı bildirilmiştir.
Bu raporlara istinaden dosya kusur, tazminat ve sigortacı bilirkişi heyetine verilmiş, mahkememizce alınan 14.07.2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle;
"... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ...’un %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...’un %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, davalı şirketin poliçe teminatı kapsamında davacının geçici ve kalıcı maluliyet zararından sorumlu olacağı, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16/09/2024 tarih ve ... nolu kararında; 01.04.1972 doğumlu ...'un 11.05.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’un 11/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 8.477,70 TL olduğu, davacı tarafın kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda dava sigorta şirketinden talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 6.358,28 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya kaza nedeni ile herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, % 10 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 755.683,45 TL olduğu, davacı tarafın kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 566.762,59 TL olabileceği, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun azami 430.000,00 TL ile sınırlı olduğu, hesaplanan geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği (Emsal; Yargıtay 4. HD.nin ... E.... K. ve ... E. ... K- ... E. ve ... K.- ... E. ...K. - ...E. ... K. - İstanbul BAM 9. HD..nin 04/04/2024 tarih ve ... E. ... K. - 29/05/2024 tarih ve ... E. ... K.)" yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
2918 sayılı KTK açısından tarafların konumlarının belirlenmesi gerekirse; Davacının kardeşi dava dışı ...’un sürücü, dava dışı eşi ...’un yolcu, dava dışı ... (...)’in ve davacı ...’un yaya konumunda oldukları, motorlu taşıt niteliğinde olduğu tartışmasız olan ... plakalı aracın, iki yönlü karayolu konumunda olan ... üzerinde park halinde bulunduğu, daha sonra olay yerinden uzaklaşmak amacıyla geri manevra ile ani bir şekilde hareket haline geçerek ilerlemek isterken aracın yakın çevresinde bulunan yayalara (davacıya) çarparak yaralanma-zarar ile sonuçlanan bir olayın yaşandığı, söz konusu olayın kasten yaralama olarak kabul edilemeyeceği, dava dışı sürücü ...'un kardeşi olan davacı ...'u kasten yaraladığına dair ortada hiç bir delil bulunmadığı gibi yukarıda belirtilen savcılık soruşturması nedeniyle de eylemin taksirle yaralama olarak vasıflandırıldığı, KYOK kararı verildiği ve kesinleştiği göz önüne alındığında olayın bir trafik kazası olarak kabulü zorunludur.
Söz konusu olayda sevk ve idaresindeki...plaka numaralı otomobil ile iki yönlü, iki şeritli ... nolu taşınmazın önünde park halinde iken mahalde yaşanan olaylardan sonra aracı çalıştırıp ilerlemeden önce aksine davranarak tehlikeleri ön görmeyen, sağ ön kapısı açık halde olan ve yakın civarında olaya müdahale etmek isteyen yaya kalabalığı bulunan şartlarda otomobilin teknik özelliklerini, boyutlarını, yayaları, mesafe ve konumlarını dikkate almayan, başını çevirerek veya görüş aynalarını kullanarak çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, yayaların tehlike bölgesinden uzaklaşmasını, güvenli ve emniyetli şartların oluşmasını beklemeyen, sakıncalı durumun mevcudiyetine rağmen geri istikamette ani ve kontrolsüz şekilde ilerlemeye başlayarak yayalara çarpan, zamanında etkili fren tedbiri uygulamayan, hızını ayarlayamayan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan dava dışı sürücü ...’un önlenebilir nitelikteki kazanın meydana gelmesinde %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, olay sırasında kardeşi ... ile eşi ... arasında yaşananlara müdahale etmek amacıyla tehlikeleri ön görmeyen, cadde yolu üzerinde sağ ön kapısı açık halde hareketsiz park halinde durmakta olan ...plakalı otomobilin yakın civar tehlike bölgesinde iken kardeşi ...’un sürücü koltuğuna oturup aracı çalıştırmasını, kontrolsüz ilerleyebileceği ihtimalini dikkate almayan, kendi can güvenliği ve sağlığına azami dikkat ve özeni göstermeyerek zamanında araçtan uzak mesafede emniyetli bölgeye kendisini sakınamayan, sürücünün ani ve kontrolsüz şekilde geri manevra ile ilerlemesi sonucunda da otomobilin sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, kısa süre ve mesafede kazaya engel olabilmek adına alabileceği başkaca herhangi bir tedbir bulunmadığı mütalaa edilen davacı yaya ...’un önlenebilir nitelikteki kazanın meydana gelmesinde %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişinin görüşü de bu yöndedir ve bu görüşe katılmamak, hükme esas almamak için bir neden görülmediğinden, kusur oranları oluşa uygun bulunduğundan mahkememizce de benimsenmiştir.
Aktüer bilirkişinin raporuna göre olay nedeniyle davacının geçici iş göremezlik zararının 8.477,70 TL olduğu, ancak % 25 kusur indirimi ile 6.358,28 TL talep edebileceği, sürekli maluliyet zararının 755.683,45 TL olduğu, ancak % 25 kusur indirimi ile 566.762,59 TL talep edebileceği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun azami 430.000,00 TL ile sınırlı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yapılan hesaplamaların Yargıtay içtihatlarına ve BAM uygulamalarına uygun olduğu, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre sonuç olarak; davacının olay nedeniyle geçici iş göremezlik zararının 6.358,28.-TL, sürekli maluliyet zararının 566.762,59.-TL olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun azami 430.000,00.-TL ile sınırlı olduğundan bu miktara hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı vekili de belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından, 20.08.2025 tarihinde talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır.
Davacının olay nedeniyle geçici iş göremezlik zararı olarak 6.358,28.-TL, sürekli maluliyet zararı olarak 430.000,00.-TL olmak üzere toplam 436.358,28.-TL tazminatın 27.08.2022 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
27.08.2022 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte (Geçici iş göremezlik zararı olarak 6.358,28.-TL + Sürekli maluliyet zararı olarak 430.000,00.-TL olmak üzere toplam=) 436.358,28.-TL tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 29.807,63-TL olup, peşin alınan 179,90-TL ve 7.435,00-TL ıslah harcı toplamı 7.614,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.192,73-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 770,00-TL, bilirkişi ücreti 18.000,00-TL'den oluşan 18.770-TL yargılama gideri ile 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 7.435,00-TL ıslah harcı toplamı 26.564,80-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen dava değeri ((Geçici iş göremezlik zararı olarak 6.358,28.-TL + Sürekli maluliyet zararı olarak 430.000,00.-TL olmak üzere toplam=) 436.358,28.-TL) üzerinden hesaplanan 69.453,74-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta DEĞERLENDİRME YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.06/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır