T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/420 Esas
KARAR NO: 2024/604
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı borçludan 12/01/2022 tar. ... Nolu faturadan kaynaklı 30.813,58 TL, 18/01/2022 tar. ... Nolu faturadan kaynaklı 4.031,35 TL, 21/01/2022 tar ... nolu faturadan kaynaklı 48.087,36 TL olmak üzere toplam 82.932,29 TL ilişikte yer alan cari hesap ekstresinden ve fatura ile irsaliye suretlerinden görüleceği üzere alacaklı olduğu, fatura tutarları, vadesinde ödenmediğinden, davalı aleyhine ... 27. İcra Dairesi ...Esas sayılı icra dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, arabuluculuk sürecinde de anlaşmama ile sonçulandığını, davalının borca itirazının asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işlenmiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, borçlu aleyhine asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; asıl alacak miktarı olan 82.932,29 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ve icra masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, davalının 82.932,29 TL asıl alacak miktarının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan BA / BS formları,
... 27. İcra Dairesi'nden ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... 12.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 07/06/2022 tarihinde, 30.813,58-TL asıl alacak, 4.031,35-TL asıl alacak, 48.087,36-TL asıl alacak, 1.941,26-TL işlemiş faiz, 243,54-TL işlemiş faiz, 2.842,75-TL işlemiş faiz toplamı olan 87.959,84-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "12.01.2022 tarihli ... (dava dilekçesinde 052 ile bittiği belirtilmiştir) no.lu faturadan doğan cari alacak, 18.01.2022 tarihli ... no.lu faturadan doğan cari alacak, 21.01.2022 tarihli ... no.lu faturadan doğan cari alacak" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 14/06/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 15/06/2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 15/06/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih 2017/19-915; 1338). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih ..., İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) ve usulünce ispatlanması gerekir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, incelenen davacı şirkete ait 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin elektronik defter genel tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 yılma ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ...'ın inceleme günü incelemeye katılmadığı ve ön inceleme tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına karşın ticari defterlerini sunmaktan imtina ettiği, davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacı ... Tiç, A.Ş.'nin dava ve icra takibine konu ettiği üç adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 07/06/2022 tarihi davalı ...'oan 82.932,29-TL alacağının bulunduğu, oarafların 2022 yılı BA/BS formlarının birbiriyle örtüştüğü, davalı inceleme esnasında her ne kadar ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da ihtilafa konu olan üç adet faturayı 2022 yılında bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi'ne BA Formunda bildirdiği, davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, zira öncesinden temerrüde düşürüldüğüne dair delil ibraz edilmediği, davacı yanın 82.932,29-TL asıl alacağı için icra takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında avans faiz talep edebileceği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı yanın herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öyleyse taraf iddia ve savunmaları, tanzim edilen bilirkişi raporu, celp edilen BA/BS formları dikkate alındığında davacının icra takibine ve davaya konu ettiği üç adet faturadan kaynaklı alacaklı olduğu, zira davalı taraf her ne kadar ticari defterlerini sunmaktan imtina etmişse de BA formlarında bildirim yaptığı, bu durumda ödendiğine dair delil de sunulmadığı dikkate alındığında raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kanaatine de varıldığından, davalı takip tarihinden evvel temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddi gerekmekle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olan faturalara dayandığından davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin; 30.813,58-TL asıl alacak, 4.031,35-TL asıl alacak ve 48.087,36-TL asıl alacak toplamı olan 82.932,29-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (82.932,29-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 16.586,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen ve dava konusu edilen dava değeri (82.932,29-TL) üzerinden alınması gereken 5.665,10-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 976,48-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.688,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 976,48-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.094,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2024
Katip ...
Hakim ...