T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/449
KARAR NO : 2025/676
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Kusurundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 13/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.09.2022 tarihinde ... adresinde ticari faaliyette bulunan müvekkili şirketin dükkanında ...'nin temiz su şebekesi borusunun patlaması sonucunda dükkanının bodrum katının takriben bir metre kadar su altında kaldığını, 02.09.2022 tarihinde ...'nin İnternet sitesi üzerinden müvekkili şirketin şikayet kaydı oluşturduğunu (başvuru numarası ...), şikayet üzerine ...'nin kendi ekiplerini gönderdiğini, ekibin arızayı dinleme cihazı ile tespit ettiğini, tespit edilen yere kırmızı işaretler çekildiğini, yapılmış olan değerlendirmeler ve kazı sonucunda tespit edilen arızanın binanın temiz su şebekesinin patlaması olduğunun açıkça görüldüğünü, 05.09.2022 günü ... ekiplerinin tekrar gelerek kaçak işlemini giderdiklerini, müvekkili şirketin İtfaiye ekiplerine başvurarak su baskını sonrası için rapor istediğini, bodrum kat dahilindeki suyun çekildiği, duvardaki iz ve emarelerden takribi 1 metre kadar suyun basmış olduğu ve burada bulunan muhtelif miktarda ahşap mamül ve yarımamül haldeki ürünler ve çeşitli araç gereçler ıslanmak suretiyle zarar görmüş olduğunun tespit edildiğini, zararının ve kusurun tespiti açısından ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi... D.İş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırdıklarını, tespit sonrasında müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tazmini açısından davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasından icra takibine geçildiğini ancak davalı tarafın haksız ve yersiz itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde her hangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalının 2560 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca zarardan sorumlu olduğunu (Emsal; Yargıtay 17.HD.nin... E. ...K. ile ... E....K. ile... K. ...7 T. 2.10.2019, Yargıtay 3. HD. E. ... K. .... T. 20.09.2011), delil tespiti dosyası asıl davanın eki sayıldığından delil tespiti masrafları yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini (Emsal; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: ... K: ... K.T.: 14.10.2019) belirterek, davalı borçlunun asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının iptaline, takibin ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden devamına, takibin devamına haksız itiraz eden davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu olan hasarlarla ilgili olarak yaptıkları yazışmalarda müvekkili idare tarafından bir çalışma yapılmadığının anlaşıldığını, bu nedenle öncelikle dava konusu hasara müvekkili idarenin sebebiyet verdiğini kabul etmediklerini, arıza ihbarına istinaden Yüklenici firma ''...'' kapsamında ... tarafından müdahale edildiğini, yüklenici firma tarafından 02/09/2022 tarihinde bırakılan arıza kaydına istinaden dinleme cihazı ile yapılan arıza tespit çalışmasında herhangi bir arızaya rastlanmamış olup, 07/09/2022 tarihinde oluşturulan arıza kaydına müteakip şube yolu onarım çalışması yapılarak sorunun giderildiğini, bu nedenle müvekkili idare ile müteahhit firma arasında imzalanan sözleşmeler gereği aleyhlerine açılan haksız davanın husumetten reddi ile davanın yüklenici firmaya ihbarını talep ettiklerini, yüklenici firma ...Şti + ... Ltd Şti İş Ortaklığı olup huzurda ki davanın yüklenici firmanın "..." adresine ihbar edilmesini talep ettiklerini, Borçlar Kanunu 66. maddesi gereği adam çalıştıran sıfatıyla müvekkil idareye husumet tevcih edilemeyeceğini, zira sadece işin teknik şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyebildiklerini, bunun dışında bir denetim ve gözetim söz konusu olmadığını, bu nedenle sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, ayrıca İmar Yönetmeliğinin 51/3-6. Maddesinde bodrum katlarda dış etkenlere karşı ısı ve su yalıtımı yapılmasının zorunlu olduğunu, idareleri tarafından 2021'de yayımlanan ... Bölüm Madde 37-(2)'de ''Yapıda, fen ve sanat kaidelerine uygun olmayan sıhhi tesisat, zemin suyu, yağmursuyu, drenaj, yalıtım ve imalat hataları nedeniyle oluşabilecek zarar ve ziyandan yapı maliklerinin sorumlu olduğunu, bodrum katında yaşanan hasar ile ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, suyun binaya sirayet etme şeklinin, binanın toprağa dayalı bodrum kat duvarından kaynaklandığını, binada gerek inşaat teknikleri açısından gerekse yönetmelikler doğrultusunda zaruri olan su yalıtımı ve drenaj sisteminin bulunmadığı ve suyun binaya bu nedenle sirayet ettiğini cevap dilekçesinde daha ayrıntılı olarak açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; hizmet kusurundan (İşyerini Su basması) kaynaklı olarak oluşan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 19. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 11/05/2023 tarihinde, davalı aleyhine, dava konusu olaya ve ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi ...D.İş sayılı dosyasından delil tespiti dosyasına dayanarak, 279.325,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 16/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 05/07/2023 tarihinde 1.000,00.-TL asıl alacak üzerinden KISMİ itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Borca İtiraz dilekçesi alacaklı tarafa tebliğ edilmediğinden davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği hasara konu su borusu patlamasından kaynaklanan zararda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise tespit edilen zararın rayiçlere uygunluğu ve miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
... Müdürlüğü'nün 08.09.2022 tarih ve ... sayılı "İtfaiye Olay Tespit Raporu"na göre "İgi: ...” a ait 07.09.2022 tarihli ve 265 sayılı dilekçe. İlgide kayıtlı dilekçede; 01.09.2022 tarihinde... adresinde ticaretle meşkulüm; 01.09.2022 tarihinde işyerimin bodrumu ... nin temiz su şebeke hattının patlaması sonucu işyerimin bodrum katında bulunan depomu takriben 1 m kadar su bastı. Basan suyu kendi imkanlarımla tahliye ettim. Bodrumda bulunan malzeme ve ekipmanların ve oluşan zararımın tarafımızdan tespit edilerek tutanak altına alınması talep edilmiştir. İlgide kayıtlı dilekçeye istinaden; 07.09.2022 tarihinde olay yerine gidilmiş olup, yapılan inceleme ve araştırmalarımızda bodrum üzeri 5 katlı binanın giriş ve bodrum katını kullanan ...TİC. LTD. ŞTİ ye ait işyerinin bodrum kat depo dahilini kendi beyanlarına göre işyerinin önünden geçen temiz su şebeke hattında meydana gelen patlaktan akan suların binanın zemininden bodrum kat dahiline dolduğu beyan edilmiş olup, yapılan kontrollerde bodrum kat dahilindeki suyun çekildiği, duvarlardaki iz ve emarelerden takribi l m kadar suyun basmış oluğu ve burada bulunan muhtelif miktarda ahşap mamül ve yarımamul haldeki ürünler ve çeşitli araç gereçler, çer) süretiyle zarar görmüş olduğu tarafımızca tespit edilmiştir." denilmiştir.
Olay yeri fotoğraflanmıştır.
...Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak hasarın meydana geldiği binanın proje yapı ruhsatı getirtilmiştir.
Davacı taraf, ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş dosyasında delil tespiti yaptırarak hasar ve miktarı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor düzenlenmiştir. Rapora göre 300m2 mahallin kurutularak duvarların plastik boya ile boyanmasının maliyeti 9.000,00.-TL, zayi olan mobilya malzemelerinin hasar bedeli 235.400,00.-TL, mekanik ve elektronik emtia hasarının 29.500,00.-TL olmak üzere taplam hasar bedelinin 273.900,00.-TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce alının 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda;
... adresindeki davacının bulunduğu bodrum kat işyerinin ...'nin sorumluluğunda bulunan şube yolu bağlantısındaki arıza nedeniyle oluşan suların bodrum kat işyerine sızarak işyerinde bulunan emtiaya hasar verdiği, Su hasarının oluşumunda davalı ...'nin bakım ve onarımından sorumlu olduğu şube yolu bağlantısının bakım ve onarımlarının zamanında yapılmamış olması nedeniyle % 50 oranında kusurlu bulunduğu, davacının işyerinde bulunan bodrum katta biriken suların bodrum katta zarara neden olmaması için bulunması gereken tahliye sistemi olan drenaj sisteminin yapılmamış olması nedeniyle binaya ait mülk sahiplerinin binanın yapımından bakımından korunmasından sorumlu olması nedeniyle gerekli tedbirleri almayan mülk sahiplerinin hasarın oluşumunda % 50 oranında kusurlu bulunduğu, toplam ahşap mobilya zararının 300.750,00.-TL olarak hesap ve takdir edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora itirazları üzerine, tarafların olaydaki kusur ve sorumluluğuna ilişkin takdir ve kabulün mahkememize ait olmak üzere, ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasındaki tespitlerin tamamen değerlendirilmediği, sadece "Zayi Olan Mobilya Malzemeler İle İlgili Olarak" başlığı altındaki mobilya zararlarının incelendiği, 300m2 mahallin kurutularak boyanması maliyetinin (9.000,00.-TL) ve"Sudan Etkilenen Mekanik ve Elektronik Emtialar" başlığı altında tespit ve hesaplanan zararların incelenip irdelenmediği gözlendiğinden, eksik bırakılan bu hususların da incelenip irdelenerek, HASAR TARİHİ İTİBARİYLE zarar tespitinin cari fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi, hasar miktarları arasında çelişki oluştuğundan (özellikle mobilya 16-17 ve 18) u çelişkinin nedeninin de gerekçeli olarak açıklanarak taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması için bilirkişi heyetinden ek rapor istenmesine KARAR VERİLMİŞTİR.
Mahkememizce alının 23.11.2024 tarihli EK bilirkişi raporunda;
Sudan zarar gören mobilya zararı 300.750,00 TL, 300 m2 mahalin kurutularak, duvarlarının plastik boya ile boyanması 9.000,00 TL, hasar gören mekanik parçaların toplamı 29.500,00 TL, toplam 339.250 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
300m2 mahallin kurutularak boyanması maliyetinin (9.000,00.-TL) ve"Sudan Etkilenen Mekanik ve Elektronik Emtialar" başlığı altında tespit ve hesaplanan zararlar yönünden D.iş delil tespiti dosyasındaki görüş, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de doğrulanmıştır.
Sudan zarar gören mobilyalarda oluşan zararla ilgili olarak; ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunun "Zayi Olan Mobilya Malzemeleri ile İlgili Olarak" kısmında zarar miktarının 235.400,00.-TL olarak belirlendiği, mahkememizce alınan 23.11.2024 tarihli EK raporda ise "Sudan Zarar Gören Mobilya Zararı" olarak 300.750,00.-TL değer biçildiği, her iki rapor arasında ciddi bir fark oluştuğu (65.350,00.-TL), bu farkın nedeninin tatmin edici ve doyurucu bir gerekçe ile açıklanamadığı anlaşıldığından, çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce bu yönde alınan 28.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyada mevcut iki ayrı bilirkişi raporu incelendiğinde; ilki, tespit davası kapsamında 15.09.2022 tarihli talep üzerine yapılan 21.09.2022 tarihli keşif ve 30.09.2022 tarihli rapor sunumuyla sonuçlanan çalıma olduğu, ilk raporda zararın toplam değerinin 235.400 TL olarak belirlendiği, ikinci raporda ise esas dava kapsamında, 2023 yılı Temmuz ayında açılan dava süreci içerisinde düzenlenmiş olup, burada belirlenen zarar bedelinin 300.750 TL olarak tespit edildiği, iki rapor arasında yaklaşık %27,76 oranında bir artış söz konusu olduğu, her iki raporda da tespit edilen eşya cins ve adetleri birebir örtüşmekte olup, herhangi bir yeni zarar kalemi eklenmediği, mevcutlardan bazılarının sağlam olduğuna veya değiştiğine dair bir tespitte de bulunulmadığını, ancak 17 adet kalemde fiyat artışı yapıldığı, iki adet kalem de ise fiyat değişikliğine gidilmediği, bu durum dikkate alındığında, bilirkişiler tarafından kullanılan fiyatlama ölçütlerinin farklılık gösterdiği, özellikle ikinci bilirkişi raporunun esas alınan tarih olan 2023 yılının ikinci yarısına 05.07.2023 dava tarihine yakın piyasa koşulları çerçevesinde oluşturulduğunun anlaşıldığı, zira ilk bilirkişi raporu keşif tarihi olan 2022 yılının Eylül ayı ortasına göre hazırlandığı ve o dönemin piyasa rayiçlerine göre fiyatlandırma yapıldığı, aradan geçen yaklaşık bir yıl içerisinde meydana gelen ekonomik dalgalanmalar, malzeme fiyatlarındaki artışlar, işçilik giderleri ve genel enflasyonist etkiler dikkate alındığında, söz konusu tüfe ve üfe ortalama değişim oranının %27.76 fiyat farklarının bu nedenlerden kaynaklandığı ve raporlar arasındaki bu maddi farklılıkların teknik olarak farklı tarihlerdeki piyasa rayiçlerinin esas alınmasından ileri geldiği, sonuç olarak; Her iki raporun dayandığı esas zarar kalemleri aynı olmakla birlikte, aradaki bedel farklarının 65.350,00 TL olduğu, toplam zararın 300.750,00 TL olduğunun tespit edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Görev Yönünden;
Her ne kadar davalı ...'nin hizmet kusurundan dolayı taraf olduğu davalarda adli yargı mahkemelerinin davaya bakmaya görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mahkemeleri olduğuna dair uyuşmazlık mahkemesi kararları bulunmakta ise de (Emsal; 05/02/2024 tarih ve ... E. ... K.ile 27/11/2023 tarih ve ...E. ...K.ile 27/12/2021 tarih ve ... E. ... K.vb), İstanbul BAM 4.HD.ise farklı düşünmektedir. Yargıtay HGK’nın 21/09/1983 gün ve ...E. ... K. ile 29/11/1995 gün ve ... E. ... K. sayılı kararlarına atıf yaparak, ...'nin 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı, haksız eylem teşkil eden faaliyetten kaynaklanan uyuşmazlığın yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi doğru olduğu kabul edilerek ...'nin bu yöndeki istinaf sebeplerini, yine ilk derece mahkemelerince verilen "...Hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine.." yönelik kararları yerinde bulmamaktadır (Emsal: Dairenin 29/05/2024 tarih ve ... E. ... K.ile 17/04/2024 tarih ve ...E. ... K.ile 20/03/2024 tarih ve ...E. ... K.ile 25/10/2023 tarih ve... E. ... K.ile 20/09/2023 tarih ve ... E. ... K.ile 07/06/2023 tarih ve ... E.... K.ile 27/10/2022 tarih ve ...E....K.ile 14/03/2022 tarih ve ... E. ... K.vb). Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına direnmek usul hukuku açısından mümkün değildir. AHİM uygulamaları dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemeleri yargı çevresindeki emsal uyuşmazlıklar yönünden farklı ilk derece mahkeme kararlarının varlığı adil yargılanma hakkının ihlaline, hukuki istikrar ve güvenin bozulmasına yol açar. Bu nedenle aksine uygulama hukuki istikrar, güven ve adil yargılanma haklarına zarar vereceğinden İstanbul BAM 4.HD.nin yukarıdaki açıklanan görüşüne uymanın zorunlu olduğu düşünülmüş ve Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihalarında belirtilen hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddi yoluna gidilmemiş, yargılamaya devam edilmiştir.
Islah;
Davacı vekili 26.08.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın başında 1.000,00.-TL üzerinden kısmi dava açtığını, dava değerini ıslah ederek 172.337,50.-TL'ye çıkardıklarını, bu miktar üzerinden ... 19. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Kusur Yönünden;
...adresindeki davacının bulunduğu bodrum kat işyerinin ...'nin sorumluluğunda bulunan şube yolu bağlantısındaki arıza nedeniyle oluşan suların bodrum kat işyerine sızarak işyerinde bulunan emtiaya hasar verdiği, Su hasarının oluşumunda davalı ...'nin bakım ve onarımından sorumlu olduğu şube yolu bağlantısının bakım ve onarımlarının zamanında yapılmamış olması nedeniyle % 50 oranında kusurlu bulunduğu, davacının işyerinde bulunan bodrum katta biriken suların bodrum katta zarara neden olmaması için bulunması gereken tahliye sistemi olan drenaj sisteminin yapılmamış olması nedeniyle binaya ait mülk sahiplerinin binanın yapımından bakımından korunmasından sorumlu olması nedeniyle gerekli tedbirleri almayan mülk sahiplerinin hasarın oluşumunda % 50 oranında kusurlu bulunduğu, toplam ahşap mobilya zararının 300.750,00.-TL olarak hesap ve takdir edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti, dava dışı sigortalının bulunduğu binada tahliye sistemi olan drenaj sistemi olmaması nedeniyle tarafları eşit kusurlu kabul etmiştir. İlgili BAM kararlarının da benzer şekilde su baskınını engellemek çin çek-valf sisteminin olmaması nedeniyle tarafları eşit kusurlu bulduğu anlaşılmaktadır (Emsal; İstanbul BAM 17.HD.nin 07/12/2023 tarih ve ...E. ...K.), ancak dairenin bazı kararlarında davalı kuruma % 50 müterafik kusur atfettiği (Emsal; aynı daire 02/03/2023 tarih ve ... E....K.), bazen de olayın duruma göre % 20-30 oranında müterafik kusur indirimi yaptığı gözlenmektedir (aynı dairenin 28/09/2023 tarih ve ... E. ... E. İstanbul BAM 45.HD.nin 16//12/2023 tarih ve... E. ... K. benzer şekilde Yargıtay 17.HD.nin 22/10/2020 tarih ve ... E. ... K).
Dava dışı sigortalının bulunduğu binada tahliye sistemi olan drenaj sistemi olmaması durumu aynı su baskınını engellemek çin çek-valf sisteminin olmaması gibi davacı tarafı kusurlu yapmaktadır. Ancak su hasarının oluşumunda davalı ...'nin bakım ve onarımından sorumlu olduğu şube yolu bağlantısının bakım ve onarımlarının zamanında yapılmamış olması yönünden de davalı kusur sorumludur. Bu nedenle olayda her iki taraf ta kusurlu olduğundan, bilirkişi heyetindeki taraflara izafe edilen kusur oranı mahkememizce de makul bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Buna göre taraflar olayda eşit derecede kusurlu olarak kabul edilmiştir.
Hasar ve Kabul Yönünden;
... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş dosyasındaki (Delil Tespiti) tespit edilen hasar bedeli (boya badana 9.000,00.-TL + mobilya 235.400,00.-TL + mekanik ve elektronik 29.500,00.-TL=) 273.900,00.-TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkememizce alınan rapor ve ek raporlarda özetle; Sudan zarar gören mobilya zararı 300.750,00 TL, 300 m2 mahalin kurutularak, duvarlarının plastik boya ile boyanması 9.000,00 TL, hasar gören mekanik parçaların toplamı 29.500,00 TL, toplam 339.250,00 TL olarak belirlenmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespitler arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan bilirkişi raporunda ise raporlar arasındaki farkın hesaplama tarihine göre yapıldığı, bu nedenle enflasyon farkı olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle olaydan hemen sonra alınan delil tespiti dosyasındaki raporda belirtilen hasar miktarı makul olarak kabul edilmiştir.
Buna göre dava konusu olay nedeniyle davacının zararının (boya badana 9.000,00.-TL + mobilya 235.400,00.-TL + mekanik ve elektronik 29.500,00.-TL=) 273.900,00.-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı taraf olayda % 50 oranında kusurlu olduğundan talep edebileceği hasar bedeli (273.900,00.TL : 2 =) 136.950,00.-TL + 5.425,00.-TL Delil tespiti masrafı olmak üzere toplamda 142.375,00.-TL olduğu sonucuna varılmış olup mahkememizin kabulü bu yöndedir.
Ancak;
Davacı vekili 279.325,00.-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatmış, 05.07.2023 tarihinde 1.000,00.-TL asıl alacak üzerinden KISMİ itirazın iptali davasını açmıştır. Davacı vekilinin 26.08.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini 171.337,50.-TL arttırarak 172.337,00.-TL üzerinden ıslah ettiği ve ıslah harcını aynı tarihte yatırdığı anlaşılmaktadır. İİK.nun 67. maddesinde itirazın iptali davalarının, borçlu itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği düzenlenmiştir. Kısmi itirazın iptali davası açıldığında ise ıslah talebinin dava tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Bu nedenle davanın 1.000,00.-TL üzerinden kabulü ise kalan 171.337,50.-TL'nin 1 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir (Emsal: Yargıtay 11.HD.nin 14.12.2021 tarih ve ... E.... K.)
Davacı icra inkar tazminatı talep etmiş ise de talebe konu alacak likit değildir. Kusur ve kasar oranlarının tespiti gibi hususlar davanın başında belirlenebilir değildir. Ancak yargılama sonunda netleştirilebilecek hususlardır bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 19. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 1.000,00.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Islah ile arttırılan bakiye 171.337,50.-TL'nin İİK.nun 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre yönünden REDDİNE,
Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40-TL olup, peşin alınan 179,90-TL ve ıslah harcı olan 1.550,00-TL olmak üzere toplam 1.729,90 TL harçtan mahsubu ile 1.114,50 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 5.191,25 -TL, bilirkişi ücreti 27.000,00-TL toplamı 32.191,25-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 186,79-TL'sinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 1.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 18,10-TL'sinin davalıdan, 3.101,90-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır