T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/477 Esas
KARAR NO: 2025/899
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2023
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının asıl işveren olarak bulunduğu ... bina dış cephe ve bina içi bir kısım işlerin yapımı için taşeron sözleşmesi ile işe başladığını, 26.07.2022 tarihli teslim tutanağı ile işi tamamlayarak teslim ettiğini, davaya konu alacakların iki ana başlık altında sınıflandırılabileceğini, birincisi faturalardan kaynaklı alacaklar, ikincisinin ise hakedişlerden kesilen %6'lık teminatın ödenmeyen kısmının yarısı olduğunu, müvekkilinin işleri tamamlanmasına rağmen 78.545,07 TL hakkedişin müvekkiline ödenmediğini, ... numaralı faturadan 2.000 TL, ... numaralı faturadan 76.545,07 TL alacak bulunduğunu, işbu hakedişlerde davalı yana e-fatura kesildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, ikinci alacak kalemi ise müvekkilinin hakkedişlerinin %6 sına tekabül eden 367.713,13 TL nin yarısı olan 183.856,565 TL'nin 28.06.2022 tarihli tutanakla iadesi uygun görülmüş ve 26.07.2022 tarihli tutanakta işin tamamlanmasına rağmen teminatın kalan yarısı 183.856,565 TL iade edilmediğini, sözleşme gereği bu alacak kaleminin de iade edilmesi gerektiğini, ... ili ...İlçesi Sosyal Güvenlik Merkezinde davacı müvekkiline ilişkin alt taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, SGK numarası ise ... olduğunu, ... 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla hem de arabuluculuk işlemleri ile davalının temerrüde düştüğünü, davalı tarafın borca itirazının haksız olduğunu, bu sebeple davanın kabulü ile ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, haksız ve dayanaksız olarak yapılan itiraz sebebiyle bedelin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında "..." imzalandığını, sözleşmenin konusunun "İnce İnşaat ve Harçlı İmalat" işlerinin yapılması olduğunu davacının işin yapımında taahhütlerini süresinde yerine getiremediğinden temerrüte düştüğünü, bu sebeple 31.09.2021 tarihinden itibaren günlük 7.000 TL gecikme cezası davacı için borç hesaplanması gerektiğini, davacının sözleşmede belirtilen %3 tutarından teminatının çözülmesi için gerekli şartların oluşmadığını,
davacının sözleşme ile üstlendiği işler nedeniyle tutanaklar tutulduğunu, tutanaklar uyarınca karışık alçı + saten çekilmesi ile merkezlerin tamamının elden geçirilmesi sebebiyle davacının nam-ı hesabına 79.504,00 TL (KDV dahil) masraf yapıldığını, teras ve havuz seramiklerinin yapılması işi işçilik bedeli, yapıştırıcı bedeli, daire içi seramiklerin tekrardan sökülüp düzeltilmesi, tavanda klima borularına verilen zarar ve yemekçiye olan borçlarının ödenmesi sebebiyle davacının nam-ı hesabına 56.640,00 TL
masraf yapıldığını, hak edişlerinden kesilmesi ve cezaların yansıtılması gerektiğini, davacının şantiyede üst işveren olan müvekkiline ait iki adet konteyner ve iki adet ranzayı alarak götürdüğünü, bunlardan dolayı 56.000 TL zararlarının bulunduğunu, davacının asma tavan imalatı sırasında klima borularına verdiği zarar sebebiyle davacının teminatlarından 8.260 TL kesinti yapılmasını, davacının sözleşme konusu işin yapımındaki eksikler ve müvekkiline verdiği zararlardan dolayı kesin kabul yapmaktan kaçındığın, davacının kesin teminatını iade alması için SGK ve Vergi Dairesinden ilişiksizlik belgesini ibraz etmesi gerektiğini, ancak davacının bu belgeleri ulaştırmadığını, tüm bu nedenlerle davacının borçları, verdiği zararlar, nam-ı hesabına yapılan işler ve sözleşme gecikme cezaları nedeniyle takas mahsup ve ödemezlik definin kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, takipte haksız ve kötüniyetli davacının alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, hak ediş faturaları, muavin defter dökümü, 28/06/2022 tarihli teminatın iadesine yönelik muvafakat yazısı, vergi kayıtları, Ba-Bs formları, ticaret sicil kayıtları, davacının tacir araştırmasına yönelik müzekkere cevapları, çek suretleri, tahsilat makbuzları, taraflar arasında imzalanan alt taşeronluk sözleşmesi, arabuluculuk tutanakları, tarafların ticari defterleri ve bilirkişi raporu celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Ticari Sözleşmeler Alanında Uzman Bilirkişi ..., Hak Ediş Konusunda Uzmanlığı Bulunan İnşaat Mühendisi..., Mali Müşavir Bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 19/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1) ... Alt Yüklenici Sözleşmesinin... A.Ş. arasında imzalandığı, imza tarihinin boş bırakıldığı, 2) Dava dosyası içeriğinde Sözleşmenin 8. Yer Teslimi Maddesinde belirtilen şekilde tutanakla yer teslimi yapıldığına dair bir belgenin olmadığı, 3) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün ... tarihli yazısında “... sivil numaralı ...Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin 27.02.2024 tarihi itibarı ile herhangi bir borcu olmadığının bildirildiği, 4) Sayın Mahkemece İlgili Vergi Dairelerinden Celp edilen yazıların incelenmesi sonucunda davacı ...’ ın ve ortağı olduğu tüzel kişilerin, davaya konu döneme ait herhangi bir vergi borcunun olmadığı vergi borçlarının bazılarının trafik cezaları olduğu, diğer vergi borçlarının dava dönemi sonrası Yıllık Gelir Vergisi, Damga Vergisi KDV ve gecikme zamları olduğu, davacının ... işi ile ilgili herhangi bir borcunun olmadığı, 5) Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile farkların tespiti sonucunda, davacının nezdinde tutulan 120 hesabın 19.10.2022 tarihindeki (-) 105.108,29 TL bakiye esas alınarak farkların cari hesap olarak yürütülmesi ile davacının davalıdan cari hesap alacağı olarak 27.420,97 TL, Teminat Kesintilerinden dolayı 183.856,59 TL olmak üzere toplam 211.277,56 TL alacağı olduğu, 6) Davacının düzenlediği faturaların davalı tarafından BA formunda beyan edildiği, ticaride ferlerine kaydedildiği, TTK’ nun 21/2 maddesinde belirtilen sekiz gün içerisinde itiraz edildiğine dair bir delilin olmadığı, dolayısı ile davalının faturaların içeriğini kabul ettiği, 7) Davacının düzenlediği faturalara davalı tarafından TTK’ nun 23. Maddesi ve TBK’nun 223. Maddesinde belirtilen sürelerde ve şartlarda faturalara geçerli bir itiraz yapıldığına dair bir delilin olmadığı, 8) Taraflar arasında imzalanan sözleşmede imza tarihinin boş olması, işe başlama taahhütnamesi ile belgelerdeki tarihlerin aynı olmaması ve Yüklenici ... A.Ş. tarafından yer teslimi tutanağının yapılmamış olması, bahsi geçen iş planının eklerde olmadığı, davacı ...’ın işe başlama tarihinin belirsiz olduğu sonucunu doğurduğu ve işi geç tamamladığına dair teknik belgenin olmadığı, 9) Son (5 No’ lu) hakediş faturası 07/04/2022 tarihinde düzenlenmiş olup, davacının işi anlaşılmış olan tarihten çok daha sonra tamamlama ihtimali olduğu, ancak bunu kanıtlayan herhangi bir hakediş belgesi, şantiye defteri, imalatların yapılma onayı gibi zamansal olarak işin geç tamamlandığını doğrulayan belgelerin bulunmadığının görüldüğü, 10) Taraflar arasındaki anlaşmaya göre, kayıtlı olması gereken şantiye defteri, imalat icmalleri ya da hakediş belgelerinin olmaması sebebi ile alt yüklenici ...’ın işi eksik/kusurlu yaptığına dair belgelerin olmaması sebebiyle, bunu gösterecek herhangi bir teknik detay olmadığı, 11) 10.06.2022 tarihli geçici kabul tutanağı ile davacı tarafın imalatlardaki eksiklerin belirlendiği, 26.07.2022 tarihinde ise bu imalatların tamamlandığına dair teslim tutanağı imzalanması dolayısıyla,...’ın eksik/kusurlu imalat yaptığına dair herhangi bir belge bulunmadığı, 12) 26.07.2022 tarihli Geçici Teslim Tutanağı’na göre, eksik işlerin bu belgede olduğu yazılı olup, ancak yapılıp yapılmadığının kesin teslim tutanağı dosyada görülemediği için bilinemediği, 13) Kesin kabul tutanaklarının olmadığı, sözleşmeye göre bu sorumluluğun Alt Yüklenici olan Galen Yapı İnşaat’ta olduğu, 14) Taraflar arasında imzalanan Garanti Sözleşmesinde imza alanında tek taraflı ve yanlış alanda imzalama yapılmasının, bu sözleşmenin geçersiz sayılma olasılığının olduğu. 15) Sözleşmenin Madde. 10 Programlar ve Yöntemler başlığı ile, Alt Yüklenici tarafından işin yapılması karşılığında ödenmesi gereken tutarların bulunduğu ödeme programının sözleşme maddelerine göre işbu sözleşmede bulunması gerekmektedir. Fakat ilgili dosyaya rastlanılamadığı, 16) Davacı ...’ın işi geç bitirmesi, eksik/kusurlu yapması, işe geç başlaması durumlarında ... A.Ş. tarafından cezai yaptırımlar bulunmaktadır. Ancak buna yönelik herhangi bir tutanağın, yaptırımın dosyada bulunmadığı, işbu sebeple işi kusurlu/veya geç bitirme durumunun olmadığı, 17) Fatura detayları ile gösterilmiş olan ek işlerin, davacı tarafın yapıp yapmadığı kesin olmamakla beraber, buna yönelik imalat, icmal belgesi olmaması nedeniyle kesin bir hakediş tutarının belirtilemeyebileceği, mali bilirkişi tarafından inceleme ve sonucun önemli olacağı, 18) Sonuç olarak; davacı alt yüklenici ...’ın işi eksik/kusurluyaptığına dair belgelerin olmaması sebebiyle, bunu gösterecek herhangi bir teknik detay olmadığı dikkate alındığında, davacının davalıdan cari hesap alacağı olarak 27.420,97 TL, Teminat Kesintilerinden dolayı 183.856,59 TL olmak üzere toplam 211.277,56 TL alacağı olduğu, 19) Sayın Mahkemece itirazın iptaline karar verdiği takdirde, takibin 211.277,56 TL asıl alacak olarak devam etmesi gerekeceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır ...'' şeklinde rapor sunulmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile hak edişlerden kesilen teminat alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ...'ın ticaret sicilde tacir olarak kayıtlı olduğu, VUK m.177/1. uyarınca davacının 1.sınıf tüccar ve bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olduğu, her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklandığı, 6100 s. TTK 4. ve 5. maddesi uyarınca eldeki itirazın iptali davasında nispi ticari dava gereği Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirlenmiştir.
... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, davacının takip alacaklısı davalının takip borçlusunun olduğu, davacının 262.401,63 TL asıl alacak ve 18.862,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 281.264,20 TL alacak için davalı hakkında icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının 17/07/2023 tarihinde İİK 67/1.maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiş davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı ...A.Ş.nin ana işveren olarak yapımını üstlendiği ... projesi işi için "ince inşaat işleri harçlı imalat"ın yapımı hususunda taraflar arasında alt taşeronluk/ eser sözleşmesi imzalandığı, akdi ilişkinin varlığı noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı - alt taşeron olarak eser sözleşmesi kapsamında üstlenilen edimin tamamlanarak işin teslim edildiğini, ancak bakiye iş bedeli ile geçici kabullerden kesilen teminatın yarısının ödenmediğini ileri sürdüğü, buna karşılık davalının işin süresinde teslim edilmediği, buna bağlı davacıya günlük 7.000 TL gecikme cezası uygulanması, hak edişlerden kesilen teminatın iadesi için şartların oluşmadığı, eksik ve kusurlu yapılan iş bedelinin hak ediş bedelinden düşülmesi, davalıya ait malzemelerin davacı tarafça götürülmesi sebebiyle zararının mahsup edilmesi gerektiğini savunduğu, meselenin halli teknik inceleme ve uzmanlık bilgisi gerektirdiğinden tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,bilirkişi kurulu tarafından sunulan 19/05/2025 tarihli rapor uyarınca taraflar arasında düzenlenen 26/07/2022 tarihli Tutanak ile geçici kabul eksiklikleri olarak 10/06/2022 tarihli tutanak ile davacı taşerona bildirilen ve tespit edilen tüm eksikliklerin ve ayrıca kusurlu imalatların (şap, alçı, sıva, seramik, mantolama, alçıpan vb..) davacı tarafından tamamlandığı / yerine getirildiği ve ana işveren davalıya teslim edildiğinin müşterek şekilde kabul edildiği, bu çerçevede eksik ve kusurlu imalatların geçici kabul öncesi davacı tarafa bildirilmesi ve davacı tarafından eksik ve kusurlu imalatların tamamlanarak işin teslim edilmesi karşısında hak edişten indirim yapılması talebinin yerinde olmadığı, öte yandan davalı tarafça eksik ve kusurlu imalatlara ilişkin bir kısım belge ve faturalar sunulmuş ise de anılan belgelerde davacının imzasının bulunmadığı, kaldı ki faturalarda belirtilen imalatların davacının (üstlendiği edimi kusurlu şekilde yerine getirmesinden) eylemi ile doğan zarar olup olmadığının dahi belirsiz olduğu, nitekim davacı taşeron dışında inşaat sahasında başkaca taşeronlar tarafından da öncesinde ve sonrasında çalışmalara devam edildiği, davalının tek taraflı olarak düzenlendiği faturalara ya da davalının imzasını taşımayan belgelere göre hak edişten düşme yapılması savunmasının dinlenmeyeceği / ispatlanamadığı, eser sözleşmesi m.7.de işin süresi davacı taşerona yer teslimi yapılması başlangıç olarak kabul edilerek plan süresine göre 31/09/2021 tarihi olarak belirlendiği ve sözleşme m.8.de işin süresinin yer teslim tutanağının imzalanması ile başlayacağının taraflarca kabul edildiği, ne var ki dava dosyasında taraflarca yer teslim tutanağının tanzim edilmediği, davalı tarafça yer teslim tutanağı ve iş planının dosyaya sunulamadığı, davalının işin süresinde teslim edilmediği savunmasının anılan sözleşme maddeleri uyarınca yer teslim tutanağı imzalanmadığı için dayanaksız olduğu ve ispatlanamadığı, öte yandan davacının imalatlara kesin olarak başladığı tarihin de belirsiz olduğu, kaldı ki sözleşme bedeli (4.500.000 TL) ile toplam hak ediş bedeli (8.419.361,67 TL) nazara alındığında sözleşme dışı ilave işlerin yapıldığının sabit olduğu, ilave işlerin ise işin tamamlanma süresini etkileyeceğinin açık olduğunu, bu noktada herhangi bir hak ediş belgesi, şantiye defteri, imalatların yapılma onayı vs... zamansal olarak işin geç tamamlandığını gösteren belge de bulunmadığı, buradan hareketle sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalının işin geç teslim edildiğini ve geç teslime bağlı sözleşme m.32.de gösterilen gecikme tazminatını talep hakkının da bulunmadığı, davalıya ait malzemelerin (iki adet konteynır + yatak) çalınarak götürüldüğü noktasında ispata elverişli hiçbir delil bulunmadığı, davalının delil olarak el yazısı ile yazılan ancak herhangi bir tarih ve imza içermeyen kağıda dayanarak zarar mahsubu talebinin nazara alınmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 28/06/2022 tarihli teminat iadesine ilişkin belgede davalının taşerondan kesilen %6 teminat bedeli olan 367.713,13 TL.nin yarısı olan 183.856,56 TL.nin iadesine muvafakat ettiği, esasen tarafların ticari defterlerinde müşterek şekilde bu tutarın davacı lehine alacak olarak kaydedildiği, bu çerçevede teminatın iadesini kabul ederek 28/06/2022 tarihli yazılı muvafakat belgesi düzenleyen ve kendi ticari defterlerine teminat miktarını alacak olarak kaydeden davalının SGK ve Vergi Dairesinden ilişiksiz belgesi getirilmediği için kabul ettiği teminatı ödemekten kaçınmasının haksız olup dinlenmeyeceği, davacının kendi ticari defter ve belgeleri uyarınca takip tarihi itibariyle davalıdan 262.604,85 TL alacaklı olduğu, davalının kendi ticari defter ve belgeleri uyarınca takip tarihi itibariyle davacıya 207.805,39 TL borçlu olduğu, hak ediş ile teminat bedeline yönelik faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, esasen faturalara davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, taraf defterleri arasındaki mutabakatsızlığın mali bilirkişi tarafından belirtildiği üzere 51.327,33 TL SGK Prim ödemesi ile 3.672,13 TL OSGB Hizmet Alım (İş sağlığı ve güvenliği) ödemelerinin davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, bu farkların cari hesap olarak yürütülmesi halinde davacının takip tarihi itibariyle 183.856,59 TL hak edişlerden kesilen teminat bedeli ve 27.420,97 TL bakiye iş bedeli olmak üzere davalıdan 211.277,56 TL alacaklı olduğu, öncelikle belirtmek gerekir ki tanzim edilen bilirkşi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle raporun içeriği denetlenerek mahkememizce hükme esas alındığı, diğer taraftan bilirkişi raporu sunulduktan sonra davacı vekili SGK primlerinden yüklenici olarak davacının sorumlu olduğunu ancak SGK primlerinin davalı tarafça ödenmesi sebebiyle bu ödemenin kendi(davacı) ticari defterlerinde gözükmediğini - muvafakatleri olmadığını beyan ederek davanın kısmen reddi halinde karşı vekalet ücreti verilmemesini talep etmiş ise de; eser sözleşmesi m.13.de SGK primlerinin ve maddede sayılan diğer giderlerin davacı - yükleniciye ait olduğu ancak davalının da lüzum görmesi halinde bu primleri ödeme yetkisinin bulunduğu, ödemenin davalı tarafça yapılması halinde ise davacının hak edişinden kesileceği kararlaştırılmış olmakla davacının beyanlarının eser sözleşme m.13 karşısında yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna karşı davalının gecikme tazminatı hesaplaması yapılmadığına ilişkin itirazlarının yukarıda açıklandığı üzere sözleşme m.7, m.8, m.32/5. uyarınca yer teslim tutanağı imzalanmaması, davacının imalatlara tam olarak ve kesin şekilde hangi tarihte başladığının belirsiz olması ve sözleşmeye konu işler ile sözleşme dışı işler sebebiyle iş programı da sunulmadığından ilave işlere bağlı olarak işin tesliminin gecikmesi ihtimali ve nihayetinde işin tesliminde davacının kusurlu olduğunun ispatlanamadığından davalının gecikme tazminatı talep etme hakkının bulunmadığı, esasen geçici kabulde yapılan işi ihtirazı kayıtsız ve çekincesiz olarak kabul eden davalının geç teslim olgusuna bağlı cezai şartı talep edemeyeceği, hasılı tarafların bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, mahkememizin 31/01/2024 tarihli celse 4. numaralı ara kararı uyarınca davacının icra takibinde yer alan işlemiş faizler yönünden de (harç eksikliği tamamlanmıştır) itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği, ancak takip öncesi işlemiş faize karar verilebilmesi için davalının icra takibinden önce temerrüte düşürüldüğünün ispatlanması gerektiği, ne var ki icra takibine konu fatura alacakları bakımından davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün davacı tarafça ispat edilemediği, bu halde TBK m.117 uyarınca davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, ayrıca davacı tarafça TTK m.1530.uyarınca ihtarnameye gerek olmaksızın davalının mütemerrit olduğu ileri sürülmüş ise de anılan Yasa hükmünün tedarik sözleşmeleri için geçerli olduğu, dolayısyla eser sözleşmeleri için anılan Yasa hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, hasılı davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği bu çerçevede hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, ayrıca alacak(fatura) likit ve muayyen olduğundan İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar bulunduğundan davacı lehine icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 211.277,56 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 211.277,56 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 14.432,37 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 3.074,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 11.357,52 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.074,85 peşin harç, 15.000 TL bilirkişi ücreti ve 167,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 18.242,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13.703,12 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 2.343,65 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 776,35 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2025
Katip
Hakim