T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/481 Esas
KARAR NO : 2025/842
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/07/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.03.2023 tarihinde sürücü ... idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı aracının ön kısımları ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada motosiklet sürücüsü müvekkili ... yaralandığını, trafik kazası sonucunda müvekkilinin bacağından ameliyat olmak zorunda kaldığını ve platin takıldığını, 23.03.2023 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde kendilerine ödeme yapmayarak 05.04.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli maluliyet, 50,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam şimdilik 150,00 TL maddi tazminatın 05/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde 28/12/2022 - 28/12/2023 tarihlerini kapsayan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 1.200.000 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kask takılı olup olmadığı incelenerek müterafık kusur indirimi talep etiklerini, SGK.dan ödemeler sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin SGK ‘nın sorumluluğunda olduğunu, dava öncesi temerrütten söz edilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, davacının trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu tıbbi tedaviye yönelik tüm hastane evrakları, ZMSS Poliçesi, hasar dosyası, sigorta şirketine başvuru belgeleri, ihtarname sureti, nüfus kayıt örneği, hizmet döküm cetveli, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazıları celp edilmiş, incelenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu 30/10/2024 tarihli adli tıp raporu ile özetle ve sonuç olarak; "... ve ... oğlu, 06.12.2001 doğumlu, ...’nin 06.03.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur ..." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Dosya, kusur durumunun tespiti ve maddi tazminatın hesaplanması amacıyla trafik kazaları kusur konusunda uzman Yüksek Makina Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ... ve Aktüerya Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 30/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1.Talep Konusu; 06/03/2023 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli maluliyet, 50,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam şimdilik 150,00 TL maddi tazminatın 05/04/2023 tarihinden itiabren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili talebi. 2.Talep Konusu Olay; 06.03.2023 günü saat 21.30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... Sokak üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşak mahalline geldiğinde yönetimindeki aracın ön kısmıyla; kontrolsüz kavşağa istikametine göre sağından giren müşteki sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, 3.Kusur Durumu; • ... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...’in %85 (yüzde seksenbeş) oranında asli kusurlu olduğu, • ... plaka numaralı motosikletin sürücüsü davacı ...’nin %15 (yüzde onbeş) oranında tali kusurlu olduğu, • Olayın meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında başkaca kusurlu kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı, İşbu rapor, dosyada mübrez raporlarda verilen görüş dahilinde hazırlanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6.Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 4.Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/10/2024 tarih ve 19950 nolu kararında; 06.12.2001 doğumlu, ...’nin 06.03.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, 5. Maddi Zarar; Davacı ...’ nin 06/03/2023 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; - 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 91.519,73 TL olduğu, Davacının kazanın oluşumunda % 15 oranında kusurlu olduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü ile talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 77.791,77 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya ödenen 28.203,30 TL geçici iş göremezlik ödemesinin tenzili ile davalı sigorta şirketinden 49.588,47 TL talep edilebileceği, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, - Davacının sürekli maluliyet zararının bulunmadığı, - Geçici veya sürekli olarak bir başkasının bakımına ihtiyacı olmadığının ATK – Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporunda belirtildiği, İstanbul BAM 9. HD ‘ sinin ... E....K. 04/04/2024 Tarihli Kararı; “…TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, poliçe bulunmaması halinde ise Güvence Hesabı'na aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının,poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. HD. ... E. - ... K. ve ... E. ...K.)…” denilmiştir. İstanbul BAM 9. HD. ...Esas ... Karar sayılı ilamında; “…Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, ... E. ve...K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta
şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. HD....E....K. ve ... E. ... K. sayılı kararları)…” denilmektedir. Yukarıda verilen güncel kararlar dikkate alındığında, hesaplanan geçici iş göremezlik zararlarının davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceğinin ... avans faizi ile birlikte (araç minibüs- ticaridir) talep edilebileceği... görüş ve kanaatlerimizi ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Davacı vekili 27/10/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; 50,00 TL Sürekli İşgöremezlik Zararı yönünden değer artırım talepleri olmadığını, 50,00 TL Geçici İşgöremezlik Zararı'nın 49.538,47 TL artırılarak 49.588,47 TL Geçici İşgöremezlik Zararı, 50,00-TL Bakıcı Gideri Zararı yönünden değer artırım talepleri olmadığını, toplamda 49.688,47 TL (50,00 TL sürekli işgöremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri, 49.588,47-TL geçici işgöremezlik olmak üzere) maddi tazminat bedelinin fazlaya ilişkin her türlü talep, ıslah, hak ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla 05.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesi uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle anılan Yasa hükmü uyarınca trafik kazasından doğan tazminat talepleri hakkında sigorta şirketlerine yazılı başvuru yapılmasının dava şartı olduğu, nitekim davacı tarafından dava açılmadan önce davalı ... Sigorta A.Ş.ye yazılı başvuru yapıldığı ve hasar dosyasının açıldığı, ancak davalının başvuruyu sürüncemede bıraktığı ve herhangi bir tazminat ödemesinde bulunmadığı, bu halde davacının dava öncesinde yazılı başvuru şartını yerine getirdiği anlaşılmakla, davalı vekilinin dava şartı yokluğuna ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
... ili ... ilçesinde 06/03/2023 tarihinde saat 21:30 sıralarında, davalı ... Sigorta A.Ş.nin ZMMS sigortacısı olduğu dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ...Sokaktan ... istikametine doğru seyir halinde iken ... Caddesi kavşağına geldiği sırada aracının ön kısımları ile... Caddesinden gelerek ... Caddesi istikametine seyir halinde olan davacı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması sonucunda çift taraflı trafik kazasının meydana geldiği, bahse konu trafik kazası nedeniyle davacı ...'nin yaralandığı anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazasının yaralanma ile sonuçlanmasından ötürü soruşturma ve kovuşturma da yürütülmüş, sigortalı araç sürücüsü şüpheli ... hakkında ... CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyasında 5237 s. TCK 89. maddesi düzenlenen taksirle bir kişinin yaralamasına neden olmak suçundan iddianame tanzim edilerek kamu davası açılmıştır. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile; sanık ...'in kavşağa girerken hızını ve mesafesini yol şartlarına uydurmadığı ve dört yönlü kavşakta sağ tarafından gelmekte olan araca ilk geçiş hakkını vermediği için kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanık ...'in TCK 89/1., 89/2-b, 62, maddesi uyarınca neticeten 150 gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak yasal şartların oluşması sebebiyle verilen cezanın 5271 s. CMK 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK 74). Ancak, hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıa bağlıdır. Dolayısıyla, hukuk mahkemesi hakimi, maddi olgularla bağlı olduğundan belirtilen bu hususları nazara almak zorundadır. Nitekim, Mahkememizce, ceza yargılamasındaki - maddi olgu trafik kazasının oluş şekline - bağlı kalınarak kusur tayini yapılmıştır
Sigortalı araç sürücüsü ...'in kavşağa girerken hızını ve mesafesini yol şartlarına uydurmadığı ve dört yönlü kavşakta sağ tarafından gelmekte olan araca ilk geçiş hakkını vermediği için trafik kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...'nin de dört yönlü kavşakta ilk geçiş hakkına sahip olduğu halde solundan yaklaşan kamyonetin mesafesini, konumunu ve hızını dikkate almadan seyrini sürdürmesi sebebiyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilmiştir / kanaatine varılmıştır.
Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur konusunda uzman Yüksek Makine Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ...'e tevdi edilmiştir. 20/03/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, ... plakalı sigortalı aracın - kamyonet sürücüsü ...'in dört yönlü kavşak kesiminde yolu ve çevresini etkin şekilde kontrol etmediği, sağ tarafından gelen motosikletin mesafesi, konumu ve hızını dikkate almadığı, kavşak kesimine yavaşlamadan girdiği, kavşak kesiminde sağ tarafından gelen ve ilk geçiş hakkına sahip olan motosiklete ilk geçiş hakkına riayet etmeyerek tedbirsiz şekilde çarptığından 2918 s. KTK 47/d, 51, 52/a,b, 57/a,b,c, 84/h. maddeleri uyarınca %85 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nin ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen bu hakkını kullanırken solundan çıkan kamyonetin mesafesini, konumunu ve hızını dikkate almadan seyrini sürdürmesi, kazaya engel olmak ya da savuşturmak adına zamanında etkili fren, manevra tedbiri uygulamadığından 2918 s. 52/a,b, 57/a maddeleri uyarınca %15 oranında tali kusurlu olduğu doğru bir şekilde ve somut olaya uygun olarak takdir ve tayin edilmiştir. Mahkememizin kusur dağılımı yönündeki tespiti destekleyen ve benimseyen uzman bilirkişinin 20/03/2025 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, sürücülerin ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden yapılan detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilmiştir.
Davacı trafik kazasında yaralanması sebebiyle maddi tazminat olarak geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı isteminde bulunmuştur.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacının yaralanması sebebiyle görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen tıbbi kayıtlar davacının muayenesi yaptırılarak ve Eğitim Araştırma Hastanesine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 30/10/2024 tarihli raporunda davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dokuz (9) aya kadar uzayabileceği, ancak fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyetinin bulunmadığı ve sürekli yahut geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığını tespit etmiştir. Adli Tıp Kurumu raporu 06/03/2023 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime elverişli olup, rapordaki maluliyet durumuna, iyileşme süresine ve sürekli yahut geçici olarak bakıcı ihtiyacı bulunmadığına dair tıbbi mütalaaya itibar edilmiş, bu tıbbi mütalaa hükümde esas alınmıştır.
Davacı vekili ATK maluliyet raporuna karşı itirazda bulunmuş ise de; itiraz dilekçesinin aksine tıbbi evrakların tamamının celp edildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından istenen güncel duruma ilişkin kayıtların dahi davacının hastaneye sevki sağlanarak ikmal ettirildiği, akabinde dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, davacının tüm tedavi süreci dikkate alınarak ve tedavi evrakları incelenerek maluliyet raporu oluşturulduğu, bu çerçevede eksik tahkikat ve inceleme bulunmadığı, maluliyetin tespitinde ise kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığından ve mevzuata uygun olduğundan itirazların reddine reddine karar verilmiştir.
Kusur durumunun tespit edilmesi ve kesin maluliyetin tayininden sonra dosya, maddi tazminat hesabı yapılması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından sunulan 20/03/2025 tarihli raporda, geçici iş göremezlik tazminatı 49.588,47 TL olarak hesaplanmıştır. Sürekli maluliyet oluşmadığından ve bakıcı gideri zararı bulunmadığından bu kalemler için ise hesaplama yapılmamıştır.
Aktüer raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması, özellikle kusur oranlarına göre hak edilen geçici iş göremezlik tazminatından SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemeler mahsup edilerek isabetli şekilde bakiye geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığından rapor hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Esasen, aktüer rapor içeriğine, hesaplama yöntem ve ilkelerine taraflarca itiraz edilmemiştir.
Ancak, kusur ve aktüer rapor birlikte alındığı için özellikle taraf vekilleri kusur noktasında ayrı ayrı itirazlarda bulunmuş, davacı vekili ceza mahkemesindeki kusur raporu ile işbu dava dosyasında alınan kusur raporunun çeliştiğini; davalı vekili ise davacı sürücünün kusur oranın daha fazla olması gerektiğini belirtmiştir. 6098 s. TBK 74. maddesi "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz" hükümlerini ihtiva ettiği, Mahkememizin beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da ceza davasında alınan kusur raporu - kusur değerlendirmesi ile bağlı olmadığı, dosya kapsamında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun maddi vakıaya uygun olarak kazanın oluş biçimi itibariyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, yapılan tartışmanın kusur noktasında bilimsel açıklamalar içerdiği, KTK ' da yer alan yasal geciktirici nedenlerin izah edildiği, alanında uzman İ.T.Ü.de görevli akademisyen ve yüksek makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edildiği, bu noktada rapora itibar etmeye engel bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla tarafların kusura yönelik itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davacı sürücünün trafik kazasında kaskının takılı olması sebebiyle davalının tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılması talebi de kabul edilmemiştir.
Davacı vekili maddi tazminata ilişkin 27/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunmuştur.
Trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü ...'in kusurlu olması nedeniyle zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.' nin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde 2918 s. KTK 3. ve 85. maddeleri uyarınca davacının uğradığı cismani zarardan sorumlu olduğu, aktüer bilirkişi tarafından hesap edilen geçici iş göremezlik- maddi tazminat miktarının poliçe limitleri dahilinde kaldığı, 2918 s. KTK 99. maddesi uyarınca davacı tarafından dava öncesi yapılan yazılı başvurunun 23/03/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, anılan Yasa hükmü uyarınca 8 iş günü hesap edildiğinde 05/04/2023 tarihinde temerrütün oluşuğu, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, öte yandan ... plakalı sigortalı aracın ruhsat örneği, ZMMS poliçesi ve trafik tescil kayıtları incelendiğinde kamyonet - ticari araç olduğundan talep uyarınca avans faizi uygulanması gerektiği anlaşılmakla davacının 27/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda ... için 49.588,47 TL geçici iş göremezlik tazminatın 05/04/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ancak davacının sürekli işgöremezlik ile bakıcı gideri talebi bakımından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyetinin bulunmadığı ve sürekli yahut geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı kesin olarak tespit edildiğinden davacının sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davacının 27/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacı ... için 49.588,47 TL geçici iş göremezlik tazminatın 05/04/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (49.588,47 TL) üzerinden alınması gereken 3.387,38 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan peşin alınan 269,85 TL harç ve 615,40 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.502,13 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 615,40TL tamamlama harcı, 429,50 TL posta masrafı, 5.400,00 TL adli tıp rapor ücreti ile 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.714,75 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 16.679,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarı geçmemek koşulu ile belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 3.113,72 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 86,28 TL'sinin davacılardan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2025
Katip
Hakim