T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/521
KARAR NO : 2025/698
DAVA : MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2023
KARAR TARİHİ : 20/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine bonoya dayalı olarak ... 25 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, takip tarihi itibari ile müvekkili şirketin bu bonodan dolayı davalı şirkete borcu bulunmadığını, takip dayanağı bononun teminat için verildiğini, ekte sunulan sözleşmenin teminatı olduğunu, müvekkili şirketin bono teminatı olan menkul malı davalı şirkete teslim ettiğini, ekte sunulan noter ihtarnamesinden de menkul malın davalı şirkete tesliminin yapıldığının kabul ve beyan edildiğini, buna rağmen davalı şirketin teminat olan bu bono için önce icra takibi başlattığını, akabinde de noter ihtarı ile sözleşmenin feshini ve menkul malın iadesini talep ettiğini, dolayısı ile sözleşme fesih edilmeden, menkul mal davalı şirket uhdesinde olmasına rağmen teminat mahiyetinde olan bonodan müvekkili şirketin borçlu olmamasına rağmen icra takibi yapıldığını belirterek, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... ilinde gayrimenkul projeleri geliştirme ve inşa etme konularında ticari faaliyet yürüttüğünü, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 1819 nolu parsel - ... Sokak adresinde kain tapulu arazisine konumlandırmak üzere 05.06.2023 tarihinde davacıdan 2 adet ... 100 model küçük taşınabilir ... sipariş ettiğini, gereken nitelikler ve tasarım içeriğine ilişkin anlaşma sağlandığını, taraflarca imza altına alınan sipariş formu-sözleşmeye göre davacının 16.06.2023 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiği 2 adet ... modelin en önemli özelliklerinin: plaka, ruhsat ve tip onay belgesi, konut tipi mekanik 1. sınıf ekipmanların bulunması olduğunu, KDV dahil toplam 1.100.000,00 (bir milyon yüz bin) Türk Lirası tutarında bedelde anlaşma sağlandığını, bu bedelin 600.000,00 (altı yüz bin) Türk Lirası’nın sözleşme tarihinde, kalan 500.000,00 (beş yüz bin) Türk Lirası’nın ödemesinin ise ürünlerin tesliminde yapılacağının kararlaştırıldığını, peşinatın 07.06.2023 tarihinde bu ödeye karşılık olarak emre muharrer senet (bono) alınmak suretiyle ödendiğini, 16.06.2023 tarihinde teslim etmesi gereken 2 adet ...model küçük taşınabilir ev sözleşmeye aykırı olarak ancak 09.07.2023 tarihinde ve yalnızca 1 adet teslim edildiğini, üstelik (cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilen) ayıplar tespit edildiğini, tutanak hazırlandığını, bu ayıpların davacının yetkililerine şifahi ve yazılı olarak defalarca bildirildiğini ancak anılan eksikliklerin ve ayıpların giderilmediğini, ikinci ürünün de teslim edilmediğini, bu nedenle zarara uğrayan müvekkilinin davacı tarafından keşide edilen emre muharrer senedin (bono) tahsil edilmesi amacıyla ... 25. İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyası üzerinden icra takibine konulduğunu, müvekkili şirketin, davacının yükümlülüklerine yerine getirmemesinden dolayı tahsil olunan bedelin iadesini talep etmekle birlikte ayıplı ve eksik olarak teslim edilen 1 adet ...model küçük taşınabilir ev (tiny house)’in Müvekkil Şirket’ten iade alınmasını istediğini, davacının yetkililerinin, müvekkil şirket’e herhangi bir bildirimde bulunmaksızın ve haber vermeksizin, rızası dışında herhangi bir bedel iadesi olmadan tapulu arazisine girmek suretiyle söz konusu evin alındığını, bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden "Nitelikli Hırsızlık" suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, davacı-borçlu taraf; kötüniyetli ve haksız olarak icra takibine itiraz gerçekleştirmiş ve işbu davayı açmış olup davacı borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Uyuşmazlık; sözleşmenin teminatı olarak verilen dava konusu bononun, edimlerin yerine getirilmesine rağmen (bedelsiz olmasına rağmen) icra takibine konu edildiği iddiasına dayanan borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır.
2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
Davalının ... 25. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 13/07/2023 tarihinde, davacı aleyhine, bonoya (600.000,00 TL Miktarlı 06/06/2023 Tanzim Tarihli,06/06/2023 Vade Tarihli Senet) dayanarak, 600.000,00.-TL asıl alacak, 7.146,58.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 607.146,58.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (... ) ödeme emrinin borçlu/davacıya 22/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 02/08/2023 tarihinde 60.000,00.-TL üzerinden kısmi menfi tespit davası açılmıştır.
Menfi tespit davası kısmi dava olarak açılamaz. Davacının bunda bir hukuki yararı yoktur (Emsal; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar, 02/03/2022 tarih ve ... Esas ...Karar, 09/02/2021 tarih ve ... Esas ...Karar, 19/11/2020 tarih ve ... Esas ... Karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 12/06/2020 tarih ve ... Esas... Karar). Bu nedenle tensiben eksik harcın tamamlattırılması istenmiş, HMK.rur 120.maddesi gereğince iki hafta kesin süre verilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 27 ve 32 maddeleri gereğince hiçbir işlem yapılmayacağı ve dosyanın işlemden kaldırılacağı, akabinde HMK'nın 150.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılacağı davacıya ihtar edilmiştir. Eksik harç yatırılana kadar işlemlerin durdurulmasına ve sair hususlarda harcın tamamlanmasından sonra bir karar verilmesi yönünde karar verilmiş, eksik harç 03.08.2023 tarihinde yatırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraflar arasında ticari ilişkinin (sözleşmenin) varlığı tartışma konusu değildir. Zira taraflar arasında 05.06.2023 tarih ve .. nolu sözleşme imzalandığı hususunda iki taraf ta mutabıktır. Davalı tarafından davacıya 2 adet .. sipariş verildiği, teslim tarihinin 16.06.2023 olarak belirlendiği, 1.100.00,00.-TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığı, 600.000,00.-TL davalı tarafından peşinat olarak ödeme yapıldığı, bu ödemenin teminatı olarak da dava ve takip konusu bononun verildiği, evin bir tanesinin teslim edildiği ancak ayıp ve eksiklikler nedeniyle evin iadesinin talep edildiği, davacı tarafından söz konusu evin (davalının iddiasına göre habersizce) iade alınarak götürüldüğü hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ve sözleşme nedeniyle peşinat olarak verilen bedelin teminatı olan senet bedelinin davacı tarafından davalıya ödenip ödenmediği, davacının bu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
... 25 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya borcunun 07.08.2023 tarihli reddiyatla 692.897,30 TL olarak kapatıldığı anlaşılmıştır. Böylece dava istirdat davasına dönüşmüştür.
Yukarıda ayrıntısı verildiği üzere taraflar arasında sözleşmeye konu 2 adet ... evin sözleşmede kararlaştırılan 16.06.2023 tarihinde davacı tarafından teslim edilmediği, 09.07.2023 tarihinde bir tanesinin teslim edildiği, davalının da aynı gün evi inceleyerek ayıpları tespit edip tutanak altına aldığı, fotoğraflarını çekerek görselleri aldığı,... tarihinde e-maillerle davacıya durumu bildirdiği akabinde ... 2. Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarnamesini göndererek 3 gün içinde 600.000,00.-TL peşinatın temerrüt faizi ile birlikte geri ödenmesini (iadesini) istediği ayrıca ayıplı ...'nin de masrafları davacı ait olmak üzere 1 gün içinde geri alınmasını aksi takdirde imha edileceğinin ihtar edileceği davacıya ihtaren bildirilmiştir. İhtarname 25.07.2023 tarihinde tebliğe çıkartılmıştır.
Davalı taraf, ellerinde bulunan bir adet ...'nin 27.07.2023 tarihinde yerinde olmadığını görünce yaptıkları araştırmada davacının kendilerinden habersiz gelerek evi götürdüklerini (şüpheli ... ile de görüşerek) öğrenmesi üzerine ... CBS'na suç duyurusunda bulunmuştur. Dosyada şüpheli sıfatıyla ifade veren... ifadesinde, şirketlerine 26.07.2023 günü e-tebligat geldiğini, evin 1 gün içinde kendileri tarafından geri alınması aksi halde imha edileceğinin yazdığını, kendilerinin de evi geri aldıklarını, kendilerine ödenen 600.000,00.-TL peşinatı da icra dosyasına yatırdıklarını söylemiş, bunun üzerine ... CBS 26.09.2023 tarih ve ... srş. ... K.sayılı KYOK kararı ile müştekinin ihtarı nedeniyle şüphelinin sattığı ürünü geri aldığı, hırsızlık olayının olmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı vermiştir.
Davacı vekili 18.09.2023 tarihli ara kararında da belirtildiği üzere, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına verdiği 15.08.2023 tarihli dilekçesinde "...Yukarıdaki esas sayılı dosyada müvekkil şirket yetkilisinin ekte örneğini sunduğumuz polise vermiş olduğu beyan gereği, icra takibinden sonra gönderilen ihtarname sonrasında bir adet menkul malın müvekkil şirket tarafından iade alınmış olduğunun beyan edilmesi nedeni ile icra hukuk mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi davalarımız ve haklarımız devam etmek kaydı ile dosyaya ödenen bedelden teslim alınan menkul mal bedeli olan sadece 600.000.TL'sinin alacaklı şirkete ödenmesini vekaleten saygı ile dileriz...." talebini içeren dilekçe vermiştir. İcra müdürlüğü dosyada, dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan talebi yerine getirmemiştir.
Davacı taraf bunun üzerine mahkememize vermiş olduğu 18.08.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; ... 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına verilen 15.08.2023 tarihli yazılı taleplerinde müvekkil şirket yetkilisinin ekte örneğini sundukları (yukarıda belirtilen) polis merkezinde vermiş olduğu beyanında icra takibinden sonra davacı şirket tarafından gönderilen ihtarname sonrasında bu ihtar gereği bir adet menkul malın teslim alındığını beyan ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin menkul malın teslim alındığına dair beyanı nedeni ile icra dosyasına ödenen bedelden, teslim alınan menkul mal bedeli olan 600.000 TL'nin alacaklı şirkete ödenmesinin talep edildiğini, icra müdürlüğünün mahkemece dosyaya ödenen bedelin alacaklıya ödenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği gerekçesi ile taleplerinin reddine karar verdiğini, dava dilekçemizde arz ettikleri talepleri devam etmek kaydı ile ve yukarıda anılan nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kısmen kaldırılmasına, 600.000 TL'nin alacaklı tarafa menkul mal bedeli olarak ödenmesini sağlamak için, tedbir kararının müvekkil şirket tarafından dosyaya ödenen bedelden sadece 600.000 TL'sinin alacaklı tarafa ödenmemesine dair kısmının kaldırılmasına, buna dair icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
Mahkememizce; Davacı vekili asıl alacak yönünden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ederken, asıl alacağa bağımlı olan fer'i alacak yönünden tedbir kararının devam etmesini istemektedir. Oysa hukukta bilinen genel ilkeler gereği fer'iler asla tâbidir. Asıl alacak ortadan kalkınca fer'iler de ortadan kalkar ilkesi gereği, asıl alacak üzerindeki tedbirin kaldırılmasına rağmen fer'i alacak olan faiz üzerindeki ihtiyati tedbir kararının devamına karar vermek usulen ve maddi hukuk açısından mümkün görülmemiştir. Zira asıl alacağın ödenmesine, davalı alacaklının ... 2. Noterliğinin ... yevmiye nolu (temerrüt) ihtarnamesinin 2 nolu bendi gereği karar verdiklerini bizzat davacı taraf söylemektedir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kısmen değil, tamamen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle mahkememizin 04/08/2023 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına (18.09.2023 tarihli ara karar ile) karar verilmiş, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 53.HD. 31.01.2024 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebini reddetmiştir.
Bunun üzerine yukarıda belirtilen icra dosyasına davacı taraf aldığı peşinat olan 600.000,00.-TL bono bedelinin tamamını faiz ve masrafları ile birlikte 692.897,30 TL olarak yatırarak icra dosyasını kapatmıştır.
Davacı vekili 29.01.2024 tarihli dilekçesi ile aldıkları peşinatı ödediklerini, bu kısmın konusuz kaldığı, bu kısımdan fazla ödenen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir. Zira senedin teminat senedi olduğu ve muaccel hale gelmeyen ve yargı kararı olmadan senedin tahsile konduğunu belirtmiştir. Diğer bir anlatımla davacı vekilinin peşinat olarak alınan ve dava konusu bonoya bağlanan 600.000,00.-TL'nin davalı tarafından tahsiline bir itirazı yoktur Sonuç olarak uyuşmazlık, faiz ve masraflar nedeniyle fazladan yatan 692.897,30.-TL üzerinde toplanmaktadır.
Davacı taraf, dava konusu senedin teminat senedi olduğunu, kambiyo özelliği olmadığından ve hakkında alacağı tanıyan bir mahkeme ilamı olmadan takibe konulamayacağını belirterek fazla ödenen kısmı talep etmektedir.
İşte bu konuda uzman görüşüne ihtiyaç duyulmuş ve bilirkişi heyetinden rapor almanın doğru olacağı düşünülmüştür.
Mahkememizce alınan 04.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Taraflar arasında 05.06.2023 tarihinde akdedilen eser sözleşmesi uyarınca davacının, 16.06.2023 tarihinde teslim etmesi gereken iki adet ...'tan birini gecikmeli olarak teslim ettiği, diğerini ise hiç teslim etmediği, ayrıca teslim edilen ürünün açık ayıplar içerdiği dosya kapsamında yapılan incelemede tespit edildiği, 600.000 TL tutarındaki bono, taraflar arasında sözleşme kapsamında yapılan 600.000 TL peşin ödemenin ve işin ifasının teminatı olarak düzenlendiği, ancak sözleşmede, bu teminat senedinin hangi koşullarda işleme konulacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi, teslim edilen ürünün ayıplı olması, ihtarla beraber ürünün iade alınması ve ikinci ürünün hiç teslim edilmemesi nedeniyle 600.000 TL tutarındaki teminat senedinin takibe konu edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılması ile birlikte teminatın alacaklıya ödenebilir hale geldiği, davalının 18.09.2023 tarihi itibariyle 768.331,89 TL tutarında alacaklı olduğu, bu kapsamda davacının 754.000 TL istirdat talebinin hukuka uygun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalıya teslim edilen evin açık ayıplarla dolu olduğu, bu ayıpların belgelendirildiği ve süresi içerisinde davacıya ihbarda bulunulduğu, daha sonra noterden çekilen ihtarname ile evin geri alınmasının istendiği, davacının da giderek evi (davacı ile görüşüp teslime ilişkin tutanak düzenlenmemiş ise de) davalının işyerinden geri aldığı, bu durumu savcılık soruşturmasında da kabullendiği açıktır.
Senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt olmadığı gibi sözleşmede de peşinat nedeniyle teminat senedi verildiğine ilişkin bir kayıt yoktur. Ancak taraflar davadaki beyanlarında verilen peşinatın güvencesi olarak takibe konu senedin verildiği konusunda mutabıktırlar. Bu nedenle herhangi bir yazılı delil veya belge olmasa da tarafların birbirlerini doğrulayan beyanlarına göre takip konusu bono peşinat olarak ödenen 600.000,00.-TL'nin teminatı olarak verildiği, bu nedenle teminat senedi olduğunun kabulü zorunludur.
Buna rağmen söz konusu bono icra takibine Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmıştır. Bunun üzerine davacı borçlu ... 14.İHM.ne başvurarak, takip konusu senedin teminat senedi olduğunu belirterek takibin iptalini veya durdurulmasını istemiş, davalı alacaklı ise senedin teminat için verildiğini kabul etmesi nedeniyle 29.02.2024 tarih ve... E.... K.sayılı kararı ile icra dosyasının infaz edilmiş olmasına rağmen hakkın özünden vazgeçilmediği gerekçesi ile takibi durdurmuştur.
Görüldüğü üzere dava ve takip konusu bononun teminat senedi olduğuna dair hiç bir yazılı belge, delil bulunmasa da tarafların beyanları nedeniyle ile teminat senedi olarak kabul edilmiştir. Aynı şekilde yine davacı borçlunun, kendisine gönderilen ihbar nedeniyle davalıya sattığı ürünün ayıplı olmadığını söylememektedir. Dava dilekçesinde bu hususa değinmemiştir. Sadece davalının cevap dilekçende bu iddiaların dile getirilmesinden sonra cevaba cevap dilekçesinde bir cümle ile ürünün ayıplı olmadığını söylemiştir. Oysa davamız basit yargılama usulüne tabi olup, davalının ayıp iddialarının kabul edilmediğini dava dilekçesinde açıklaması gerekmektedir. Davacı vekilince ... 25. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına verilen 15.08.2023 tarihli yazılı taleplerinde ve mahkememize vermiş olduğu 18.08.2023 tarihli beyan dilekçesinde peşinat karşılığı verdiği senet bedeli dosyaya yatırarak bu bedelin davalı alacaklıya ödenmesini istemiştir. Diğer bir anlatımla ayıp iddialarını kabul etmiştir. Böylece geriye dönük olarak teminat senedine konu olan borç muaccel hale gelmiştir. Davalının ayıp konusundaki iddiaları davacı tarafından reddedilmediği gibi, söz konusu beyanlarla da eylemli olarak kabul edilmiş durumdadır. Zaten bu durum bilirkişi heyet raporu ile de sabittir. Davacı tarafından teslim edilen evin ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava ve takip konusu bononun muaccel olmadığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiş, bu nedenle ödenen faiz ve masrafların istirdatının talebi mümkün görülmemiştir. Kaldı ki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava ve takip konusu senedin hangi koşullarla takibe konulabileceği yönünde de bir açıklık yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.024,65-TL ve tamamlama harcı 9.343,89-TL toplamı 10.368,54-TL harçtan mahsubu ile 9.753,14 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 95.071,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır