T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/61 Esas
KARAR NO: 2024/94
DAVA: İtirazın İptali (Rekabet Yasağı Anlaşmasına Aykırılıktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/08/2022
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Rekabet Yasağı Anlaşmasına Aykırılık Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkette 08.09.2021 tarihinde ruhsatlandırma uzman yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, iş ilişkisinin 06.06.2022 tarihinde davalının iş yerinden mazeret bildirmeksizin ayrılması ve aynı gün ... 9. Noterliği'nin ...yevmiye numaralı istifanamesi ile bildirerek istifa etmesine kadar devam ettiğini, davalı tarafın istifanamesine cevap olarak müvekkili tarafından ... 27. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamede davalının üzerine zimmetli her türlü şirket ekipmanı eşya, bilgi ve şifrelerin devredilmesi, cezai şart ve huzurdaki davaya konu ihbar tazminatı ile eğitim bedellerini ödemesi konusunda ihtar edildiğini, davalı tarafın gönderilen ihtarname uyarınca herhangi bir ödeme yapmaması üzerine ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takibe davalı borçlu tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulması üzerine iş bu davanın açıldığını, davalının müvekkili şirkette çalışmaya başlamasıyla müvekkili şirketin satım stratejileri, portföyü, ürün formülleri, müvekkili şirket ve müvekkili şirketin hizmet verdiği ve hizmet aldığı 3.kişilere ait gizli bilgilere ve şirketin faaliyetlerine ilişkin bir çok bilgiyi edinme imkanı sağlandığını, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesi uyarınca bazı yükümlülükler altında bulunduğunu, davalının 09.06.2022 tarihinde sosyal medya hesabında müvekkili şirketin iş ilişkisi içerisinde bulunduğu ... firmasında işe başladığını paylaştığını ve sözleşme hükümleri uyarınca rekabet yasağına aykırı davrandığını ilan ettiğini, davalı tarafın akdedilen iş sözleşmesi uyarınca rekabet yasağı yükümlülüğünü yerine getirmediğini, istifa etmesinin ardından ihbar süresine uymayarak müvekkili şirketle birebir aynı iştigal alanında faaliyet gösteren ve müvekkili şirket ile iş ilişkisi mevcut olan ... firmasında işe başladığını, bu nedenle sözleşmede belirtilen 50.000,00 TL tutarındaki cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine ... 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin 7/2. maddesinde yer alan rekabet yasağı anlaşmasının geçersiz olduğunu, iki yıllık süre şartının ve coğrafi alan sınırlamasının Anayasada düzenlenen "Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti"ne aşırı bir sınırlama getirdiğini, müvekkilinin çalışabileceği muhtemel tüm bölgelerin geniş bir şekilde yazıldığını, ayrıca kozmetik danışmanlık hizmetleri ile ibaresi rekabet yasağının içeriğinin belirsiz hale getirildiğini, bu nedenle 6098 s. TBK 445/1.maddesi uyarınca rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz olduğunu, aksi düşünce halinde ise davacı şirketi ile müvekkilinin halen çalıştığı .. A.Ş.'nin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ticari sırların diğer şirkete taşındığı ve davacı şirketin zararına olarak hareket edildiği noktasında somut bir delil olmadığını, varsayıma dayalı muhtemel bir tehlike ile ceza koşulunun talep edilemeyeceğini, son olarak tüm bu hususların dışında ceza koşulunda takdir yetkisi kullanılarak indirim yapılması gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, hizmet döküm cetveli, ... 9. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı istifanamesi ve tebliğ şerhi, ... 27. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, şirketlerin faaliyet alanlarına ilişkin ticaret sicil kayıtları, sosyal medya kayıtları, özlük dosyası, belirli süreli iş sözleşmesi, ek protokoller, rekabet yasağı anlaşması, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, alanında uzman öğretim üyesi bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... Rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği, nitekim dasyaya mübrez sözleşmeden de açıkça anlaşıldığı üzere, taraflar arasında akdedilen “Belirli Süreli İş Sözleşmesi”nin bu geçerlilik şartını taşıdığı, Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için aranan ikinci şartın, işçinin fiil ehliyetine sahip olmasına ilişkin olduğu; dosyaya mübrez belgelerden davalının, sözleşme kurulduğu sırada ayırt etme gücüne sahip olmadığına ve hakkında herhangi bir kısıtlılık kararı bulunduğuna ilişkin bir ibareye rastlanmadığı, akdedilen “Belirli Süreli İş Sözleşmesinin" davalı ... için 08.09.2021 tarihi itibariyle fiil ehliyetine ilişkin aksi husus gündeme gelmedikçe geçerlilik koşulunu taşıyacağı, Rekabet yasağı sözleşmesinin diğer bir geçerlilik şartının rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olmasına bağlandığı; bunun söz konusu olabilmesi için ise, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olmasının gerektiği, Davalının, davacı şirkette ruhsatlandırma uzmanı puzisyonunda çalıştığı; ruhsatlandırma uzmanı sıfatını haiz olan davalının, davacı şirtkelin iş sırrını ve/veya müşteri portföyünü bilmesinin, bu bilgilere vakıf olmasının kaçınmaz bir husus olarak değerlendirilemeyeceği, TBK m.445 uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin ne kadar süre ile hangi türden işleri ve nerede veya nerelerde yapamayacağı konuları düzenlenmiş olması gerektiği; dosyaya sunuları İş Akdi Protokolündeki rekabet yasağının, süre bakımından “24 ay” ile; coğrafi olarak "... ili, ...,..., ..., ... Bölgeleri dışında kalan alanlar” ve nihayet konu olarak ise "aynı veya benzer görevleri yerine getirecek Şekilde (kozmetik danışmanlığı hizmetleri)" ile sınırlandırıldığı, Taraflar arasındaki sözleşme hükmünün süre yönünden TBK m. 445 hükmüne bir aykırılık taşımadığı, ancak ilgili sözleşme hükmünün yer hakımından uygun almayan sınırlamalar içerip içermediği hususunun da irdelenmesi gerektiği; zira ilgili hüküm uyarmca davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında olarak *... ili, ..., ...,...., ...” dışında kalan bölgelerde faaliyet göstermesinin mümkün kılındığı, Şayet Muhterem Mahkemece taraflar arasında akdedilen protokoldeki yer sınırlamasının “(...) davalı tarafın imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığı (...)" yönündeki Yargıtay ilamı nazara alınmak suretiyle kanun hükmüne aykırı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında sorumlu olamayacakları ve bu kapsamda kendisinden herhangi bir cezai şartın talep edilemeyeceği, Şayet Muhterem Mahkemenizce taraflar arasında akdedilen protokoldeki yer sınırlamasının “(...) Sözleşmede; yasağın uygulanacağı yer bakımından bir sınırlama bulunmadığı anlaşılmakta ise de davalının istifadan sonra çalışmaya başladığı İşletmenin faaliyet adresi gözetilerek, TBK 445/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir müdahale yapılmak suretiyle sözleşmenin rekabet yasağıma ilişkin bölümünün geçerli hale getirilmesi mümkündür. İlk derece muhkemesince, tarafların sözleşme yapma iradesine uygun olarak, makul bir coğrafi alan yönünden davacının faaliyet alanı olarak ... İli ile sınırlandırılarak geçerli sayılması gerektiği, davalının yasak sürede aynı iş kolunda, işe başlaması nedeniyle, sözleşmedeki rekabet yasağı kuralının ihlal edildiği, davacının davalı işçinin pozisyonu nedeniyle önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı mevcut olduğu (...)” yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 13.10.2020 tarihli ilamında ulaşılan sonuçla aynı kanaatte olunması halinde davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında sorumlu olacağı ve bu kapsamda cezai şartın talep edilebileceği, Muhterem Mahkemece TBK m. 445 uyarınca sözleşmenin yer yönünden sınırlama hükmünün daraltılarak davacının çalışma bölgeleri ile sınırlı olduğu kanaatinde olunması halinde sözleşme hükmü geçerli olarak kabul edileceğinden sözleşmede öngörülen cezai şartı talep edilebilmesinin mümkün olabileceği, bu halde taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5. maddesi nazara alındığında; davalıdan 50.000,00 TL cezai şarl bedelini talep edebileceği ,.. sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, rekabet yasağı anlaşmasına aykırılıktan doğan cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı ..., 08/09/2021 - 06/06/2022 tarihleri arasında davacı ... A.Ş.' de ruhsatlandırma uzman yardımcısı olarak çalışmış, ... 9. Noterliğinin ... tarihli istifanamesi ile işinden istifa ederek davacı şirketteki çalışmasını sonlandırmıştır. Davalı, davacı şirketteki çalışmasını 06/06/2022 tarihinde istifa ile sonlandırdıktan üç gün sonra, 09/06/2022 tarihinde bu sefer dava dışı ... A.Ş.'de ruhsat süreç uzmanı olarak çalışmaya başlamıştır.
Davacı, kendisi ile aynı alanda faaliyet gösteren ve iş ilişkisinin bulunduğu .... A.Ş. firmasında davalının aynı poziyonda işe başlamış olması nedeniyle rekabet yasağına yönelik sözleşme uyarınca davalıya ... 27. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesini göndermiş, huzurdaki davaya konu cezai şartın ödemesi konusunda ihtarında bulunmuştur. Davalı tarafça herhangi bir cezai şart ödenmemesi ve ihtara da cevap verilmemesi üzerine, davacı ... 16. İcra Müdürlüğünün ...sayılı icra dosyasında davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmış, davalının takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı, davalı ile akdedilen iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık sebebiyle cezai şart isteminde bulunmaktadır. Nitekim bu hususta, taraflar arasında akdedilen ve varlığı tartışmasız olan 08/09/2021 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesinin 7/2. ve 7/5. maddesine dayanmaktadır.
Rekabet yasağına ilişkin olarak, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye bakılması zorunludur.
Belirli Süreli İş Sözleşmenin 7/2. maddesi "Personel, işverenin yanında edindiği bilgilerin şirketin ticari faaliyeti açısından önemi nedeniyle; bu bilgilerin üçüncü kişilere ulaşması ve bihassa rakip şirketler tarafından edinilmesi durumunda işverenin ticari faaliyetlerine zarar verme riski yüksek olduğundan, iş sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin, işveren ile aynı yahut benzer iş kolunda faaliyet gösteren rakip bir firmada iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 24 ay müddet ile aynı veya benzer görevleri yerine getirecek şekilde (kozmetik danışmanlığı hizmetleri) ... ilinde, ..., ..., ..., ... bölgelerinde çalışamaz, ortak olamaz, danışmazlık - müşavirlik vb. ad altında hizmet veremez..."
Belirli Süreli İş Sözleşmenin 7/5. maddesi " Rekabet yasağına ilişkin ...belirtilen hükümlere aykırı davranan personelin, bu maddeye aykırı davranışının tespit edilmesi halinde iş sözleşmesi bildirimsiz ve tazminatsız sona erdirilebilir. Personel, işverenin bu davranışının sonucunda uğradığı zararının tamamının tazmininin yanı sıra 50.000 TL nakdi cezai şart olarak ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder..." şeklinde düzenlenmiştir.
Belirli Süreli İş Sözleşmesinin 7/2. ile 7/5. maddesi rekabet yasağı anlaşmasına ilişkin olarak; rekabete aykırı davranışlar ve yaptırım noktasında yorum gerektirmeyecek kadar açık düzenlenmiştir.
Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir (TBK 444). Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. (TBK 445)
Anılan Yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, rekabet yasağı anlaşmasının taraflar arasında yazılı olarak düzenlendiği, işçinin fiil ehliyetine sahip olduğu, rakip bir işletmede çalışmanın rekabet yasağı hali olarak sözleşmede taraflarca kararlaştırıldığı, davalı işçinin ruhsatlandırma uzman yardımcısı olması sebebiyle davacının müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğu, bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirket bakımından önemli bir zarara sebep olacak nitelikte olduğu, rekabet yasağına ilişkin hükümde il ve bölge bakımından sınırlandırma yapıldığı, rekabet yasağının 24 ay süre ile sınırlandırıldığı, hasılı rekabet yasağının 6098 s. TBK 444. ve 445. madde hükümleri uyarınca mahkememizce geçerli ve bağlayıcı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı vekilinin savunmaları kapsamında; sözleşmenin 7/2. ve 7/5. maddesi genel işlem koşulu ve sözleşme hürriyeti açısından değerlendirildiğinde; bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK’da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’ya, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır. Tek seferlik bir anlaşma için hazırlanan sözleşme metni için genel işlem koşulundan söz etmek mümkün değildir. Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir. Bununla birlikte, bir sözleşmede, bütün hükümlerin tartışılarak sözleşmeye konulduğuna ilişkin kayıt konulması, TBK m. 20/3. maddesi uyarınca, onları tek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkartmayacaktır. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin 08/09/2021 tarihinde başladığı, 06/06/2022 tarihli davalının istifanamesi tarihine kadar davalının sözleşme metnine itiraz etmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin; davacı tarafça birçok hukuki ilişkiye uygulanmak üzere hazırlanmış sözleşme niteliğinde görülmeyip sadece taraflar arasındaki iş ilişkisine özel düzenlenmiş bir sözleşme niteliğinde olduğu anlaşılmakla sözleşme maddesinin genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davalı vekili tarafından rekabet yasağı içeren iş sözleşmesinde genel işlem koşullarının bulunduğu savunulmakla birilikte bu husus kanıtlanamamıştır. Kaldı ki, sözleşmenin şekli anlamda da TBK'nın 20. maddesinde belirlenen unsurları içermediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, TBK'nın 445. maddesinde düzenlenen geçersizlik hali özel norm niteliğinde olup kesin hükümsüzlük olarak değerlendirilemez. Hakimin müdahalesi ile giderilebilecek bir hükümsüzlük hali olduğunun kabulü gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/12450 E. 2016/6672 K.)
Rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün geçerli olması sebebiyle, davalı vekilinin aksi yöndeki beyanlarına yukarıda açıklanan gerekçeler ve Yasa hükümleri karşısında itibar edilmemiştir.
Davalı özelikle ve ayrıca süre ile kapsam yönünden de geçersizlik savunmasında bulunmuştur. Sözleşme hükmünün 24 aylık süre bakımından Yasada belirtilen süreyi zaten aşmadığı, bu nedenle süre bakımından herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı açıktır. Bölge (coğrafi alan) bakımından yapılan düzenlemesinin ise "İstanbul ili dışında" geniş olduğu görülmekle birlikte kapsam (coğrafi alan) bakımından sınırlandırma yapılmasının 6098 s. TBK 445/2. maddesi hükmü uyarınca Mahkememizin takdirinde olduğu, Mahkememizce bu takdir hakkı uyarınca kapsam bakımından yapılan sınırlandırmada ise, özellikle davacı ile rakip şirketin her ikisinin İstanbul ilinde faaliyet göstermesi, davacının işten ayrıldıktan aynı ilde faaliyet gösteren rakip şirkette çalışmaya başlaması, şirketlerin faaliyet alanlarının benzerliği ve birbiri ile iş ilişkisi bulunması sebebiyle rekabet yasağı anlaşmasının sınırlandırılarak yalnızca İstanbul ili için geçerli olduğu kabul ve takdir edilmiştir.
Nitekim, yargı uygulamasına bakıldığında:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/295 E. 2017/3142 K. sayılı ilamında:
"...6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre ‘Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.’ Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Bu bakımdan mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin içerdiği süre ve coğrafi koşullar bakımından geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, TBK 445/2 hükmü değerlendirilmeksizin verilen hüküm bu yönden isabetli görülmemiştir...."
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/4879 E. 2019/6273 K. sayılı ilamında:
"...Yerel mahkeme ve istinaf dairesince, ''şirketin Türkiye sınırları içinde faaliyet gösterdiği coğrafya dahilinde'' ibaresinin bir çoğrafi alan sınırlaması içermediğinden işçinin ekonomik mahvına sebep olacağı gerekçesiyle davacı istemlerinin reddine karar verilmişse de, mahkemenin sözleşmedeki bu hükmü TBK'nın 445/2. "Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve bu değerlendirme sonunda işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de göz önünde tutmak suretiyle hakkaniyete uygun biçimde, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir" maddesi uyarınca değerlendirmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir...."
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5818 E. 2022/9113 K. sayılı ilamında:
"... davalının, davacı nezdindeki işinden ayrıldıktan sonra rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen 2 yıllık süre içinde davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, davacı şirketin ve davalının sonradan çalıştığı iş yerinin ...'da bulundukları, davalının, sonradan çalıştığı şirketteki görevinin, davacı şirketteki görevi ile benzer olduğu, bu itibarla rekabet yasağına aykırılığın gerçekleştiği, her ne kadar rekabet yasağı sözleşmesinde yer bakımından sınırlama yok ise de hakimin TBK'nın 445/2. maddesi kapsamında, yer yönünden rekabet yasağını ... ili sınırladığı, rekabet yasağına aykırılığın gerçekleşmesi için mutlaka somut bir zararın doğmasının aranmayacağı, davacının 50.000 TL talep ettiği, mahkemece de bu meblağın hüküm altına alındığı dikkate alındığında davalının cezai şarttan indirim yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı..."
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi 2020/1805 E. 2023/1680 K. sayılı ilamında:
"...Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için coğrafi sınırlama yapılması zorunlu olmakla birlikte eğer sınırlama yapılmamışsa coğrafi sınır tüm Türkiye'dir. Dava konusu sözleşme coğrafi sınır içermemesi nedeniyle tüm Türkiye'yi kapsadığından TBK'nın 445/2. maddesi uyarınca hakim tarafından kapsam olarak yani coğrafi sınır yönünden sınırlandırılmalıdır. Sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun görülmüştür. Davalı, ...'da davacının iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün ... İli için geçerli olduğunun kabulü gerekir. Davalı ...'daki çalışması için rekabet etmeme taahhüdünde bulunduğuna ve işten ayrıldıktan sonra da İstanbul'da rakip bir firmada çalışmaya başladığına göre, rekabet yasağı hükmünün geçersiz olduğunun ileri sürülmesi aynı zamanda TMK.'nın 2.maddesine de aykırıdır...."
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi 2020/1577 E. 2023/1073 K. sayılı ilamında:
"...davacı ile aynı sektöründe çalışan başka firmaların Marmara bölgesi dışında taşra yapılanmalarının olduğu yasada öngörülen coğrafi sınırın belirlenmiş olduğu bu açıdan taraflar arasında yapılan sözleşmenin işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek mahiyette olduğunu kabul imkanı yoktur. Yine sözleşme yasada istisnai haller dışında en uzun süre olarak belirlenen iki yıl süre ile sınırlanmış olmakla sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin TBK 444 vd. maddelerine aykırılık içerdiğinin de kabulü mümkün değildir. Kaldı ki TBK 445/2 maddesi düzenlemesi ile hakime aşırı nitelikte görülen rekabet yasağının kapsam ve süresini sınırlama imkanı da verilmiş olmakla..." şeklinde mahkememiz takdirini destekleyen ve hakkaniyet uygun olduğu vurgulanan yüksek mahkeme kararları ve uygulamaları mevcuttur.
Bu aşamada belirtmek gerekir ki, rekabet yasağına ilişkin uyuşmazlık hakkında, Meselenin halli özel bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştır.
Uzman bilirkişi 26/10/2023 tarihli raporunda, rekabet yasağı anlaşması yazılı olarak yapıldığı için şekil şartları yönünden tamam olduğunu, işçinin fiil ehliyetine sahip olduğunu, davalının davacı şirkette ruhsatlandırma uzmanı olarak çalışması sebebiyle davacı şirketin iş ve üretim sırları ile müşteri çevresine vakıf olduğunu, rekabet yasağı kapsamında süre ve coğrafi alan bakımından sözleşmede sınırlandırma yapılmış olduğunu, süre bakımından sınırlandırmanın Yasaya uygun olduğu mütalaasında bulunmuştur.
Mahkememizce, bilirkişinin isabetli tespit ve değerlendirmeler içeren 26/10/2023 tarihli bilirkişi raporundaki mütalaasına yukarıda açıklanan gerekçelere, ilave olarak iştirak edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, bilirkişi raporunda coğrafi alan bakımından yapılan sınırlandırmanın ise takdirinin mahkememize ait olduğu ifade edilmiş, TBK 445/2. maddesi uyarınca sözleşmedeki bölgeler yönünden davacının çalışma bölgesi ile sınırlandırılma yapılması halinde ise ceza koşulunun geçerli olacağı, bu halde sözleşmenin 7/5. maddesi uyarınca davacının 50.000,00 TL ceza koşulunu talep edebileceği söylenmiştir. Nitekim, mahkememizce yukarıda gösterildiği üzere "..takdir hakkı uyarınca kapsam bakımından yapılan sınırlandırmada ise özellikle davacı ile rakip şirketin her ikisinin ... ilinde faaliyet göstermesi, şirket faaliyet alanlarının benzerliği ve birbiri ile iş ilişkisi bulunması sebebiyle rekabet yasağı anlaşmasının bu sınırlandırma uyarınca yalnızca ... ili için geçerli olduğu takdir edilmiştir." denilerek cezai şartın geçerli olduğu belirtilmiştir (Yukarıda sayılanlardan başka kararlar için bakınız. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/2082 E. 2020/5672 K, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/13653 E. 2017/6322 K.; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2018/1930 E. 2020/984 K.)
Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ...A.Ş.' nin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, yapılan incelemede farklı iştigal alanlarının yanı sıra, aynı ve benzer çalışma konularının da olduğu görülmüştür. Aynı ve benzer çalışma alanlarının yanı sıra, taraf beyanları ve tanık anlatımları uyarınca adı geçen şirketler arasında ticari ilişki de bulunmaktadır. Bu bağlamda, aynı çalışma alanları yönünden birbirine rakip sayılan bu işletmelerin, davalının, davacı şirketteki işinden ayrılarak dava dışı rakip şirkette çalışmaya başlaması ile birlikte rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin 7/2. maddesi uyarınca davalının sıfatı, konumu, görevi de gözetilerek davacı açısından ticari faaliyetlerine zarar verme riskini içermektedir. Rekabet yasağına aykırılığın gerçekleşmesi için mutlaka somut bir zararın doğmasının aranmayacağı muhakkaktır. Nitekim, rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırlarını bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/3705 E. 2019/1860 K.). Diğer taraftan; dava dışı ... A.Ş. tarafından ibraz edilen 08/06/2023 tarihli beyan dilekçesinden de görüleceği üzere, dava dışı şirketin bakım ve kozmetik marketi alanında hizmet verdiği, davacı şirket ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davalının dava şirkette sisteme kozmetik ürünlerinin formüllerini sisteme girdiği, ruhsatlandırma süreç uzmanı olarak çalıştığı, davalının davacı şirketteki iş tanımı ve görevleri ile dava dışı şirketteki çalışmasının aynı olduğu, aynı görevleri yerine getirdiği, bu itibarla rekabet yasağı anlaşmasının 7/2. maddesi uyarınca koşulların oluştuğu, öte yandan dava dışı ... firması davalının kendilerinde çalıştıkları süre boyunca yerel tedarikçilerle görüşme sağladığı bildirdiğinden, davalının, davacının müşteri çevresi / portföyü ve yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğundan bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirket bakımından somut bir zarara sebep olacak nitelikte olduğu da anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar, Mahkememizin kabulü ve emsal içtihatlar uyarınca; taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin 7/2. maddesinin geçerli olduğu, davalı tarafından sözleşmenin 7/2. maddesinde belirtilen rekabet yasağının "davacı ile aynı / benzer iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada iş sözleşmesinin sona erme tarihinden yalnızca üç gün sonra aynı görevleri yerine getirecek şekilde ve rakip işletmelenin aynı yerde bulunduğu İstanbul ilinde (TBK 445/2. mahkememizce yapılan sınırlandırma) ruhsatlandırma uzmanı olarak çalışmaya başlamakla ihlal edildiği sonucuna varılmış, davalının davacı şirkette ruhsatlandırma uzmanı olarak çalışması sebebiyle tanık anlatımları da nazara alınarak davacının müşteri çevresi (formül sahibi tüm müşteriler, bunlara ait gizli bilgiler, teknik belgeleri, resmi kurumlarla yapılan yazışmaları, iş yapılan tedarikçiler de dahil), üretim sırları (davacı ürün formülleri, gizli bilgileri, dökümantasyon) ve davacının yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğu, bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirket bakımından önemli bir zarara sebep olacak nitelikte olduğu noktasında duraksama bulunmadığından, davacının sözleşmenin 7/5.maddesi uyarınca 50.000,00 TL ceza koşulunu davalı taraftan talep edebileceği kanaatine varılmıştır. ( İstanbul BAM 12. HD. 2018/1930 E. 2020/984 K.)
Davalı vekili cezai şart yönünden cevap dilekçesinde; indirim talebinde bulunduğundan ayrıca açıklama yapılması zorunludur. Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK 182). Somut olay bakımından yapılan incelemede, davalının 2022 yılı Haziran ayında istifa etmeden önce son olarak davacı şirketten 2022 yılı Mayıs ayında aldığı maaşın özlük dosyası incelendiğinde 5.250,00 TL olduğu görülmüştür. Sözleşmenin 7/5. maddesinde cezai şart tutarı 50.000 TL olarak kararlaştırılmış olup, davalının maaş bilgisi, şirketteki pozisyonu ve görevi, ruhsatlandırma uzmanı olması sebebiyle davacının iş ve üretim sırları ile müşteri portföyüne hakim olması, bu bağlamda bu bilgiler nedeniyle davalının verebileceği zarar riskinin yüksekliği gözetildiğinde edimler dengesi ve hakkaniyet uyarınca 50.000 TL cezai şartın fahiş olmadığı kanaatine varılarak, cezai şart tutarından indirim yapılması yoluna gidilmemiştir.
Son olarak, ... 27. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalı ...'e 16/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, ihtarnamede cezai şartın ödenmesi için davalıya 3 (üç) iş günü mehil verildiğinden 22/06/2022 tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşmiştir. Temerrüt tarihi olan 22/06/2022 tarihinden icra takip tarihi olan 30/06/2022 tarihine kadar işlemiş yasal faiz tutarı 98,63 TL olarak mahkememizce hesap edilmiştir. Bu bağlamda, icra takibinde her ne kadar 135,62 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de, açıklanan nedenlerle takip öncesinde hak edilen işlemiş faiz tutarı 98,63 TL olduğundan davacının fazlaya ilişkin faiz talebi kabul edilmemiş, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 50.000 TL Asıl Alacak ve 98,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.098,63 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca alacak (ceza koşulu) likit ve muayyen olduğundan İİK 67/2. maddesindeki yasal koşulların oluşması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 16. İcra Müdürlüğünün ...lı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 50.000 TL Asıl Alacak ve 98,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.098,63 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen alacağın ( 50.098,63 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (50.098,63 TL) üzerinden alınması gereken 3.422,23 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 605,51 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.816,72 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 605,51 TL peşin harç, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 549,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.654,76 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.652,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (50.098,63 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 36,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 799,41 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 0,59 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır