T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/672 Esas
KARAR NO : 2025/216
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.12.2022 tarihinde saat 18:35 sıralarında ...Kavşağında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile yine aynı yönde aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yol üzerinde bulunan brandaya aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kolluk kuvvetleri tarafından kazanın KTK Madde 19 kapsamında davalının sorumluluklarını yerine getirmemiş olması nedeni ile kusurlu bulunmuş olduğunu ,kaza nedeni ile müvekkili aracının da ciddi hasar meydana gelmiş olduğunu, kaza nedeni ile ön ve arka tamponun kırılmış olduğunu, ayrıca 3 lastik zarar görerek sol ön far kırılması, sol çamurluk ve bagaj kısmında hasar meydana gelmiş olduğunu, ön ve arka tamponun özel üretim olduğunu, bu hususun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, kazada müvekkilin kusurunun bulunmadığını, hasarın müvekkili tarafından karşılanmış olduğunu, ayrıca tamir süresince aracın kullanılamamış olduğunu, ve aracın değer kaybetmiş olduğunu, bu vs. nedenler ile şimdilik 5.000,00 TL değer kaybı tazminatının ( Belirsiz Alacak) , 10.000,00 TL hasar bedelinin ve 2.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle söz konusu otoyolda müvekkilin her türlü tedbiri aldığını, söz konusu otoyolda yük taşıyan kamyonların ve benzeri araçların mevzuata uygun güvenlik önlemleri almamaları nedeni ile zaman zaman yola yük parçalarının düştüğünü, bu nedenle trafik devriye ekiplerinin 7 gün 24 saat otoyolu kesintisiz kontrol ettiklerini, ancak söz konusu cisimlerden haberdar olunduğunda reaksiyona yönelik çok kısa bir sürenin geçmesinin kaçınılmaz olduğu, kaza tespit tutanağının müvekkilin yokluğunda tanzim edilmiş olduğunu ve kabul etmediklerini ,oysa ki sürücülerinde kazada etkiler bulunması gerektiğini, bu kapsamda kusur incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkili zarar arasında nedensellik bağının kurulamamış olduğunu, ayrıca değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, sadece faturalar baz alınarak hasar ve değer kaybı tespiti yapılamayacağı, ibraz edilen faturaların fahiş olduğunu, ayrıca davacının sigorta şirketlerinden ödeme alıp almadığı hususlarının irdelenmesi gerektiği, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi talep etmiştir.
Davacı vekili 20/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; bilirkişinin dosya kapsamında yapmış olduğu incelemeye göre müvekkilinin hasar miktarı alacağının 8.184,60 TL, değer kaybı alacağının 15.000,00 TL ve kazanç kaybı mahrumiyet alacağının 4.875,00 TL olarak hesaplandığını, müvekkili adına taraflarınca talep edilen 5.000,00 TL değer kaybı alacağının, bilirkişilerce hesaplanan 15.000,00 TL üzerinden, müvekkili adına taraflarınca talep edilen 2.000,00 TL kazanç kaybı mahrumiyet alacağının, bilirkişilerce hesaplanan 4.875,00 TL üzerinden, hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı mahrumiyet bedelleri için toplamda 29.875,00 TL üzerinden taleplerini ıslah ettiklerini, ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne, alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, 29/12/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasara ilişkin onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin otoyol işleteni şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Dava Türüne İlişkin;
6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının, onarım bedelinin ve ikame araç bedelinin miktarlarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. Nitekim bu doğrultuda davacı vekili tarafından sunulan 20/01/2025 tarihli dilekçenin dava değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 29/12/2022 tarihinde saat 18:35 sıralarında ...Kavşağında sürücü...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile, yine aynı yönde aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile, yine aynı istikamet ve yönde seyir halinde olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken belirtilen mevkiiye gelindiğinde yol üzerinde bulunan brandaya araçlarının ön kısımları ile çarpmaları neticesinde üç araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna ve Davalının Sorumluluğuna İlişkin;
Dava konusu olayda, davalı ...A.Ş.'nin yolun işletilmesinden sorumlu şirket olarak, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli önleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri alması/aldırtması, trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlaması zorunluluğu var iken yükümlülüğüne yeteri seviyede uymadığı, zira daha önce de söz konusu kaza mahallinde benzer şekilde meydana gelmiş olan olaylar bulunduğu dikkate alındığında kazanın meydana gelmesinde ve zararın oluşmasında tam kusurlu olduğu, dava konusu kazanın yol üzerinde trafik güvenliğini tehdit eden brandanın araçlara çarpması şeklinde meydana gelmiş olduğundan ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve...plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun kusursuz oldukları kanaatinin bildirildiği, kusur raporunun dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olup hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Kazanın meydana geldiği yerin davalı tarafından işletilen erişme kontrollü karayolu (otoyol) olup, 2918 sayılı KTK'nın 3.maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu (otoyol - ekspresyol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur." denilerek tanımlandığı, bu kapsamdaki yolların işletilmesini üstlenen şirketin kendisi tarafından işletilen yolun, niteliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlü olduğu, taşıt yoluna düşen brandanın kazaya neden olduğunun kanıtlanması sebebiyle, yolun işletilmesini üstlenen firmanın, yolda bulunmaması gereken bir brandanın neden olduğu bir kazada, brandanın düşmesinde kendisinin kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan zarardan sorumlu olduğu (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi 13/11/2024 tarih ... Esas ...Karar), yola düşen brandanın kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin tespitin, işletme sorumluluğu olan davalının kusursuzluğunu kanıtlayabilmesi için yeterli olmadığı, buna göre kazaya, davalı tarafından işletilmekte olan yola düşen brandanın neden olmuş olmasına, yolun niteliği gereği davalının taşıt yolunda can ve mal güvenliği yönünden gerekli teknik önleme ve işaretlemeleri yapma yükümlülüğünün bulunmasına, brandanın düşmesinde kendisine izafe edilebilecek kusur olmadığının kanıtlanamamış olmasına, erişme kontrollü yolda, hız limitleri, kazanın oluş şekli nazara alındığında kazanın meydan gelmesinde araç sürücüsünün de kusuruna yönelik delil de olmaması nazara alındığında, davalının meydana gelen zararın tamamından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir.
Değer Kaybı Hesabına İlişkin;
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi... Esas ...Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli ...Esas ... Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ... Karar) kabul edilmektedir.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacıya ait ticari minibüsün kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değerinin 945.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarılmış ikinci el rayiç değerinin 930.000,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen değer kaybının 15.000,00-TL olduğu, bununla birlikte araçta kaza sebebiyle meydana gelen hasarın 8.184,60-TL olduğu kanaati bildirildiğinden ve rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığından anılan istemlerin kabulü gerekmiştir.
Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacıya ait aracın yerine başka bir taşıtın ikame edilmesi için yeterli olan 5 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın olay döneminde günlük 1.500,00-TL'den toplam 7.500,00-TL olduğu, günlük 525,00-TL'den hesaplanan amortisman payı düşüldüğünde ikame araç bedelinin toplam 4.875,00-TL tutarında olduğu, kazadan kaynaklanan davalının bu zarar kalemi yönünden sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Herhangi bir ihtara yahut ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem failinin haksız eylem tarihi itibariyle temerrüde düşeceği anlaşıldığından kaza tarihinden itibaren talep gibi yasal faize hükmetmek gerekmiş, yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Hasar bedeli olan 8.184,60-TL, değer kaybı bedeli olan 15.000,00-TL ve araç mahrumiyet bedeli olan 4.875,00-TL toplamı 28.059,60-TL maddi tazminatın haksız eylem tarihi olan 29/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (28.059,60-TL) üzerinden alınması gereken 1.916,75-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 290,32-TL peşin harç ve 719,73-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.010,05-TL harcın mahsubu ile eksik olan 906,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 290,32-TL peşin harç ve 719,73-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.010,05-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.265,75-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 5.885,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 28.059,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına hesaplanan ve takdir olunan 1.815,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 2.930,41-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 189,59-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/03/2025
Katip
¸ e-imzalıdır
Hakim
¸ e-imzalıdır