T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/687 Esas
KARAR NO : 2025/182
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... poliçesi ile sigortalı, ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca 30.09.2022 tarihinde davalı borçlu ... A.Ş.'nin sigortacısı, ... Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı araçla İstanbul ile TEM otoyolunda seyir halindeyken maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı aracın arka kısmında meydana gelen 19.839,13 TL onarım bedelli tazminatın 18.10.2022 tarihinde ödenerek TTK 1472. madde hükmü gereği sigortalısının haklarına halet olduğu, davalı borçlu ...'ın kazanın meydana gelmesinde 96100 oranında kusurlu olduğu, KTK 57, 84 maddelerine atıf yapıldığı, rücuen tazminat alacağı olan 19.839,13 TL tutara 18.10.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı borçlu alehine ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yasal süresi içinde itiraz ettiği, itirazların haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olduğu, itirazın iptali için başvurulan arabuluculuk toplantısında anlaşılamadığı, dava açma zarureti hasıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... 23. İcra Müdürlüğü'nün....Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Cevap; Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç kiralama işiyle iştigal ettiği, müşterisi ...A.Ş.'ye kiraladığı ... plakalı aracın ...'ın idaresinde iken 30.09.2022 tarihinde ... ili TEM otoyolunda davacı sigorta şirketinin sigortalısı ...'ün idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olması sebebiyle uyuşmazlığın ortaya çıktığı ve husumetin yöneltildiği, aracın üçüncü kişileri bağlayacak güçte ve uzun dönemli olarak kiraya verilmesi nedeniyle sorumluluğu bulunmadığından müvekkili şirket bakımından pasift husumet nedeniyle davanın reddi gerektiği, müvekkiline ait ... plakalı aracın... tarihli...numaralı araç kiralama sözleşmesi ve 04.02.2022 tarihli 00167-03 numaralı ek protokol ile dava dışı ... A.Ş.'ye 12 ay boyunca uzun dönem olarak kiralandığı, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bilgilendirme yapıldığı, ... kaydını sundukları, kira sözleşmesi süresi sona erdikten sonra ...tarihli ... numaralı ikinci bir araç kiralama sözleşmesi ve ... tarihli ... numaralı ek protokol ile 12 aylığına daha kiralandığı, kira bedellerinin dava dışı kiracı şirket tarafından müvekkili şirkete fatura karşılığında ödendiği, ...A.Ş.'nin aracı uzun dönem kiraladığı ve işleten sıfatının geçtiği, önce 09.02.2022-09.02.2023, sonrasında 09.02.2023-09.02.2024 tarihleri arasında olmak üzere toplam 24 ay süreyle... A.Ş.'ye kiralanan ve teslim edilen aracın... A.Ş.'nin kullanımındayken ve sözleşme süresi içerisinde kazanın meydana geldiği, müvekkili şirketin zilyetliği ve işleten sıfatının .... A.Ş.'ye devrettiği, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceği gibi sorumluluğuna da gidilemeyeceği, uzun dönem araç kiralamalarında malikin işleten sıfatının ortadan kalktığı ve dolayısıyla tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, KTK 3, 85 maddelerine, Yargıtay 17, 19 Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, taraf sıfatına sahip olmayan müvekkili şirket aleyhine hüküm verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğu, davanın işleten sıfatına sahip...A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın husumet yönünden reddine, davanın uzun dönem kiracı olan ...A.Ş.'ye ihbarına, haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, yargılama giderkeri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Cevap; Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın hasara ilişkin olarak ...A.Ş.'ye 78.095,17 TL, diğer zarar gören ... plakalı aracın hasarı için başvuran ...'a 5.800,00 TL, anlaşmalı tedarikçiye ...'ye 779,57 TL, ...'ya 44,84 TL, ...'e 2.358,82 TL, ...'ya 521,71 TL ödeme gerçekleştirildiği, davacının ileri sürdüğü sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olduğu, davanın reddi gerektiği, KTK 109. maddesine atıf yapılarak dava konusunun zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açıldığı, müvekkili şirketin ZMM sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu, en doğru ve geçerli tespit için hem ATK trafik İhtisas Dairesi'nden hem de KGM Fen Heyeti'nden rapor alınması gerektiği, kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması, KGM'nin kazaya etki edebilecek yol kusuru ve teknik arızanın olup olmadığının belirlenmesi, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, kaza tutanağında bu hususlara ayrıntılı müvekkilinin KDV'den sorumluluğu bulunmadığı, hesaplamanın KDV dahil edilmeden yapılması, tazminat hesabında eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması, tazminata parça ve işçilik iskontosu uygulanması, bu oranın en az 9630 olması gerektiği, ZMS Genel Şartları B.2 maddesine atıf yapıldığı, icra takibi haksız ve kötü niyetli başlatıldığı için davacı aleyhine icra takibine konu alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız davanın reddine, davacının 9620'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, dava ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Cevap; Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; 30.09.2022 tarihinde meydana gelen kazada TEM otoyolunda seyir halindeyken maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı aracı kullandığı, davalı ... Tic. A.Ş.'den kiralandığı ve iş amaçlı kullanmak için kendisine teslim edildi; sigortasının davalı ... tarafından yapıldığı, zararın ... A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiği, KTK 95/2 ve genel şartların 4/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücüye karşı İleri sürülmesinin mümkün olmadığı, olay tarihinde olması gereken mesafede ve hızda seyir halinde gittiğini, hızla çarpıp öndeki araçlara hizla vurup diğer araçlara öarpmalarına ve hasar vermelerine sebebiyet verdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı, tutanak tutulduğunda ilk defa kaza yaptığı için kazanının psikolojisi ile imzaladığını, fotoğraflara bakıldığında ... plakalı aracın ön kısmında o kadar büyük hasarın oluşması için hızın ve çarpma etkisinin büyük olması gerektiği, araçlara arkadan çarpması ile davacı yanın öndeki aracına kayarak çarpmasının bu kadar hasar oluşturmayacağı, kaza tutanağında ... plakalı aracın kendi beyanı ile güney yolu sol şeritten giderken kaza anında fren yapıp duramayarak öndeki araca çarptığını belirttiği, zincirleme kazada öndeki araca 7. sırada arkadan çarpmanın etkisi ile davacı tarafa hasar vermesinin mümkün olmadığı, zaten 4. Sırada önündeki araçlara çarptığı, olay yerine gelen trafik polisi ekibinin de kazada ilk dört araçtan ayrı tuttuğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Cevap: İhbar olunan ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı aracı ...Tic. A.Ş.'den kiralayarak şirket işleri için çalışanı ...'a teslim edildiği, 30.09.2022 tarihinde TEM otoyolunda zincirleme trafik kazası oluştuğu, aracın trafik sigorta ve kaskosunu...tarafından yaptırıldığı, zararın karşılanması için trafik sigortası bulunduğu, müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığı, davanın reddi gerektiği, zararın poliçe kapsamı dahilinde davalı ... A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiği, zincirleme trafik kazasının hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması, KGM'nin kazaya etki edebilecek yol kusuru, teknik arıza olup olmadığı, yolun yapısı ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek hususun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, kaza tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediği, kazaya karışan araçların arka arkaya olmadıkları, hasarın müvekkili şirkete yöneltilmesinin illiyet bağının nasıl kurulduğunun tespiti gerektiği, ... plakalı aracın ön kısmında o kadar büyük hasarın oluşması için seyir halindeki hızının ve çarpma etkisinin büyük olması gerektiği, ...'ın zincirleme kazada diğer araçlara arkadan çarpması ile ... plakalı aracın öndeki araca kayarak çarpmasının bu hasarı oluşturmayacağı, önündeki araca 7. Sırada çarpmanın etkisi ile 4. sırada olan ... plakalı araca hasar vermesinin mümkün olmadığı, trafik polisinin zincirleme kazada ilk dört aracı ayrı değerlendirdiği, ...'ın idaresindeki 7. sırada olan aracı bu ilk 4 araçtan ayrı tuttuğu, kusur durumunun ve hasarın gerçek değerinin belirlenmesini talep ettikleri, icra takibinin haksız ve kötü niyetli başlatıldığı, davacı aleyhine 9620'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri diğer hususlarla birlikte belirtilerek davacının itirazın iptali davasının reddi ile 9620'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu,
24/10/2023 tarihli araç mahrumiyet raporu,
29/03/2024 tarihli araç mahrumiyet raporu,
... 23. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, eksper rapor bilgisi,
... İl Emniyet Müdürlüğü'nden resmi yazışma evrakı, ...nolu belge,
... Anonnim Şirketi'nden poliçe sureti celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazası sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelin karşı araç sürücüsü, işleteni ve sigortacısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra Takibine ve Hak Düşürücü Süreye İlişkin;
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalılar aleyhine, 02/02/2023 tarihinde, 19.839,13-TL asıl alacak ve 530,70-TL faiz toplamı olan 20.369,83-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... Şirketi'nin malik ve ...'ın sevk ve idaresinde olduğu ... plakalı aracın 30.09.2022 tarihinde ... A.Ş'ye sigortalı... plakalı araçla karışmış olduğu trafik kazası neticesi T.T.K. 1472 hükmü ve... hasar dosyası gereğince doğan rücu alacağı" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, yasal süresinde olan davalı ... Şirketi'nin 20/02/2023, davalı ...'ın 21/02/2023 ve davalı ... Şirketi'nin 20/02/2023 tarihli itirazları ile takibin durduğu, davalılar tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 19/10/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Somut Olaya İlişkin;
Uyuşmazlık konusu olayda, 30/09/2022 tarihinde, toplam yedi aracın karıştığı zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, olayın taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, ...A.Ş. tarafından ... vadeli ... numaralı ZMS (trafik) sigorta poliçesi ve davacı ... A.Ş. tarafından 09/10/2021-09/10/2022 vadeli ...numaralı tüm oto genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobilde meydana gelen hasar sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 18/10/2022 tarihinde 19.839,13-TL ödeme yapıldığı ve işbu davanın zarardan sorumluluğu bulunduğu iddia edilen ... plaka sayılı araç sürücüsü, işleteni ve sigortacısı aleyhine rücuen tahsil amacıyla yürütülen icra takibine itirazların iptali maksadıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.
Kaza tespit tutanağı ile uyumlu şekilde tanzim edilen bilirkişi raporu ile, olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otomobil ile seyir halinde iken aksine davranarak otoyolun azami hız sınırlarında uygun olsada ilerisinde trafik kazası yaşanan araçların ve bu araçların arkasında trafik gereği yavaşlayıp duran taşıtların bulunduğu yolun icap ve şartlarına uygun olmayan bir hızla zamanında yavaşlamadan yaklaşan, duran taşıtları, mesafe ve konumlarını, fren-stop ışıklarını, kendi hızını dikkate almayan, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen, fren tedbiri ile zamanında yavaşlamayan, emniyetli takip mesafesini korumayan, ön kesimleri ile ön ilerisinde meydana gelen ilk kaza nedeniyle duran taşıtların arkasında herhangi bir temasa neden olmadan zamanında yavaşlayarak durmakta olan ... plakalı otomobilin arka kesimlerine çarparak çarpışmanın şiddeti ile savrulmasına, bu aracın savrularak önündeki ... plakalı otomobilin arka kesimlerine, bu aracın da savrularak önündeki ilk kazaya ön ekesimleri ile karışmış ... plakalı otomobilin arka kesimlerine çarpmasına neden olan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalı sürücü ...'ın dava konusu ... plakalı otomobilin arka kesimlerinde meydana gelen dava konusu zararın doğduğu ikinci çarpışmanın gerçekleşmesinde %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmakla davalılar ... Şirketi ve ...'ın söz konusu rücu istemine ilişkin tam sorumlulukları bulunduğu değerlendirilmiştir.
Onarım Bedeline ve Rücu Şartlarına İlişkin;
6102 sayılı TTK'nın “Halefiyet” kenar başlıklı 1472. maddesinde, “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, kaza tarihinde davacı ... A.Ş.'ye kasko sigortası ile sigortalı, ...'e ait ... plaka sayılı ve (...) şase numaralı hususi otomobilin olay tarihi döneminde yetkili servis ortamında gerçekleştirilmesi mümkün hasar onarım bedelinin; iskontosuz KDV hariç 19.779,79-TL, KDV dahil 23.340,15-TL, makul düzeyde iskontolu KDV hariç 18.264,31-TL, KDV dahil 21.551,88-TL olduğu, somut onarımın yedek parçalarda ve işçiliklerde %15 oranında sağlanan iskonto oranları ile KDV dahil halde 19.839,13-TL bedel ödenerek tamamlandığı, daha ekonomik, zarar ve ziyandan sorumluluğu bulunanların lehine bir durum olarak belirginleştiği, kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarına göre davacı sigorta şirketi tarafından rücuen talep edilebilir hasar onarım bedelinin 19.839,13-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, nitekim davacı tarafından 18/10/2022 tarihinde sigortalısına yapılan ödeme miktarının da bu tutarda olduğu, yapılan ödemeden fazlası bakımından zenginleşilemeyeceği ve davacının anılan tutar kadar rücu talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Davalılar ... Şirketi ve ...'ın Sorumluluklarına İlişkin;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih ...Esas ... Karar, 22.2.2012 tarih ... Esas ...Karar, 16/1.2013 tarih ... Esas... Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih ... Esas ... Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Ancak buna yönelik bir iddia ve ispat söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketinin de zarardan tam sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davacı taraf, icra takibini davalı sürücü ve sigorta şirketi aleyhine başlattığı, davalı araç sürücüsü ve sigortacısının açıklanan kanun hükümleri gereği müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, davacının zararının davalılardan tahsilini istendiği, buna göre zararın belirlenmesinde kusur oranları gözetilerek araç sürücüsü ve sigortacısının sorumluluklarının araç sürücülerinin kusurları oranında sorumluluk olduğu belirlenmiş ve bu ilkelere göre tazminatların %100 oranında tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ...Şirketi'nin Sorumluluğuna İlişkin;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2018 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararında özetle, "...2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir." denilmiştir.
Bu kapsamda, davalı ... Şirketi tarafından karşı tarafı ihbar olunan ...Şirketi olan ve ... plaka sayılı aracı da içerir kira sözleşmesi sunulduğu, sözleşme içeriğine göre araç kiralama süresinin 12 ay olduğu, ibraz olunan kira sözleşmesinin uzun süreli olup 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olduğu, ekonomik yararlanmanın davalı şirkette değil ihbar olunan şirkette olduğu, kira sözleşmesinin İl Emniyet Müdürlüğü Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS)'te kayıtlı olduğu ve resmi olarak bildirildiği, bu nedenle, davalı ... Şirketi'nin işleten sıfatının kaza tarihinde ortadan kalktığı anlaşılmakla, davalının işleten sıfatı ile sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Faiz Talebine İlişkin;
Davacı sigorta şirketinin rücu istemi yönünden ödeme tarihi olan 18/10/2022 tarihinden itibaren faize hak kazanacağı ve işlemiş faiz talebinin icra takip tarihi olan 02/02/2023 tarihinine dek olması gerektiği, faiz bu suretle hesaplandığında 523,43-TL olarak tespit edildiği anlaşıldığından ödeme emrindeki faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
A)Davacı tarafından davalı ... Şirketi aleyhine "itirazın iptali" ve "takibin devamı"na yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine,
B)Davacı tarafından davalı ... Şirketi ve ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine yürütülen ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 19.839,13-TL asıl alacak ve 523,43-TL faiz toplamı olan 20.362,56-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak olan 19.839,13-TL'ye takip tarihi olan 02/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Davalı ... Şirketi'nin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen ve dava konusu edilen dava değeri (20.362,56-TL) üzerinden alınması gereken 1.390,97-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.121,12-TL harcın davalı ... Şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın davalı ... Şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 13.256,00-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 13.251,27-TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 20.362,56-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirmişse de, dava, trafik kaydına dayanılarak açılmış olup, adı geçen davalının aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığına ilişkin savunması üzerine davanın husumet yönünden reddine karar verildiğinden, trafik kaydına göre davanın adı geçen davalıya yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmadığından, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına (Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi 26/04/2018 tarih ve ...Esas ... Karar),
10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.198,86-TL'sinin davalı ... Şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen,
b)Davanın red oranına isabet eden 1,14-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/03/2025
Katip
¸ e-imzalıdır
Hakim
¸ e-imzalıdır