T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/688 Esas
KARAR NO : 2024/880
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/06/2017
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/252 Esas - 2023/311 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine mahkememiz tevzi edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu 14/06/2014 tarihinde gerçekşen trafik kazasında davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde iken yolun sağında bulunan müvekkiline yaya olarak kaldırımda yürüdüğü sırada çarptığını belirterek, söz konusu trafik kazası ile müvekkilinin basit tıbbi tedavi ile iyileşemeyecek vücudunda 4.derecede hayat fonksiyonlarını etkileyecek kemik kırığına ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğunu,, bu sebeplerden ötürü tazminat davası açtığını, öncelikle ... Şirketi'ne ait ... plakalı vasıta üzerine 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 10.000,00.TL maddi tazminatın davalılardan sürücü ile oto maliki yönünden olay tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesini ve davalı sürücü ile oto maliki yönünden 50.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkilini kovalayan bir grubun peşinden kaçarken kazanın gerçekleştiğini, olayın oluşumunda her ne kadar müvekkilinin asli kusurlu olduğu söylenmiş ise de müvekkili hakkında asli kusurlu olduğunun ne gibi olgular sonucunda olduğunun yazılı olmadığını, kazanın oluşumuna neden olabilecek iklim durumu göz önüne alınmadan rapor verildiğini, davacının kaza anında kurallara uygun bulunup bulunmadığının tespit edilmediğini, dava konusu kazanın ana yolda meydana geldiğini, davacının talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, İşbu davanın manevi tazminat unsurlarını oluşturmadığını, Davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini, kabul görmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartının yerine getirilmemesi sebebi ile davanın usul yönünden reddi gerektiğini, söz konusu dosyada alman sağlık kurulu raporu iki yıl süreli verildiğinden 24.02.2018 veya sonrasında verilecek olan kontrol nitelikli yeni sağlık kurulu raporu gerektiği belirtilmiş ve bıı evrakların temini sonrasında İncelemeye devam edileceği belirtilmiş olduğunu bu durumda müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 14.06.2014 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç; müvekkil şirkete 31.12.2013-31.12.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Söz konusu poliçede teminat limitlerinin kişi başı 268,000TL olduğunu, Trafik sigortacısı şirket; üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve İşletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortalanan, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, Dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, Kusur tespitinin ve maluliyet oranının tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adil Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesl'ne gönderilmesini talep ettiklerini, maluliyet oranı tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daîresl'ne veya Üniversite Hastanelerinin Adil Tıp Anabilin Dalı Bölümü'ne sevkini, bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, Müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi tarafından herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Trafik kaza tespit tutanağı, aracın ruhsat kayıtları, ZMMS poliçesi, hasar dosyası, ... 60.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ceza dava dosyası, tasfiye halindeki davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazıları, sigorta şirketine yapılan başvuru evrakları, davacının trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu tıbbi tedaviye yönelik tüm hastane kayıtları, hizmet döküm cetveli, davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığına ilişkin SGK rücu yazısı, davacının nüfus kayıt örneği, maluliyet ve kusur raporları celp edilmiş incelenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3.İhtisas Kurulu'nun ... tarihli adli tıp raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Mevcut belgelere ve Kurulumuzda yapılan muayene bulgularına göre;... oğlu 25.09.1972 doğumlu ...’in 14.06.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı,... a) Olay tarihinde yürürlükte olan 03.08.2013 tarih 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan MALULİYET TESPİTİ İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 alınarak değerlendirildiğinde...; E cetveline (yaşına) göre %41.2 (yüzdekırkbirnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, b) Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Dosya, kusur durumunun tespiti ve maddi tazminatın hüküm tarihine en yakın asgari ücret verileri üzerinden hesaplanması amacıyla trafik kazalarında kusur konusunda uzman Makina Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ... ve Aküerya Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1-) ... plaka numaralı kamyonet sürücüsü davalı ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli
kusurlu olduğu, 2-) Kazazede yaya davacı ...’e atfı kabil kusur bulunmadığı, 3-) Hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı, 4-) Hesap/Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’ in 14/06/2014 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; - % 41,2 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.154.704,49 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 268.000,00 TL azami teminat limitinin dava sonrası açılan icra takibine faiz ve ferileri ile birlikte ödendiği görülmekle, işbu tutarın tenzili sonrası kalan 1.886.704,49 TL ‘ nin davalı araç maliki ve sürücüsünün müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, Davalılar araç sürücüsü ve işleteninden haksız fiil tarihinden itiabren işleyecek avans faizi ile (talebe bağlılık ve aracın ticari araç olduğunun tespiti ile) birlikte talep edilebileceğinin hukuki takdiri elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu, tespit, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Davacı vekili 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca hesap edilen maddi tazminat miktarının 595.743,77 TL arttırılarak toplamda 605.743,77 TL'nin kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte, davalılar sürücü ..., araç sahibi ... Şti. ve sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'den (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 268.000 TL ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve mütesilsilen tahsil edilmesini Kaza neticesinde davacı müvekkilinin yaşamış olduğu kalıcı fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları, sosyal hayatı yönünden hayatının durağan noktaya gelmiş olması, iş hayatı yönünden ise çalışamayacak konumda bulunması ve kaza tarihinden bu yana yaşadığı elem ve üzüntü dikkate alınarak, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılar sürücü ... ve araç sahibi ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (sürekli iş göremezlik) ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, 2918 sayılı KTK' nın 109/2. maddesi hükmü uyarınca eylem aynı zamanda cezayı gerektirir fiilden doğmuşsa uzamış ceza zaman aşımı süreleri geçerli olacaktır. Davaya konu trafik kazasında ... plaka sayılı davalı araç sürücüsünün davacı yayaya çarpması sebebiyle davacının yaralanmasına neden olduğundan eylemin aynı zamanda cezayı gerektirir fiilden doğduğu, bu itibarla TCK 89, 66/1-e. maddesi hükmü uyarınca uzamış ceza zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu, dava konusu trafik kazası 14/06/2014 tarihinde meydana gelmiş olup, eldeki davanın 14/06/2017 tarihinde açılması karşısında, uzamış ceza zaman aşımı süresi dolmadığı açık olduğundan davalı ... vekilinin zaman aşımı itirazlarının reddine karar verilmiştir.
... ili ... ilçesinde 14/06/2014 tarihinde saat 22:30 sıralarında, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. (eski unvan ...Ltd. Şti.) ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... önünde kaldırımda yaya olarak bulunan davacı ...'e çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ve araç sürücüsü davalı ...'ın kaza akabinde durmayarak olay yerinden kaçtığı, bahse konu trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazasının yaralanma ile sonuçlanmasından ötürü soruşturma ve kovuşturma da yürütülmüş, sigortalı araç sürücüsü davalı / şüpheli ... hakkında ... CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyasında 5237 s. TCK 89. maddesi düzenlenen taksirle bir kişinin yaralamasına neden olmak suçundan iddianame tanzim edilerek kamu davası açılmıştır. ... 60. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ceza dava dosyası ile; davalı /sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda Ceza Mahkemesince trafik kazasına yönelik tüm delillerin toplandığı ve Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alındığı, kazanın oluş şekli / maddi vakıa olarak sanık ...'ın olay tarihinde aracın kontrolsüz şekilde kullanması, mahal şartlarına uygun hızda hareket etmemesi, seyrini şerit içinde sürdürememesi, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında kaldırımda bulunan katılan / davacı ...'e çarptığı kabul edilerek sanığın asli ve tam kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiğinden ...'ın TCK 89/1., 89/2-b, 62, 52 maddesi uyarınca neticeten 225 gün karşılığı 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına / mahkumiyetine karar verildiği belirlenmiştir. İşbu karara karşı sanık ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş, ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK 74). Ancak, Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı bağlayıcı nitelikte olduğu gibi, Hukuk Mahkemesi hakimi her halde Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıalarla bağlıdır. Dolayısıyla, Hukuk Mahkemesi Hakimi, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve maddi olgularla bağlı olduğundan belirtilen bu hususları nazara almak zorundadır. Nitekim, Mahkememizce, ceza yargılamasındaki maddi olgularla trafik kazası ve kazanın oluş şekline yönelik bağlı kalınarak kusur tayini yapılmıştır.
Trafik kazasının meydana gelmesinde, ... plaka sayılı davalı sürücü ...'ın aracın kontrolsüz şekilde kullanması, mahal şartlarına uygun hızda hareket etmemesi, seyrini şerit içinde sürdürememesi, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağımda kaldırımda bulunan davacı yayaya çarpması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in ise kaldırımda bulunması, direksiyon hakimiyetini kaybederek kontrolsüzce üzerine gelen araca karşı alması muhtemel bir tedbir bulunmadığından kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur uzman Makina Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ...'e tevdi edilmiştir. Bahse konu 13/08/2024 tarihli raporda belirtildiği üzere, davalı sürücü ...'ın aracının hızını teknik özelliğine, mahal şartlarına ve yol durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak, hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlayamamak, bu suretle kaplama üzerinden çıkarak kaldırımda bulunan yaya çarpmak sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/a, 47/d, 52/a,b, 67/a, 73, 145/e maddelerinin ihlal ettiğinden %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı ...'in taşıt yolu dışında kaldırımda bulunması ve üzerine kontrolsüzce gelen kamyonetin sadmesine maruz kalması sebebiyle ani ve beklenmedik şekilde kaldırımda kendisine çarpan araca karşı alması muhtemel bir tedbir bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı doğru bir şekilde ve somut olaya uygun olarak takdir ve tayin edilmiştir.
Mahkememizin kusur dağılımı yönündeki tespiti destekleyen ve benimseyen uzman bilirkişinin 13/08/2024 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, davalı sürücünün ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden yapılan detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilmiştir.
Mahkememizce alınan kusur raporuna karşı tarafların herhangi bir itirazı da bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; ... 60. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı ceza dava dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan 04/09/2015 tarihli raporda da sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, müşteki yaya ...'in (kaldırımda bulunduğu sırada kendisine kamyonetin çarpması sebebiyle) kusursuz olduğu mütalaası verilmiştir.
I. MADDİ TAZMİNAT
Davacı ... dava dilekçesinde HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak 10.000 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, ancak maddi tazminatın hangi zarar kalemine ilişkin olduğu hakkında herhangi bir açıklamama yapmamıştır.
Mahkememizce 31/01/2024 tarihli 1.celsede 6100 s. HMK 31. maddesi kapsamında maddi tazminatına konu zarar kaleminin açıklanması ve talebin somutlaştırılması yoluna gidilmiş, davacı vekili maddi tazminat olarak sürekli iş göremezlik zararının tazminini talep ettiklerini beyan etmiştir. Ayrıca, maddi tazminat hesabında gelirin asgari ücret üzerinden yapılmasını da kabul ettiklerini ifade etmiştir.
Bu suretle, maddi tazminat olarak eldeki davada, sürekli iş göremezlik zararının talep edildiği açıklığa kavuşturulmuştur / anlaşılmıştır.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacının yaralanmasına ilişkin olarak görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen tıbbi kayıtlar dahi davacının muayenesi yaptırılarak ve Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu 01/04/2022 tarihli raporunda davacı ...'in trafik kazasında yaralanması nedeniyle %41,2 oranında maluliyetinin oluştuğunu tespit etmiştir. Bahse konu Adli Tıp Kurumu raporu, 14/06/2014 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime açık olup, rapordaki maluliyet oranına ilişkin bilimsel tespitler hükümde esas alınmıştır.
Maluliyet raporuna karşı esasen tarafların herhangi bir itirazı da bulunmamaktadır.
Bu aşamada belirtmek gerekir ki, işbu dava dosyası, İstanbul BAM 8. HD. ...E. ... K. sayılı istinaf kararı sonucunda görevsizlikle mahkememize tevzi olmuştur.
Öncesinde ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas ... Karar sayılı dosyada (kusur raporu alınmadan) maluliyet tayinininden sonra maddi tazminat hesabı için aktüer bilirkişi incelemesi yaptırmış, 01/08/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. 01/08/2022 tarihli raporda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmış, asgari ücret üzerinden gelir durumuna göre hesaplama yapılmış ve hesaplamada prograsif rant yöntemi kullanılmıştır. Davacı vekili 01/08/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna herhangi bir itirazda bulunmadan 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesini sunmuş, rapor doğrultusunda sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebini artırmıştır.
Maddi tazminat hesabında, TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması (davacı vekilinin 31/01/2024 tarihli celsedeki talebi) ve prograsif rant yöntemi kullanılması özü itibariyle isabetli olmakla birlikte, gelirde asgari ücret esas alındığından asgari ücretin hüküm tarihine en yakın veriler doğrultusunda hesaplanması zorunludur. Nitekim, görevsiz mahkemede aktüer raporu 01/08/2022 tarihinde alınmış olup, bu tarihten sonra asgari ücret miktarlarında çeşitli tarihlerde artışlar meydana gelmiştir. O halde, asgari ücretin yerleşik içtihatlar uyarınca kamu düzenine ilişkin olması, bu suretle hüküm tarihine en yakın veriler (asgari ücret tutarları) nazara alınarak rapor alınması ve karar verilmesi zorunluluğu (EMSAL BKZ. YARGITAY 4. HD. ... ESAS ... KARAR), ayrıca görevsiz mahkemede trafik kazasına yönelik olarak kusur raporu da alınmadığından eksik araştırma ve tahkikat ile karar verilemeyeceğinden bu hususlar gözetilerek tahkikat kapsamı genişletilmiş ve belirtilen eksik araştırma tamamlanarak yeniden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiştir (31/01/2024 tarihli celse 1.numaralı ara karar)
Aktüer bilirkişi ... tarafından sunulan 13/08/2024 tarihli raporda, davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminatının 2.154,704,49 TL olduğu, ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş.nin yargılama sürecinde borcunu faiz ve ferileri ile birlikte ödediği, davalı ZMMS sigortacısı tarafından yapılan ödeme ile 268.000 TL poliçe üst limit bakımından davalı işleten ve sürücünün borcunun sona erdiği / tenzil edilmesi gerektiği, bu suretle davalıların sorumlu olduğu miktar 2.154.704,49 TL-268.000 TL=1.886.704,49 TL olduğu hesaplanmıştır Hemen belirtmek gerekir ki, ZMMS poliçesinde sakatlık teminatı limiti 250.000 TL olup, raporda sehven maddi hata yapıldığı görülmüştür. Bu çerçevede, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle esasen davalılar işleten ve sürücünün 2.154,704,49 TL - 250.000 TL = 1.904.704,49 TL maddi tazminattan sorumlu oldukları mahkememizce kabul edilmiştir. Değinilen maddi hata dışında, aktüer raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş maluliyet oranının esas alınması, davacının asgari ücret üzerinden geliri (31/01/2024 tarihli celsede davacı vekili gelirin asgari ücret üzerinden olmasını kabul etmiş, bu yönde hesaplama yapılması talebinde bulunmuştur) tespit edilerek yapılan hesaplamanın isabetli ve doğru olarak yer verilmesi, özellikle hesaplamada yerleşik içtihatlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması ve prograssive rant formülüne göre hesaplama yapıldığından aktüer rapor hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. (Yargıtay 4. HD. ... E., ... K; İstanbul BAM 9. HD.... E., ...K.)
Aktüer raporuna karşı tarafların herhangi bir itirazı bulunmamaktadır.
Davacı vekili aktüer rapordan sonra davayı ıslah edeceğini mahkememize beyan etmiştir.
Mahkememizce, aktüer rapor ile ilgili değerlendirmeler tamamlanınca, davacı vekiline beyanı ve talebi uyarınca ıslah hakkı kullanmak üzere süre ve imkan tanınmıştır. Bu hususta, 04/10/2024 tarihli celse ara kararı oluşturulmuş, davacıya ıslah dilekçesini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre ve imkan verilmiştir. İşbu 04/10/2024 tarihli Ara Karar davacı vekiline usulüne uygun olarak 09/10/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak kesin süre içinde dosyaya ıslah dilekçesi sunulmamıştır. Bu husus 11/12/2024 tarihli celsede tutanağa geçirilmiş, davacı vekili duruşmadaki beyanında mahkeme ara kararının taraflarına tebliğ olunduğunu, ancak ıslah dilekçesini sunmadıklarını ifade etmiş, ayrıca 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesindeki artırılan dava değeri üzerinden davanın kabulünü talep etmiştir.
Bu itibarla, hem davacı vekilinin beyanları / talebi, hem de Mahkememizin 04/10/2024 tarihli Ara Kararı uyarınca 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak yargılamaya devam edilmiş ve maddi tazminat yönüden karar verilmiştir.
... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ...K. sayılı kararı ile, 01/08/2022 tarihli rapor uyarınca maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermiş, işbu kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin davacı tarafından ilamlı icra takibi başlatılmıştır. ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından icra dosyasına toplam 691.406,31 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin davacı vekili tarafından icra dosyasından 31/05/2023 tarihli reddiyat makbuzu ve banka dekontu ile tahsil edildiği anlaşılmıştır. Hem mahkememizce alınan 13/08/2024 tarihli aktüer raporda vurgulandığı üzere hem de davacı vekilinin 31/01/2024 tarihli celsede bu hususta verdiği beyanlarla, davalı ... Sigorta A.Ş.nin ... 2. İcra Müdürlüğünün... E.sayılı icra dosyasında ZMMS poliçesi kapsamında kendi sorumluluk tutarını faiz ve ferileri ile birlikte ödediği sabit olmuştur. YARGITAY 17. HD. ... E. 2019/4900 K. >>>davalı sigorta şirketi tarafından; dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından bu miktar üzerinden dava konusuz kalmıştır. Davanın konusuz kalması nedeniyle bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ... gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi hatalı olmuştur. " denilmiştir. Bu nedenle davacının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden açtığı davasının yargılama sırasında adı geçen davalı tarafından tüm poliçe limiti ödenerek sorumluluğu sona erdiğinden davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Davalı işleten Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. ve davalı sürücü ... bakımından, davalı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından kendi sorumluluk miktarının tamamının faiz ve ferileri (yargılama gideri ve vekalet ücreti) ile birlikte icra dosyasına ödendiği, bu hususun icra dosyasında bulunan reddiyat makbuzları ve banka dekontları ile sabit olduğu, dolayısıyla davalı işleten ve sürücüsünün sigorta şirketinin kendi sorumluluğunu yerine getirmesinden dolayı poliçe limiti kadar borçlarının sona erdiği, esasen davacının 31/01/2024 tarihli celsede bu durumu açıklayıp davalı işleten ve sürücü yönünden bakiye maddi tazminat için yyargılama devam ettiklerini beyan ettiği, mahkememizce yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları çerçevesinde davacının 1.904.704,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinin sunulmadığı, 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, davalı sürücü ve işleten açısından temerrütün haksız fiil / kaza tarihi itibariyle gerçekleştiği, ayrıca kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kamyonet / ticari araç olduğunun sicil kayıtları ve araç ruhsat suretinden tespit edildiğinden davacının avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı sürücü ve işleten için maddi tazminata ilişkin davanın 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile, davacı ... için 605.743,77 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Şti. (eski unvan: ... Şirketi) yönünden kaza tarihi olan 14/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
II.MANEVİ TAZMİNAT
6098 sayılı TBK'nun 56. (818 sayılı BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Manevi tazminat yönünden, davacının trafik kazası sonucunda yaralanması sebebiyle manevi olarak elem duyacağı, bu zararın manevi olarak olumsuz izler bırakacağı / zarar uğrayacağı muhakkaktır.
Davacı ... yaralanması sebebiyle davalı sürücü ve işletenden 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkememizce yukarıda açıklanan ilkeler nazara alındığında, kazanın oluş şekli, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olması, davacının kazada kusurunun bulunmaması, davacının yaralanma düzeyi ve maluliyet oranı (%41,2), 2014 yılı / olay tarihinde paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi reddedilmiş, bu suretle Mahkememizdeki vicdani kanıya göre hükmedilen tutarın adalet duygusunu pekiştirecek, davaya konu trafik kazası sebebiyle duyulan elem ve üzüntüyü dindirecek ve olay tarihindeki paranın alım gücü itibariyle miktarın tatmin edecek düzeyde olduğu değerlendirilmiş, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek, nihayetinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
I.MADDİ TAZMİNAT
Davacının 26/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı ... için 605.743,77 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalılar ... ve Tasfiye Halinde ...Şti. (eski unvan: ... Şirketi) yönünden kaza tarihi olan 14/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden açtığı davasının yargılama sırasında adı geçen davalı tarafından tüm poliçe limiti ödenerek sorumluluğu sona erdiğinden davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
II. MANEVİ TAZMİNAT
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacı ...'in davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. (eski unvan: ... Şirketi) yönünden manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
III. HARÇ
3.1.Kabul edilen dava değeri (635.743,77 TL) üzerinden alınması alınması gereken 43.427,65 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 204,93 TL'nin ve 10.175,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 33.047,72 TL harcın davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Şti.den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
IV.YARGILAMA GİDERİ
4.1.Davacı tarafından yapılan 204,93 TL peşin harç, 10.175,00 TL tamamlama harcı, 1.470,90 TL posta ve tebligat masrafı, 1.096,80 TL ATK masrafı ile 8.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.297,63 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 20.648,05 TL'sinin davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
V.VEKALET ÜCRETİ
5.1.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından kabul edilen dava değeri (605.743,77 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4. ve 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 94.861,57 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.2.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından kabul edilen dava değeri (30.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1,4. ve 13.1 maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve Tasfiye Halinde ...Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.3.Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından reddedilen dava değeri (20.000 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1,4. ve 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 20.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
6)HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı asil, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır