T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/712
KARAR NO : 2025/162
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2023
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin "..." zincirinin işletmecisi olduğunu, davalı şirketin, gıda işletmecilerinden kullanılmış yağları satın alarak biodizel ürettiğini, taraflar arasında, davacı şirketin işletmelerinde kullanılmış atık yağların satışı için 01.03.2022 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde İstanbul mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiğini, davacı şirketin, sözleşmeye istinaden davalı şirkete muhtelif tarihlerde atık yağ teslim ederek, yağ bedelleri için de faturalar düzenlediğini, Türkiye genelinde toplanan atık yağların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde tutulan ... sistemine kaydedildiğini, atık yağların teslime ilişkin ... kayıtlarını dava dilekçesi ekinde sunduklarını, davalıya teslim edilen atık yağlar için 16.01.2023 tarihli, ... no.lu, 27.799,75 TL tutarlı e-fatura, 09.02.2023 tarihli, ... no.lu, 42.126,00 TL tutarlı e-fatura, 15.03.2023 tarihli, ... no.lu, 34.072,50 TL tutarlı e-fatura, 07.04.2023 tarihli, ... no.lu, 38.285,10 TL tutarlı e-fatura, 05.05.2023 tarihli, ... no.lu, 31.290,00 TL tutarlı e-fatura düzenlediğini, toplamda 173.573,35 TL alacaklı olduklarını, zira faturaların hiçbirine itiraz edilmediğini, borcun uzun süre ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için ... 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takipte, fatura alacaklarına TTK.m.1530/2-a uyarınca, faturanın tesliminden sonraki 30. günden takip tarihine kadar m.1530/7'de gösterilen faiz uygulandığını, davalı şirketin, icra dairesinin yetkisine, ödeme emrinde yazılı asıl alacak ve işlemiş faize itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olup, alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile alacağın %20'si oranında inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yerleşim yeri adresi ... olup İstanbul Anadolu Adliyesinin davaya bakmaya yetkili olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını,Yerleşik Yargıtay kararları gereği faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli belge olmadığını, davacının fatura içeriğindeki hizmetin sağladığının da ispat külfeti altında olduğunu (Emsal; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı 03.10.2005 ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... E.ve ... K.İle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2018 tarihli, ... E. ve ...K. İle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ...E. Ve ... K.), davacının süresinde düzenlemediği fatura hiç düzenlenmemiş sayılacağından (bkz-08.07.2014 tarih ve ... sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı Özelgesi) bu faturaya dayalı bir hak iddia etmesi mümkün olmadığını, süresinde düzenlenmeyen fatura yok hükmünde olduğundan bu faturaya bağlı KDV talebinin de yerinde olmadığını, alacağın varlığı yargılamaya bağlı olduğundan icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, müvekkilin davacıya, icra takibinde talep edilen şekilde ve tutarda herhangi bir borcu bulunmadığını, talep edilen tutarın haksız ve fahiş olduğu gibi temerrüt faizi talep edilmesinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacının asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı faturalara ait borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 37. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 10/07/2023 tarihinde, davalı aleyhine aleyhine, 16.01.2023 tarihli, ... no.lu, 27.799,75 TL tutarlı e-fatura, 09.02.2023 tarihli, ... no.lu, 42.126,00 TL tutarlı e-fatura, 15.03.2023 tarihli, ... no.lu, 34.072,50 TL tutarlı e-fatura, 07.04.2023 tarihli, ... no.lu, 38.285,10 TL tutarlı e-fatura, 05.05.2023 tarihli, ... no.lu, 31.290,00 TL tutarlı e-fatura olmak üzere5 adet e-faturaya dayanarak, 173.573,35.-TL asıl alacak, 4.932,45.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 178.505.80.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 23/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/07/2023 tarihinde borçlu şirketin adresinin ...olup ... icra Müdürlüklerinin yetki alanında olduğu, bu sebeple yetki itirazında bulunduklarını, Yetkili icra dairesinin ...İcra Müdürlükleri olduğununu, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 31/10/2023 tarihinde 178.505.80.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Yetki İtirazları Yönünden;
Davalı taraf, icra müdürlüğündeki takip dosyasına süresi içerisinde verdikleri itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine, yine mahkememize verilen cevap dilekçesinde de mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen "Bitkisel Atık Yağ Toplama Sözleşmesi"nin 5.maddesinde yetki anlaşması yapılmış olduğundan ve İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından, HMK.nun 17.Maddesi ile 7.maddesi gereğince bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Zanaşımı Def'i Yönünden;
Davalı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı iddia ederek, zamanaşımı def'inde bulunulmuştur.
Dava dilekçesinin davalı tarafa 07.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 10.11.2023 tarihinde süre uzatım talebinde bulunduğu, 17.11.2023 tarihli ara kararla talebin kabul edilerek 2 hafta ek süre verildiği, cevap dilekçesinin 30.11.2023 tarihinde yasal hak düşürücü süre içinde verildiği anlaşılmıştır. Öyle ise zamanaşımı def''inin incelenmesi gerekmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146.maddesi gereğince; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
Sözleşme tarihinin 01.03.2022, fatura tarihlerinin 2023, icra takip tarihinin 10/07/2023, dava tarihinin 31/10/2023 olması karşısında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi ve dava açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin taleplerin zamanaşımına uğradığına ilişkin iddiası yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen "Bitkisel Atık Yağ Toplama Sözleşmesi"nin ve dolayısıyla ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Taraflar arasında ...(Atık Üretici) ile ... A.Ş. arasında 01.03.2022 tarihinde Bireysel Atık Yağ Toplama Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin "İşin Tarifi" başlıklı 1.maddesinde; Üreticisinin işletmekte olduğu restoran/mutfak vs. tesislerinden çıkan kullanılmış bitkisel atık yağları lisanslı geri kazanım tesisine (...) verilmesi, ...’ nın T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2872 sayılı Çevre Kanunu Bitkisel Atık Yağların Yönetmeliği esaslarına uygun olarak çevre ve insan sağlığına zarar oluşturmayacak şekilde atık yönetimini sağlaması, ...’ nın veya ... adına yetkilendirilmiş Bitkisel Atık Yağ Taşıma Lisansı bulunan araçlar vasıtasıyla yağların toplanması, taşınması, depolanması ve geri kazanımının yapılmasıdır, denildiği, sözleşmenin "Sorumluluklar" başlıklı 2.1.maddesinde; Atık Üreticisinin bu sözleşme ile tesislerinde oluşan bitkisel atık yağların tamamını lisanslı tesis ... ya teslim edilmek üzere bedelsiz olarak vermeyi taahhüt edeceği, Atık Üreticisinin atık yağları ... ya vermemesi, atık yağları başkalarına satması, bağışlaması, rehin etmesi, tüketmesi vs. yollarla vermesi, yağ toplama ağına veya sözleşme tarafı şirketlerin imajına zarar verici davranışlarda bulunması ve bu sözleşmenin yüklediği diğer sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi akde aykırılık oluşturduğu, Atık Üreticisi tesisinde oluşan atıkların dökülmemesi yada herhangi bir yolla farklı şahıs yada kuruluşların himayesine geçmemesi hususlarında gerekli önlemleri almak ve çalışanlarına tehlikeli atık sınıfında yer alan atıkların ilgili yönetmeliklerle belirtilmiş yönetimine dair gerekli bilgi ve eğitimleri vermekle de sorumlu olduğu, atıkların taşıyıcıya teslim edilmesine kadar geçen sürede atığa ait tüm sorumluluğun atık üreticisine ait olduğu, belirtilmiştir. "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 4.2 maddesinde; Geri kazanım firması ... sözleşme ile belirlenen sorumluluklarını yerine getirmemesi durumunda sözleşme, atık üreticisi konumunda ki Atık Üreticisi tarafından tek taraflı olarak feshedebileceği, kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının talimat yoluyla incelenmesine karar verilmiş, 10.09.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirkete ait işlemlerin 120.288 Alt hesap kodunda takip edildiği, dava ve takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava/takip tarihi ile davacı şirketin davalı şirketten 173.573,35 TL alacaklı olduğu SMM bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan 12.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-defter beratlarının yasal süre içerisinde alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacı şirkete ait işlemlerin ...A.Ş. 320.01.01.1122 müşteri kodu altında takip edildiği, dava ve takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava/takip tarihi ile davalı şirketin davacı şirkete 173.573,35 TL borçlu olduğu SMM bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
BA/BS formlarının incelenmesi;
... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...tarih, ... sayılı yazısı ekinde; davalı ... Tic. A.Ş.nin 2023/1., 2., 3., 4., 5. hesap dönemlerine ait BA/BS formlarına yer verilmiş, ilgili formlar üzerinde yapılan incelemelerde 2023 hesap döneminde davalı şirket tarafından davacı ... A.Ş. adına 5 adet, 147.096,06 TL tutarında bildirimde bulunduğu anlaşılmıştır.
Yine .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih,... sayılı yazısında; davacı ... A.Ş. ‘nin 2023/1., 2., 3., 4., 5. hesap dönemlerine ait BA/BS formlarına yer verilmiş, ilgili formlar üzerinde yapılan incelemelerde 2023 hesap döneminde davacı şirket tarafından davalı ...Tic. A.Ş adına 5 adet, 147.096,06 TL tutarında bildirimde bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, icra takibine ve davaya konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, BA/BS formları ile de bildirildiği, tarafların usulüne uygun defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, buna göre davacının davalıdan toplamda 178.505.80.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu kabul edilmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının ... 37. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin 178.505,80-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (178.505,80-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 35.701,16.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 12.193,73-TL olup, peşin alınan 2.155,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.037,82-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 195,25-TL, bilirkişi ücreti 9.000,00-TL'den oluşan 9.195,25-TL yargılama gideri ile 269,85-TL başvuru harcı, 2.155,91-TL peşin harç toplamı 11.621,01-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/02/2025
KATİP
HAKİM